Onlarca yıl Kurdistan özgürlük hareketlerine merkezlik yapan ve halkımızın özgürlüğü için hiçbir zaman bedel ödemekten çekinmeyen Amed kenti kısa sürede partimiz PKK öncülüğü gelişen özgürlük mücadelesinin de merkezi oldu.

Rêber Apo ve Partimizin öncü kadrolarının yaşam ve duruşlarından etkilenen Amed halkımız, özellikle 1980 faşist cuntasına karşı gelişen tarihi zindan direnişi ile birlikte özgürlükten yana tercihini yaparak mücadelemize öncülük etmeye başladı. En değerli evlatlarını bir an bile tereddüt etmeden gerilla saflarına göndererek bedel ödemekten geri durmadı. Düşmanın 1990’lı yıllardan itibaren sınır tanımayan insanlık dışı saldırılarına karşı direnişi büyüterek cevap veren Amed halkımızın Apocu felsefe ile aydınlanan Kürt halk gerçekliğinin sembolü olmayı bildi.

Böylesi direnişçi bir kentte ve özgürlük ruhunu kuşanan bir halk gerçekliğinin yaşandığı bir ortamda, yurtsever bir ailede dünyaya gelen Hebûn yoldaşımız, ailesinden aldığı terbiye ve ahlakla özüne bağlı bir şekilde yetişti. Ailesinin mücadelemizin ilk yıllarından itibaren mücadelemize sempati duyması ve çalışmalarda yer almasından dolayı küçük yaştan itibaren partimiz PKK’yi tanıdı. Babasının sürekli düşman baskısına maruz kalması, evlerinin 1993 yılında düşman tarafından yakılıp yıkılması Hebûn yoldaşımızın düşman gerçekliğini erkenden tanımasına vesile oldu. Kendilerini cennetten bir köşe olan köylerinden çıkaran, çocukluğunun geçtiği evi, bağı ve bahçeyi yakıp yıkan Türk devletine henüz o süreçte büyük bir öfke duydu. Daha sonra Amed merkeze taşınmak zorunda kalan Hebûn yoldaşımız, burada okula başladı. Sömürgeci Türk devlet okullarında kendi dilini konuşamaması, bunun için sürekli baskı ve şiddetle karşılaşması Hebûn yoldaşımız için ikinci kırılma noktası oldu. Kendilerini ait oldukları topraklardan çıkaran, dilini ve kültürünü yasaklayan Türk devlet sistemine büyük bir öfke duymaya başlayan yoldaşımız, hiçbir zaman kendisini bu sisteme ait hissetmedi. Gençlik dönemlerinden itibaren Amed’de direnişin sembolü olan kuçe’lerinde Apocu yurtsever, devrimci gençlikle tanışan Hebûn yoldaşımız, buradaki özgürlük ruhunu iliklerine kadar hissetti. Soykırımcı Türk devletine karşı ilk eylemini bu kuçe’lerde gerçekleştiren yoldaşımız, düşmana karşı haykırdığı ilk sloganı ve attığı ilk taşın verdiği özgürlük hazzının peşine düşerek devrimci bir kişilik kazandı. Abisi Hebûn Pîro – Yusuf Taş yoldaşımızın 2003 yılında gerilla saflarına katılması Hebûn yoldaşımızı derinden etkilediği gibi abisinin mücadelesine daha fazla sarılması gerektiğine inandı. Bunun da ancak ideolojik bilinçle mümkün olabileceğine kanaat getiren yoldaşımız, başta gerilla anıları olmak üzere özgürlük mücadelemizi anlatan birçok materyali okumaya başladı. Her geçen gün bilinci açılan Hebûn yoldaşımız, okuduğu Önderlik kitaplarıyla Rêber Apo’nun özgür yaşam felsefesini daha iyi anlamaya başladı. Anladıkça bir Kürt genci olarak mücadele içerisinde girmesi gerektiğine inanan yoldaşımız, sonsuz bir adanma gerektirdiğinin farkındaydı. Özellikle 2007 yılında abisi Hebûn Pîro – Yusuf Taş yoldaşımızın Şemzînan’da şehadete ulaşması, mücadele kararlılığını daha da artırdı. Bir süre yurtsever devrimci gençlik çalışmalarında yer alan Hebûn yoldaşımız, mücadelesini büyütmek ve şehitlerin intikamını almak üzere 2013 yılında gerilla saflarına katılma kararlılığına ulaştı.

Gerilladaki ilk eğitimini Amed’de alan Hebûn yoldaşımız, abisinin adını alarak mücadele çizgisini daha ilk günden itibaren belirledi. Amed’de birçok öncü komutanımızı tanıma şansına ulaşan Hebûn yoldaşımız, bu komutanlarımızdan gerillacılığa dair altın değerinde öğütler ve dersler dinledi. Bu nedenle kısa sürede önemli tecrübeler kazanan yoldaşımız, daha sonra Medya Savunma Alanları’na geçti. Burada akademik anlamda eğitimlere dahil olan yoldaşımız, aldığı eğitimlerle kendisini askeri ve ideolojik anlamda daha da geliştirme imkanı buldu. Ardından pratik çalışmalara dahil olan yoldaşımız, emekçi ve fedakar kişiliği ile kısa sürede yetkin bir özgürlük gerillası oldu. Yer aldığı her çalışmada başarılı olan yoldaşımız, sürekli Bakurê Kurdistan’a geçip mücadelesini orada sürdürmek için önerilerde bulundu. Özellikle Özyönetim Direnişi’nin başladığı süreçlerde Kurdistan şehirlerinde düşmanla göğüs göğüse savaşan yoldaşlarının yanında olmak istedi. Özellikle neredeyse tüm yaşamının geçtiği Amed’e geçerek Çiyagerler ile birlikte düşmanla savaşmak istedi. O süreçte önerisi kabul edilmeyen yoldaşımız, yoğunlaşmalarını günden güne güçlendirdi. Yeni dönem gerilla savaş taktikleri üzerine kendisini geliştiren yoldaşımız, yaşadığı yoğunlaşmaları yoldaşlarıyla da paylaşarak daha da gelişmesi için zemin yarattı. Ardından Özyönetim Direnişi’ne katılan yoldaşlarımızı tanıma şansına ulaşarak onlardan yürütülen mücadele hakkında önemli bilgiler edindi. Özyönetim Direnişi’nde somut olarak yaşanan olaylarda çıkardığı ders ve tecrübelerle yoğunlaşmalarını daha da güçlendiren Hebûn yoldaşımız, bu yoğunlaşmalarını pratikleştirebilmek için Bakurê Kurdistan’a gitme önerisini ısrarla tekrarladı. Uzun bir süre farklı çalışmalarda ve alanlarda mücadelesini sürdüren Hebûn yoldaşımız, bir yandan da Bakurê Kurdistan’a gitme hayalini gerçekleştirmek için yoğunlaşma ve hazırlıklarını derinleştirerek sürdürdü. Düşmanın halkımızın kazanımlarının bulunduğu her alana saldırması ve Hareketimizi tasfiye etme temelinde Kürt soykırımını tamamlamak istediğinin farkında olan yoldaşımız, Apocu bir militan olarak mutlaka bu düşman saldırılarına cevap vermesi gerektiğini düşündü. Bunun da en etkili Bakurê Kurdistan’da mümkün olabileceğinin bilinciyle önerilerini tekrarladı. Büyük bir uğraş, yoğunlaşma, ısrar ve emek sonucu nihayet önerisi kabul edilen Hebûn yoldaşımız, Bakurê Kurdistan’a, doğup büyüdüğü Amed’e gitme şansını yakaladı.

Doğup büyüdüğü Amed’e bu sefer bir özgürlük gerillası ve halkımızın özgür gelecek umudu olarak geçen Hebûn yoldaşımız, hem hayalini gerçekleştirmenin verdiği heyecanı doyasıya yaşadı hem de üstlendiği tarihi görev ve misyonun ağırlığını derinden hissetti. Halkımıza karşı sürdürülen soykırım saldırılarına mutlaka cevap olması, böylece halkımızın yüz yıllardır özlemini duyduğu özgür ülkeye kavuşmasını sağlamayı ve bu uğurda bir an bile tereddüt etmeden şehadete yürüyen yoldaşlarımızın intikamını almayı em temel hedefi olarak belirledi. Öte yandan Şehîd Numan Amed, Şehîd Azad Sîser, Şehîd Azad Farqîn, Şehîd Çekdar Amed, Şehîd Evîn Amed ve Şehîd Çiyagerler’e mekanlık eden Amed’de bu değerli komutanlarımızın ardılı olarak mücadele etmenin muhteşem heyecanını yaşadı.

Amed bölgesine bölge komutanı görevi ile geçen Hebûn yoldaşımız, daha önce tanıdığı bu alana uyum sağlamakta zorluk yaşamadı. Zorlu bir pratiğe kendisini hazırlayan yoldaşımız, bu temelde vakit kaybetmeden çalışmalarına başladı. Birçok çalışmanın örgütlenmesini ve pratikleşmesini sağlayan Hebûn yoldaşımız, yüksek temposu, iradeli ve disiplinli çalışma tarzıyla yoldaşlarına örnek oldu. Apocu her özgürlük savaşçısı gibi kendisini emeğiyle var edebileceğinin bilincinde olan yoldaşımız, bu anlamda her anını emekle yoğurdu. Aynı zamanda yoldaşlarını eğitmek ve onların da aktif bir katılımın sahibi olmaları için elinden geleni yapmaktan geri durmadı. Yaşamın her alandaki fedakarlığı, açık sözlülüğü, dürüst ve samimi yoldaşlığı ile birlikte mücadele ettiği tüm yoldaşlarının yüreğinde yer edinen Hebûn yoldaşımız, 15 Eylül 2024 günü beraberindeki Botan yoldaşımızla birlikte son nefesine kadar fedaice savaşarak şehitler kervanına katıldı. Yoldaşları olarak Hebûn yoldaşımızın hayallerinin takipçisi olacağımızın ve mücadelesini zafere ulaştıracağımızın sözünü yineliyoruz.

 

19 Eylül 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me