Rêber yoldaşımız özgürlük mücadelemizin başkenti Amed’de yurtsever bir ailede doğmuştur.
Çocukluk yıllarından itibaren düşman baskılarına maruz kalmış, düşmanın köylerini yakmasına tanıklık etmiştir. Bundan dolayı daha çocuk yaşta yüreğinde düşmana karşı büyük bir öfke birikmiştir. Halkımızın 2006 yılında başta Amed olmak üzere Kürdistan’ın dört bir yanında serhildana kalktığı ve düşmanın soykırım politikalarını protesto ettiği eylemlere katılan Rêber yoldaşımız, düşmanın insanlarımızı katletmesine de tanıklık etmiştir. Kendisi de o düşman saldırılarında işkenceye maruz kalmış ve bu durum mücadele azminin kat be kat artmasına neden olmuştur. Yaşadığı derin yoğunlaşmalar sonucunda 2011 yılında Amed’den gerilla saflarına katılan Rêber yoldaşımız gördüğü ilk gerillaların yoldaşlık ilişkilerinden ve PKK yaşamından etkilenerek tüm benliği ile katılma kararı alır. Aldığı bu karar sonraki tüm mücadelesinin de rengini belirleyecek, adeta amentüsü olacaktır. Gerillacılık sanatını ve savaşını pratik sahada öğrenmenin avantajlarını en iyi bir şekilde değerlendiren Rêber yoldaşımız kısa sürede yetkin bir gerilla olmayı başarmıştır. Cesareti ve fedakarlığıyla yaşamın ve savaşın her anında öncülük görevlerini yerine getirmeye çalışmış, bu temelde şehit yoldaşlarına layık olmaya çalışmıştır. DAİŞ çetelerinin 2014 yılında Şengal’de halkımıza saldırdığı dönemde her Apocu militan gibi Êzidî halkımızın yanında olmak, onları çete saldırılarından korumak istemiştir. Yüzbinlerce insanımızın çete saldırılarından kurtarıldığı insani koridor görevinde yer almış ve daha sonra çetelere karşı verilen savaşta en ön cephede savaşarak halkımızın Özgür Şengal’e dönmesinde önemli bir emeğin sahibi olmuştur. Daha sonra Rojava alanında da birçok özgürleştirme hamlelerinde yer almış, bu hamlelerde birçok kez yaralanmasına rağmen mücadele kararlılığından hiçbir şey kaybetmeden Kuzey Doğu Suriye halklarının özgürleştirilmesinde önemli bir emeğin sahibi olmuştur. İçinde bulunduğu savaş ortamında askeri tecrübe anlamında büyük bir gelişme yaşayan Rêber yoldaşımız, birçok fedai yoldaşımızın kahramanlıklarına da tanıklık etmiştir. Bu fedai yoldaşlarımızdan etkilenmiş ve Hêzên Taybet’e dahil olmak üzere yüzünü Kürdistan dağlarına dönmüştür. Aldığı ideolojik eğitimlerle ve sahip olduğu askeri tecrübeyle yetkin bir komutan olan Rêber yoldaşımız, Adil Bilikî ve Reşît Serdarları örnek almış ve zafer komutanı olma yolunda emin adımlarla ilerlemiştir. Düşmanın 2021 yılında Avaşîn’e yönelik geliştirdiği saldırılara karşı fedaice savaşarak düşmanın yenilgiye uğramasında önemli bir emeğin sahibi olmuştur. Mütevazi ve samimi yoldaşlığıyla tüm yoldaşlarının yüreğinde yer edinmeyi başaran Rêber yoldaşımız mücadelemizde yaşamaya devam edecektir.
10 Mayıs 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





