Yüksek yurtseverlik duyguları her zaman ön planda olan Gever halkımız hiçbir zaman ülkemiz Kurdistan üzerindeki işgali ve işgalcileri kabul etmemiş, her zaman mücadele içerisinde olmuştur. Aktif direniş imkanlarının olmadığı zamanlarda büyük bir sabırla direnişi örmüş, direniş imkanı bulduğunda da sel gibi mücadele saflarına akmıştır.
Bundan dolayı Gever ilçesi her dönem önemli bir serhildan merkezi, Gever halkımız da serhildan halkı olarak Kurdistan tarihindeki yerini almıştır. Yine Kürt kültürünü ve dilini sahiplenme tutumuyla soykırımcı Türk devletinin yüz yıldır uyguladığı asimilasyon ve soykırım politikalarını boşa çıkararak işgalcilere gereken dersi vermiştir. Partimiz PKK öncülüğünde gelişen Kurdistan Özgürlük Mücadelesi ile birlikte yine mücadele saflarındaki yerini alan Gever halkımız birçok değerli evladını kendi elleriyle mücadele saflarına katmış, yurtseverlik görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmiştir. Berçem Cilo, Welat Herinkî, Rizgar Gever, Egîd Civyan ve Werxelê Direnişi’nin öncülerinden Çavrê Kamuranlara kadar sayısız yiğit komutanı bağrından çıkaran Gever halkımız bu öncü militanlar sayesinde daima öncülük etmeye devam edecektir.
Gever gibi güçlü toplumsal dokusu olan bir alanda ve yurtsever bir ailede doğan Rojbîn yoldaşımız da kuşkusuz Gever halkının böylesi değerli özelliklerini kişiliğinde temsil etmeyi başarmıştır. 1990’lı yılların başından itibaren direnişi ile etkisini tüm Kurdistan’da göstermeye başlayan gerilla güçlerimiz düşmana korku saldığı kadar, halkımıza da özgürlük umudu olmuştur. Rojbîn yoldaşımız bu süreçte Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı tanımış ve büyük bir hayranlıkla bağlanmıştır. Gerillada özgür yarınların hayalini ve umudunu görmüş, kendisi de bu umudun bir parçası olmak istemiştir. Halkımızın yaşadığı zulümlerin ve katliamların intikamını bu şekilde alabileceğine inanan Rojbîn yoldaşımız, genç yaşta gerilla saflarına katılma kararı almıştır. İşgalci Türk ordusuna karşı savaşın en yoğun yaşandığı dönemlerden olan 1996 yılında gerilla saflarına katılan Rojbîn yoldaşımız, kısa süre içerisinde düşman gerçekliğini ve mücadelenin zorluğunu görmüş, bilince çıkarmıştır. Zorlu şartlarda iradeli ve kararlı bir katılımın elzem olduğunun farkında olmuş, kendisini en zorlu mücadele şatlarına göre hazırlamıştır. Aldığı sınırlı eğitimlere rağmen özlü katılımı ile kısa sürede kendisini askeri anlamda geliştirmiş, ideolojik yetkinlik kazanmıştır. Bundan dolayı her zaman duruş sahibi bir yoldaş olarak tanınmış ve sevilmiştir. Gerilla saflarına katıldığı 1996 yılından 2003 yılına kadar Garê’den Zagroslar’a, Xinêrê’den Qendîl’e kadar birçok alanda gerillacılık yapmıştır. Bu süre içerisinde kendisini askeri ve ideolojik anlamda güçlendirmeye çalışmıştır.
Düşmanın Önderliğimizi uluslararası bir komplo ile tutsak etmesinden sonra büyük bir öfke duyan Rojbîn yoldaşımız, Hareketimizi içten teslim almaya çalışan tasfiyeci eğilime karşı da sonuna kadar tavır sahibi olmuştur. Önder Apo’ya olan bağlılığını her şeyin üzerinde tutmuş, hiçbir şeyin kendisi ile Önderlik arasına girmesine izin vermemiştir. Tasfiyeci anlayışların gerillayı marjinalize etmeye çalıştığı bir dönemde Rojbîn yoldaşımız, işgalci Türk devletine karşı savaşmak için 2003 yılında yüzünü Bakurê Kurdistan’a dönmüş, Dêrsîm sahasına yönelmiştir. Dêrsîm alanında yaklaşık yedi yıl pratik yürüten Rojbîn yoldaşımız, bu süreç içerisinde cesareti, fedakarlığı ve emekçi özellikleri ile öne çıkmış, örnek bir YJA Star militanı ve komutanı olmuştur. Dêrsîm alanında düşmana karşı yapılan etkili eylemlerin içerisinde yer almış, bu eylemlerdeki katılımı ve başarısı ile öncülük rolünü yerine getirmiştir. Yedi yıllık pratik süreç içerisinde birçok yoldaşının şehadetine tanıklık eden Rojbîn yoldaşımız, her bir şehit yoldaşının amacını kendi amacı bilmiş, anılarını yüreğinde taşıyarak daha güçlü bir katılımı esas almıştır. Zorlu Dêrsîm pratiği ile askeri anlamda büyük tecrübeler edinen Rojbîn yoldaşımız hızla komutanlaşmış, devrim görevlerini daha fazla omuzlamaya başlamıştır.
2010 yılında Medya Savunma Alanları’na dönen Rojbîn yoldaşımız, yedi yıllık Dêrsîm pratiğini çözümlemek, pratik anlamda eksik kaldığı noktaları düzeltmek ve Kadın Özgürlük İdeolojisi’nde derinleşmek için Şehit Bêrîtan Özgür Kadın Akademisi’nde eğitime dahil olmuştur. Devrimcilik yaşamında ilk defa sadece kadın yoldaşlarıyla özgün bir ortamda bulunmanın ve eğitim görmenin mutluluğunu yaşayan Rojbîn yoldaşımız, bu fırsatı çok iyi değerlendirerek hem özgür kadın çizgisinde derinleşmek hem de yeni dönem görevlerine daha fazla sarılmak istemiştir. Genç ve tecrübesiz arkadaşlarla aynı eğitim ortamını paylaşan Rojbîn yoldaşımız yaşamsal, örgütsel ve askeri tecrübelerini yoldaşlarıyla paylaşmış, bu anlamda öncülük görevini yerine getirmiştir. Eğitim sürecinde Önderlik ve PKK gerçekliği üzerine derinlikli yoğunlaşmalar yaşamış, PKK’nin insanlığın özgür gelecek umudunun temsilcisi olduğu belirlemesini yapmıştır. Yine Önderlikle birlikte yaşamanın Önderliğin hissedilmesi ile mümkün olduğunu belirtmiş, her anı’nı Önderlikle yaşamanın çabasında olmuştur. Yine çocukluk hayali olan Önderlikle Amed’de buluşma hayaline ancak Önderliği yaşayarak sadık kalabileceğinin derin bilincinde olmuştur. Eğitim sürecini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra Devrimci Halk Savaşımızın en doğru bir şekilde pratikleşmesi için önemli görevler üstlenmiş, bu görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirerek dönem görevlerine yaklaşımını açıkça ortaya koymuştur. Devrimci Halk Savaşı’nın ancak öncü komutanlarla mümkün olduğunun bilincinde olan Rojbîn yoldaşımız yaşamsal duruşundan, askeri duruşuna kadar bütünlüklü bir komutan olarak tüm yoldaşlarınca örnek alınmıştır.
Medya Savunma Alanları’nda belli bir süre pratik yürüttükten sonra, düşmanın Hareketimize ve halkımıza yönelik soykırım politikalarına cevap olabilmek için yüzünü Botan’a; Egîd, Azime, Zelal, Rahime, Adil, Gulbahar, Delal ve Egîd Civyanların mekanına dönmüştür. 2016 yılında eyalet komutanlığı üyeliği görevi ile Botan’a geçen Rojbîn yoldaşımız, fedai tarzdaki katılımı ile düşman saldırılarına karşı an be an direnişi örgütlemiş, düşman her ne şekilde saldırırsa saldırsın, buna karşı Apocu fedai ruhla mücadelede ısrarcı olunacağını kanıtlamıştır. Düşmanın Özyönetim Direnişi’nde halkımıza karşı katliamlar gerçekleştirmesini büyük intikam eylemlerinin gerekçesi yapmış, bu anlamda Botan alanında geliştirilen birçok eylemin planlayıcısı ve koordinesi olmuştur. Özellikle Sêrt Özyönetim Direnişi’nde 15 Temmuz 2016 günü yapılan başarılı devrimci hamleyi bizzat örgütleyip yürütmüş, Sêrt ilinin büyük bir bölümünü denetim altına almış, ancak bu devrimci hamlenin aynı gün meydana gelen şaibeli darbe girişimine denk gelmesi nedeniyle fazla gündemleşmemiştir. Mütevazı ve halkçı yanları ön planda olan Rojbîn yoldaşımız YPS komutanı olarak önemli görevler üstlenmiş, Botan alanında mücadele yürüttüğü süre boyunca Botan halkımızın sevgi ve saygısını kazanmıştır. Özellikle Devrimci Halk Savaşımızın başarıya ulaşabilmesi için derin bir yoğunlaşma ve çabanın sahibi olan Rojbîn yoldaşımız mücadelesi ile Mehmet Tunç, Sêvê Demir, Pakize Nayır, Fatma Uyar ve Zeryanların özgürlük umutlarını diri tutmuştur. Zafere inancı büyük olan Rojbîn yoldaşımız bunun için gece gündüz demeden mücadele etmiş, emek vermiştir. Bundan dolayı yoldaşları için her zaman örnek alınacak bir komutan olmuştur. Düşmana karşı taviz vermeyen duruşunu son nefesine kadar koruyan Rojbîn yoldaşımız 22 Ocak 2023 günü gelişen düşman saldırılarına karşı da fedaice direnerek şehadete ulaşmıştır. Yoldaşları olarak Rojbîn Dêrsîm gibi bir komutanın emri altında savaşmaktan her zaman gurur duyacağız.
5 Şubat 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





