Rêber Apo, çok tarihi bir tespit ve çıkış yapıp “Kurdistan sömürgedir” diyerek özgürlük yürüyüşünü başlatmış ve yok oluşun eşiğine getirilmiş bir halkı küllerinden yeniden yaratmıştır.

İğneyle kuyu kazarcasına ilmek ilmek çok büyük bir emek ve sabırla örülen mücadelemiz, PKK ile somutlaşarak sömürgecilerin dayattığı zincirleri kırmıştır. Rêber Apo’nun ve ölümsüz şehitlerimizin emsalsiz çabası ve fedakarlığı ile doğan, büyüyen ve gelişen mücadelemiz, başta Kürt gençleri ve kadınları olmak üzere bütün Kurdistan halkı tarafından sahiplenilmiştir. Kurdistan sınırlarını aşarak bütün ezilenlerin kurtuluş umuduna dönüşmüş ve Rêber Apo’nun çok çarpıcı sözleriyle ifade ettiği gibi; ‘’Artık hiçbir güç kimliğimizi, dilimizi, kültürümüzü inkâr etme kudretini kendinde göremeyecektir’’ düzeyine ulaşmıştır.

Mêrdîn’in Qoser ilçesinde dünyaya gözlerini açan Rosîda yoldaşımız da Rêber Apo’nun yarattığı mücadelemizi tanıyarak büyüdü. Kurdistanî değerlere bağlı, taşıdığı Kürt kimliği ve bilinciyle tanınan, mücadeleye katılımları olan bir aile ve çevrede yetişti. Rosîda yoldaşımızın böyle bir çevrede büyümesi, kendi özgür kimliğini aramasının zeminini oluşturdu. Bu nedenle Kürt diline, kültürüne ve kimliğine büyük ilgi duydu. Halkımızın dilsiz, kimliksiz ve vatansız bırakılmasının acısını yüreğinin derinliklerinde hissetti. Mêrdîn halkımızın Kürt dil ve kültürüne olan derin bağlılığı Rosîda yoldaşımızın kişiliğinde de somutlaştı. Partimiz PKK’nin ilk kuruluş yıllarında Kürtçe’ye olan büyük ilgisi temelinde PKK’ye önemli bir düzey kazandıran Amed Zindanı’ndaki Dörtler’in öncüsü Ferhat Kurtay yoldaş gibi, o da aynı geleneği takip etti. Hemşerisi Ferhat Kurtay yoldaş gibi, hem halkımızın özgürlük mücadelesini yükseltmek hem de Kürt dil ve kültürünü yaşatmak için büyük bir çabanın sahibi oldu. Rosîda yoldaşımız, 2007 yılından itibaren gittiği Ankara’daki üniversite ortamında da bu arayış ve çabasını sürdürdü. Sömürgeci soykırımcı Türk devletinin Kürt dilini hiçe sayan asimilasyoncu politikalarına rağmen, üniversite ortamını Kürt dil ve kültürünü geliştirmenin mekanı haline getirmeye çalıştı. Kürt dil ve kültür mücadelesini en güçlü yürüteceği mevzinin Kürtçe gazeteler olduğunu gördü. Asırlık Çınarımız Apê Mûsa’dan onun küçük generallerine kadar yüzlerce şehidi olan özgür basın geleneğine ve kurumlarına dahil olup, bu mücadelenin bir parçası olmayı büyük bir onur payesi olarak gördü. Bu temelde Azadiya Welat gazetesinin çalışmalarına katıldı, farklı kademelerinde büyük bir emek verdi. Görev ayırt etmeksizin Kürt dilinin ve özgür basın çalışmasının güçlenmesi için mücadele etti.

Rosîda yoldaşımızın bir Kürt kadını olarak dil ve kültürüne sahip çıkan, gelişen, güçlenen, sözünü ve kalemini en güzel şekilde kullanan mücadelesi sömürgeci soykırımcı Türk devletinin hedefi oldu. Her daim Kürtler’i soykırımdan geçirmeye çalışan TC devleti, Rosîda yoldaşımızı da hedefleyip zindana koydu. Bu şekilde onun Kürt dil ve kültürünü geliştirme, özgür basın yayıncılığını yapma faaliyetlerini engellemeye çalıştı. Fakat Rosîda yoldaşımız hiç yılmadan, düşmana boyun eğmeden ve mücadelesini kesintiye uğratmadan dışarıda olduğu gibi içeride de aynı duruşunu korudu. Zindandan çıktıktan sonra daha büyük bir aşk, istek ve kararlılıkla özgür basın çalışmasını sürdürdü. Mücadelesini ve katılımını büyüterek daha büyük sorumluluklar üstlendi ve genç yaşında Azadiya Welat gazetesinin yazı işleri müdürü oldu. Onurlu bir Kürt genci olan Rosîda yoldaşımızın mücadelesini durduramayacağını anlayan TC devleti, sadece ve sadece Azadiya Welat gazetesindeki özgür basın faaliyetlerinden dolayı 24 yaşındaki yoldaşımıza 137 yıl hapis cezası verdi. TC devleti bu politikasıyla Kürt halkına, diline, kültürüne, kimliğine ve özgür basın faaliyetlerine ne denli düşman olduğunu bir kez daha gösterdi.

Özgür basın faaliyetlerini yürütmek için faşist TC devletinin hiçbir imkan ve zemini bırakmadığını gören ve 137 yıl gibi akıl almaz bir ceza alan Rosîda yoldaşımız, mücadelesini özgürce ve daha güçlü yürütmek için Ankara Üniversitesi’ni bırakarak yüzünü Kurdistan dağlarına verdi. TC devletinin baskıları, cezaları ve özgür Kürde yaşam hakkı tanımayan politikasının sonucu olarak dağlara çıkan Rosîda yoldaşımız, mücadelesini dağlara taşırdı. Kurdistan dağlarında kalemine ve kamerasına sarılan Rosîda yoldaşımız, dağlardaki özgür basın çalışmalarına dahil olup Gurbetelli Ersöz ve Halil Dağlar’ın çizgisinde yürümeye başladı. Sömürgeci Türk devletinin Kürt gençlerini özünden koparmak için yoğun olarak uyguladığı asimilasyon ve saldırılar karşısında dilimizin, kültürümüzün ve tarihimizin yaratıcısı ve taşıyıcısı olan Kürt analarının direngen çizgisinde yürüyerek Kürt dilini büyük bir tutkuyla sahiplendi ve bu temelde dağlarda etkili bir mücadele yürüttü.

Kurdistan dağlarında özüyle ve PKK ile buluşan Rosîda yoldaşımız, kutsal dağları mesken tutan özgür tanrıçaların saflarında yeni yaşamı ören öncülerden oldu. Temel gerillacılık eğitimlerini büyük bir başarıyla tamamlayan yoldaşımız, genç bir kadın olarak Rêber Apo’nun geliştirdiği Kadın Özgürlük İdeolojisi’nin öncü bir militanı haline geldi. Birçok farklı alanda kalan ve kaldığı her alanda yoldaşlarıyla bütünleşen, komünal bir ruhla çalışmalara katılan, yoldaşlarının güçlü bir şekilde çalışmalara katılmasına öncülük eden Rosîda yoldaşımız, kısa sürede yetkin bir gerilla olmayı da başardı. ‘’Dağlara, yoldaşlara, doğaya bağlılık benim için militanlığın temel esasıdır’’ sözleriyle yoldaşlarına ve kutsal Kurdistan topraklarına olan bağlılığını özlü bir şekilde dile getirdi. Rosîda yoldaşımız, ölümsüz şehitlerimizin kanlarıyla yarattığı değerleri güçlü bir şekilde sahiplendi ve geliştirmek için elinden gelen bütün çabayı ortaya koydu.

KCK Yürütme Konseyi EşBaşkanlığımız ve Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığımız başta olmak üzere, en stratejik mevzilerde büyük bir istekle basın, yayın ve propaganda faaliyetlerini profesyonelce yürüttü. Basın yayın alanında kendisini asla tek bir boyutla sınırlamayan, çok yönlü gelişmeyi esas alan, el attığı her çalışmayı büyük bir maharetle yapan, kendisini her anlamda donatan ve pratikleştiren bir militandı. Rosîda yoldaşımız kendisini tek başına bir basın ordusu gibi çalışabilecek düzeye ulaştırdı. Kurdistan dağlarında yürütülen ve her anı bir tarih olan gerilla direnişini halkımıza yansıtmayı esas alan yoldaşımız, Kurdistan dağlarında öncü bir propaganda militanı olarak çalışmalarını sürdürdü. Yaptığı çalışmalar, sunduğu programlar, yazdığı yazılar ve hazırladığı kitaplar ile halkımızın özgürlük mücadelesine çok büyük katkılar yaptı. Halkımızın, Kürt gençlerinin ve yoldaşlarının eğitilmesinde rol oynadı. Bu çalışmalarıyla düşmanın özel savaş cephesini geriletip birçok sefer bertaraf ettiği gibi, Kürt halkının haklı davasının büyütülmesinin de büyük emektarı oldu. Rosîda yoldaşımız özellikle basın alanında birçok yoldaşını eğitti ve Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı halkımıza ve tüm dünya kamuoyuna yansıttı. Bu süreçte kendisini de eğitmekten asla geri durmadı, hata ve yetmezliklerinden gerekli dersleri çıkarak daha güçlü bir katılımın sahibi oldu. Enerjisi, morali ve coşkusuyla bütün yoldaşlarını etkiledi. Kurduğu derin yoldaşlık bağlarıyla her yoldaşının kalbinde unutulmaz bir yer edindi.

Yeri geldiğinde gazete dağıtan bir emektar, usta bir yazar, zindanda bir direnişçi, etkili bir sunucu, Kürt dilini yaşatan bir öğretmen, yetenekli bir editör, yeri geldiğinde de güçlü bir yoldaş ve komutan olmayı başaran Rosîda yoldaşımız, kendisini özgürlük mücadelesinin her kademesine katmayı esas aldı. Yıllarca özgür basın faaliyetlerini aşkla sürdürdükten sonra işgal saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde kalemine ve kamerasına olduğu gibi silahına da aşkla sarılarak Zap’a geçti. İşgalci Türk devletinin Zap’a dönük gerçekleştirdiği saldırılar karşısında bir YJA Star militanı ve komutanı olarak en ön saflardaki yerini aldı. Mamreşo, Girê Sor, Zendûra ve Werxelê’deki tarihi direnişlere ve yüce şehitlerimize bağlılık sözüyle Kurojahro Direniş Alanı’ndaki direnişin bir parçası oldu. İşgal saldırılarını karşılayan ilk militanlardan olan Rosîda yoldaşımız, düşmana karşı gerçekleştirilen eylemlerde yer aldı. Uzman gerilla timlerine ve birliğine komutanlık yapan Rosîda yoldaşımız, özellikle Kurojahro Direniş Alanı’nda Şehîd Mizgîn Ronahî, Şehîd Binevş Agal, Şehîd Çiya Amed ve Şehîd Rêdûr Kobanê yoldaşlarımızla omuz omuza vererek fedakarca mücadele etti ve destansı sürecin aktif bir öznesi oldu. Savaş sürecinde birçok düşman saldırısıyla yüz yüze gelen ve yaralanan Rosîda yoldaşımız, asla pes etmeyen güçlü bir Kürt kadını ve YJA Star komutanı olarak, mücadelesini kararlılıkla sürdürdü. Son üç yılda Apocu fedai ruhla Zap’ta yükselen direnişe tüm benliğini katarak zafere ulaşması için hesapsızca savaştı.

17 Mart 2024 günü yanındaki iki yoldaşıyla birlikte şehadete ulaşan Rosîda yoldaşımız, çabası, emeği, kişiliği, katılımı ve mücadelesiyle özgür basın geleneğinin dağlardaki özgür sesi ve öncü bir militanı olmayı başardı. Rosîda yoldaşımızın ve ölümsüz şehitlerimizin ardında bıraktığı değerli anısını Özgür Önderlik Özgür Kurdistan yürüyüşümüzü zafere ulaştırarak daima yaşatacağımızın sözünü bir kez daha veriyoruz.

21 Ağustos 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me