Sara yoldaşımız, Kurdistan’da yurtseverliği ile tanınan kadim Mamxurî aşiretine mensup bir ailenin ferdi olarak Adana’da dünyaya geldi.
Fakat daha sonra ailesinin Elkê’ye dönmesiyle burada büyüdü. Ailesinden aldığı Kürt kültür ve gelenekleriyle yetişti. Bu nedenle küçük yaştan itibaren özlü biri olup, sağlam bir karakter kazandı. Her Kürt çocuğu gibi partimiz PKK’yi küçük yaştan itibaren duyan yoldaşımız, büyük bir sevgi duyduğu gerillayı görebilme hayali ile büyüdü. Bu hayalini gerçekleştirmeyi çok isteyen yoldaşımız, her gece gerillanın yolunu gözledi. Henüz küçük yaşta olmasına rağmen gerillanın halkımız için anlamını o büyük yüreğiyle hissetti. Yine her Kürt çocuğu gibi düşman gerçekliğini halkımıza yönelik saldırılardan ve katliamlardan tanıyan yoldaşımız, okula gittiği süreçte bu gerçeklikle daha fazla yüz yüze kaldı. Okulda düşmanın nihai amacının halkımızı soykırıma uğratarak yok etmek istediğini anladı ve kendisini savunmaya çalıştı. Düşmanın özel savaş yöntemleriyle başta Kürt kadınları olmak üzere tüm Kürt çocuk ve gençliğini özünden kopararak mücadeleye katılımını engellemek istediğini fark eden Sara yoldaşımız, ilk çelişkilerinden birini yaşadı. Düşmanın tüm gücünü seferber edip böyle bir politikaya yönelmesinin nedenlerini anlamaya başlayınca mücadelemizi daha yakından tanıma imkanı buldu. Yaşadığı yoğunlaşmalarla ve tanıklık ettiği destansı gerilla mücadelesiyle partimiz PKK’nin özgür yaşam alternatifi olduğunu anladı. Fakat o süreçlerde daha fazla sistem içi özgürlük arayışında olan Sara yoldaşımız, Amed’de üniversiteye başladığı süreçte yaşama dair arayış ve yoğunlaşmalarını derinleştirdi. Yaşadığı bu yoğunlaşmalarla sistemin kendisini adeta bir kafese sıkıştırdığını ve özgürlüğünü elinden aldığını fark etti. Bunun moral, duygu ve yaşama sevinci üzerine etki ettiğine kanaat getirerek çıkış yolu aramaya başladı. Kapitalist sistemin özündeki bireycilik ve geliştirdiği doğa katliamıyla bireylerde ruhsal, fiziksel ve duygusal çöküntüye neden olduğunu bilince çıkaran yoldaşımız, farklı bir yaşamın mümkün olabileceğine her zaman inandı. Üniversite okuduğu yıllarda devrimci yurtsever gençlikle tanışan yoldaşımız, daha öncesinde tanıdığı fakat kitaplarını okuma olanağı bulmadığı Rêber Apo’nun savunma ve çözümlemelerini okumaya başladı. Okuduğu her kitaptan sonra adeta damarlarına can suyu akan yoldaşımız, özgür yaşama sevincine kavuştu. Yaşama daha anlamlı bakmaya başlayarak Rêber Apo’nun geliştirdiği felsefenin ve yaşam paradigmasının özgür yaşam alternatifi olduğuna tüm benliği ile inandı. Kadınların sömürülmediği, katliamlara uğramadığı, aksine yaşamın başat öznesi olduğu bu yaşamın sahibi olmayı kendisine amaç edinen Sara yoldaşımız, bunun için her türlü fedakarlığı göze aldı. Genç bir Kürt kadını olarak halkımıza ve kadınlara yönelik gelişen katliamlara cevap olmanın, özgür ve onurluca bir yaşama kavuşmanın ancak Kurdistan dağlarında gerilla saflarına katılmaktan geçtiğine inanan yoldaşımız, bu temelde 2014 yılında okuduğu üniversiteyi dördüncü yılında bırakarak yüzünü Kurdistan dağlarına döndü ve gerilla saflarına katıldı.
Büyük özlem duyduğu ve küçük yaştan itibaren görmeyi istediği gerilla ile buluştuğunda kendisini dünyanın en şanslı insanı hisseden yoldaşımız, yaşadığı mutluluğu anlamlandırmak ve coşkulu bir katılımın zemini yapmak için yeni savaşçılar eğitimine dört elle sarıldı. Aldığı eğitimlerle dağ yaşamını tüm ayrıntılarına kadar öğrenen yoldaşımız, bir kadın olarak doğayla bu kadar iç içe olmayı gerçek özgürlük olarak niteledi. Gerilla saflarına katıldığı süreçte başta Şengal ve Rojavayê Kurdistan olmak üzere Kurdistan’ın birçok alanında halkımıza yönelik yoğun saldırılar olması ve soykırımcı Türk devletinin yeni bir saldırı konseptine hazırlanması Sara yoldaşımızın askeri eğitimlere daha fazla ağırlık vermesine yol açtı. Bu yönlü istekleri büyük olan ve girişkenliğiyle bilinen Sara yoldaşımız, kısa sürede önemli ilerlemeler kaydetti. Aynı zamanda ideolojik anlamda da önemli bir birikim elde eden yoldaşımız, güçlü katılımı ve dürüst kişiliği ile yoldaşlarına güven verdi. Bu nedenle birçok önemli çalışmada yer aldı. Bu çalışmalarda kendisine duyulan güveni boşa çıkarmayan Sara yoldaşımız, başarılı bir pratiğin sahibi oldu. Bir yandan kendisini gerilla pratiğinde yetkinleştiren yoldaşımız, diğer yandan da ideolojik olarak daha fazla derinleşmenin çabasında oldu. Özellikle Önderlik gerçekliğini anlamak için büyük bir emek harcadı. Sara yoldaşımız, yaşamın inkar edildiği ve insan hakikatine karşı büyük bir ihanetin yaşandığı çağımızda Rêber Apo’nun geliştirdiği paradigma ile insanlığın özgür yaşam mimarı olduğunu dile getirdi. Bu durumun Kürt halkı için yeniden dirilmenin adı olduğunu ifade eden Sara yoldaşımız, Önderliği anlamanın onun fikirlerini yaşamsallaştırmak olduğuna inandı. Bunun için her an katılımını gözden geçiren yoldaşımız, güçlü bir katılım sağlamak için elinden geleni yapmaktan geri durmadı. Halkımıza ve Hareketimize yönelik düşman saldırılarının yoğunlaştığı bir süreçte bir YJA Star gerillası olarak daha fazla yük kaldırmak isteyen yoldaşımız, bunun için kendisini askeri ve ideolojik anlamda eğitmek ve yeni dönem gerilla taktiklerinde uzmanlaşmak istedi.
Bu temelde ilk olarak ideolojik ve askeri eğitim alan yoldaşımız, bu eğitimlerini başarı ile tamamladıktan sonra yoldaşlarının önerisi ile daha önce aşina olduğu sağlık alanında kendisini eğitti. Sağlık eğitimlerini de başarılı bir şekilde tamamlayan Sara yoldaşımız, bir gerilla doktoru oldu. Üstlendiği büyük sorumluluğun farkında olan yoldaşımız, bir an önce savaşın yoğun yaşandığı alanlara gidip işgalcilere karşı varlık ve özgürlük savaşı veren ve yaralanan yoldaşlarının yarasını sarmak istedi. Bu temelde ilk olarak Avaşîn bölgesine geçen yoldaşımız, burada önemli ve başarılı bir pratiğin sahibi oldu. Bir doktor olarak yoldaşlarının tedavisini büyük bir dikkat ve titizlikle yapan Sara yoldaşımız, güçlü yoldaşlığı ile de her bir yoldaşının acısını derinden hissederek onlara güç ve moral verdi. Bu nedenle temas ettiği her bir yoldaşında derin izler bırakmayı başaran Sara yoldaşımız, bu süreçte önemli tecrübelerin yanı sıra birbirinden değerli birçok yoldaşını da tanıma imkanı buldu. Aynı zamanda düşmana karşı savaşan birçok yoldaşının şehadetine de tanıklık eden yoldaşımız, her bir şehadeti daha fazla mücadele etme ve mesleğinde derinleşmenin gerekçesi haline getirdi.
Avaşîn’deki başarılı pratiğinin ardından adını mücadele tarihimize altın harflerle geçireceği Zap bölgesine geçen Sara yoldaşımız, düşman saldırılarının başladığı 2021 yılından itibaren fedaice mücadele etti. Bir yandan savaş sürecinde yaralanan yoldaşlarının tedavisiyle ilgilenen yoldaşımız, diğer yandan da direnişin büyütülmesi için her çalışmanın içerisinde yer aldı. Bir çağdaş direniş kalesi haline gelen ve düşmanın tüm tekniğini, yasaklı patlayıcılarını, kimyasal silahlarını pervasızca ve insanlık dışı bir şekilde kullanmasına rağmen düşmeyen Sîda Direniş Tüneli’nde destan yazılmasında tarihi bir rol oynadı. Doktor Sara yoldaşımız, hem çok büyük emekler vererek Şehîd Doğan tünelini büyük bir direniş kalesi haline getirdi, hem de son nefesine kadar Şehîd Doğan savaş tünelinde kalmakta ısrar ederek, üç yıl boyunca burada fedaice direndi. Apocu irade savaşının dorukta yaşandığı Sîda Direniş Tüneli’nde kadın özgürlük çizgisinin, partimiz PKK – PAJK’ın yenilmez militanlık ruhunun temsilciliğini yapan Sara yoldaşımız, duruşu ve geliştirdiği tarihi direnişle büyük fedakarlıklarla yürütülen tünel savaşlarının sembol komutanlarından biri olmayı başardı. Rêber Apo’ya ve O’nun yarattığı özgür yaşama duyduğu ideolojik bağlılığı yaşamının her anında başarıyla pratikleştiren Sara yoldaşımız üç yılı aşkındır yürüttüğü direnişle yeni dönem gerilla taktiğinin başarıya ulaşmasına öncülük etti. Yoldaşları olarak Sara yoldaşımız şahsında tüm şehitlerimizin anılarını özgür Kurdistan’da yaşatacağımızın sözünü yineliyoruz.
16 Ağustos 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





