Abbas yoldaşımız da, Sêrt’in Perwarî ilçesine bağlı Ewrex köyünde dünyaya gelmiştir.
Ewrex köyü de, Hêşet köyü ile aynı coğrafyada bulunan, birbirine çok yakın olan ve Hêşet köyü ile akrabalık ilişkileri güçlü bir köydür. Ewrex köyü de Herekol dağına sırtını yaslamış olan, Kürtlük bilincini ve toplumsallığını saf haliyle yaşayan, toprağından asla kopmayan Botan’ın kadim köylerinden biridir. Her daim kültürel kimliğine, köklü toplumsallığına, tarihsel geçmişine sahip çıkan ve günümüze kadar da bu özelliğini koruyan bir bölgedir. Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın Botan’a gelişiyle birlikte yurtseverlik duyguları daha da güçlenen, Apocu harekete gönül veren bölge halkı, özgürlük mücadelesiyle çok derin bağlar kurmuştur. Bu bağlar, bugüne kadar da sarsılmaz bir biçimde devam etmiş, Ewrex halkı 40 yıllık mücadele sürecinde büyük fedakarlıklar sergilemiş, çok değerli yiğit evlatlarını mücadelemize katmıştır. Abbas yoldaşımızın ailesinden ve yakın akrabalarından; abisi İsa İpekten 1990’da Gever’de, amcasının oğlu Ömer (Ahmet İpekten) 1988’de, amcasının kızı Jiyan Herekol (Hindistan İpekten) yoldaşımız 2015’te Kobanê’de, amcasının oğlu Zinar (Talat İlhan) 2015’te Kobanê’de ve dayısının kızı Serhildan (Dilan Ayhan) yoldaşımız 2020’de Herekol’de şehadete ulaşmıştır.
Abbas yoldaşımız, böylesine bir bölgede ve toplumsal kültür içerisinde büyümüştür. Türk devlet okuluna gitmemiş, okuma ve yazmayı kendisi öğrenmiştir. Komünal ve doğal köy ortamında yetişmiş, tarım ve toprakla uğraşan ailesi gibi yaşamını toprağından yeşerterek kazanmasını bilmiştir. Abbas yoldaşımızın ailesi, Kürt halkının Kurmanc kesiminden olup kapitalist modernite düzenine bulaşmadan, çıkarcılık peşine düşmeden kendi ayakları üzerinde durmayı başaran bir aile olmuştur. Ailenin bu özellikleri Abbas yoldaşımızın kişiliğine sirayet etmiş, güçlü bir ahlak ve toplumsal terbiye ile büyümesini sağlamıştır. Sağlam bir ahlak ve karaktere sahip olan Abbas yoldaş, halkının özgürlük mücadelesine kayıtsız kalmamış, kendisini tanıdığı ve bilincinin geliştiği genç yaşlardan itibaren Önder Apo hakikatinden etkilenmiştir. Önderlik’ten, PKK yoldaşlığından, şehit yoldaşların fedai yaşamından etkilenen Abbas yoldaş, onurlu bir Kürt bireyi olarak kendisinin de sorumluluk almasını gerektiğini idrak etmiştir. Bu temelde bir süre boyunca Herekol bölgesinde gerilla için çalışmış, milislik faaliyetini yürütmüştür. Başlı başına bir risk olan, sürekli düşmanın hedefinde olan ve bir nevi gerillanın nefes borusu olan milislik görevini tüm riskleri göze alarak başarılı bir şekilde yürütmüştür. Fakat Abbas yoldaş, büyük fedakarlıkla yürüttüğü bu görevi kendisi için yeterli görmemiş ve artık bir bütünen mücadeleye katılması gerektiğine karar vermiştir. Bu temelde iki yoldaşıyla birlikte 2010 yılında Herekol bölgesinde gerilla saflarına katılmıştır.
Herekol’de gerillaya katılan Abbas yoldaşımız, Herekol dağının heybetine her daim hayranlıkla bakmış ve bu dağların bir aslanı, yenilmez bir gerillası olmayı aklına koymuştur. Bu amaç temelinde ismini Abbas Herekol olarak belirlemiş ve devrimci yaşamını bu isimle sürdürmüştür. Gerillanın dağlı ve özlü yaşamına adeta aşık olan Abbas yoldaş, kendisi de dağlı bir Botanlı olduğu için gerilla yaşamına hiçbir zorluk çekmeden hemen adapte olmuştur. Besta bölgesine geçerek yeni savaşçı eğitimini birkaç gün içinde almış ve gerilla pratiğine başlamıştır. Abbas yoldaş, okul okumadığından kaynaklı fazla teorik bilgiye sahip olmasa da özlü, dürüst ve sade bir katılımla PKK’nin hakiki özünü kavramasını bilmiş, bu anlamda güçlü bir imanla pratiğe atılmıştır. Abbas yoldaşın katılımı, asil ve hakiki duyguların insanda çok güçlü bir bilinç ve iradeyi de açığa çıkardığının somut kanıtı olmuştur. Bu temelde gerilla yürüyüşünü sürdüren Abbas yoldaş, 2013 yılına kadar Besta alanında pratik faaliyet yürütmüştür. 2010, 2011 ve 2012 yıllarında gelişen eylemlere ve Devrimci Halk Savaşı hamlelerine aktif bir biçimde katılmıştır. Abbas yoldaşın büyük cesareti, zerre kadar korku duymayan yüreği, Kurdistan coğrafyasını bir viraneye çeviren soykırımcı işgalci düşmana duyduğu büyük kin ve öfke, onu katıldığı tüm eylemlerde öncü bir pozisyona taşımıştır. 2011 yılında gerçekleşen bir düşman saldırısında yaralanmış, bunu askeri bir tecrübeye dönüştürerek mücadelesine devam etmiştir.
Abbas yoldaş, sadece pratikteki emekçi özelliği ve savaştaki cesaretiyle değil, aynı zamanda Apocu ideolojiyi kişiliğinde somutlaştırma, devrimci sosyalist özellikleri özümseme, özgür birey olma çabasını da çok güçlü vermiştir. Abbas yoldaş, kendini eğitmeyen insanın yaşama doğru anlam veremeyeceğini belirtmiş, bu nedenle sürekli kendisini eğiterek sürece cevap olmaya çalışmıştır. Özlü ve emekçi Botan kişiliğini, güçlü bilince sahip Apocu militanlıkla harmanlayarak kahramanlık çizgisinde bir yürüyüşü esas almıştır. 2013’te gelişen Bakur gerillasının geri çekilme süreci temelinde Abbas yoldaşımız Medya Savunma Alanları’na geçmiştir. Katıldığı ilk günden itibaren soluk soluğa sürekli pratik süreç içerisinde olan Abbas yoldaş, Medya Savunma Alanları’nda Parti eğitimini görme, PKK’yi ve Apocu ideoloji daha güçlü tanıma imkanına erişmiştir. Bu temelde 2014 yılında önce askeri uzmanlık akademisinde ağır silah taktiği üzerine eğitim görmüş, taktik branşında uzmanlaşan bir gerilla olmuştur. Askeri uzmanlık akademisinden hemen sonra ise Şehîd Îbrahîm Akademisi’nde komutanlık özelliklerini pekiştirme, gerilla mücadelesindeki yetersizlikleri giderme, doğru komuta tarzını açığa çıkarıp pratikleştirme temelinde eğitim sürecine dahil olmuştur. Her iki akademi süreci de Abbas yoldaşımızın derinleşip gelişmesine çok büyük katkıda bulunmuş, aynı zamanda onu dönemin ihtiyaçlarına cevap olabilecek yetkin bir Apocu militan ve komutan haline getirmiştir.
Herkesin bildiği bir hakikat olan ve gün geçtikçe çok daha somut bir biçimde ispatlanan DAİŞ çeteciliğinin ve işgalci Türk devlet faşizminin ortaklığı 2014 yılında Kürt halkına karşı açık saldırıya geçmiştir. Türk devletinin ve DAİŞ’in el ele vererek Kobanê’de Kürt halkına saldırması, burada kesin bir soykırımı ve Rojava Özgürlük Devrimi’ni tasfiye etmeyi hedeflemekteydi. Bunun için özel olarak seçilen Kobanê, Türk devlet faşizmine ve DAİŞ çeteciliğine geçit vermemiş, tarihe geçen destansı duruşuyla tüm insanlığı kendisine hayran bırakan bir kahramanlığı ortaya çıkarmıştır. İşte Abbas yoldaşımız da 2014 yılında Kobanê’ye saldırılar geliştiğinde, hemen silahına davranıp halkımıza karşı geliştirilen bu soykırım saldırısını durdurmak için harekete geçen Apocu fedailerden biri olmuştur. Rojava özgürlük güçlerine katılarak burada büyük yararlılıklar göstermiş, gerilla tecrübesini Kürt halkının yiğit evlatlarına aktarmış, DAİŞ faşizmine karşı büyük bir cesaretle savaşmıştır. Abbas yoldaşımız, güven veren sağlam duruşu ve bir asker olarak hep tetikte oluşuyla Partimizin yönetiminde bulunan arkadaşların güvenlik biriminde sorumluluk üstlenmiştir. İki yıl boyunca bu hassas ve kritik görevi büyük bir özveri ve dikkatle yerine getirmiş, Parti yönetimindeki arkadaşların tarz ve temposunu kendisine örnek almış ve önemli bir örgütsel mücadele tecrübesi kazanmıştır.
Bu hassas görevini başarıyla yerine getiren Abbas yoldaş, pratik sahada edindiği tecrübeleri Önderlik paradigması ışığında daha da derinleştirmek ve öncü parti kadrosu formasyonuna erişmek için 2018 yılında Mazlum Doğan Parti Merkez Okulu’nda eğitim sürecine dahil olmuştur. Parti merkezindeki eğitim sürecinin ideolojik boyutunun derinliği, örgütsel sorunlarımızın büyük bir aleniyet ve cesaretle tartışılması, mücadele sorunlarımıza çözümler aranması, Apocu tarz ve tempoya ulaşma çabası Abbas yoldaşımızda çok önemli gelişmeler açığa çıkarmıştır. Kadın özgürlük çizgisine ve kadın özgürlük mücadelesine karşı kendisini sorumlu hisseden Abbas yoldaş, erkek egemen ideolojinin kendisine yarattığı kalıpları kırmayı, özgür erkek duruşunu kişiliğinde somutlaştırmayı ve özgür kadınla doğru yoldaş olabilmeyi de kendisine hedef olarak belirlemiştir. Bu anlamda kişiliğindeki feodal yanlarla mücadele etmiş, cins savaşımını etkili yürütmeye çalışmış ve birlikte kaldığı ortamlarda başta kadın yoldaşları olmak üzere tüm yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazanmayı bilmiştir.
Abbas arkadaş, savaşçılıktan tim komutanlığına, tim komutanlığından cephe komutanlığına kadar farklı düzeylerde görevler üstlenmiştir. Önder Apo’nun ‘’komutanını arayan savaş’’ belirlemesine oldukça yoğunlaşmış, buna kendi kişiliğinde cevap oluşturmaya çalışmıştır. Abbas yoldaş, komutanlığı bir görev ve rütbe olarak değil, bir yaşam tarzı ve PKK’de öncülük yapmanın adı olarak ele almıştır. Bu yüzden her PKK militanının bir komutan ve öncü olduğunu belirtmiş, kendisi hep bunu esas almıştır. 2018 yılı baharında eğitimini bitirdikten sonra, büyük bir istek, aşk ve zafer iddiasıyla yeniden Botan’a geçmek için ısrar etmiş ve bu önerisi kabul görmüştür.
Abbas yoldaş, doğduğu topraklara büyük savaş tecrübesi edinmiş ve halkına büyük yararlılıklar sağlamış Apocu bir komutan olarak dönmüştür. Botan’a ulaştığı gibi önce Herekol, ardından da Kato bölge komutanlıklarında yer almış, aktif öncülük yapmıştır. Botan’ı çok iyi tanıdığı için tüm çalışmalarda öncülük yapmış, nerede bir tıkanma varsa çözüm bulmuş, nerede bir engelle karşılaşılmışsa aşmasını bilmiştir. Abbas yoldaş dürüst, fedakar ve mütevazı katılımıyla tüm yoldaşları için daima moral kaynağı olmuştur.
Abbas ve Xemgîn yoldaşlarımız, görevleri başında iken düşmanla temasa girmiş, bunun sonucunda büyük bir cesaretle düşmanla çatışmış ve yiğit yoldaşlarımızla baş edemeyen düşman çok yoğun savaş tekniği kullanarak namertçe yoldaşlarımıza saldırmıştır. Son nefeslerine kadar fedai militanlıktan taviz vermeyen Abbas ve Xemgîn yoldaşlarımız birlikte şehadete ulaşmıştır.
5 Haziran 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





