Kürt halkının inkarı ve imhası temelinde kurulan soykırımcı sömürgeci Türk devletinin saldırılarına karşı halkımız özgürlük savaşı da parçalı ve kesintili olsa da yüzyıldır devam etmektedir.
Şêx Seîdlerden başlayan bu direniş geleneği Agirî Serhildanı ve Dêrsîm Tertelesi ile karşı direnişle devam etmiş, Kurdistan’ın dört bir yanı direniş merkezi haline gelmiştir. Bu direnişlerle halkımız işgalciliğe ve soykırım rejimine karşı özgürlükte ve varlığını korumakta ısrar edeceğini her defasında göstermiştir. Serhed bölgesi de bu direniş geleneğinin her zaman canlı olduğu bir yöredir. Sömürgeci Türk devletinin saldırı ve soykırım politikalarına karşı bu bölgedeki halkımız yeri geldi eline silah alarak dağların doruklarında savaştı, yeri geldi kültürünü, dilini ve geleneklerini kuşaktan kuşağa aktararak varlığını sürdürmenin çabasını verdi. Bu nedenle zengin bir direniş kültürü oluşturan Serhed halkımız, Rêber Apo’nun tarihi çıkışıyla bir kez daha direniş mücadelesinde yer aldı. Rêber Apo’ya olan inançları ve bağlılıkları sayesinde en değerli evlatlarını özgürlük mücadelesine katmaktan geri durmayan halkımız, büyük bedeller verilen bu mücadelenin şafağındaki zaferi gördü. Bu nedenle hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedi ve her geçen gün direnişi büyütmenin çabasında oldu.
Alan Milazgîr yoldaşımız böylesi bir halk gerçekliğinin yaşandığı bir ortamda, Mûş’un Milazgîr ilçesinde yurtseverliği ve Kürt halkının ahlaki ve politik toplum değerlerini özlüce yaşayan bir ailede hayata gözlerini açtı. Ailesinin bu karakterinden kaynaklı Alan yoldaşımız da özüne bağlı bir şekilde yetişti. Kürtlük bilincini daha küçük yaşlardan itibaren edinen yoldaşımız, özellikle büyüklerinden dinlediği kahramanlık destanlarının etkisinde kaldı. Bu destanlar sayesinde hem halkımızın kesintisiz süren mücadelesini hem de düşman gerçekliğini tanıma imkanı buldu. Aynı zamanda 1990’lı yıllarda düşmanın halkımıza yönelik uyguladığı devlet terörüne tanıklık eden yoldaşımız, Kürt halkının onurlu bir genci olarak mutlaka halkımızın savunmasını yapması ve soykırımcı Türk devletine karşı savaşması gerektiğine inandı. Bunun da düşmana karşı fedakarca direnen gerilla birliklerine katılmakla mümkün olduğunun bilincine vardı. Bu temelde Şanlı 15 Ağustos Gerilla Atılımı’nın 10. yıldönümü olan 1994 yılında yüzünü gerilla mücadelemizin merkezi olan Botan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.
Alan yoldaşımız, düşmana karşı amansız özgürlük savaşının sürdüğü, düşmanın en sert ve yoğun saldırılarını yaptığı bir süreçte gerilla saflarına katıldı. Bundan dolayı gerilla ve dağ yaşamını, savaş gerçeğini en sert koşullarda öğrendi. Alan yoldaşımız; istekli ve tereddütsüz katılımı sayesinde kısa sürede kişiliğinde önemli gelişmeler yarattı. Yılları bulacak savaş ve yaşam tecrübesini birkaç aylık pratik süreçte edinen yoldaşımız, bir an önce halkımıza karşı yapılan katliamların intikamını almak istedi. Düşmanın binlerce köyü yakıp yıkarak halkımıza cehennemi yaşattığı bir süreçte, Apocu bir militan olarak halkımıza yapılanların intikamını almayı en öncelikli hedefi haline getirdi. Bu nedenle her fırsatını bulduğunda düşmana darbe vurmak isteyen yoldaşımız, istekli ve ısrarlı tarzı sayesinde bu amacına ulaşmakta gecikmedi. Cesareti, savaşkanlığı ve gözüpekliği ile öne çıkan yoldaşımız, henüz birkaç yıllık gerillayken öncülük misyonu üstlendi. Birçok değerli Apocu militan ve komutanla birlikte mücadele etme şansına ulaşan Alan yoldaşımız, bu yoldaşlarından birçok şey öğrendi. Dürüst ve sade bir katılımın sahibi olarak bulunduğu her yerde sevilen ve saygı gören Alan yoldaşımız, yoldaşlarının bu yaklaşımlarına mücadelesini daha da büyüterek cevap olmak istedi. Botan ve Mêrdîn bölgelerinde uzun süre mücadele yürüterek dönem görevlerine layıkıyla cevap olmaya çalışıp örnek bir Apocu militan haline geldi. Alan yoldaş, başta Gabar ve Mawa bölgeleri olmak üzere Botan’ın birçok alanında kaldı. ARGK sürecinin en çetin savaş yılları olan 1994, 95, 96, 97, 98 ve 99 yıllarında tereddütsüzce mücadele etti. Asla durmayan, pes etmeyen, her türlü zorluğu aşmasını bilen, yılmaz bir iradeye sahip, inancı ve çabası büyük bir komutan olarak mücadele etti.
2000 yılına kadar Botan’da başarılı bir pratiğin sahibi olan yoldaşımız, bu yıllar içerisinde düşmana karşı geliştirilen sayısız eylemde yer aldı. Bu eylemlerde bir kez yaralanmasına rağmen mücadeleci ruhundan hiç taviz vermedi. En zorlu şartlarda yoldaşlarının yanında olmayı, onlara destek olmayı en temel kişilik özelliği haline getiren Alan yoldaşımız, tüm mücadele yaşamı boyunca bu ilkesinden taviz vermedi. 2000 yılından sonra Medya Savunma Alanları’na geçen ve burada bir süre pratik yürüten yoldaşımız, bu süreci daha çok Rêber Apo’yu ve partimiz PKK’yi ideolojik ve felsefi anlamda tanıma süreci olarak değerlendirdi. Yaşadığı derinlikli yoğunlaşmalarla Önderliğimizin Demokratik, Ekolojik ve Kadın Özgürlükçü Paradigması’nı anlayan ve bilince çıkaran yoldaşımız, bunun savaşçılığını ve militanlığını yapmak için gözünü kırpmadan mücadeleye atıldı. Bu anlamda Tarihi 1 Haziran Atılımı’nı daha da güçlendirmek ve Devrimci Halk Savaşı’nı Bakurê Kurdistan’ın tüm alanlarına yaymak için 2005 yılında yüzünü Dêrsîm’e döndü. Dêrsîm bölgesinin birçok alanında mücadele yürüten Alan yoldaşımız, burada bölge ve cephe komutanlığı düzeyindeki görevleri yürüttü. Devrimci Halk Savaşı stratejisinin yaşam bulması için büyük bir emek ve çabanın sahibi olarak Dêrsîm halkımızın yüreğinde yer edinmeyi başardı. Yaklaşık 7 yıl boyunca Dêrsîm alanında devrimcilik yapan yoldaşımız, komuta tarzı ve yoldaşlarına verdiği değerle tüm yoldaşlarınca sevilen ve değer gören Apocu bir komutan oldu.
2012 yılında yeniden Medya Savunma Alanları’na dönen yoldaşımız, burada ideolojik eğitim devrelerine katılarak Önderliğimizin savunmaları temelinde geçmiş pratiğini sorgulama ve gerekli dersleri çıkarma şansına ulaştı. Eğitim sürecinde, kişiliğinde önemli dönüşümler yaratarak Apocu bir devrimci olarak öncülük düzeyinde sorumluluklarına sahip çıkmayı hedefledi. Dervişane kişiliği ile tüm yoldaşlarının birlikte mücadele etmek, aynı havayı solumak istediği insan güzeli bir devrimci olarak tanındı. Medya Savunma Alanları’nın birçok farklı bölgesinde mücadele eden yoldaşımız, 2014 yılından itibaren halkımıza karşı gelişen vahşi DAİŞ çete saldırılarına karşı başta Şengal olmak üzere birçok alanda mücadele yürüttü. Özellikle Şengal’in özgürleştirilmesinde büyük emeği olan Alan yoldaşımız, burada Egîd Civyan, Dilşêr Herekol, Mam Zekî, Şîlan Goyî, Çeko Çatak, Memo Mêrdîn, Seîd Şengalî, Zerdeşt Şengalî ve birbirinden değerli birçok öncü devrimci ile birlikte Êzidî halkımızın özgürleştirilmesinde tarihi rol oynadı. Buradaki tarihi görevini layıkıyla tamamladıktan sonra tekrar Kurdistan dağlarına geçen yoldaşımız, bir kez daha ideolojik ve askeri eğitimlere katılarak yeni dönem gerilla savaşının perspektifine yoğunlaştı.
Eğitim sürecini başarılı bir şekilde tamamlayarak ve büyük bir güç alarak Zap’a geçen Alan yoldaşımız, Zap’ta dur durak bilmeden birçok görev yürüttü. Zap’ı tarihi bir direniş kalesi haline getiren sürecin öncülüğünü ve büyük emektarlığını yaptı. Zap’ı işgalci Türk ordusunun geçemediği bir direniş mekanına dönüştüren Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesi’ne büyük bir aşk ve zafer inancıyla katıldı, mimarlığını yaptı. İşgalcilere asla unutamayacağı tarihi büyük darbelerin vurulmasına öncülük etti. Zap’ta bulunduğu süreçte bir an bile birlikte mücadele ettiği yoldaşlarından ayrı yaşamayan, her zaman onlarla aynı mevzilerde yer alarak uzun süreli bir direnişin örgütlenmesini geliştirdi. Bu nedenle yoldaşları için her zaman bir komutandan önce iyi bir yoldaş olmayı bildi. Alan yoldaşımız, tüm yoldaşlarının iç dünyasına girerek onları tanıyıp anlayarak, hakiki Apocu komutanlık vasıflarının gereğini yerine getirdi. Bu nedenle yoldaşlarına güven veren Alan yoldaşımız, başarılı bir şekilde Zap Eyalet Komutanlığı yaptı. 2021 yılı direniş sürecinde Zap Eyalet Komutanlığı’nı yaparak, direniş sürecindeki öncülüğüyle adını mücadele tarihimize yazdırdı. Alan yoldaşı her an yanlarında hisseden Zap’taki yoldaşlarımız büyük bir güvenle düşmana karşı fedaice savaştı. Alan yoldaşımız 2022 yılı başında Zap Eyalet Komutanlığı’ndan Medya Savunma Alanları Sevk İdare Komutanlığı’na atandı.
Alan yoldaşımız, Medya Savunma Alanları Sevk İdare Komutanlığı’nın bir üyesi olarak 14 Nisan 2022’de Zap’a yönelik gelişen çok kapsamlı işgal harekatına karşı Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesi’ni daha da büyüttü. Zap’ın her karış toprağını, her tepesini büyük bir direniş alanına çeviren savaşçılarıyla omuz omuza mücadele etti. Alan yoldaşımızın bu duruşundan ve cesaretinden güç alan yoldaşlarımız, adını mücadele tarihimize ve Kürt halkının hafızasına yazdıran Çiyayê Reş, Şehîd Şahîn, Cîloya Biçûk, Girê Cehennem, Şikefta Birîndara, Kurojahro, Karker, Werxelê, Kokerê, Çemço ve Sîda direnişlerini geliştirdi. Komutan Alan Milazgîr, yeni dönem gerillacılığının uzman tim savaş tarzını arazide ve direniş tünellerinde geliştirerek işgalci Türk ordusuna tarihinin en ağır darbelerini indirdi. Alan yoldaş, savaştaki öncülüğü ve yüksek cesaretiyle yoldaşlarına güç ve moral kaynağı olup maneviyatı yükseltmeyi bildi. Zap’ta fedaice savaşarak şehadete ulaşan her bir yoldaşının anısına bağlı kalmayı ve bu kahraman şehitlerimizin intikamını almayı kendisine görev bilerek mücadelesini sürdürdü.
PKK’de komutanlığın daha fazla emek vermek ve fedakarlık yapmak olduğunun derin bilinciyle hareket eden Alan yoldaşımız, tüm mücadele yaşamı boyunca bu hakikate sadık kalarak Apocu militanlığın gereklerini yerine getirdi. İşgalci Türk devletinin Sîda’daki Şehîd Doğan savaş tünellerine yönelik saldırısında bizzat bir komutan olarak bu tarihi direnişte kendisi de yer aldı. Fedai ve fedakar bir komutan olarak tüm yoldaşlarından daha az uyudu, daha çok çalıştı ve daha fazla mücadele etti. Her zaman yoğun bir şekilde taktik üzerinde düşünerek, kafa yorarak, fedakarlık yaparak yoldaşlarına öncülük etti. Direniş süreci boyunca örgütsel ve özgür yaşam ilkelerinden asla taviz vermedi. Özgür yaşam ilkelerinin düşmana karşı en büyük silah olduğunu iyi bilerek Apocu komutanlık tarzını hem kişiliğinde sergiledi hem de bunun öncülüğünü yaptı.
Hiçbir zorlu koşulu mücadele etme önünde engel olarak görmeyen Alan yoldaşımız, 2 yıl boyunca bulunduğu Sîda Şehîd Doğan savaş tünellerinde düşmana karşı tarihi bir direnişin gelişmesine öncülük etti. Önderliğimize olan bağlılığını ve halkımızın özgürlüğüne olan inancını bu süreçte daha da güçlendirerek bulunduğu savaş tünellerini yıkılmaz bir kaleye dönüştürdü. Yoldaşlarının ve örgütümüzün yoğun ısrarlarına rağmen savaşı farklı bir alanda koordine etmeyi reddederek yoldaşlarıyla aynı mevzilerde kalmayı tercih eden ve bu kararında bir an bile tereddüt etmeden son nefesine kadar fedaice savaştı. Alan yoldaşımız, geliştirdiği son eylemde de düşmana büyük bir darbe vurmanın yanında Apocu ideoloji ile kendisini donatan militanların yenilmezliğini bir kez daha düşmana gösterdi. Canı pahasına Apocu yaşam ilkelerinden ve halkımızın onurlu özgürlük savaşından taviz vermeden son nefesine kadar savaşan Alan yoldaşımız, yeni dönem taktiğimiz olan tünel savaşlarının öncü komutanı olarak mücadele tarihimizin sembolleşen komutanlarından oldu. Yoldaşları olarak Komutan Alan Milazgîr’in verdiği büyük emeklere ve açığa çıkardığı destansı direnişe layık olma ve hayallerini özgür Kurdistan’da yaşatma sözü veriyoruz.
16 Ağustos 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





