Andok yoldaşımız Efrîn’de yurtsever bir ailede doğdu.
Ailesinin ve yakın çevresinin yurtsever olmasından dolayı Andok yoldaşımız küçük yaştan itibaren partimiz PKK’yi duydu, tanıdı. Rejim okulunda okuduğu sırada Amed Zindan Direnişi’ni anlatan bir kitabı okumaya başlayan yoldaşımız, insanlık dışı işkencelere karşı Partimizin öncü kadrolarının gösterdikleri insanüstü direniş karşısında derinden etkilendi. Kitabın rejim tarafından yasaklı olmasından kaynaklı gizlilik içinde fakat büyük bir merakla okuyan Andok yoldaşımız, kitabı bitirdikten sonra çelişkiler yaşamaya başladı. Halkımızın onurlu bir gelecek sahibi olabilmesi için en değerli varlıkları olan canlarını düşmana karşı siper eden yoldaşlarımızın iradeli duruşları karşısında bir Kürt genci olarak kendi konumunu sorguladı. Bu sorgulamaları Andok yoldaşımızı uzun bir devrim yürüyüşünde de takip etti. Her defasında nasıl daha fazla mücadele edebileceğini, mücadelesini nasıl zirveye taşıyabileceğini sorguladı. İlk sorgulamalarının ardından yurtsever gençlik çalışmalarına dahil olan Andok yoldaşımız, Rojava Özgürlük Devrimi’nin başlaması ile birlikte çalışmalara daha aktif katılmaya başladı. Annesi, Andok yoldaşımızdaki devrim heyecanını gördüğünde onun militanlaşmaya doğru gittiğini hissetti.
Devrim çalışmalarına daha sonra kısa bir süre basın çalışmalarıyla devam eden Andok yoldaşımız, halkımızın kazanımlarına yönelik çete saldırılarının başladığı süreçlerde savunma birliklerine dahil oldu. Devrimden duyduğu heyecan, gençliğinin verdiği coşku ve düşmana karşı biriktirdiği büyük öfke Andok yoldaşımızın askeri alanda çabucak gelişmesini sağladı. Efrîn’e yönelik çete saldırılarına karşı mevzilerdeki yerini alan yoldaşımız, yetenekleriyle kısa sürede öne çıktı. Daha sonra Türk devletinin desteklediği çetelerin Heleb’e saldırması üzerine Andok yoldaşımız yüzünü bu tarihi kente döndü ve oradaki halkımızla birlikte direnişe katıldı. Uzun süren yoğun savaş sürecinde on binlerce çetenin saldırısını savuşturmaya başaran Andok ve Heleb’deki yoldaşları halkımızın tarihine geçen ilk şehir savaşında büyük bir başarı elde etti. Bu savaş sürecinde birçok değerli yoldaşını şehit veren Andok yoldaşımız biri ağır olmak üzere üç defa yaralandı. Fakat Apocu bir ruhla mücadele eden yoldaşımız, bu yaralarına rağmen hiçbir zaman mevzilerden kopmak istemedi. Cesareti, fedakarlığı ve savaş sanatındaki hünerleriyle Heleb halkımızın ve oradaki savaşçıların hafızasına kazınan Andok yoldaşımız, örnek bir devrimci olmayı başardı. Savaş meydanında her ne kadar başarılı olsa da kendisini hep eksik gören yoldaşımız, ancak Apocu felsefede derinleşerek bu eksikliğini giderebileceğine inandı. İdeolojisiz bir savaşın amacı olan özgür toplumu yaratmada yeterli olmayacağını gören yoldaşımız, bu anlamda ideolojik eğitim almak için büyük bir ısrarın sahibi oldu. Apocu ideolojiyi ancak onun kök saldığı Kurdistan dağlarında öğrenebileceğini belirten Andok yoldaşımız, bu temelde 2017 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına döndü ve gerilla saflarına katıldı.
Kurdistan dağlarına gelme isteği büyük olan Andok yoldaşımız, dağa ayak atar atmaz bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji ile çalışmalara dahil oldu. Dağ ve gerilla yaşamına uyum sağlamada zorluk yaşamayan yoldaşımız kısa sürede hemen her çalışmada yetkinleşti. Askeri anlamda edindiği engin savaş tecrübelerini yoldaşları ile paylaşmayı yoldaşlık görevi bilen Andok yoldaşımız, bu anlamda büyük bir çabanın sahibi oldu. Aynı zamanda kendisini eksik gördüğü konularda yoldaşlarından yardım alarak kendisini geliştirmeyi sürdürdü. Erkek egemenlikçi sistemin üzerinde yarattığı etkilerin farkında olan Andok yoldaşımız, özgür bir kişiliğe ulaşabilmesinin yolunun bu özelliklerden kurtulma olduğunun bilinciyle derin yoğunlaşmalar yaşadı. Önderliğimizin fiziki özgürlüğünü sağlamak, halkımızın yüz yıllardır uğruna mücadele ettiği özgürlüğüne kavuşturmak gibi büyük hedefleri olan Andok yoldaşımız, bu büyük amaçlarına ulaşabilmek için mücadelesini de büyütmesi gerektiğinin farkında oldu. Ancak fedailik tarzında bir mücadele ile amaçlarını gerçekleştirebileceğinin derin bilinciyle kendisini eğitti. Eğitimi bir mekanla veya süreç olarak ele almayan yoldaşımız yaşamın her anında kendisini eğitmek için çabaladı. Sömürgeci Türk devletinin Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırılarının arttığı süreçlerde gerillanın yenide yapılandırılması çalışmalarına aktif katılan Andok yoldaşımız, birçok yoldaşının da eğitimi ile ilgilendi. Hem hareketli gerilla timlerinin oluşturulması hem de tünel savaş taktiğinin başarılı bir şekilde yürütülmesi için büyük bir emeğin sahibi oldu. Uzun bir süre kaldığı Girê Amediyê Direniş Alanı’nın direniş kalelerinden birine dönüştürülmesinde eşsiz bir emeği olan Andok yoldaşımız, burada değerli komutanlarımız Delil Zagros ve Güven Dozalarla birlikle omuz omuza mücadele etme şansına erişti. Girê Amediyê Direniş Alanı’nda küçük büyük demeden her çalışmaya büyük bir aşkla koşan, emek vermeyi, alın teri dökmeyi birer özgürlük eylemi olarak ele alan Andok yoldaşımız bu güzel özellikleriyle yoldaşlarına örnek oldu. Savaş meydanındaki cesareti ve yeni dönem savaş taktiklerindeki yetkinliği ile işgalcilere karşı birçok başarılı eylemin koordine edilmesinden bizzat gerçekleştirilmesine kadar her boyutta emek sahibi oldu.
20 Kasım 2023 günü Girê Amediyê Direniş Alanı’nda gerçekleştirilen koordineli tim eyleminde de büyük bir cesaret ve fedai bir tarzla düşmanın üzerine giden Andok yoldaşımız, yüreğindeki büyük kini eylemdeki başarısına aktarmayı başardı. Onlarca düşman askerinin cezalandırıldığı başarılı eylemdeki rolü ile belirleyici olan Andok yoldaşımız, her zaman mücadelemizde hatırlanacak ve hayalleri mutlaka gerçekleştirilecektir.
25 Kasım 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





