Çayan yoldaşımız Wan’ın Qelqelî ilçesinde yurtsever bir ailede doğmuştur.
Ailesinin yurtsever olmasından dolayı Partimizi belli bir ölçüde tanımıştır. Önder Apo’nun öncülüğünde geliştirilen mücadelenin halkımızı her geçen gün özgürlüğe daha fazla yaklaştırdığının farkındadır. Ailesinin ve çevresinin yurtseverliğinden dolayı düşmana duyduğu öfke, annesinin devletin Kürtlere uyguladığı ayrımcı politikalar nedeniyle vefat etmesinden sonra daha da büyümüştür. Düşmanın Kürt’e olan faşizan bakışını annesinin vefatından sonra daha somut bir şekilde gördükten sonra, daha önceleri edindiği yurtsever bilinçle de gençlik çalışmalarına dahil olmuştur. Gençlik çalışmalarındayken düşmana attığı ilk taşla beynindeki düşman gerçekliğini yıkmış ve özgür bir yaşamın kapısını aralamıştır. Yer aldığı çalışmalarda başarılı bir pratik sergileyen Çayan yoldaşımız, bu süreçte Önderlik ideolojisini de yakından tanımaya başlamıştır. Bu temelde kişiliğini sorgulamış ve erkek egemenlikçi sistemin kişiliğinde yarattığı tahribatları aşmaya çalışmıştır. Önderliği ve Partimizi tanıdıkça kendisini daha fazla derinleştirmiş ve çalışmalara daha aktif katılmıştır. Gençlik çalışmalarındayken başarılı pratiğiyle öne çıkan Çayan yoldaşımız düşmanın da dikkatini çekmiş ve talihsiz bir şekilde düşmana esir düşmüştür. Fakat bu esareti de fırsata çevirmesini başarmış ve zindanı bir inziva ve eğitim mekanına dönüştürerek kendisini Apocu ideolojide daha da derinleştirmiştir. Zindandaki yoldaşlarıyla yürüttüğü tartışmalarda Önderlik, şehitler ve gerilla gerçekliğini daha fazla bilince çıkarmış ve mücadelesini büyütme kararlılığına kavuşmuştur. Bu temelde 2013 yılında gerilla saflarına katılarak bu kararlılığını somutlaştırmıştır.
Gerilla saflarına katıldıktan sonra gerilla ve dağ yaşamına dair merakı her geçen gün artmış ve sorularına cevap bulmaya çalışmıştır. Gerilla ve dağ yaşamıyla bütünleştikçe düşmanın gerilla ile ilgili halkımızın zihninde oluşturmak istediği algıyı iyi anlamıştır. Aldığı her özgür nefesle ve arşınladığı her patikayla Kürdistan dağlarının ve doğasının muhteşemliği karşısında hayranlığını ifade etmiş ve giderek bu özgür yaşama daha fazla bağlanmıştır. Özellikle Avaşîn alanında bulunduğu süreçlerde bu duyguyu doyasıyla yaşamanın ayrıcalığına erişmiştir. Çayan yoldaşımız bir yandan gerilla ve dağ yaşamıyla bütünleşirken diğer taraftan da düşman saldırılarını yakından takip etmiştir. Düşmanın özellikle DAİŞ çeteleri eliyle Rojava ve Şengal’deki halkımıza, halkımızın özgürlük güçlerine yönelik saldırıları ve bu saldırılarda gerçekleşen şehadetler karşısında öfkelenmiştir. Öfkesini intikama dönüştürmek isteyen Çayan yoldaşımız bu temelde Şengal alanına geçmiş ve mücadelesini burada sürdürmüştür. İlk savaş pratiğini Şengal alanında yaşayan Çayan yoldaşımız, çetelere karşı verilen savaştaki cesareti ile örnek bir militan olmuştur. Şengal alanında birçok hamleye katılarak çetelerin Şengal’den atılmasında ve Êzidî halkımızın intikamının bir nebze de olsa alınmasında önemli bir emeğin sahibi olmuştur. Şengal alanında değerli komutanlarımız Agid Civyan, Dilşêr Herekol ve Çeko Çatak yoldaşlarla birlikte mücadele yürütmenin şerefine erişmiş ve bu yoldaşlardan büyük tecrübeler kazanmıştır. Şengal’deki görevini tamamladıktan sonra edindiği askeri ve örgütsel tecrübelerle tekrar hayranı olduğu Kurdistan dağlarına dönen Çayan yoldaşımız, bu sefer yüzünü Bakurê Kurdistana dönmüş ve düşmanın başta Sur, Cizîr ve Silopya’da halkımıza karşı gerçekleştirdiği katliamların hesabını sormak istemiştir.
Bakurê Kurdistan’ın mücadelemizin ilk geliştiği alan olması, Önderliğimiz ve öncü şehitlerimizin bu alanda yıllarca emek vermeleri nedeniyle birçok yoldaşımız gibi Çayan yoldaşımızın da mücadele yürütmek istediği bir alan olmuştur. Bakurê Kurdistan’a gitmek için büyük bir heyecan duymuş ve sınırı geçer geçmez büyük bir ferahlık duygusu yaşamıştır. Halkımıza karşı en acımasız katliamları yapan işgalci TC’ye karşı savaşacak olmanın verdiği coşku ile hızlıca pratiğe yönelmiştir. Besta ve Wan bölgelerinde düşmana karşı geliştirilen birçok eylemde yer alarak soykırımcı düşmana ağır darbeler vurmuştur. Yine uzun yıllar halkımızın örgütlenmesinde ve düşmana karşı birleşik bir güçle durmasını sağlamak için büyük bir emeğin sahibi olmuştur. Bu çalışmalardaki özverili yaklaşımlarıyla başarılı olmuş ve bugün halkımızın öz savunma konusunda yaşadığı bilinçlenmede önemli bir payı olmuştur. Bakurê Kurdistan’daki görevlerini layıkıyla yerine getirdikten sonra tekrar Medya Savunma Alanları’na dönen Çayan yoldaşımız, yaşadığı yoğunlaşmalarla, yaptığı çalışmaların muhasebesini yapmış, bu çalışmalardan önemli dersler çıkarmıştır. Özellikle gerillanın yeniden yapılanma projesi çerçevesinde ve şehit yoldaşlarımızın değerli emekleriyle açığa çıkan savaş taktiklerinin başarılı bir şekilde uygulanması için büyük bir iddia ile Metîna alanına yönelmiştir. Metîna alanında birlik komutanlığı görevi üstlenen Çayan yoldaşımız düşmanın geliştirdiği saldırılara karşı yeni dönemin savaş taktiklerini, zengin eylemlerle pratikleştirerek düşmana ağır darbeler vurmuştur. Özellikle Girê Hakkari alanında hareketli tim tarzıyla birçok sürpriz eylem gerçekleştirerek düşmanı mevzilerden çıkamaz duruma getirmiştir. Doğal kişiliği ve mütevazi yaşamıyla tüm yoldaşlarının saygısını kazanan Çayan yoldaşımız Demokratik Modernite Gerillacılığının öncü bir komutanı olarak her zaman halkımız ve yoldaşlarınca anılacaktır.
10 Eylül 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





