Deniz yoldaşımız Kurdistan’ın serhildan ve direniş kenti Gever’de yurtsever bir ailede doğmuştur.
Fakat düşmanın 1990’lı yıllarda halkımızı soykırımdan geçirmek için uyguladığı köy yakma politikaları sonucu Deniz yoldaşımızın da köyü yakılmış ve ailesi Wan’a göç etmek zorunda kalmıştır. Deniz yoldaşımızın ailesi Wan’da da kadim Kürtlük geleneklerine bağlı kalmış ve yurtsever duruşlarını korumuştur. Wan’ın mücadelemiz açısından önemli bir merkez olması ve köklü bir yurtsever duruşa sahip olması, yine geniş ailesinden gerilla saflarına katılımların ve şehadetlerin olması Deniz yoldaşımızın kişiliğinin oluşumunda belirleyici etkenler olmuştur. Bundan dolayı daha gençlik dönemlerinin başından itibaren çalışmalara dahil olmuş, kendisi ile birlikte etrafındaki arkadaş ve akrabalarını da gençlik çalışmalarına dahil etmiş ve onlara öncülük etmeye başlamıştır. Gençlik çalışmalarındayken halkımızın özgürlük mücadelesini daha yakından tanıma fırsatı bulmuş, giderek daha büyük bir istek ve heyecanla çalışmalara dahil olmuştur. Düşmanın hiçbir şekilde halkımıza yönelik uygulamalarında değişikliğe gitmemesi, soykırımda ısrar etmesi ve bu amaçla her türlü hakaret, baskı, işkence ve katliamı reva görmesi Deniz yoldaşımızda düşmana olan öfkeyi daha da artırmıştır. Düşmana karşı en etkili mücadelenin Kurdistan dağlarında gerilla saflarında olduğunun bilincinde olan yoldaşımız birkaç defa gerilla saflarına katılmak istemişse de başarılı olamamıştır. Fakat yüreğini saran devrim sevdası Deniz yoldaşımızın amacına ulaşmasında önemli bir etken olmuştur. Bunun için ısrar etmiş ve önüne çıkan her bir engeli, zorluğu aşmasını başarmış ve 2013 iki akrabası ile birlikte gerilla saflarına katılmıştır.
Bir süre Bakurê Kurdistan’da gerillacılık yapan Deniz yoldaşımız Wan, Faraşîn ve Kato alanlarında pratik yürüterek ilk gerillacılık tecrübelerini edinmiştir. Daha sonraları Medya Savunma Alanları’na geçerek burada Yeni Savaşçılar eğitimini almıştır. Meraklı ve öğrenmeye açık duruşuyla gerilla ve dağ yaşamına dair her şeyi kısa sürede öğrenmiş, yetkin bir gerilla olmuştur. Eğitimden sonra gittiği askeri birliklerde de arayışlarını sürdürmüş, Önderliğimizin emeklerine layık bir militan olmanın çabasında olmuştur. Bu süreçte daha çok okuyarak ve yoldaşlarının tecrübelerinden yararlanarak kendisini geliştirmeye çalışmıştır. Bulunduğu askeri birliğin konumu gereği birçok arkadaşı görme ve tanıma fırsatı bulmuş ve bu yoldaşlardan etkilenmiştir. Fakat çocukluğundan itibaren her zaman dikkatini çeken Hêzên Taybet üyesi yoldaşlarla karşılaşması ve onlarla yürüttüğü tartışmalar, o yoldaşlarımızın yaşamdaki duruşları Deniz yoldaşımızı derinden etkilemiştir. Yürüttüğü tartışmalardan ve yaptığı okumalardan kendisini en iyi ifade edebileceği ve mücadelesini yükseltebileceği yer olarak Hêzên Taybet örgütlemesini görmüştür. Bunun için derinlikli yoğunlaşmalar yapmış ve halkımızın özgürlük değerlerinin yaratıcısı Önder Apo’nun fedai bir militanı olmak için kararını vermiş ve Hêzên Taybet çalışmalarına dahil olmuştur.
Hêzên Taybet eğitimi sürecinde de gelişme iddiası, bunun için verdiği çaba ve emeklerle birlikte mücadele ettiği yoldaşlarına örnek olmuştur. Su gibi yerinde durmayan ve akışkan enerjisiyle her zaman çalışmak isteyen ve çalışmaktan keyif alan Deniz yoldaşımız kendisine biçtiği öncülük misyonunu eğitim sürecinde de devam ettirmiştir. Genç olmasına rağmen olgun kişiliği ile yoldaşlarının saygısını kazanmış ve birlikte çalışılmak istenen yoldaşlarımızdan olmuştur. Deniz yoldaşımız aldığı ideolojik eğitimlerle fedailiği bir yaşam biçimi olarak ele almış ve bunu yaşamın her anında pratikleştirerek örnek bir militan olmuştur. Eğitim sürecindeki özlü, fedakar ve adanmış katılımı ile kişiliğinde büyük çıkışlar yaratan Deniz yoldaşımız daha eğitim süreci bitmeden çok önemli bir çalışmaya dahil olmuştur. Bağlılık, güven ve örgütsel anlamda tam yetkinlik gerektiren bu çalışmada da mevcut duruşunu korumuş, her geçen gün kendisini daha da geliştirme fırsatı bularak Apocu fedailikte tam derinleşmiştir. Önder Apo’nun bir militanı olarak Önderliğimizin halkımız açısından önemini ve konumunu daha derinlikli çözümlemiştir. Halkımızın özgürlüğe doğru yürüyen onurlu bir halk olmasında belirleyici rolü olan Önderliğimizin felsefesiyle yaşamı doğru çözümleyebilmiş ve kendi ayakları üzerinde durmasını başarmıştır. Bunun için Önderliği ham halkımız hem de kendisi için yaşam kaynağı olarak değerlendirmiştir. Fakat aynı zamanda Önderliğimizin esaretini ve kesintisiz bir şekilde süren tecridi kendisi açısından utanç kaynağı olarak ifade etmiş ve Önderliğin militanı iddiasında olanların asla hiçbir şekilde bu durumu kabul etmemesi gerektiğini belirtmiştir. Bunun için fedai bir militan olarak birçok kez fedai eylem önerisi yaparak düşmana tarihinin en ağır darbesini vurmayı istemiş ve bu anlamda önemli yoğunlaşmalar yaşamıştır. Bu yoğunlaşmalarını en iyi pratikleştirebileceği alan olarak Bakurê Kurdistan’ı görmüş ve ısrarla bu alana gitmek istemiştir. Yaşanan şehadetler, halkımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılar ve Önderliğimizin mutlak bir tecrit altına alınması Deniz yoldaşımızı derinden etkilediği gibi düşmana olan öfkesini de daha da bilemiştir. Yeni dönem gerillacılığının güçlü bir komutan adayı olan yoldaşımız her zaman Önderliğimizin “En büyük teknik insandır” belirlemesini esas almış ve düşmanın her türlü yöneliminin ancak 24 saat gerillacılık yapılarak boşa çıkarılabileceğini öngörmüştür.
Mêrdîn alanına geçeceği bilgisi kendisine verildiğinde yaşadığı mutluluğu ve duyduğu heyecanı ifade edememiş büyük bir coşku ile özgürlük yürüyüşünü başlatmıştır. Birlikte gerilla saflarına katıldığı amcasının oğlu Demhat – Hozan Akdoğan yoldaşın Mêrdîn alanında şehadete ulaşması ve değerli komutanlarımızdan Şehîd Aryana – Yasemin Maç yoldaşın Mêrdîn alanına dair anıları ve anlattıkları Deniz yoldaşımızın Mêrdîn yolculuğunu daha anlamlı kılmıştır. Bu yoldaşlarımız şahsında tüm şehitlerimizin intikamını almayı ve Önderliğimize layık bir militan olma iddiasıyla gittiği Mêrdîn alanında bu yoğunlaşmalarına denk bir duruşun ve devrimci yürüyüşün sahibi olan Deniz yoldaşımız 11-12 Mart günlerinde düşmanla yaşanan çatışmada son nefesine kadar Apocu ideolojiye bağlı kalarak savaşmış ve şehadete ulaşmıştır. Deniz yoldaş gibi güzel yoldaşları tanımayı ve onlarla birlikte aynı amaç için savaşmayı değerli bir şans olarak görüyor ve onların amaçlarını gerçekleştirmeyi borç biliyoruz.
24 Nisan 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





