Harûnî aşireti Botan’ın kadim ve yurtsever bir aşireti olarak geçmişten beri sömürgeci düşmanın soykırımcı politikalarına karşı durmuş, Kürtlüklerini korumanın mücadelesini vermiştir.

Kurdistan Özgürlük Mücadelemizin Botan alanına girmesi ve TC faşizmine karşı silahlı mücadele sürecini başlatması ile birlikte bu değerli aşiretimiz de özgürlükten yana tavır almış Hareketimiz ile bütünleşmiştir. Birçok değerli evladını özgürlük saflarına gönderen değerli Harunî aşiretimiz bu duruşuyla tüm Kurdistan toplumunun örnek alacağı bir aşiret olmuştur.

Böylesine değerli bir aşirete mensup bir ailede doğan Dicle yoldaşımız da mensubu olduğu toplumun temel özelliklerini edinmiş ve özüne bağlı bir şekilde büyümüştür. Düşmanın Botan bölgesi başta olmak üzere tüm Kurdistan’ı insansızlaştırmak için uyguladığı köy yakmalardan dolayı Dicle yoldaşımızın ailesi de metropollere göç etmek zorunda kalmıştır. Düşmanın bu soykırımcı politikalarına en anlamlı cevabın özgürlük mücadelesine ve Kürtlük değerlerine bağlılık olduğunun bilinciyle yetişmiş ve düşmanın soykırımcı politikalarını boşa çıkarmıştır. Düşman politikalarına karşı sadece özünü korumanın yeterli olmadığını ve gerçek savunmanın mücadele edilerek yapılabileceğinin bilincinde olan Dicle yoldaşımız başta kültür-sanat ve kadın çalışmaları olmak üzere birçok çalışmanın içerisinde yer almıştır. Böylece daha gençlik dönemlerinden itibaren mücadele içerisinde olmuştur. Bu süreçlerde düşman gerçekliğini daha fazla anlama ve bilince çıkarma imkanı bulmuştur. Sürekli bir mücadelenin içerisinde olan Dicle yoldaşımız dönemin gereklilikleri ve var olan mücadelenin daha fazla nasıl büyütülebileceği soruları üzerine derin yoğunlaşmalar yaşamıştır. Bu yoğunlaşmalarında mevcut sistem içerisinde mücadele etmenin her zaman belli sınırları olduğunu görmüştür. Aynı zamanda Kurdistan dağlarında özgürlük gerillalarının destansı mücadelelerini ve yaşanan şehadetleri de yakından takip etmiş ve kahraman şehitlerimizin halkımızın özgürlüğü için yaptıkları fedakarlıktan etkilenmiştir. Bu temelde Dicle yoldaşımız yaşadığı yoğunlaşma ve sürecin bir Kürt kadını olarak kendisine yüklediği sorumlulukların bilinciyle, 2010 yılında yüzünü doğduğu Botan topraklarının asi dağlarına dönmüş ve gerilla saflarına katılmıştır.

Gerilla saflarına katıldığında Önderliğimizin özgürlük pınarından beslendiği birçok yoldaşı gibi Dicle yoldaşımızın dikkatini ilk olarak yoldaşlık ilişkileri çekmiştir. Karşılıklı saygının ve derin bir sevginin yaşandığı PKK yoldaşlığının şekillendirdiği Parti ve dağ yaşamı da Dicle yoldaşımızı derinden etkilemiştir. Kendisi de bu yoldaşlık ilişkilerinin ve binlerce şehidimizin emeğiyle yaratılan yaşamın bir parçası olmak istemiş ve bunun için büyük bir emeğin sahibi olmuştur. Yaşama katıldıkça ve yoldaşlarıyla bütünleştikçe PKK yaşamı ile ilgili belli çıkarımlarda bulunmuş ve bu yaşamın gizeminin ancak içerisinde yaşanarak anlaşılabileceği sonucuna ulaşmıştır. Bir hakikati ifade eden bu çıkarım aynı zamanda Dicle yoldaşımızın ulaştığı yoğunlaşma düzeyinin de göstergesi olmuştur.

Dicle yoldaşımız Önderliğimizin Kadın Özgürlük İdeolojisi’ni ve onun ilkelerini kişiliğinde oluşturmak için de derinlikli yoğunlaşmalar yaşamıştır. Önderliği her okuduğunda kendisinde bazı değişimlere gitmiş ve bu değişim, dönüşümleri sürekli kılarak özgür bir kadın olmaya emin adımlarla ilerlemiştir. Her defasında yeni bir şeyler öğrenmenin heyecanını ve bu öğrenmelerin yaşamında yarattığı değişikliklerin kendisini özgürleştirmesindeki etkisini hissetmiştir.

Dicle yoldaşımız ideolojik anlamda olduğu kadar askeri anlamda da kendisini sürekli eğitmenin basında olmuştur. Şehitlere ve Önderliğimize layık olmanın ancak onların hayallerini ve düşüncelerini gerçekleştirmek ile mümkün olduğunun bilinciyle hareket etmiştir. Bunun da düşman karşısında fedaice bir mücadele ile olabileceği gerçekliği ile yüzünü her zaman sıcak savaş alanlarına çevirmiştir. Dicle yoldaşımız 12 yıllık gerillacılık yaşamı boyunca Botan’dan Amed’e, oradan Medya Savunma Alanları’na ve tekrar Amed’e uzanan soluksuz bir mücadelenin sahibi olmuştur. Bu alanlarda en zorlu savaş pratiklerinin içerisinde kalarak şehitlerimizin ve Önderliğimizin emeklerine layık olmaya çalışmıştır. Aldığı her görevde sorumluluklarının daha fazla artığının bilincinde olan Dicle yoldaşımız bu sorumluluklarını hakkıyla yerine getirebilmek için büyük bir emek sarfetmiştir.

Dicle yoldaşımız son olarak bulunduğu Amed’de bölge komutanlığı görevi ile çalışmalara katılmış ve öncü bir YJA Star komutanı olarak kadınların ve halkımızın özgürlük beklentilerine cevap olmaya çalışmıştır. Bu temelde her anını daha fazla mücadele etmek için yoğunlaşarak geçirmiş ve beklentilere cevap olmaya çalışmıştır. 20 Eylül 2022 günü gerçekleşen düşman saldırısında da 12 yıllık direnişinin zirvesini yaşayarak kahramanca şehadete ulaşmış ve ölümsüzler kervanına katılmıştır.

25 Eylül 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me