PKK, tarihte birçok devrime beşiklik etmiş, ilk toplumsallığın gerçekleştiği kadim topraklarda bin yıllardır yaşayan Kürt halkının tarih sahnesine yeniden çıkışının adıdır. Sömürgeci devletler tarafından dili, kültürü, tarihi yok sayılan, her türlü insanlık dışı saldırıya maruz bırakılarak soykırım kıskacında can çekişen halkımız, Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüyle birlikte yeniden ayağa kalkmış ve bütün ezilenlerin özgürlük umudu haline gelmiştir.
Kurdistan’da soykırım siyasetinin en acımasız şekilde yürütüldüğü bir dönemde Rêber Apo tarafından toprağa ekilen umut tohumları bereketli Kurdistan toraklarında filizlenmiş ve bütün saldırılara rağmen varlığını koruyarak bugünlere gelmiştir. Her anı soluk soluğu yürütülen ve damla damla akıtılan şehit kanıyla gelişen mücadelemiz, yurtsever halkımız tarafından büyük bir coşkuyla sahiplenilmiştir. Tarihten günümüze kadar Kurdistan’da her zaman direnişin merkezi olan Botan, Kürdistan Özgürlük Gerillası’nın halklaşarak büyüdüğü ve tarihi bir direnişin verildiği mekan olarak ön plana çıkmış, Komutan Egîd’in (Mahsum Korkmaz) işgalcilere sıktığı ilk kurşun zafer çizgisinde yürüyen halk gerçekliğine dönüşmüştür. İşgale ve işgalciye geçit vermeyen, özgür yaşamda her zaman büyük bir ısrar sahibi olan Botan halkımızın yiğit evlatları gerilla saflarında yürütülen tarihi direnişe büyük katılım sağlamışlardır.
Kurdistan’da direnişin, serhildanın merkezi olan ve Botan’ın kalbinde yer alan Şirnex kentimiz, Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nin yurtsever halkımızla bütünleştiği ve savaşan halk gerçekliğinin somut bir örneği olarak Kurdistan’da direniş çizgisini belirlemiştir. Cafirî aşiretine mensup yurtsever Külter ailesinde dünyaya gelen Dilda yoldaşımız, bu güçlü ve yenilmez direniş geleneğinin içinde dünyaya gelmiştir. Sistemin bozamadığı, güçlü toplumsal bağların ön planda olduğu, Kurdistani değer ve yurtsever direniş kültürünün hakim olduğu bir çevrede büyümesi Dilda yoldaşımızın genç yaşta gelişen güçlü kimliğinin oluşumunda büyük etki sahibi olmuştur. Bir yandan Botan’da yürütülen tarihi gerilla direnişine, emsalsiz kahramanlıklara öte yandan sömürgeci Türk devletinin halkımıza karşı geliştirdiği insanlık dışı saldırılara birebir tanıklık etmiştir. Mücadele çizgisini ve düşman gerçekliğini bilince çıkaran, sömürgeci saldırıları karşısında sessiz kalmayı bir seçenek olarak görmeyen Dilda yoldaşımız, bilinç düzeyini sürekli geliştirmiş ve Rêber Apo felsefesini, PKK’yi daha yakından tanımaya başlamıştır. Kadın kimliğinin dört duvar arasında sıkıştırıldığı, özünden koparıldığını gerçeğini de gören yoldaşımız, genç bir kadın olarak Kurdistan dağlarında kadın gerilla gerçekliği karşısında çok etkilenmiş ve bunu ortaya çıkaran Rêber Apo felsefesini daha derinlemesine anlama ihtiyacı duymuştur. Özgürlük arayışçısı genç bir kadın olarak sömürgeci Türk devletinin Özyönetim Direnişi sürecinde gerçekleştirdiği katliamlar karşısında büyük bir öfke duyan yoldaşımız, işgalcilere cevabını mücadele saflarına katılarak vermiştir. Halkımızın onurlu direniş mücadelesine katılarak işgalcilere karşı savaşan Dilda yoldaşımız yaralanmasına rağmen direniş saflarını terk etmemiş ve son ana kadar mücadelesini sürdürmüştür. Şehîd Çiyager ve Şehîd Zeryanlar öncülüğünde verilen tarihin direnişin içinde yer alarak halkımızın özgür gelecek umutlarına cevap olmak isteyen yoldaşımız, her zaman mücadelesini bir adım ileri taşımayı esas almıştır.
Mücadele içinde kendisini daha iyi tanıyan, şehitlerimize ve halkımıza karşı kendisini her zaman borçlu hisseden Dilda yoldaşımız, özgürlük arayışında hiçbir zaman vazgeçmemiş ve bu arayışı onu Kurdistan Özürlük Gerillası saflarına getirmiştir. Botan’da gerilla saflarına katılan yoldaşımız, aynı alanda temel gerillacılık eğitimini tamamlayarak mücadelesine devam etmiştir. PKK’nin güçlü yoldaşlık ilişkilerinden çok etkilenen Dilda yoldaşımız, nitelikli ve özgürlük çizgisinde yürüyen bir militan olmak için her zaman yoğunlaşma içinde olmuş ve bu yoğunlaşmalarını içselleştirerek yaşama aktarmıştır. İlk gerillacılık tecrübesini Bakurê Kurdistan’da yaşama şansını iyi değerlendiren Dilda yoldaşımız, pratik içinde pişmiş ve öncü bir militan olmuştur. Daha sonra Medya Savunma Alanları’na geçen Dilda yoldaşımız aldığı askeri eğitimlerle gerillacılık taktiklerinde derinleşmiş ve ideolojik alanda büyük bir yetkinlik kazanmıştır. Ailesinden ve yakın çevresinden çok sayıda şehidin olması Dilda yoldaşımızın ölümsüz şehitlerimizin mücadele mirasına sahip çıkarak yükseltmeyi esas alan bir katılım sahibi olmasını sağlamıştır. Dilda yoldaşımız, halkımızın özgür bir gelecek sahibi olması için Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarında çekinmeden canını veren Şehîd Deniz Herekol (Mehmet Selim Külter), Şehîd Botan Cudi (Ömer Külter), Şehîd Kajîn Ferman (Hediye Külter) ve halkımızın Özyönetim Direnişi mücadelesinde fedaice savaşarak şehadete ulaşan Şehîd Sîpan Besta (Cengiz Külter) ve Şehîd Bahoz Besta (Cemil Külter) şahsında bütün şehitlerimizin mücadelesinin zafer ulaşması için her an’ını mücadeleye adamıştır. PKK’nin şehitler partisi olduğu gerçeğini çok iyi bilen ve şehitlerimizin özgürlük hayallerini yaşamsallaştırmak için her zaman yüksek bir tempoyla mücadele eden Dilda yoldaşımız, öncüleşerek sürece cevap olan yoldaşlarımızdan olmuştur.
Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüne dahil olan bir militan olarak askeri alanda büyük bir yetkinleşme çabası olan Dilda yoldaşımız gerilla taktiklerinde yakaladığı derinlikle öne çıkmıştır. Birçok alanda yetkinleşmesi yoldaşımızın yeni alanlara yönelmesini ve büyük bir enerji açığa çıkarmasını sağlamıştır. Kaldığı her alanda emek veren yoldaşımız, yürütülen tarihi gerilla savaşının alt yapı çalışmalarında aktif bir şekilde katılarak etkili sonuçların elde edilmesine öncülük yapmıştır. PKK saflarında Rêber Apo felsefesiyle yeniden can bulan, gerçek kimliğiyle buluşan ve yeni yaşamı inşa eden temel güç olarak tarihi bir misyon edinen özgür kadın kimliği, mücadele saflarımızda yetkin militanların yetişmesinin zemini olmuştur. Dilda yoldaşımız Rêber Apo’nun yeni yaşam felsefesinden aldığı güçle sistemin çizdiği ve kadını hapseden duvarları kırmış, kendisini özgür kadın çizgisinde yeniden yaratmıştır. Kadının mücadele içindeki öncülük rolünü şahsında somutlaştıran, komutanlaşarak birçok önemli çalışmada büyük başarıların açığa çıkmasını sağlayan Dilda yoldaşımız, zor görev ve dönemlerin militanı olarak aldığı bütün sorumluluklara layık olmuştur. Canlı, moralli, heyecanlı kişiliğiyle bulunduğu her ortama rengini veren Dilda yoldaşımızın öğrenme isteği bütün yoldaşlarına örnek olmuştur. Emekçi kişiliği, yaşama olan güçlü katılımı ve sevgisi Dilda yoldaşımızın bulunduğu her ortamda yoldaşlarıyla bütünleşmesini sağlamıştır. Yürüttüğü başarılı çalışmalar ve öncülük düzeyini asla yeterli görmeyen hep daha fazla katılarak mücadelesini yükseltmiştir.
Rêber Apo’ya ve onun yaşamı yeniden anlamlandıran felsefesinin yılmaz bir militanı olan Dilda yoldaşımız ‘’Hakikat yolunda bir aşk arayışçısı olarak sizin yaratığınız hakikate bir kadın olarak mücadele etmek ve yaşama sarılarak savaşmak bir onurdur. Size, Güneş’im dedim çünkü güneştir ısıtan, güneştir aydınlatan, güneştir umut veren ve güneştir karanlığı parçalayan. Sizden aldığımız güç ile savaşmak mücadele etmek, yaşama sımsıkı sarılıp bu kutsal yaşam içinde özgür bir kadın olmak içimde tarif edemeyeceğim mutluluk, huzur dolu duyguları açığa çıkarıyor’’ diyerek duygularını ifade eden, mücadeleye bağlılığını kağıda döken Dilda yoldaşımız, bu kutsal bağlılığın gereklerini her zaman ve her yerde tereddütsüz bir şekilde yerine getirmiştir.
Tüm çalışmalara hesapsızca katılan Dilda yoldaşımız, mücadele saflarında her an’ını direniş içinde geçirerek militanca taşıdığı YJA Star bayrağına, PKK ve PAJK çizgisine layık olmayı başarmıştır. Yaşamında ve savaşında fedai bir duruş ve katılım sahibi olan Dilda yoldaşımız, fedailer çizgisinde yürüyerek sınırsız bir katılım sağlamış, işgalcilere karşı en ön safta yer alarak militanca savaşmıştır. Dilda yoldaşımızın ardında bıraktığı mücadele mirası her zaman direnişimizde yaşayacak ve mutlaka zaferle taçlandırılacaktır.
5 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





