Dilşerda yoldaşımız Semsûr’a bağlı Palaş köyünde doğmuştur.

Doğduğu toprakların insanlığın toplumsallaşmaya başladığı ve üzerinde onlarca medeniyetin yaşadığı bir yer olması nedeniyle Dilşerda yoldaşımız insanlığın hafızası olan bu kültüre bağlı bir şekilde büyümüştür. Soykırımcı Türk devleti her ne kadar asimilasyon politikaları ile Dilşerda yoldaşımızı özünden koparmak istemişse de özlü kişiliği nedeniyle düşmanın bu politikalarını erkenden anlayıp boşa çıkarmasını başarmıştır. Ege Üniversitesi’nde okuduğu dönemlerde Kurdistan Özgürlük Mücadelesi ile tanışan Dilşerda yoldaşımız, Önder Apo’nun savunmaları ve çözümlemeleri ile kendi gerçekliğini daha iyi anlamaya başlamıştır. Okudukça ve araştırdıkça halk gerçekliğimizi daha iyi tanımaya başlamış ve düşmanın soykırım siyasetini daha fazla bilince çıkarmıştır. Partimiz PKK’yi tanımaya başladığı dönemlerde kendini tanıma arayışını daha da derinleştiren Dilşerda yoldaşımız, anadili olan Kürtçe’yi daha iyi öğrenmek için çeşitli derneklerde dil eğitimi almaya başlamıştır. Kürt dilinin zenginliğini öğrendikçe yıllardır yasaklı olması karşısında öfkelenmiş ve düşmana karşı giderek daha fazla tepki duymaya başlamıştır. Üniversite bünyesinde kurulan sağlık meclislerinin kuruluşunda ve yönetiminde yer alan Dilşerda yoldaşımız bu meclis çalışmaları temelinde DAİŞ çetelerinin zulmünden ve katliamlarından dolayı yaralanan ve kamplarda yaşayan masum insanların tedavileri ile ilgilenmiştir. Yüreğindeki büyük insanlık sevgisi ile ezilen halklara yardım etmeyi en büyük insanlık görevi olarak görmüştür. Bu süreç içerisinde insanlık dışı vahşetlere tanıklık eden ve çelişkileri giderek artan Dilşerda yoldaşımız, Rojava Özgürlük Güçleri ve partimiz PKK’nin DAİŞ çetelerine karşı halkımızı korumak için geliştirdiği direnişten etkilenmiştir. Özellikle halkımızın savunması ve özgürlüğü uğruna savaşarak yaralanan ve şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kahramanlıklarına tanıklık eden Dilşerda yoldaşımız çelişkilerinin çözümünü ve arayışlarının cevabını bulmuştur.

Bu temelde 23 Mayıs 2015 günü yüzünü Kurdistan dağlarına dönen Dilşerda yoldaşımız Amed alanından gerilla saflarına katılmıştır. Gerilla saflarına katıldıktan birkaç ay sonra işgalci ordunun halkımıza ve gerilla güçlerimize yönelik yoğun bir saldırı başlatması Dilşerda yoldaşımızın kendisini öncelikli olarak askeri anlamda geliştirmesini sağlamıştır. Gerillacılığın temel ilkelerini yoğun savaş pratiği içerisinde öğrenmesi kendisine avantaj sağladığı gibi düşmana karşı daha etkili bir şekilde mücadele geliştirmesini de sağlamıştır. Kendisini hızlı bir şekilde geliştiren Dilşerda yoldaşımız savaşımızın daha fazla geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan taktik ve yöntemleri kısa sürede öğrenip bu temelde kendisini eğitmiştir. Düşmana karşı bu taktiklerin kullanılması halinde başarılı sonuçların alınabileceğine inanan Dilşerda yoldaşımız bu yönlü arayış ve yoğunlaşmalarını derinleştirmiştir. Düşmana karşı geliştirilen birçok eyleme katılan Dilşerda yoldaşımız daha sonra 2017 yılında Erzurum alanına geçmiş ve burada 3 yıl boyunca gerillacılık yapmıştır. Erzurum alanında düşmanın yoğun yönelimleri karşısında birçok eylemin geliştirilmesi çalışmalarına katılan Dilşerda yoldaşımız bu alanda kendisinden beklenen öncülük görevini başarılı bir şekilde yerine getirmesini başarmıştır. Düşmanın tüm operasyonlarını ve yönelimlerini başarılı pratiği ile boşa çıkaran Dilşerda yoldaşımız, daha sonra ihtiyaçlar temelinde ilk gerillacılık yaptığı Amed alanına dönmüştür. Amed alanındaki çalışmalarına birlikte mücadele ettikleri ve şehadete ulaşan yoldaşlarının anılarını yaşatmanın ve onlara layık olabilmenin ağırlığı ile çalışmalara katılan Dilşerda yoldaşımız daha önceki pratiklerinden çıkardığı derslerle başarılı bir devrimcilik yapmıştır. Başarılı askeri pratik ve devrimci duruşunun yanı sıra gerilla saflarında bir doktor olarak görev almış, ihtiyaç duyulan her an ve yerde yoldaşlarının derdine derman olmuştur. Sosyalist yüreği, asil duyguları ve yüce amaçları temelinde insan güzeli Apocu bir militan ve komutan olmasını başarmıştır. Bu özelliklerinden ötürü tüm yoldaşların sevgi ve saygısını kazanmıştır. Yaşamdaki mütevazi duruşu, yoldaşlarına olan bağlılığı ve dürüst katılımı ile bilinen Dilşerda yoldaşımız 16 Haziran 2022 günü düşmanla girilen çatışmada son nefesine kadar savaşarak şehadete ulaşmıştır. Tutarlı kişiliğinde fikir-zikir-eylem birlikteliğini yakalayan ve inandığı gibi yaşayan Dilşerda yoldaşımızın şehadete yürüyüşü de fedaice olmuş, düşman karşısında saatlerce çatışmış ve düşmana ağır darbeler vurarak ölümsüz şehitler ordumuza katılmıştır.

3 Eylül 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me