Direniş ve serhildan kenti Amed; partimiz PKK’nin kurulduğu, tarihi zindan direnişinin geliştiği ve gerilla mücadelemizin en dorukta yaşandığı bir alan olması dolayısıyla her zaman mücadelemizin merkezlerinden oldu.
Değerli Amed halkımız, daha mücadelemizin başından itibaren bu misyonuna denk bir duruşun sahibi olarak sömürgecilere gereken dersi verdi. İşgalci Türk devletinin tüm yoğun baskı, katliam, asimilasyon politikalarına rağmen Amed halkımız taviz vermeyerek, direnişte ısrarcı olduğunu gösterdi. Direnişi adeta günlük yaşamının ilkesi haline getiren Amed halkımız aynı zamanda geliştirdiği tarihsel hamlelerle de düşmana birçok defa geri adım attırmayı başardı. Bu özelliğiyle özgürlük hareketimizin önemli bir sacayağı olarak tarihi görevlerini yerine getirmeyi başardı. Amed halkımız geliştirdiği bu direniş geleneğini kuşaktan kuşağa aktararak mücadelemizin sürmesini sağlayarak, halkımızın özgürlük umudunu diri tutmayı başardı.
Egîd yoldaşımız da böylesi bir direniş geleneğinin içinde Amed’in Farqîn ilçesinde yurtsever bir ailede doğdu. Çocukluğunun geçtiği 90’lı yıllarda Kurdistan’da yaşayan her çocuk gibi düşman gerçekliğini yaşayarak öğrendi. Özellikle düşmanın halkımıza karşı hiçbir insani değer gözetmeksizin saldırması Egîd yoldaşımızda tarifi imkansız bir öfke yarattı. Daha çocuk bilinciyle mutlaka düşmandan hesap sorması gerektiğini düşünen yoldaşımız, yaşam çizgisini daha o zamanlardan belirlemiş oldu. Önderliğimizin geliştirdiği KCK sisteminin ilan edildiği 2005 Newrozu’nda daha önce sempati duyduğu Partimizi yakından tanımaya başlayan Egîd yoldaşımız, ilk olarak gençlik faaliyetlerinde yer aldı. Faaliyetlerde uzun bir süre kalan yoldaşımız kendisini ideolojik olarak eğitme imkanı buldu. Aldığı Önderlik felsefesi temelli eğitimlerle soykırımcı Türk devlet okullarının geliştirmeye çalıştığı etkileri bir bir üzerinden atmayı başardı. Önderliğimizin ve Hareketimizin tüm olumlu çabalarına ve ısrarlarına rağmen demokratik çözüme yanaşmayan sömürgeci Türk devletine karşı 2010 yılında geliştirilen Devrimci Halk Savaşı sürecinde çalışmalara daha aktif bir katılım sağlaması gerektiğini düşünen Egîd yoldaşımız 2011 yılında nihayet çocukluk hayali olan gerillaya katılımını gerçekleştirdi.
Kısa bir süre Amed alanında gerillacılık yapan yoldaşımız, burada temel gerillacılık eğitimlerini gördü. Bakurê Kurdistan’da ve yoğun savaş sürecinin içinde eğitim görmeyi fırsata çeviren yoldaşımız kısa sürede yılların tecrübesini edinmeyi başardı. Eğitimde öğrendiklerini hemen pratikleştirme imkanı bulan yoldaşımız Amed alanında gerçekleşen eylemlere katılarak kendisine biçtiği misyonun gereklerini yerine getirdi. Gerillada yeni olmasına rağmen cesareti, katılımı ve militanca duruşuyla yoldaşlarına güven veren Egîd yoldaşımız daha sonra Bakurê Kurdistan’ın zorlu alanlarından Erzirom’a geçti. Burada da mevcut katılım düzeyini gün geçtikçe daha da geliştiren yoldaşımız, öncü bir gerilla olmayı başardı. Yaklaşık 2 yıl pratik yürüttüğü Erzirom alanında yoldaşlık ilişkilerindeki sadelik ve dürüst katılımı ile yoldaşlarının saygısını kazandı.
Egîd yoldaşımız 2014 yılında DAİŞ çetelerinin Kobanê’ye saldırması üzerine halkımızın kazanımlarını korumak için Kobanê alanına geçti. Göğüs göğüse bir savaşın yaşandığı Kobanê’de Apocu fedai militanların destansı direnişine tanıklık eden Egîd yoldaşımız, aynı fedai ruhla direniş mevzilerindeki yerini aldı. Çetelere ağır darbelerin vurulduğu ve Kobanê’nin karış karış özgürleştirilmesini sağlayan birçok eylemde yer alan yoldaşımız, Apocu fedai ruhun asla yenilmeyeceğini bir kez daha işgalcilere ve onların işbirlikçilerine gösterdi. Yaşanan yoğun savaş sürecinde ağır yaralanan Egîd yoldaşımız Bakurê Kurdistan’da tedavi gördüğü süreçte DAİŞ çeteleri ile kader birlikteliği yapan Türk devleti tarafından esir edildi.
Apocu bir militan olarak her nerede olursa olsun Parti ilkelerinden taviz vermemeyi kendisine düstur edinen yoldaşımız, partimiz PKK’nin zindan direniş geleneğine tüm varlığı ile dahil oldu. Ağır yaralı olmasına rağmen düşmanın yaptığı tüm işkencelere göğüs germeyi başaran yoldaşımız, Kemal ve Hayrilerin direniş ruhunun temsilcisi oldu. Uzun zindan sürecini kendisi için adeta bir akademiye çeviren yoldaşımız, burada kendisini Önderlik felsefesinde daha da derinleştirdi. Kendisini kapitalist sistemin tüm kirlerinden arındıran yoldaşımız Önderliğimizin geliştirdiği; özgürlüğe, eşitliğe ve sosyalistçe bir yaşama dayanan Demokratik Modernite kişiliğine ulaşmayı başardı. Yaşadığı ideolojik yoğunlaşmaların yanı sıra halkımızın kendi çözümünü kendisinin sağlaması gerektiğine inandı. Bunun da ancak Devrimci Halk Savaşı’nın tüm Kurdistan’a yayılmasıyla mümkün olduğunu düşündü. Bu temelde askeri taktiklere de yoğunlaşarak önemli dersler çıkardı. Yaşadığı yoğunlaşmaları ve ulaştığı sonuçları pratik sahada uygulamak için sabırsızlanan ve fiziki özgürlüğüne kavuşacağı günü dört gözle bekleyen yoldaşımız 7 yıllık esaretin ardından zindandan çıktı ve yüzünü kendisini ait hissettiği Kurdistan dağlarına döndü.
Daha önce gerillacılık yaptığı alanlara ulaşmakta zorlanmayan yoldaşımız, yoldaşları ile buluşacağı anı büyük bir coşku ve heyecanla gözledi. Gerilla ile buluştuğu anı yaşamının en değerli anlarından biri olarak ele alan yoldaşımız, yoldaşlarından aldığı güç ve moralle hemen pratiğe başlamak istedi. Yıllardır hasretini çektiği Kurdistan’ın özgürlük dağlarıyla buluşmanın tarifsiz coşkusu ile pratiğe yönelen Egîd yoldaşımız, bulunduğu her alanda Apocu bir militan olarak öncülük misyonuna denk bir duruşun sahibi oldu. Zindanda edindiği ideolojik birikimle yoldaşlarının eğitimine yardımcı olan Egîd yoldaşımız aynı zamanda yoldaşlarından da pratik tecrübeleri öğrenerek eksik yanlarını tamamlamaya çalıştı. Amed alanında birçok çalışmanın başarılı bir şekilde sonuçlanmasında emeği olan Egîd yoldaşımız, sürekli daha fazla mücadele etmenin ve başarı kazanmanın arayışında oldu. Ancak bu şekilde Önderliğimize ve kahraman şehitlerimize layık olunabileceğini düşündü.
Bulunduğu her alana rengini vermeyi başaran ve birlikte çalışma yürüttüğü her yoldaşında mutlaka iz bırakan Egîd yoldaşımız militan kişiliği ile örnek bir Apocu oldu. Şehadete ulaştığı ana kadar da partimiz PKK’nin direniş çizgisini temsil etmeyi başaran Egîd yoldaşımız, son nefesine kadar direnerek Apocu militanlığın yenilmezliğini ispatladı.
22 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





