Ekin yoldaşımız bağrından Delal, Numan, Çekdar ve Çiyager gibi değerli militanları ve efsanevi komutanları çıkaran Amed’de yurtsever bir ailede dünyaya geldi.

Aldığı aile terbiyesi ile halkımızın toplumsal değerlerine bağlı bir şekilde yetişen yoldaşımız, ailesinden edindiği temel ahlaki ve kültürel özellikleri tüm yaşamı boyunca korumasını başardı. Aynı zamanda yurtsever bir aileden gelmesinden dolayı daha küçük yaşta özgürlük mücadelemizi de tanıma fırsatına ulaştı. Özellikle dayısının düşman zindanlarında esir oluşu Ekin yoldaşımızı etkileyen en temel faktör oldu. Dayısına olan özlemi onu mücadelemize daha da yakınlaştırarak, günden güne yurtseverlik ve devrimci duygularını daha da büyüttü. Ekin yoldaşımızın küçük yaşta edindiği ve tüm yaşamı boyunca da kişiliğinin temel bir özelliği haline getirdiği bir diğer özellik de sorgulayıcılığı oldu. Hiçbir zaman verili olanla yetinmeyerek sürekli araştıran, sorgulayan ve yeniyi yaratan bir tarzın sahibi oldu. Çevresinde olup biteni merak eden ve yaşananlardan gerekli tecrübeleri çıkarmasını başaran yoldaşımız, düşman gerçekliğini de bu yaşam tarzı sayesinde bilince çıkardı. Küçük yaşta zindanda olan dayısının neden zindanda olduğunu sorgulayarak başladığı düşman gerçekliğini, düşmanın halkımıza yönelik soykırım saldırılarında daha fazla bilince çıkardı. Yine düşmanın Kurdistan’da asimilasyon politikalarını sistematik bir şekilde yürüterek halkımızı öz değerlerinden koparmak istemesini farkeden yoldaşımız buna karşı kendisi olmaya daha fazla yoğunlaştı. Marmara Üniversitesi’nde gazetecilik bölümünde okumaya başladığı dönemde devrimci, yurtsever gençlikle tanışan Ekin yoldaşımız, Apocu ideoloji ile kendilerini eğiten gençlik kadrolarından etkilenerek daha fazla ilgi duymaya başladı. Her geçen gün tanıştığı bu gençlik kadroları ile tartışan Ekin yoldaşımız yaşama, ülkeye ve özgürlük mücadelemize dair sorularının cevaplarını bu tartışmalardan almaya başladı. Bu nedenle Rêber Apo gerçekliğini anlamaya daha fazla yoğunlaşan yoldaşımız okuduğu Önderlik kitaplarında tüm çelişki ve sorunlarının cevabını alarak devrimci bir genç kadın olarak çalışmalara dahil oldu. Bir süre aktif bir şekilde çalışma yürüten yoldaşımız artık mevcut sistem içerisinde yaşamanın, mücadele etmenin anlamsızlığını fark ederek mücadelesini daha da büyütmenin arayışına girdi. Yaşadığı yoğunlaşmalarla en etkili ve sonuç alıcı mücadele tarzının gerilla saflarına katılmaktan geçtiğine inanan Ekin yoldaşımız bu temelde 2014 yılında doğup büyüdüğü, kendisini bulup anlamlaştığı Amed’den gerilla saflarına katıldı.

Amed alanında kısa bir süre kalan Ekin yoldaşımız, gerilla ve dağ yaşamına dair ilk eğitimlerini buradaki yoldaşlarından aldı. Büyük emek ve bedellerle açığa çıkan tecrübeleri içselleştiren yoldaşımız, Rojava’da yaşanan yoğun savaş sürecini derinden hissetti. Özellikle DAİŞ çetelerinin soykırımcı Türk devletinin de desteğiyle Kobanê’ye yönelik saldırı ile Rojava Özgürlük Devrimi’ni tasfiye etme çabalarına karşı büyük öfke duydu ve Kobanê’de halkımızın yanında savaşa dahil olmak için ısrarcı oldu. Henüz gerilla saflarında yeni olmasına karşın ulaştığı yoğunlaşma düzeyi ile Apocu bir militan olan Ekin yoldaşımız bu temelde destansı Kobanê Direnişi’ne katıldı. Askeri anlamda herhangi bir tecrübesi olmamasına rağmen sadece aldığı eğitim ve edindiği Apocu ruhla savaşa katılan Ekin yoldaşımız, burada yaşanan yoldaşlık ilişkilerinden derinden etkilendi. Zorlu savaş şartlarının yarattığı derin yoldaşlık ve bu yoldaşlığın açığa çıkardığı maneviyatla en zorlu süreçlerin üstesinden gelmeyi bilen yoldaşımız, bunu savaştaki performansına da yansıttı. Yer aldığı her çatışmada fetihçi bir tarzla savaşan yoldaşımız, ancak fedailik çizgisinde bir mücadele ile zaferin yakalanabileceğine ilk burada şahitlik etti. Kobanê’de birbirinden değerli birçok yoldaşı tanıma şansına sahip olan Ekin yoldaşımız her bir yoldaşından bir şeyler öğrenmenin çabasında oldu. Bu özelliğiyle tüm yoldaşlarının saygısını kazanan yoldaşımız, yine de hep kendisini eksik gördü ve daha büyük başarılar elde etmek için yoğunlaşma ve arayışlarını sürdürdü.

Yaşadığı yoğunlaşmaları en sade biçimde ifade ettiği “Hiçbir insan kendini Önderlikte bulduğu kadar tam anlamıyla bulamaz” cümlesiyle Rêber Apo gerçekliğine daha fazla yoğunlaştı. Zaferin ve kesin başarının Rêber Apo’nun kendisini fedaice devrime adama tarzında olduğunu bilen yoldaşımız bu tarzı kişiliğinde oluşturmak için büyük bir emek ve çabanın sahibi oldu. Bireyin ancak kendisini inandığı değerlerle bütünleştirdiği ölçüde tam bir adanmanın gerçekleşebileceğini dile getiren yoldaşımız, bu temelde Apocu ideoloji ile bütünleşerek kendisini halkımızın özgürlük mücadelesine tamamen adadı. Her anını Rêber Apo’yu anlamak ve pratikleştirmek için geçiren, dolayısıyla yaşamı ile fedailik çizgisini kişiliğine oturtan Ekin yoldaşımız özellikle kadın özgürlük çizgisindeki net duruşuyla kadın, erkek tüm yoldaşlarını etkiledi. Erkek egemenliğinin en incelikli ve derin bir şekilde yaşatıldığı kapitalist sistemin sahte özgürlük anlayışını derinlikli bir şekilde çözümlemeye tabi tutan Ekin yoldaşımız, kadınların gerçek özgürlüklerine dolayısıyla “xwebûn”a Rêber Apo felsefesiyle ulaşabileceğine inandı. Bu anlamda partimiz PKK-PAJK ilkelerini özümseyen ve yaşayan yoldaşımız, yanlışlar karşısındaki net duruşuyla bulunduğu her mücadele ortamında özgürlük çizgisinin yılmaz bir savunucusu oldu.

Zorluklar karşısında asla pes etmeyen, her zorluğu yeni bir gelişmenin, doğumun sancısı olarak niteleyen Ekin yoldaşımız; emekle ve sabırla karşılaştığı her zorluğu aşmasını başararak günden güne kendisini geliştirdi. Her defasında önüne yeni bir hedef koyan ve bu hedefe ulaşmak için muazzam bir çabanın sahibi olan yoldaşımız, bu mücadele ve gelişme anlarını birer özgürlük anları olarak ifade etti. Aynı zamanda tüm yoldaşlarını sığdırdığı kocaman yüreği ile Apocu yoldaşlığın en seçkin örneklerinden biri olarak birlikte çalışma yürüttüğü tüm yoldaşlarında derin izler bıraktı. Bu nedenle yüreği her zaman savaş tünellerinde ve direniş mevzilerinde soykırımcı düşmana karşı savaşan yoldaşlarıyla oldu. Onları her an hissederek, büyük bir manevi güç aldı. Fakat kendisinin de bir YJA Star gerillası olarak direnişe katılması gerektiğini düşünen yoldaşımız, bunun için ısrarcı oldu.

Yoğun ısrarları sonucu Şehîd Delîl Batı Zap bölgesine geçmeyi başaran Ekin yoldaşımız savaş tünellerinde yürütülen destansı direnişe dahil oldu. Güven, Delîl ve Serxwebûnlardan direniş bayrağını devralan yoldaşımız bu yoldaşlarımız şahsında tüm şehitlerimizin anısını yaşatmak için durdurak bilmeden mücadele etti. Yaşamdaki moralli ve coşkulu katılımı ile birlikte mücadele ettiği tüm yoldaşlarına güç kaynağı olmasını başardı. Her anını düşmana vuracağı darbelerin yoğunlaşmasıyla geçiren Ekin yoldaşımız, eyleme gideceği anı sabırsızlıkla bekledi. 19 Mart 2024 günü düşmana ağır bir darbenin vurulduğu Şehîd Ciwan – Şehîd Andok Devrimci Operasyonu’na fedaice bir katılım sağlayan Ekin yoldaşımız son nefesine kadar savaşarak Rêber Apo ve şehitlerimize layık olmayı başararak şehitler kervanına katıldı.

3 Nisan 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me