Evîn yoldaşımız Kurdistan’ın direniş kenti Amed’te yurtsever bir ailede doğmuştur.
Ailesinin yurtsever, yakın çevresinden gerilla saflarına katılımların olması ve Amed gibi mücadelemizin en diri yaşandığı ve düşmana karşı onurlu bir duruşun gösterildiği bir ortamda büyümüş olması Evîn yoldaşımızın daha küçük yaşlardan itibaren Partimizi tanımasına neden olmuştur. Bundan dolayı çocukluğundan itibaren gerillanın kahramanlık hikayeleri ile büyümüş, düşmanın halkımıza yönelik soykırım politikalarına tanıklık etmiştir. Hem Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın kahramanca savaşının toplumumuzdaki etkilerini hem de düşman baskı ve katliamlarını iç içe yaşayan Evîn yoldaşımız kısa sürede belli bir bilinç düzeyine ulaşmıştır. Yaşanan yoğun savaşın ve verilen bedellerin nedenlerini sorgulayan Evîn yoldaşımız, Kurdistan’da insanca yaşamın mücadelesiz ve bedelsiz olamayacağını anlamıştır. Çünkü düşmanın halkımıza, soykırımdan ve onursuz bir yaşam dışında herhangi bir seçenek bırakmadığını görmüştür. Bunun için halkımızın yıllardır mücadele içerisinde olması, gerillanın büyük bir fedakarlıkla en zorlu koşullara rağmen özgürlük savaşında ısrar etmesi ve düşmana hiçbir şekilde taviz vermeyen bir duruşun sahibi olması Evîn yoldaşımızı hem etkilemiş hem de belli sorgulamalar yaşamasına neden olmuştur. Yaşadığı sorgulamalarda kendisinin de halkımızın bir ferdi olarak sorumluluklarının olduğunu, kendisini var eden halkımızın özgürlüğünü elde etmesinde kendisinin de payının olması gerektiğini düşünmüştür. Bu temelde arayışlarını daha da derinleştiren Evîn yoldaşımız yaşanan şehadetlerden de etkilenerek 2014 yılında gerilla saflarına katılmıştır.
Evîn yoldaşımız yaptığı değerlendirmelerde, katılımında belli bir bilinç düzeyinin yanında esas etkenin yaşadığı duygu yoğunluğu olduğunu belirtmiştir. Halkımızın ve özgürlük gerillasının en zorlu koşullar altında kahramanca sürdürdüğü mücadele karşısında en soylu duyguları taşıyarak kendisini borçlu hissetmesi Evîn yoldaşımızın ulaştığı duygu yoğunluğunun en açık ifadesi olmuş ve bu soylu duygularını bilinç düzeyine çıkararak tarihsel bir çıkış yapmıştır. Büyük bir heyecan ve coşku ile yer aldığı gerilla ve dağ yaşamını insanlığın özüne, doğaya ve kendine dönüş olarak belirten Evîn yoldaşımız, bin bir emek ve bedelle yaratılan PKK yaşamına layık olabilmek için eşsiz bir çabanın sahibi olmuştur. Öncelikli olarak daha önce yaşadığı kapitalist sistem yaşamının insanlığın özüyle bağdaşmadığı ve insan gerçekliğine aykırı olduğunu bilince çıkarmış ve bu yaşamın reddi ile yeni yaşama başlamıştır. Bu nedenle PKK yaşamına tüm sadeliği ile katılması, üzerindeki kapitalist ve erkek egemenlikli sistemin etkilerini tespit edip aşması daha kolay olmuştur. Hem kendisi derin bir yoğunlaşma yaşamış hem de kendisini yoldaşlarının değerlendirme ve eleştirilerine açık tutarak kişiliğinde önemli dönüşümler yaratmıştır. Her anını yoğunlaşarak, tartışarak ve çıkardığı sonuçları yoldaşlarıyla paylaşarak geçirmeyi esas alan Evîn yoldaşımız, yaşadığı her çelişkinin cevabını Önderlik felsefesinde bulmuştur. Bunun için Önderlik felsefesine daha fazla yoğunlaşması gerektiğine inanmış ve bu yönlü büyük bir çabanın sahibi olmuştur. Evin yoldaşımız, yaşamdan kopuk olmayan, yaşamın nasıl yaşanması gerektiğini en yalın bir biçimde ve insan hakikati çerçevesinde ele alan Önderliğimizin felsefesini okudukça daha fazla etkisi altına girmiştir. Özellikle Önderliğimizin kadın özgürlük sorununu tüm toplumsal sorunların temeline yerleştirmesini daha derinlikli anlamaya çalışmıştır. Anladıkça bir PKK-PAJK militanı olarak üzerine düşen görev ve sorumlulukların daha fazla ayırdına varmış ve daha fazla mücadele etmesi gerektiğine kanaat getirmiştir. Yine yaşanan yoğun savaş sürecine de bir YJA Star gerillası olarak cevap olması gerektiğinin bilincinde olmuştur. Bu temelde yaşadığı ideolojik yoğunlaşmanın yanı sıra askeri anlamda da yeni dönemin gerilla taktiğinde uzmanlaşması gerektiğini farkındalığıyla askeri eğitimlerine daha fazla ağırlık vermiştir. Yeni dönem savaş taktiklerimizin en önemlilerinden olan sabotaj taktiğinde eğitim alan ve bu alanda yoğunlaşan Evîn yoldaşımız eğitimini büyük başarı ile tamamlayarak pratik sahaya geçmiştir. Aldığı eğitimlerin sadece teoride kalmaması için her zaman eylem planlaması yapan Evîn yoldaşımız bu şekilde yaşanan savaş sürecine de cevap olabileceğini düşünmüştür. Uzun yıllar boyunca Garê ve Xakurkê alanlarında gerillacılık yapan Evîn yoldaşımız, gerillacılık ve savaş anlamında belli bir tecrübenin sahibi olmuştur. Bu süreçte özellikle Xakurkê alanında birçok eylemin içerisine girerek düşmana ağır darbelerin vurulmasını sağlamıştır.
Öncü bir YJA Star gerillası olarak tüm devrim görevlerine hazır olduğunu belirten Evîn yoldaşımız birçok yoldaşı gibi Bakurê Kurdistan’da gerillacılık yapmayı en büyük hayallerinden biri olarak belirlemiş ve bunu gerçekleştirmek için çok emek vermiştir. Kendisini ideolojik ve askeri anlamda yetkinleştirdikten sonra Gever alanına geçen Evîn yoldaşımız hem hayalini gerçekleştirmiş hem de düşmana karşı etkili bir mücadele yürüteceği fırsatı bulmuştur. Sömürgeci düşmanın halkımızı soykırımdan geçirmek için tüm imkanlarını seferber ederek geliştirdiği saldırılara karşı Apocu felsefeden aldığı inanç ve irade ile savaşan tüm yoldaşları gibi Evîn yoldaşımız da canla başla mücadele etmiş ve kendisi için verilen emeklere layık olmak istemiştir. Bu temelde Gever alanında düşmana karşı gerçekleştirilen birçok eylemde yer almış ve bu eylemlerle yılların intikamını almayı başarmıştır. Düşman saldırılarının her geçen gün daha da arttığı bir dönemde kendisinin de bir Apocu kadın militan olarak daha fazla mücadele etmesi gerektiğine inanmış ve her zamankinden daha aktif bir şekilde çalışmalara katılmıştır.
Evîn yoldaşımız bu temelde 19 Eylül 2022 günü düşmanla girilen çatışmada büyük bir irade ile yüzlerce düşman askeri ve kontraya karşı Aso yoldaşımızla birlikte destansı bir direnişin ardından şehadete ulaşmıştır. Halkımıza soykırımın dayatıldığı ve bunun için her gün Kurdistan Özgürlük Gerillası’na karşı tonlarca patlayıcı ile saldırıların geliştiği bir süreçte yoldaşlarını derinden hisseden ve onların mücadelesine cevap olmak isteyen Evîn yoldaşımız sürecin ruhuna denk bir duruşla savaşmış ve halkımızın özgürlük tarihindeki onurlu yerini almıştır.
Fedaice duruşları ve düşmana karşı her zaman eylem halinde olarak dönem görev ve sorumluluklarını yerine getiren, böylece Önderliğimize ve şehit yoldaşlarına layık olmayı en temel hedefleri haline getiren Aso ve Evîn yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
12 Ekim 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





