Gulbahar yoldaşımız Bedlîs’in Hîzan ilçesinde yurtsever ve Kürtlük değerlerine bağlı bir ailede doğdu.

Kalabalık bir aile içerisinde büyüyen yoldaşımız, aldığı aile terbiyesi ve ahlakı kişiliğini şekillendirdi. Aynı zamanda Kürtlük özellikleri ön planda olan ailesi nedeniyle dilini, kültürünü bilerek büyüdü. Gulbahar yoldaşımızın ailesi daha 1980’li, 90’lı yıllardan itibaren düşman baskılarına maruz kalması, ailede düşmana karşı bir duruşun ortaya çıkmasına neden oldu. Bundan dolayı bu değerli ailemiz kendilerini var eden değerlere daha fazla sarılarak, onları korudu ve yeni nesillere de aktarmayı başardı. Böylesi değerli bir aile ortamında büyüyen Gulbahar yoldaşımız, kuşkusuz bu değerlerden önemli ölçüde pay aldı. Fakat yoldaşımız genel toplumda var olan bazı zihniyet kalıplarına karşı her zaman sorgulayıcı oldu. Özellikle kadının toplumdaki konumu, yaşadığı kölelik statüsü Gulbahar yoldaşımızın daha küçüklükten itibaren dikkatini çekti, bu nedenle bazı çelişkiler yaşamasına neden oldu. İlk öğretmeni olan annesinin bir sohbet sırasında yılların verdiği tecrübelere dayanarak ettiği bilgece “Jin dara şikestî ye” sözü Gulbahar yoldaşımızın çelişkilerinin daha da derinleşmesine neden oldu. Annesini dile getirdiği acı gerçekliği yaşamının hiçbir anında unutmayan Gulbahar yoldaşımız, bu sözü kendisi için temel mücadele gerekçesi yaptı. Kadına dayatılan toplumsal rolü hiçbir zaman kabul etmeyen Gulbahar yoldaşımız, her zaman bu anlayışlarla mücadele etti. Fakat yürüttüğü mücadelenin bireysel kalması ve sonuçta yine erkek egemenlikli zihniyetin duvarlarına çarpması Gulbahar yoldaşımızın farklı arayışlara girmesine neden oldu. Üniversite okumak için gittiği Amed’de bu arayışlarının ve yaşadığı çelişkilerin cevabını bulmak için çabalayan Gulbahar yoldaşımız, burada devrimci yurtsever gençlikle tanıştı. Yaşamdaki temel çelişkisi kadın ile erkek arasındaki eşitsizlik ve kadın yaşamının erkekler tarafından belirlenmesi olan Gulbahar yoldaşımız tanıştığı Apocu gençlik sayesinde, burada yürüttüğü tartışmalardan bu çelişkilerinin cevaplarını almaya başladı. Önderliğimizin kadın özgürlüğüne dair çözümlemelerini, savunmalarını okudukça var olan çelişkilerini gidererek onları birer mücadele gerekçesi haline getirdi. Sonunda bir kadın olarak özgür yaşam alternatifini Önderliğimizle bulan yoldaşımız, büyük bir aşkla çalışmalara dahil oldu. Okudukça, kendisini geliştirdikçe daha fazla mücadele eden Gulbahar yoldaşımız, Kürtlük bilincini de daha fazla geliştirme imkanı buldu. Düşmanın halkımıza yönelik bütünlüklü bir saldırı geliştirdiğini ve sonuç olarak halkımızı soykırımdan geçirmek istediğini bilince çıkaran yoldaşımız, mücadelenin de bütünlüklü yürütülmesi gerektiğini düşündü. Bu temelde Gulbahar yoldaşımız 2009 yılında özgürlüğe susamış genç bir Kürt kadını olarak okuduğu üniversiteyi 3. sınıfta bırakarak yüzünü Kurdistan dağlarına döndü ve gerilla saflarına katıldı.

Gulbahar yoldaşımızın gerilla saflarına katılması ailesinde büyük bir etki yarattı ve diğer kardeşlerinin de mücadele saflarına dahil olmasına vesile oldu. Bu yönüyle daha devrimci yaşamının başından itibaren öncü bir konuma gelmeyi başardı. Gerilladaki ilk eğitimini Garê alanında alan yoldaşımız, daha sonra Qendîl alanına geçti. Burada belli bir süre pratik yürüten yoldaşımız, gerilla yaşamının tüm inceliklerini büyük istek ve heyecanla öğrendi. Yüksek özgüveni sayesinde hem çabuk öğrenen oldu hem de gerillada yeni olmasına rağmen öğreten oldu. Gerilla yaşamının zorluklarını istek, adanma ve amaca kilitlenme ile aşan Gulbahar yoldaşımız, asıl zorlukların insanların kendisine çizdiği sınırlar olduğunu ifade ederek, gerilla yaşamının hakikatini çok açık bir şekilde dile getirdi. Qendîl alanındaki istekli katılımı ile yoldaşlarının dikkatini çeken Gulbahar yoldaşımız, yoldaşlarına güven vermeyi başardı. Bu temelde daha çok tecrübeli yoldaşlarımızın bulunduğu özsavunma çalışmalarına dahil olmak üzere Gever alanına geçti. Bu alanda yaklaşık bir yıl kalan yoldaşımız, başarılı bir pratiğin sahibi oldu. Daha çok halkımızın örgütlenmesi çalışması yürüten yoldaşımız, duruşu, katılımı ve samimiyeti ile Gever halkımız tarafından sevilen, sayılan bir yoldaş oldu.

Devrimci Halk Savaşımızın ivme kazandığı 2012 yılında doğup büyüdüğü Garzan alanına bir özgürlük savaşçısı olarak dönen Gulbahar yoldaşımız, burada da katılımını sürekli yükselterek cevap olmak istedi. Şehitlerimizin bizlere emanet ettiği kutsal PKK yaşamının radikal ve yılmaz bir savunucusu olan Gulbahar yoldaşımız, örgütsel anlamda önemli bir mücadele süreci yaşadı. Garzan alanında özgün kadın örgütlülüğünün gerçekleştirilmesi gereken bir görev olarak ele alan Gulbahar yoldaşımız, bunu gerçekleştirmek için eşsiz bir emek ve çabanın sahibi oldu. Tim komutanı olarak görev yürüten yoldaşımız, gerillaya yeni katılan kadın yoldaşların eğitimleriyle birebir ilgilendi, onların Apocu özgürlük felsefesini yakından tanımlarını sağladı. Samimi yoldaşlığı ile birlikte çalışma yürüttüğü tüm yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazanmayı başaran Gulbahar yoldaşımız, yoldaşlarının bu sevgisine mücadelesini daha da büyüterek cevap oldu.

DAİŞ çetelerinin 2014 yılında halkımızın kazanımlarını ortadan kaldırmak ve halkımızı katliamdan geçirmek için Kobanê’ye saldırması üzerine Gulbahar yoldaşımız, tüm yoldaşları gibi bu çete saldırılarına karşı savaşmak istedi. Büyük bir istek ve ısrarla gittiği Kobanê alanında hemen savaş mevzilerindeki yerini alan yoldaşımız, kendisinde yarattığı Apocu irade ile çete saldırılarına karşı koydu. Taktik yaratıcılığı sayesinde çetelerin kırılmasını sağlayan ve Kobanê’nin adım adım özgürleştirilmesinde rol sahibi olan Gulbahar yoldaşımız fedailik çizgisindeki savaşıyla komutası altındaki yoldaşlarına güç kaynağı oldu. Yaşanan yoğun savaş sürecinde belinden yaralanan yoldaşımız, kısa sürede yarasını sararak mevzilerdeki yerini tekrar aldı. DAİŞ çetelerinin Kobanê’de yenilgiye uğratılmasından sonra görevini başarıyla yerine getirmenin verdiği gururla yüzünü bir kez daha Kurdistan dağlarına dönen Gulbahar yoldaşımız, Medya Savunma Alanları’na geçti.

Kendisi için temel mücadele alanı olarak seçtiği kadın özgürlük ideolojisinde derinleşmek için özgür kadın akademisi olan Şehîd Berîtan Akademisi’ne geçen Gulbahar yoldaşımız, burada bir grup kadın arkadaşı ile eğitim sürecine girdi. Gulbahar yoldaşımız eğitim sürecinde hem yaşadığı yoğun savaş pratiğini değerlendirme hem de özgürlük iddiası yüksek bir militan olarak kendisini kadın özgürlük çizgisi temelinde ele alma imkanı buldu. Eğitim sürecinde yaşadığı yoğunlaşmalarla kendisine engel olan kişilik özelliklerini aşma noktasında önemli adımlar atan yoldaşımız, ancak özgür bir kadın kişiliği ile öncü olunabileceğini bilince çıkardı. Gulbahar yoldaşımız, özgürlük mücadelemizde kadın yoldaşlarımızın büyük emekler vererek ve yeri geldiğinde de bedel ödemekten çekinmeyerek kazandıkları öncülük misyonunu kendi kişiliğinde de temsil etmeyi ilke düzeyinde ele aldı. 

Eğitimini başarı ile tamamladıktan sonra Bakûrê Kurdistan çalışmalarına dahil olan yoldaşımız, burada yaklaşık iki yıl boyunca muhabere çalışması yürüttü. Güven ve yüksek disiplin gerektiren bu çalışmada, katılım tarzındaki yaratıcılık ve yüksek temposuyla kısa sürede önemli başarılar elde etti. Bu çalışmada birçok konuya hakim olma imkanı bulan Gulbahar yoldaşımız, bunu öncü bir komutan olabilmek için fırsata çevirmesini başardı. Yaşanılan eksikliklerden ders çıkarmayı başaran Gulbahar yoldaşımız, yoldaşlarını geliştirip onların da birer Apocu militan olmalarını sağlamanın yöntemleri üzerinde detaylı bir yoğunlaşma süreci yaşadı. Sömürgeci Türk devletinin 2018 yılından başlayarak Heftanîn alanına saldırmaya başlamasıyla Gulbahar yoldaşımız da Heftanîn alanına geçti. Burada birçok değerli yoldaşıyla aynı mevzileri paylaşan Gulbahar yoldaşımız, düşman saldırılarına cevap verebilmek için yoğun bir eylemsel sürecin içine girdi. Özellikle hareketli gerilla timleriyle işgalcilere karşı birçok başarılı eylemin gerçekleştirilmesinde emek sahibi oldu. Askeri anlamda önemli bir tecrübesi olan Gulbahar yoldaşımız düşman karşı gerçekleştirilen birçok eylemde yer alarak dönem görevlerini yerine getirmeyi başardı. Cenga Heftanîn Hamlesi’ndeki başarıları nedeniyle birlikte mücadele ettiği yoldaşlarının saygı ve sevgisini kazandı. Daha sonra tekrar tekrar Bakurê Kurdistan çalışmalarına geçen Gulbahar yoldaşımız, bu sefer tüm yoğunlaşmalarını burası üzerine yaptı. Bakur gerillacılığında önemli bir tecrübesi ve birikimi olan yoldaşımız, düşmanın başta Önderliğimiz ve halkımız olmak üzere bir bütünen Hareketimize yönelik geliştirdiği topyekün saldırılarına Bakurê Kurdistan’da cevap olmak istedi. Bu amaçla özellikle yeni dönem gerillacılığının kişilik, tarz ve taktiğinde derinleşmek için Mahsum Korkmaz Akademisi’nde komutanlık eğitimi aldı. Akademi sürecinde birlikte eğitim gördüğü kadın yoldaşlarının sorumluluğunu da üstlenen Gulbahar yoldaşımız bir yandan kendisini Bakurê Kurdistan için hazırlarken, diğer yandan da yoldaşlarının gelişimi için emek ve çaba gösterdi. Bu süreçte yoldaşlık ilişkilerini, sorunlara müdahale tarzını, olay ve olguları ele alış biçimini daha da derinleştiren Gulbahar yoldaşımız, akademi ortamında çözüm gücü olmayı başardı.

Eğitimini başarılı bir şekilde tamamlayan Gulbahar yoldaşımız, Bakurê Kurdistan’a geçme hayalini gerçekleştirdi. Yeni görev alanı olan Mêrdîn’e bölge komutanlığı görevi ile geçen yoldaşımız, alana kısa sürede uyum sağlayarak çalışmalarına başladı. Daha önceleri gençlik ve özsavunma çalışmalarında kalması ve hem dağda hem de şehirde savaşmış olmanın verdiği tecrübe ve özgüvenle Mêrdîn alanında önemli çalışmalar yaptı. Başta kadın ve gençlerin örgütlenmesi olmak üzere halkımızın örgütlenmesinde emek sahibi olan Gulbahar yoldaşımız, Mêrdîn halkımızın saygısını kazanmayı başardı.

Yaptığı çalışmalar, yoldaşlık ilişkilerindeki derinlik ve kadın özgürlüğünde ulaştığı düzey ile tüm yoldaşlarını ve halkımızı etkileyen Gulbahar yoldaşımız, şehadeti ile de bizlere doğru mücadele çizgisini gösterdi. Gulbahar yoldaşımızdan aldığımız güç ve moral ile onun şahsında tüm şehitlerimize layık olacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.

21 Ağustos 2023

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me