Herekol yoldaşımız, Kurdistan’ın önemli direniş kentlerinden Gever’de yurtsever ve Kürtlük değerlerine bağlı bir ailede dünyaya geldi.
Ailesinin düşmanın tüm saldırılarına ve özel savaş yöntemlerine rağmen ısrarla ahlaki ve politik toplum değerlerini koruması sayesinde Herekol yoldaşımız da özüne bağlı bir şekilde yetişti. Çocukluğunun büyük kısmını Gever’de geçiren yoldaşımızın kişiliği burada oluştu. Toplumumuzun değerlerine bağlı büyüyen ve yurtseverlik kültürünü içselleştiren yoldaşımız, özgürlük mücadelemizi de Gever’de tanıdı. Gerillanın etkili olduğu ve düşmana karşı önemli eylemler yaptığı bir bölgede yaşamasından dolayı gerillaya büyük bir sempati duydu. Aynı zamanda düşman gerçekliğini de ilk olarak Gever’de tanıdı. Düşmanı önce halkımıza yönelik yaptığı baskı, işkence ve katliamlarla tanıyan yoldaşımız, daha sonra gitmek zorunda kaldığı devlet okulunda daha da yakından tanıdı. Düşmanın halkımızı soykırımdan geçirmek istediğini, bunun için yoğun ve çok yönlü saldırılar gerçekleştirdiğini bilince çıkaran yoldaşımız, çocukluktan itibaren düşmana büyük bir öfke duymaya başladı. Herekol yoldaşımızın ailesi yurtsever kimliğinden dolayı sürekli düşman baskısına maruz kalması nedeniyle İstanbul’a göç etmek zorunda kaldı. Bu nedenle 9 yaşından sonra Kurdistan’dan uzakta yaşamak zorunda kalan yoldaşımız; ülkemize, üzerinde doğduğu, büyüdüğü, kimliğini ve kişiliğini kazandığı topraklara büyük bir özlem duydu. Yaşamak zorunda kaldığı Türkiye metropolünde insanca yaşamanın dahi zor olduğunun farkına varan yoldaşımız, özünü korumak için yoğun bir çabanın içinde oldu. Ancak kendisini var eden değerleri koruyabildiği oranda kişiliğini, kimliğini koruyabileceğinin bilincinde olan yoldaşımız, İstanbul’da bunun imkanını bulamayınca tekrar Gever’e dönmeye karar verdi. Artık genç bir devrimci olan yoldaşımız, Gever’e döndükten sonra halkımızın tüm direnişçiliğine rağmen kapitalist sistem etkilerinin Gever’de de hakim kılınmaya çalışıldığına tanıklık etti. Soykırımcı sömürgeci Türk devletinin Gever’de özel savaş yöntemleriyle halkımızı mücadeleden koparmak ve özüne yabancılaştırmak istediğine şahitlik eden yoldaşımız, artık sistem içerisinde yaşamasının olanaksız olduğuna kanaat getirdi. Ailesinden ve yakın akrabalarından gerilla saflarına katılımların olması, partimiz PKK öncülüğünde halkımızın özgürlük mücadelesinin her geçen gün büyümesi ve Rêber Apo’nun özgürlük felsefesinin yeni bir yaşam olanağı sunmasından dolayı gerilla saflarına katılma kararlılığına ulaşan yoldaşımız, 2010 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek mücadele saflarına katıldı.
Kurdistan dağlarına ulaştıktan sonra aldığı eğitimlerle gerilla yaşamına güçlü bir başlangıç yaptı. Kapitalist sistem yaşamı ile gerilla yaşamının birbirinin zıddı olduğunu bilince çıkaran yoldaşımız, özgür yaşamı tanıdıkça daha fazla anlam vermeye ve derinden hissetmeye başladı. Geldiği sistem yaşamında önceliğin maddiyat, bireycilik ve çıkar ilişkileri olduğunun farkına varan Herekol yoldaşımız, gerilla yaşamının da daha çok maneviyat, komünalizm ve hiçbir bireysel çıkara dayanmayan kutsal yoldaşlık ilişkisine dayandığını gördü. Bu nedenle yaşama büyük bir aşk ve coşkuyla katılan yoldaşımız, kısa sürede yetkin bir gerilla oldu. Gerilla saflarında kalmanın sadece fiziki olmaması gerektiğini dile getiren Herekol yoldaşımız, mutlaka ideolojik olarak da netleşmenin sağlanması gerektiğini ifade etti. Gerilla yaşamının insana özgürleşme ve özüne dönme imkanı yarattığını dile getiren yoldaşımız, aldığı her nefeste özgürlüğü hissetti. Bu nedenle her anında kendisini eğitmeyi esas alan yoldaşımız, ulaştığı anlam derinliği ile Apocu militanlık yolunda önemli bir mesafeyi katetti.
Gerilla saflarına katıldığı sürecin 4. Stratejik Mücadele Dönemimizi ifade eden Devrimci Halk Savaşı Hamlemizin başladığı tarihe denk gelmesi ve gerillanın işgalci Türk devletine karşı hamle üzerine hamle gerçekleştirmesi, Herekol yoldaşımızın gerilla savaş taktiklerine büyük bir ilgi duymasına neden oldu. Bu temelde kendisini eğiten yoldaşımız, bir an önce düşmana etkili darbeler vurabileceği alanlara gitmek istedi. Bir süre Medya Savunma Alanları’nda kalan yoldaşımız, bu süreçte yaşama aktif katılımı, güçlü yoldaşlığı ve dürüst kişiliği ile tüm yoldaşlarının saygısını kazandı. Yaşamdaki bu militanca duruşu ve Bakurê Kurdistan’a gitmek için yaptığı ısrarlı öneriler sonucunda gerillanın kutsal mekanı Botan’a geçti. Botan’ın özgürlük mücadelemiz açısından öneminin farkında olan Herekol yoldaşımız, üstlendiği tarihi görevin bilinci ve ağırlığında oldu. Halkımıza karşı soykırım saldırılarının yürütüldüğü bir süreçte Botan’da mücadele etmeyi bir şans olarak değerlendiren yoldaşımız, bu temelde aktif ve sonuç alıcı bir katılımın sahibi oldu. Tez zamanda Botan ile bütünleşen yoldaşımız, Botan’da yetkin bir gerillacılık duruşu sergiledi.
Çetelerin halkımıza yönelik saldırı başlattığı bir süreçte halkımızın yardımına koşan ve çetelere karşı yürütülen fedaice mücadelede de yer alan Herekol yoldaşımız, burada birbirinden değerli birçok yoldaşıyla omuz omuza bir savaş yürüttü. Bu yoğun savaş sürecinde iki defa yaralanmasına rağmen mücadelesinden bir an bile geri durmadı. Çetelere karşı savaşta rolünü oynayan ve üzerine düşen sorumlulukları yerine getiren Herekol yoldaşımız, daha sonra tekrar Bakurê Kurdistan’a dönerek Özyönetim Direnişi’ne katıldı. Bir süre Amed’de kalan yoldaşımız, daha sonra bir görev için İstanbul’a geçti. Orada talihsiz bir şekilde düşmana esir düşen yoldaşımız, 7 ay boyunca zindanda kaldı. Burada da militanca duruşunu koruyan yoldaşımız, zindandan çıktıktan sonra tekrar Medya Savunma Alanları’na döndü. Yürüttüğü 5 yıllık pratik çalışmaların muhasebesini yapmak ve gerekli dersleri çıkarmak için ideolojik eğitim alan Herekol yoldaşımız, bu eğitim süreci ile birlikte önemli bir yoğunlaşma süreci yaşadı. Kendisini Önderlik felsefesinde derinleştirme ve Demokratik Modernite Gerillacılığı’nda yetkinleştirme imkanı bulan yoldaşımız, kişiliğinde önemli bir çıkış gerçekleştirdi. Aynı zamanda yeni dönem gerilla taktiklerinde de önemli bir derinleşme yaşayan yoldaşımız, dönem görevlerini yerini getirmek için kendisini her anlamda hazır hissetti. Bu temelde Medya Savunma Alanları’nın birçok bölgesinde mücadele yürüten yoldaşımız, düşman saldırılarına karşı geliştirilen tarihi direnişe öncülük eden Apocu fedai militanlardan oldu.
Herekol yoldaşımızın, yurtsever ailesinden katılımların olması, hem bir abisinin hem de bir kardeşinin kendisinden sonra gerillaya katılmış olması, mücadele azmini daha da büyüttü. Herekol yoldaşımız ve iki kardeşi, olan üç Apocu militan halkımızın özgürlük davasını zafere ulaştırmak için tüm yaşamlarını ve canlarını ortaya koydular. Kardeşliği kutsal yoldaşlık ilişkisine dönüştürüp omuz omuza vererek savaşan Geverli yurtsever ailemizin evlatları, Kurdistan Özgürlük Mücadelesi uğruna halkımızın ne denli büyük fedakarlıklar yaptığının en somut örneği oldular.
Soykırımcı sömürgeci Türk devleti karşı geliştirilen direnişte önemli bir savaş tecrübesi kazanan Herekol yoldaşımız, Bakurê Kurdistan’daki mücadelenin daha fazla büyütülmesi gerektiğine inandı. Savaşın Kurdistan’dan Türkiye metropollerine taşırılması gerektiğini düşünen yoldaşımız, bu temelde önemli bir yoğunlaşma süreci yaşadı, fikirlerini yoldaşları ve örgütümüzle paylaştı. Bu temelde yüzünü bir kez daha Bakurê Kurdistan’a dönen yoldaşımız, efsanevi komutanlarımız Egîd, Adil, Gulbahar, Gelhat, Bedran, Ferhat, Emgihan, Mahir, Birhat, Çekdar, Diljîn ve Hilaller’in mekanı olan Gabar’a geçti. Herekol yoldaşımız, halkımızın özgürlük davasının tarihi bir döneminde Gabar Eyalet Komutanlığı Üyesi olarak görev üstlendi. Bakurê Kurdistan’da mücadele etmenin büyük bir fedakarlık gerektirdiğinin bilincinde olan Herekol yoldaşımız, halkımızın onurlu bir yaşama kavuşması ve Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlamak için hiçbir fedakarlığı yapmaktan geri durmadı. Son yıllarda Şehîd Sara ve Şehîd Rûken ile başlayan, Şehîd Rojhat ve Şehîd Erdal ile zirveleşen Bakur’daki Apocu fedai çizginin takipçisi olmak ve işgalci Türk devletinden yaptığı katliamların hesabını sormak isteyen Herekol yoldaşımız, bu iddia ve kararlılığını son nefesine kadar sürdürdü.
Herekol yoldaşımız, 13 Temmuz 2024 günü Gabar’ın Kerboran alanında gerçekleşen yoğun düşman saldırıları sonucunda şehadete ulaştı. Zafer çizgisinde yürüyen Apocu militanların düşman karşısında asla baş eğmeyeceğini ve kahramanca savaşacağını pratiği ile bir kez daha kanıtlayan Herekol yoldaşımız, özgürlük gerillasının yenilmezliğinin timsali oldu. Zafer komutanlığındaki iddiası, güçlü, samimi yoldaşlığı ve özgürlük değerlerine olan sarsılmaz bağlılığıyla öncü bir militan olan Herekol yoldaşımız, her zaman mücadelemize yaşayacak, anısı bizlere rehberlik edecektir.
16 Temmuz 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





