İbrahim yoldaşımız, Êlih kentindeki koçer bir ailede dünyaya geldi.

Ailesi Didêrî aşiretinin Qîroyî koluna mensup olduğu için hem kadim koçerlik kültürünü, toplumsal ahlakını hem de yurtseverlik duygularını edinerek büyüdü. İbrahim yoldaşımızın aile çevresinden özgürlük mücadelesine katılımların olması, onu erken yaşlarda mücadele ile tanıştırdı. Büyük komutanımız Egîd (Mahsum Korkmaz), Sarı İbrahim (Ramazan Toptaş) gibi efsane komutanların çıkış yaptığı bir kentte büyümesi, İbrahim yoldaşımızın arayışlarına da yön verdi. Küçük yaşlardan itibaren gerilla olmanın hayalini kurdu ve o temelde büyüdü. Orta okula kadar okudu, ancak daha sonra asimilasyon merkezi olan okulları terk ederek bir emekçi olarak çalıştı. Dayısının oğulları Metin Şahin ve Zeki Şahin yoldaşların mücadeleye katılmaları ve daha sonra şehadete ulaşmaları İbrahim yoldaşımızda mücadele etme arayışına yol açtı. Önce yurtsever devrimci gençlik çalışmalarına katıldı, serhildanlarda yer aldı ve öncülük yaptı. Fakat ne yaparsa yapsın daima kendisini yetersiz gördü ve halkımızın özgürlüğü için hep daha fazlasını yapmaya çalıştı. Yürüttüğü mücadeleyi yetersiz görerek profesyonel ve fedai düzeyde mücadele etmek için 2013 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.

Garzan dağlarında gerillacılığa adım atan İbrahim yoldaş, hemşehrisi olan ve kendisine mücadele rehberi edindiği Sarı İbrahim (Ramazan Toptaş) yoldaşın ismini aldı. İbrahim yoldaşın izinden yürüyerek, mücadelesini sürdürerek, İbrahimî geleneğin soylu bir takipçisi oldu. Garzan’da kısa bir süre pratik yürüttükten sonra o süreçteki geri çekilme kararı temelinde Medya Savunma Alanları’na geçti. Medya Savunma Alanları’nda temel gerilla eğitimini aldıktan sonra pratik alana geçip sorumluluk aldı. Olgun, mütevazı ve emekçi bir kişiliğe sahip olan İbrahim yoldaşımız erkenden gelişme kaydetti. Emek, çaba ve mücadelesi ile kendisini hem ideolojik anlamda eğitip yetkinleştirdi, hem de pratik anlamda tecrübe kazanıp ustalaştı. Bu temelde yeni savaşçı eğitim okullarında komutan olarak görev aldı ve gerillaya yeni katılan yoldaşlarını eğitti. Candan ve içten yoldaşlığı ile Apocu ideolojiyi, PKK yoldaşlığını ve gerillanın anlamlı yaşamını yoldaşlarına hem anlattı hem de bizzat kişiliğinde somutlaştırarak gösterdi. Yoldaşlarına rehber, öncü ve komutan olmasını bildi. Yoldaşlarına emek vererek, onları geliştirerek, yetkinleştirerek ve büyüterek kendisini ve mücadeleyi büyüttüğünün farkındalığıyla büyük emek verdi. Kapitalist modernitede ve günümüz dünyasında insanların birbirini düşürerek, geriye iterek, zayıflatarak kendisini yaşatmaya çalıştığı insanlığın özüne karşı olan bu rezil gerçekliğe, yoldaşlarını büyüterek en büyük cevabı verdi.

‘’Her alanda profesyonelleşen güçlü bir militan olmak temel hedefimdir’’ diyen İbrahim yoldaş, bu iddiası temelinde profesyonel gerillacılığı öğreneceği ve kendisini daha da yetkinleştireceği eğitim ortamlarına katıldı. Bu eğitimlerde Şervan Varto, Bawer Colemêrg, Savaş Maraş ve Cumali Çorum gibi adını fedai komutanlıklarıyla tarihe nakşeden komutanlardan dersler aldı, engin tecrübeler edindi. İbrahim yoldaş aldığı eğitim, anlayış, bilinç ve taktik düzey ile pratiğe yöneldi. Medya Savunma Alanları’nın birçok yerinde ve farklı çalışmalarda sorumluluk üstlenip pratik yürüttü. Bu çalışmaların tümünde sorumluluk üstlendi, azimle çalıştı, büyük tecrübeler kazandı ve yer aldığı her çalışmayı başarıyla tamamladı. Bir derviş gibi yaşayan ve fedaice mücadele eden İbrahim yoldaş, tüm arkadaşları tarafından sevilen ve sayılan bir yoldaş oldu. PKK ortamına hesapsızca katılarak, emek vererek yaşamı ve yoldaşlarını güçlendirip güzelleştirdi. Bulunduğu her ortamda arkadaşlarını etrafında toplayan, onları motive eden, moral kazandıran, ölçüleri yükselten ve daha etkili mücadele etmeye sevk eden bir öncü oldu.

Edindiği büyük tecrübeler ile daima Bakurê Kurdistan’da gerillacılık yapma hayalini gerçekleştirmek isteyen İbrahim yoldaşın önerisi uygun görülünce Mêrdîn eyaletine geçti. Pratik alana giderken duygu, düşünce ve iddiasını şu sözlerle dile getirmişti: ‘’Fedailik gereken şeyi zamanında ve yerinde yapmaktır. Ne pahasına olursa olsun gerektiğinde canını da verecek, gerektiğinde yaşamayı da bilecek. Şehit Mazlum Doğan arkadaş, “unutmak ihanettir” diyor. Başta Önderliğimize, halkımıza, yoldaşlarımıza ve tüm değerlerimize yapılan saldırıların hesabını soracağımı belirtiyorum. Bir kez daha şehit olan tüm arkadaşların anısına intikam yeminimi yeniliyorum. Yoldaşlarıma bağlılığımı ancak intikamlarını aldığımda onlara layık olabilirim. Bunu tüm samimiyetimle belirtiyorum. Yürüttüğüm her çalışmada başarıyı kendime esas alıp yoldaşlarımın bana karşı olan güvenini, umudunu boşa çıkartmama çabası içinde olacağım. Son olarak söyleyeceğim; Önderliğe, halkımıza, şehitlere ve tüm yoldaşlara layık olacağımı belirtiyorum. An intikam anıdır, hesap sorma anıdır. Kendini feda eden fedailerin hiçbir kaygısı olmaz, kaybedeceği bir şey yoktur. Sadece başaramama kaygısı yaşar. Direnmek yaşamaktır, direndiğin kadar yaşarsın.’’

İbrahim yoldaşımız, gerçekten de özü, sözü ve pratiği aynı olan fedai bir derviş olarak yıllarca mücadele etti. Mêrdîn’de düşmana vurulan birçok darbede, etkili bir mücadelenin yürütülmesinde ve zafer bayrağının dalgalandırılmasında öncülük etti. Daima Apocu fedai ruhla düşmanı karşıladı ve fedailiği yaşamının her anına hakim kıldı. 10 Ekim günü Nurhak Dêrik yoldaşla birlikte Omeryan alanında girdiği çatışmada da büyük bir cesaretle işgalci orduya meydan okuyarak, düşmana ağır darbeler vurarak ve kayıp verdirterek şehadete ulaştı.

14 Ekim 2023

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me