Karker İsyan yoldaşımız Botan’ın direniş ve serhildan kenti Silopya’da yurtsever bir ailede doğup büyümüştür.

Her yurtsever Botan ailesinde olduğu gibi Karker yoldaşımızın değerli ailesi de çocuklarını Botan’ın kadim kültürüne ve yurtseverlik geleneklerine göre yetiştirmeyi birincil görevleri olarak bilmiştir. Düşmanın yıllardır uyguladığı soykırım politikalarına karşı halkımızın varlığını ancak kültüründe, dilinde ve kimliğinde ısrar ederek ve bu uğurda mücadele ederek koruyabileceğini çok iyi bilince çıkaran değerli ailemiz, bu anlamıyla tüm yurtsever Kurdistan halkının örnek alacağı bir aile olmuştur. Düşmanın tüm baskı ve tehditlerine rağmen halklı oldukları mücadelede ısrarcı olarak düşman karşısında asla boyun eğmemiştir. Bu direniş geleneklerini çocuklarına da aktarmayı bir borç bilen değerli ailemiz, halkımızın haklı direnişinde bedel vermeyi de her zaman göze almıştır. Botan’ın direniş kültürünü kişilik özellikleri yapan bu değerli ailemizden ilk olarak İsyan Karker – Xezal Kunur yoldaşımız 2013 yılında gerilla saflarına katılmış destansı bir yaşamın ve mücadelenin sahibi olarak Özyönetim Direnişi’nde doğduğu topraklarda halkımızın onurunu koruma savaşında kahramanca savaşarak şehadete ulaşmıştır. İsyan yoldaşımızın katılından bir sene sonra, yani 2014 yılında Karker İsyan yoldaşımız kardeşinin katılımından etkilenerek yüzünü kutsal Cûdî dağına dönmüş ve gerilla saflarına katılmıştır.

İlk gerillacılık eğitimlerini Cûdî alanında gören Karker yoldaşımız burada yoldaşlarının tecrübelerinden yararlanarak kısa sürede yetkin bir gerilla olmuştur. Daha sonra Medya Savunma Alanları’na geçen Karker yoldaşımız eğitimlerine burada da devam ederek gerilla savaşında uzmanlaşmıştır. Gerilla saflarında ilk olarak Kurdistan dağlarının muhteşem doğasına hayran kalmış ve etkilenmiştir. Yine Partimizin en temel ilkelerinden biri olan yoldaşlık ilişkilerindeki samimiyet ve dürüstlükten etkilenerek, kendisi de iyi bir yoldaş olmak için emek vermiştir. Bu anlamda sistemin üzerinde yarattığı etkilerden arınmayı esas almış, Botan’ın doğal kişilik özelliklerini kişiliğinde daha görünür kılmaya çalışmıştır. Sistemin etkilerinden kurtuldukça daha fazla kendisi olmuş, dolayısıyla daha fazla özgürleşmiştir. Yine Önderlik ideolojisini anlamaya ve bu ideoloji temelinde yaşamına yön vermeye büyük gayret göstermiştir. Bu çabasında başarılı olmak için yoğunlaşmalarını süreklileştirerek, bir yaşam tarzı haline getirmiştir. Kendisini halkımızın özgürlüğünden ve güvenliğinden sorumlu gören Karker yoldaşımız halkımıza yönelik çete saldırıları geliştiğinde hiç tereddüt etmeden halkımızın yanında yer alarak direniş mevzilerindeki yerini almıştır. Çetelere karşı verilen savaşta cesareti ve soğukkanlılığı ile tüm yoldaşlarına örnek olduğu gibi yüksek Apocu saldırı ruhu ile de öncülük yapmıştır. Savaştaki fedakarlığı ve emekçi özellikleri sayesinde tüm yoldaşlarına güç kaynağı olmuştur. Çetelere halkımıza yaptıkları katliamların hesabını sormak için birçok hamlede yer alan Karker yoldaşımız bu hamlelerde 2 kez yaralanmasına rağmen mücadele azim ve kararlılığından asla taviz vermemiş, şehit yoldaşlarının kendisine devrettiği mücadele bayrağını onlara layık olmanın derin bilinciyle taşımıştır. Bundan dolayı tüm yoldaşlarınca sevilen ve aranan bir yoldaş olmuştur. Karker yoldaşımız çetelere karşı verilen savaşta elde edilen zaferlerden sonra halkımıza karşı görevini başarılı ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmanın haklı gururu ile yüzünü tekrar özüne döndüğü, kendisi olduğu ve özgürleştiği Kurdistan dağlarına dönmüştür. İşgalci Türk devletinin tüm imkanlarını seferber ederek halkımızın özgürlüğünün teminatı olan Kurdistan Özgürlük Gerillası’na yönelik başlattığı saldırılara karşı savaşın en sıcak yaşandığı alanlara gitmek isteyen Karker yoldaşımız bu istemini gerçekleştirerek birlik komutanı görevi ile Zap alanına geçmiştir.

14 Nisan günü başlayan işgal saldırılarına karşı büyük bir moral ve heyecanla direniş mevzilerindeki yerini alan Karker yoldaşımız düşmana karşı geliştirilen birçok eylemin içerisinde yer alarak öncülük görevini yine başarılı bir şekilde yerine getirmiştir. Birlikte savaştığı yoldaşlarıyla savaş tecrübelerini paylaşan Karker yoldaşımız, özellikle yeni dönemin gerilla taktiklerinin zengin bir şekilde pratikleştirilmesi için yoğun bir çabanın sahibi olmuştur. Yeni dönem gerilla taktiklerine olan inancıyla düşmana karşı sürpriz eylemler geliştirmek isteyen Karker yoldaşımız, bunun için sürekli arayış içerisinde olmuştur. Bu istek ve arayışlarını pratikleştirme imkanı bulmuş ve düşmana ağır darbelerin vurulduğu bir çok eylemde yer alarak şehit yoldaşlarımızın anılarına doğru bir biçimde sahip çıkmayı bilmiştir. Yaşamındaki fedakar ve coşkulu kişiliğini savaş meydanına da taşımayı başaran Karker yoldaşımız Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesi’nin öncü komutanlarından biri olmuştur. 19 Temmuz 2022 günü gerçekleşen düşman saldırılarında şehadete ulaşan Karker yoldaşımız mücadelesiyle olduğu gibi şehadeti ile de biz yoldaşlarına öncülük yapmaya devam edecektir. Layıkıyla taşıdığı devrim bayrağını Karker İsyan yoldaşımız şahsında tüm şehitlerimize layık olmanın yüksek duyarlılığı taşıyacağımızın sözünü veriyoruz.

Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesine fedai tarzındaki katılımları ile düşmana ağır darbelerin vurulmasına öncülük yaparak sembolleşen değerli komutanlarımız Berfîn, Elîşêr, Nûman ve Karker yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, şehitlerimizin “Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan” hayallerini mutlaka gerçekleştireceğiz.

 10 Aralık 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me