Kemal Pir yoldaşımız Erzirom’un Qereyazî ilçesine bağlı Qeregivîj köyünde yurtsever bir ailede doğmuştur.
Ailesinin yurtsever yapısından kaynaklı daha küçük yaşlarda Partimizi tanımaya başlamıştır. Bundan dolayı yurtseverlik ve devrimcilik duyguları çocukluğundan itibaren gelişmeye başlar. Bir süre ailesinin yanında kaldıktan sonra okumak için Türk metropollerine giden Kemal yoldaşımız, sömürgeci Türk devletinin Kürt halkına olan bakışını daha iyi anlamaya başlar ve düşman gerçekliğini daha çıplak bir şekilde görür. TC devletinin halkımıza karşı düşmanca yaklaşımları ve halkımızı bir bütün olarak inkar etmesi, gelişen özgürlük arayışlarını da imha temelinde yok etmeye çalışması Kemal yoldaşımızı mücadeleye sevk eden temel etkenler olmuştur. Bu temelde ilk olarak 2005-2006 yıllarında gençlik çalışmalarıyla mücadele yaşamına adım atan Kemal yoldaşımız gün geçtikçe Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ni daha yakından tanımaya ve derinlikli anlamaya başlar. Tutarlı bir kişiliği olan Kemal yoldaşımız anladığını hemen pratiğe aktarmayı esas almıştır. Bunun için mücadele saflarında ne kadar derinleşmişse, mücadelesini de o kadar büyütmüştür. Fakat Kurdistan dağlarında mücadele eden yoldaşlarının izinden yürümek ve onlar gibi gerillacılık yapmak en büyük tutkusu haline gelmiştir. 2008 yılında bu hayalini gerçekleştirmek istemişse de ihtiyaçlardan dolayı tekrar şehir çalışmalarına dahil olmuştur. Düşmanın daha fazla hâkim olduğu şehirlerde büyük bir Apocu irade ile mücadelesini yürüten Kemal yoldaşımız profesyonelce hareket etmiş ve Türk metropolleri başta olmak üzere birçok şehirde düşmana ağır darbelerin vurulduğu eylemler gerçekleştirmiştir. Düşmanın halkımıza karşı gerçekleştirdiği işkence, katliam ve tutuklamaların hesabını her defasında sormuş ve bu anlamda halkımızın öz savunma bilincinin gelişmesinde önemli bir emeği olmuştur.
Kürt düşmanlığını her fırsatta gösteren faşist TC devleti, beynini ve yüreğini bu davaya adayan hakikat arayışçılarının önünü alamamakta ve onları hiçbir şekilde engelleyememektedir. Kemal yoldaşımız da faşist düşmanın, bu arayış ve mücadelesini engellemeye çalıştığı yoldaşlarımızdan biridir. İki kez TC zindanlarına tutsak edilmiş olsa da Kemal yoldaşımız düşmanın bu engelleme ve işkencelerine hiç aldırış etmeden mücadeleye daha sıkı sarılmış ve nerede olursa olsun Kurdistan halkının özgür yarınları için savaşını her geçen gün büyüterek daha güçlü yürütmeye devam etmiştir. En son 2014 yılında TC zindanlarından çıkar çıkmaz yönünü aktif mücadele alanları olan özgürlük saflarına, dağlara vermiştir. Artık şehirlerde başlattığı mücadelesini, ülkesinin yiğit ve cesur evlatları gibi Kurdistan dağlarında aktif bir şekilde devam ettirir.
Kemal arkadaşımız mücadeleye katıldığı ilk andan itibaren her çalışmaya büyük bir fedakarlıkla hesapsızca ve istekle koşmuş; sorumluluk bilinci ile eline aldığı her çalışmayı başarıyla gerçekleştirebilmenin mücadelesini vermiştir. İsmini büyük zindan direnişçilerinden ve partimizin önder kadrolarından olan Kemal Pîr’den alan Kemal yoldaş yaşamı boyunca hep Kemalce bir duruşun ve kişiliğin sahibi olmayı hedeflemiştir. Bu hedefine denk bir katılım sağlayacağı bilinci ve kararlılığı ile 2015 yılında Hêzên Taybet’e katılmış, Kemallerin fedai duruşunu kendinde yaşatmaya ve pratik kılmaya başlamıştır. Rêber Apo’nun ‘Yoldaşlık, temsil edilen hakikatten payını alabilmektir’ belirlemesini kendine esas alarak yaşayan Kemal arkadaşımız, mücadele yaşamı boyunca bu hakikatten payını almayı bilenlerden olmuş ve yoldaşlarında büyük bir maneviyat yaratmayı başarmıştır. Partimizin öncü kadrolarından Kemaller gibi o da partisi, amacı ve yoldaşları için her an canını vermeye hazır olan ve bu konuda hiç tereddüt yaşamayan bir yoldaşımızdı. Aynı zamanda, Kemallerin izinden yürürken onun gibi büyük bir komutan olmayı da hedeflemiş ve yeni dönemin öncü komutanlarından olmayı başarmıştır. Yaklaşık iki yıl boyunca Metîna alanında çalışma yürüten Kemal yoldaşımız çalışma tarzı ve temposuyla büyük başarılar elde etmiş, yoldaşlarının ve Partimizin kendisine olan güvenini boşa çıkarmamıştır. Önder Apo’nun bir fedaisi olarak Önderliğimizin üzerinde devam eden yoğun işkence ve tecrit durumunu hiçbir zaman kabul etmeyen ve bulunduğu ortamlarda bunun normalleşmesine izin vermeyen Kemal yoldaşımız, bu ağır işkence ve tecridin kırılarak Önderliğimizin fiziki anlamda özgürleştirilmesi için Bakurê Kurdistan’a gitmeyi önermiş ve bu önerisi için ısrarcı olmuştur. Fakat daha sonra Partimizin farklı ihtiyaçları için Medya Savunma Alanları’nda kalmış ve Apocu bir militana yakışır bir şekilde bulunduğu çalışmaya da dört elle sarılmış, başarılı olmak için fedakârca ve büyük bir emekle mücadele etmiştir.
Fedailer dergahının neferlerinden olan Kemal arkadaşımız her zaman fedaice yaşayabilmenin ve savaşabilmenin mücadele ve çabasıyla yürüyüşüne devam etmiştir. Partiye ilk adım attığı an’dan şehadete ulaştığı an’ a kadar Önder Apo ideolojisi ile yaşamayı kendine esas alarak beynini ve yüreğini de bu ideoloji ile büyütmüştür. Her anı da bir PKK‘li gibi yaşamayı bilerek bulunduğu her ortamda da bunu yaratmanın çabasını vermiş, bunu hem yaşayan hem de yaşatanlardan olmayı bilmiştir.
7 Eylül 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





