Botan alanı bağrından çıkardığı binlerce fedai ile her zaman özgürlük mücadelemize öncülük yapmış ve bu anlamda yurtseverliğinin gereğini yerine getirmiştir.
Botan halkımızın bu onurlu duruşu, tüm halkımıza moral ve güç kaynağı olmuş, halkımızın soykırımcı düşmana karşı direnişe geçmesine vesile olmuştur. Mem yoldaşımız da bu halk gerçekliği içerisinde şekillenen bir ailede doğmuştur. Ailesinin yurtsever olması nedeniyle Mem yoldaşımız daha küçüklüğünden itibaren mücadelemizi duymuş, gerillaya karşı hayranlık beslemiştir. Kendisi de birçok Kürt çocuğu gibi büyüyünce gerilla olmanın hayalini kurmuştur. Mem yoldaşımız birçok Kürt çocuğu gibi hızlı büyümek zorunda kalmıştır. Babasının yurtseverlik görevlerini yerine getirmesi nedeniyle düşmana esir düşmesi Mem yoldaşımızın düşman gerçekliğini tanımasını sağladığı gibi yaşamı da daha küçük yaşlarda tanımasına neden olmuştur. Babasının tutukluluk sürecinde ailesi ile birlikte Dîlok’a göç etmek zorunda kalan Mem yoldaşımız ailesinin geçimini üstlenmiş ve emek olgusuyla tanışmıştır. Emeği ile ailesinin geçimine katkıda bulunan Mem yoldaşımız emekle yaratılan değerlerin kutsallığına inanmıştır. Bunun için yaşamının her anını emekle yaratmış, kendisini emeği ile var etmiştir. Gençlik yıllarından itibaren Mem yoldaşımızın yüreğindeki gerilla olma sevdası daha da korlaşmıştır fakat daha kendisini gerilla yaşamına hazır görmemiştir. Daha sonraları bir festival için gittiği Herekol alanında tesadüfen bir yoldaşımızla karşılaşmış ve yaklaşık 2 saat süren bir tartışmadan sonra hem ikna olmuş hem de o yoldaşın verdiği emeğe saygı gereği 2015 yılında gerilla saflarına katılma kararı almıştır.
Gerillaya katıldıktan sonra yaklaşık 3 ay Botan alanında kalan Mem yoldaşımız burada yeni savaşçılar eğitimi almış, gerillacılığa dair ilk bilgi ve tecrübelerini burada, savaş ortamında edinmiştir. Daha sonra Heftanîn alanına geçmiş, burada birçok çalışmada yer almıştır. İlk olarak hareketli timlerin içerisinde yer almış ve gerillacılık tecrübelerini daha da artırmıştır. Düşmana karşı geliştirilen eylemlerde yer almış, militanlık görevlerini yerine getirmeye çalışmıştır. Bugün işgalci Türk ordusuna karşı verdiğimiz onur savaşımızın temellerini oluşturan tünellerin yapımına ilk olarak Heftanîn alanında başlamıştır. Daha sonra Garê alanına geçen Mem yoldaşımız burada da tünel yapım çalışmalarında yer almış ve kendisini her geçen gün geliştirerek bugün destanlar yazılan tünellerin proje ve yapımlarına dair önemli bir tecrübenin sahibi olmuştur. Yeni dönemin önemli savaş taktiklerinden olan tünel savaşlarına inancı tam olan Mem yoldaşımız, zaferin bu tünellerde kazanılacağına tüm içtenliği ile inanmıştır. Bunun için büyük bir moral ve coşku ile çalışmalara katılmıştır. Büyük bir emek ve fedakarlık gerektiren tünel yapımının yanı sıra kendisini ideolojik anlamda her geçen gün geliştirmiş, yoldaşlık ilişkilerini daha fazla güçlendirmiştir. Coşkulu, moralli ve mayasında yoldaşlık sevgisi olan kişiliği ile tüm yoldaşlarının yüreğinde yer edinmeyi başarmıştır. Günden güne kendisini yaratmayı ve fedailik çizgisinde bir katılımın sahibi olmayı başaran Mem yoldaşımız, bu katılımını Hêzên Taybet çalışmalarına dahil olarak daha da somutlaştırmıştır. Hêzên Taybet çalışmalarının öneminin ve misyonunun farkındalığıyla kendisi Önder Apo’nun özgürlük felsefesinde ve fedai şehitlerimizin oluşturdukları özgürlük çizgisinde derinleştirmiş ve yeni dönemin genç komutanlarından biri olmayı başarmıştır. Her anını fedailiğin gereklerini yerine getirebilmenin yoğunlaşmasıyla geçirmiş, fedailiğin öncelikle yaşamda yaratılacağına inanmıştır. Bunun için yoldaşlık ilişkilerinden, yaşamdaki militanlık duruşundan düşman saldırılarına karşı yaptığı yoğunlaşmalara kadar fedailiği bir yaşam biçimi haline getirmiştir.
Mem yoldaşımız düşman saldırılarının başladığı 14 Nisan gününden şehadete ulaştığı an’a kadar ki cesaretli duruşu ile etrafındaki yoldaşlarının cesaretlerine cesaret katmış, tüm yoldaşları için güç ve moral kaynağı olmuştur.
2 Kasım 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





