Munzur yoldaşımız düşmanın tüm baskı ve katliamlarına karşı hiçbir zaman onurlu yaşam duruşundan taviz vermeyen, bu uğurda büyük bedeller veren Cizîra Botan’da yurtsever bir ailede doğmuştur.

Ailesinden ve yakın çevresinden gerilla saflarına katılımların olması ve Cizîr gibi özgürlük mücadelemizin merkezlerinden birinde yaşaması nedeniyle doğal bir biçimde küçük yaşlardan itibaren partimiz PKK’yi tanımıştır. Düşmana karşı ilk serhildanın yaşandığı ve Binevş Egal gibi öncü halk militanlarına ev sahipliği yapan Cizîr’de büyümesi nedeniyle bu halk kahramanlarının yiğitlik hikayeleri ile büyümüş, her zaman onlara özenmiştir. Çocukluk yaşlarında daha çok duygusal temelli olan Parti bağlılığı gençlik dönemlerinden itibaren düşman gerçekliğinin farkına varması, partimiz PKK’nin bu düşman gerçekliğine karşı yürüttüğü mücadeleyi bilince çıkarması nedeniyle ideolojik bir bağlılığa evrilmiştir. Gençlik dönemlerinde kendisi gibi birçok arkadaşı ile birlikte belli boyutlarda mücadelenin içerisine girmiş, düşmanın halkımıza yönelik saldırılarına karşı öz savunmanın vazgeçilmezliğini anlamıştır. Bunun için oluşturulan öz savunma birliklerine dahil olmuştur. Daha bu birliklerdeki ilk günlerinden itibaren yüksek cesareti ve yaratıcı kişiliği ile birçok kritik çalışmaya dahil olmuş ve bu çalışmaları başarılı bir şekilde sonuçlandırmıştır.

Düşmanın Cizîr’de halkımıza karşı katliam gerçekleştirdiği dönemlerde farklı bir çalışma için farklı bir alanda bulunan Munzur yoldaşımız düşmana karşı direnen yoldaşlarının yanında bulunamamaktan büyük üzüntü duymuştur. Her zaman bu durumun etkisinde olmuş ve bu durumu daha fazla mücadele etmenin gerekçesi yapmıştır. Özyönetim Direnişi’nde birçok çocukluk arkadaşının şehit edilmesi, halkımıza karşı katliamların gerçekleşmesi Munzur yoldaşımızı daha fazla mücadelenin içine çekmiştir. Yine Rojava Özgürlük Devrimine yönelik saldırıların yoğun olması ve oradaki halkımıza karşı da katliamların gerçekleştirilmesi Munzur yoldaşımızın mücadele çizgisini belirlemiştir. Rojava’daki özgürlük güçlerine katılan Munzur yoldaşımız bu alanda uzun bir süre DAİŞ çetelerine karşı yürütülen savaşın içerisinde yer almıştır. Savaş sürecindeki aktif katılımı ile önemli bir pratik tecrübenin sahibi olmayı başarmıştır. Bu süreçte kendisini askeri anlamda olduğu kadar ideolojik anlamda da geliştirme imkanı bulan Munzur yoldaşımız, yakaladığı bu düzeyi soykırımcı Türk devletine karşı etkili bir mücadelenin zemini yapmak istemiştir. Bunun da en doğru mekanının Kurdistan dağları olduğunun farkına varmıştır.

Bu temelde 2020 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönmüş ve gerilla saflarına katılmıştır. Küçüklüğünden beri özlemini duyduğu Kurdistan dağlarına ulaşmanın verdiği büyük coşku ve heyecanla hızlıca dağ ve gerilla yaşamıyla bütünleşmiştir. Şehitlere olan büyük bağlılığını ve düşmana olan derin öfkesini en iyi örgütleyebileceği yer olarak gördüğü Hêzên Taybet çalışmalarına geçen Munzur yoldaşımız, burada aldığı eğitimlerle kısa sürede yetkin bir gerilla olmayı başarmıştır. Hêzên Taybet çalışmaları içerisinde potansiyelini daha iyi açığa çıkarmıştır. Özgürlüğü sürekli yeni hedefler belirleme ve bu hedeflere ulaşma olarak tanımlayan Munzur yoldaşımız, bu özgürlük yolundaki kararlı yürüyüşüyle her zaman en önde olmayı başarmıştır. Hiçbir şekilde başarısızlığa tahammül etmeyen kişiliği sayesinde başladığı her çalışmayı mutlaka başararak tamamlar, zorluklarla karşılaştığı dönemlerde de yüksek yaratıcı pratik zekası sayesinde mutlaka bir çıkış yolu bulan Munzur yoldaşımız, bu anlamda yoldaşlarına sonuna kadar güven veren bir katılımın sahibi olmayı başarmıştır. Bu yapısı bütün mücadele yaşamına yansımıştır. Mücadeledeki yüksek temposu ve etkileyici ve toparlayıcı tarzıyla bulunduğu her ortama rengini verebilen, belirleyici konumu ön planda olan, gelecek vadeden öncü bir komutan adayı olmuştur. Bundan dolayı tüm yoldaşlarınca sevilmiş ve değer görmüştür. Aldığı eğitim ve yaptığı derin yoğunlaşmalarla başta şehadete ulaşan çocukluk arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizin intikamını almak ve halkımızı hak ettiği özgürlüğe ulaştırmak için Bakurê Kurdistan’da sömürgeci Türk devletine karşı savaşmak istemiştir. 

Fakat düşmanın Medya Savunma Alanları’na yönelik işgal saldırıları geliştirmesi üzerine, direniş cephelerinde yer almak istemiştir. Bunun için sürekli çaba sahibi olmuştur. Yaşadığı derinlikli yoğunlaşmaları düşmana karşı eyleme geçirmek, özellikle savaş tünellerinde direnen yoldaşlarına destek olmak istemiştir. Fedailiği bir yaşam tarzı olarak benimseyen ve bunu yaşamının her anında yansıtmayı başaran Munzur yoldaşımız yine büyük bir cesaret, fedakarlık, duyarlılık ve yaratıcılık gerektiren bir görev için bulunduğu Girê Amediyê Direniş Alanı’nda gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşarak ölümsüzleşmiştir. Yoldaşları olarak Munzur yoldaşımızın bizlere devrettiği mücadelesini zafere taşıyacağımızı ve hayallerini mutlaka gerçekleştireceğimizin sözünü veriyoruz.

24 Ocak 2023

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me