Rojbîn yoldaşımız aslen Geliyê Zilan’lı bir ailenin ferdi olarak Agirî’de doğmuştur.

Sömürgeci Türk devletinin Geliyê Zilan’da binlerce insanımızı vahşice katletmesi Rojbîn yoldaşımızın ailesinin Türk devletine büyük öfke duymasına neden olmuştur. Rojbîn yoldaşımız daha küçük yaşlarından itibaren ailesinden Geliyê Zilan katliamına dair yaşanmış hikayeleri dinlemiş, düşmanın gerçek yüzünü bilinçaltına kazımıştır. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde şehadetleri ve katılımları olan böylesi değerli bir ailede doğmuş olmak Rojbîn yoldaşımızın da yaşam yürüyüşünü derinden etkilemiştir. Gençlik yıllarında, daha önceden bilinçaltına yerleşen düşman algısını daha somut görme ve tanıma imkanına kavuşmuştur. İşgalci Türk devletinin Kürt’ün inkarı üzerine kurulu felsefesini bugün farklı biçimlerde de olsa aynen devam ettirdiğini anlamak Rojbîn yoldaşımız açısından zor olmamıştır. Özellikle sistem okullarında bu gerçekliği daha net bir şekilde görmüştür. Yine düşmanın Kürt toplumsallığını tahrip etme temelinde geliştirdiği sahte namus algısının sonucu olarak gelişen kadını ikinci planda görme ya da kadının toplum içinde silikleştirilme çabalarına karşı duyduğu öfke Rojbîn yoldaşımızın kimi arayışlar içerisine girmesine neden olmuştur. Yaşadığı çelişkilerin yanında halkımızın özgürlük mücadelesinin her geçen gün daha da yakıcı olmaya başlaması nedeniyle Rojbîn yoldaşımız gençlik faaliyetleri içerisine girmiştir. Bir süre yer aldığı gençlik çalışmalarında onlarca Kürt gencinin bilinçlenip mücadele saflarına katılmalarına vesile olmuştur. Fakat her ne kadar başarılı bir çalışma yürütse de özgürlük tutkusunu dizginleyememiştir. Uzak olmadığı Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin arayışlarına, yaşadığı çelişkilere ve özgürlük tutkusuna cevap olabileceğine olan inançla 2013 yılında üniversiteyi bırakarak gerilla saflarına katılmıştır. Gerilla saflarına katıldıktan sonra aldığı temel eğitimden sonra kendisini geliştirmeye başlamıştır. Özellikle dağ yaşamı Rojbîn yoldaşımızın kendisini yeniden bulmasına neden olmuştur. Dağların dilini yeni yeni anlamaya ve doğa anayla bütünleşmeye başladığı dönemlerde ülkemiz Kürdistan’ın üzerine kara bir bulut gibi çöken DAİŞ faşizminin Şengal ve Kobanê’ye saldırması üzerine tutkuyla bağlı olduğu dağlardan halkımızın kazanımlarını korumak üzere Kobanê’ye geçmiştir. Kobanê’de DAİŞ çetelerine karşı kahramanca savaşmış ve yaralanmıştır. Buna rağmen özgürlük mücadelesinden taviz vermemiş, ısrarla en ön cephelere savaşmak için önerilerde bulunmuştur. Rojava alanında DAİŞ çetelerinin yenilgisine kadar birçok çalışmada yer almıştır. Yer aldığı her çalışmada yüksek temposu ve disiplinli çalışma tarzıyla örnek bir militan olmayı başarmıştır. Bu yönüyle tüm yoldaşlarına örnek olan Rojbîn yoldaşımız yeniden Kürdistan dağlarına dönmüş ve doğa anasıyla buluşmuştur. Askeri olarak yetkin bir gerilla olan Rojbîn yoldaşımız bir süre ideolojik eğitim almış ve kendisini PKK ve PAJK çizgisinde derinleştirmiştir. İşgalci Türk devletinin Medya Savunma Alanları’na yönelik başlattığı saldırılara karşı Zap alanına geçen Rojbîn yoldaşımız burada birçok eylemde yer almış ve düşmana ağır darbeler vurmuştur. İşgalci Türk devletinin son olarak Zap’a yönelik başlattığı saldırıları Kurojahro alanında karşılayan Rojbîn yoldaşımız burada da düşmana karşı geliştirilen birçok eylemde yer almıştır. 23 – 25 Mayıs günlerinde de düşmanla göğüs göğüse savaşmış ve birçok işgalciyi cezalandırmıştır. Yaşanan şiddetli çatışmalarda son nefesine kadar fedai bir şekilde savaşan Rojbîn yoldaşımız şehadete ulaşmıştır. Kürt kadının düşman işgallerine karşı üstlendikleri tarihi misyona denk bir duruşun sahibi olan Rojbîn yoldaşımızın anısını mücadelemizde yaşatacağımızın sözünü veriyoruz.

4 Haziran 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me