Rustem yoldaşımız Wan’ın Westan ilçesinde yurtsever, Kürt kültür ve geleneklerine bağlı bir ailede dünyaya geldi.
Ailesinden aldığı toplumsal ahlakla büyüyen Rustem yoldaşımız, tüm yaşamı boyunca bu kültür ve ahlaka bağlı yaşadı. Rustem yoldaşımızın partimiz PKK ile tanışması 90’lı yılların ortalarından itibaren Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın köylerine gidip gelmesiyle oldu. Bu yıllarda gördüğü gerilla gruplarından ve bu gruplardaki gerillaların yaşam duruşlarından etkilenen yoldaşımız gerillaya karşı büyük bir sempati duydu. Aynı yıllarda ablası Bahar yoldaşımızın gerilla saflarına katılması Rustem yoldaşımızın gerillaya tüm varlığı ile bağlanmasına neden oldu. Artık Rustem yoldaşımız için gerilla kutsal ve ulaşılması gereken bir amaç oldu. Yıllar geçtikçe gerillaya olan sevgisi büyüyen Rustem yoldaşımız, gerilla yaşamını ve mücadelesini yaşamının temel gündemi haline getirdi. Kurdistan’da yaşayan her Kürt gibi düşman gerçekliğini yaşayarak öğrenen Rustem yoldaşımız, erkenden düşmanın halkımıza yönelik soykırım siyasetini bilince çıkardı. Bu nedenle Türk okullarının kendisine verebileceği bir şeyinin olmadığını düşünerek yarıda bıraktı. Erken yaşlardan itibaren ailesinin geçimine katkıda bulunmak için Türkiye metropollerine çalışmaya başlayan yoldaşımız burada Türk devletinin ve onun zihniyeti ile yetişmiş insanların Kürt halkına bakışını daha derinden anladı. Fakat hiçbir zaman düşmanın baskı ve işkencelerine boyun eğmeyen yoldaşımız, düşmanın tüm baskılarını birer mücadele gerekçesi haline getirmeyi başardı. Ablası Bahar yoldaşımızın 2011 yılında Amed bölgesinde şehadete ulaşması, Rustem yoldaşımızı derinden etkiledi. Yıllarca görmeyi hayal ettiği ablasının Türk devletiyle yaşanan çatışmalarda şehadete ulaşması, Rustem yoldaşımızın düşmana olan öfkesini daha da biledi. Aynı zamanda halkımızın, yoldaşlarımızın Türk devleti tarafından namertçe şehit edilmesi ve 2014 yılında Türk devletinden destek alan DAİŞ çetelerinin Rojava ve Şengal’deki halkımıza yönelik soykırım saldırıları gerçekleştirmesi, Rustem yoldaşımız için birer katılım gerekçesi oldu. Yaşadığı derin yoğunlaşmalarla yüzünü Kurdistan dağlarına dönen Rustem yoldaşımız ablası Bahar yoldaşımızın silahı kaldırarak mücadelesini devraldı.
Feraşîn bölgesinden gerilla saflarına katılan Rustem yoldaşımız, buradan Medya Savunma Alanları’na geçti. Metîna bölgesinde ilk eğitimini alan yoldaşımız, aldığı eğitimle dağ ve gerilla yaşamının tüm detaylarını kısa sürede öğrendi. Doğa ile iç içe büyümesi nedeniyle dağ yaşamına uyum sağlamakta zorlanmayan Rustem yoldaşımız, coşkulu ve heyecanlı bir katılımın sahibi oldu. Aynı zamanda yoldaşlarının da gerilla yaşamına uyum sağlaması için emek veren yoldaşımız daha gerillacılığının ilk günlerinden itibaren inisiyatifli ve girişken katılımı ile dikkat çekti. Eğitim sürecinde gerilla savaş tarzının genel ilkelerini ve Önderlik felsefesini öğrenen Rustem yoldaşımız, öğrendiklerini yaşamda uygulamak için hep çaba sahibi oldu. Bu anlamda önemli bir emeğin sahibi oldu. Eğitim sürecini tamamladıktan sonra yine Metîna bölgesinde pratik faaliyetlere katılan yoldaşımız, uzun bir süre burada kaldı. Metîna’da güven ve ideolojik duruş gerektiren çalışmalarda yer alan Rustem yoldaşımız bu süreçteki katılımı ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan oldu. Her geçen gün kendisini geliştiren ve yaşanan yoğun savaş daha aktif ve sonuç alıcı bir şekilde katılmak isteyen Rustem yoldaşımız partimiz PKK’nin önem verdiği kritik çalışmalarda yer aldı. Bilgisi, merakı ve ideolojik yetkinliği sayesinde bu çalışmalarda başarılı bir katılımın sahibi olan yoldaşımız, birçok farklı bölgede görev yürüttü.
Soykırımcı Türk devletinin, 2021 yılından itibaren Medya Savunma Alanları’na yönelik geliştirdiği tasfiye amaçlı saldırılara cevap olabilmek için tekrar Metîna bölgesine geçen yoldaşımız, burada düşmana karşı geliştirilen birçok eylemde yer aldı. Yeni dönem gerilla taktiklerinde yakaladığı uzmanlık düzeyi ile düşmana karşı birbirinden farklı taktiklerle yönelen ve düşmana ağır darbelerin vurulmasını sağlayan Rustem yoldaşımız, bu eylemlerle savaş tünellerinde savaşan yoldaşlarının yükünü hafifletmeyi başardı. Gerçekleştirdiği birbirinden başarılı eylemlerden sonra Girê Ortê’deki savaş tünellerine geçen yoldaşımız, aktif katılımını burada da sürdürdü. Savaşın önceden yapılan hazırlıklarla kazanılabileceğinin farkında olan Rustem yoldaşımız, tünellerinin geliştirilmesinden birçok altyapı çalışmasına kadar yaşamın her anında yer aldı, emek verdi. Katılım tarzıyla yoldaşlarına güven aşılayan yoldaşımız, düşman saldırıları başladığında daha da coşkulu ve moralli bir katılım sağladı. Düşman yönelimlerinin en fazla olduğu süreçlerde morali ile yoldaşlarını motive ederek Apocu militanların mücadeleden geri adım atmayacağını düşmana bir kez daha gösterdi. Savaş tünellerinde fedaice savaşılarak yaratılan direniş mirasının ardılı olarak mücadelesini her geçen gün daha da büyüten Rustem yoldaşımız, düşmanın her türlü kirli yöntemi kullanmasına rağmen duruşundan hiçbir şekilde taviz vermedi. Bütün tekniğini kullanmasına rağmen Rustem ve beraberindeki yoldaşlarımızın iradesini kıramayan soykırımcı Türk devleti en iyi bildiği alçakça yöntem olan kimyasal silah ve taktik nükleer bomba ile yoldaşlarımızın bulunduğu savaş tünelini yoğun bir şekilde bombaladı. Yaşanan bombalama ve patlamalarda son nefesine kadar direniş kültüründen taviz vermeyen Rustem yoldaşımız kahramanca şehadete ulaştı. Doğal ve sade kişiliği ile Apocu militan özelliğiyle tüm yoldaşlarının yüreğinde yer edinen Rustem yoldaşımızın anısı her zaman mücadelemizde yaşatılacaktır.
30 Ocak 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





