Şevger yoldaşımız Kuzey Doğu Suriye’nin Arap, Kürt ve Çerkes halklarının ortak yaşadığı Minbic kentinde yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir.

Uzun süre BAAS Rejimi ve DAİŞ çetelerinin yoğun baskısı altında kalan Minbic kenti, yıllarca öz değerlerinden koparılmak istendi. Buradaki halkımız tüm baskılara rağmen kültürlerinden ve kendilerini var eden değerlerden taviz vermeden direnmesini başarmışlardır. Önder Apo’nun özgür yaşama dayalı felsefesini kendilerine rehber edinen Suriye Demokratik Güçleri Minbic kentini DAİŞ çetelerinden kurtardıktan sonra buradaki halkımız özgürlüğüne kavuşmuştur. Şevger yoldaşımız da yaşanan savaş sürecinde Kürdistan Özgürlük Hareketi ile tanışmış ve hemen katılma kararı vermiştir. İlk başlarda Önder Apo ve partimiz PKK’yi tam olarak tanımasa da Önder Apo’nun paradigmasıyla gelişen Kuzey-Doğu Suriye Özgürlük Devrimi’nin açığa çıkardığı gelişmelerden etkilenmiştir. Bunun için devrimin kaynağını öğrenmek istemiştir. Kısa bir süre devrim çalışmalarında kaldıktan sonra yüzünü Kürdistan dağlarına dönmüş ve gerilla saflarına katılmıştır. Gerilla saflarına katıldıktan sonra Önder Apo ve PKK’yi daha fazla tanıma çabasında olan Şevger yoldaşımız eğitimlerine çok önem vermiştir. Eğitime ve yaşama karşı çok duyarlı olan Şevger yoldaşımız merakı ve heyecanı ile kısa sürede büyük bir gelişme kaydetmiştir. Şevger yoldaşımız insan gelişiminin sınırının olmadığına inanmış, her anını kendisini geliştirmek için yoğunlaşarak geçirmiştir. Yaşadığı derin yoğunlaşmalardan sonra Hêzên Taybet örgütlemesine dahil olmak istemiştir. Önerisi kabul edildikten sonra Önderlik paradigmasının ilkelerini kişiliğinde oluşturmak için sürekli okuyan, araştıran, yoldaşları ile tartışan Şevger yoldaşımız hesapsız bir katılımın sahibi olmuştur. Hêzên Taybet’e geldikten sonra hedefini Önderlik paradigmasını yaşamsallaştırmak ve Önderliğin fiziki özgürlüğünü sağlamak olarak belirlemiş, özü ve sözü bir olan bütünlüklü bir militan olmayı başarmıştır. Şevger yoldaşımız emekle büyümüş, Parti saflarına katıldığında da emeği ile kendini var etmiştir. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle her işe koşturan ve yaptığı her çalışmada da başarıdan başka bir ölçüyü kabul etmeyen Şevger yoldaşımız bu özelliği ile tüm yoldaşlarının saygısını kazanmıştır. Özlü, sade, çocuksu masumiyeti ve temizliği ile yaşama katılan Şevger yoldaşımızın gözlerindeki pırıltısı adeta zafere olan inancını gösteriyordu. Tünel savaşları taktiğine yürekten inanan Şevger yoldaşımız bu savaş taktiğinin başarısı için gece gündüz demeden sürekli bir çaba içerisinde olmuştur. Bu çabaları önemli sonuçlar açığa çıkartıp güçlerimizin mevzilenmesini güçlendirmiştir. Savaş tünellerini inşa sürecinde yaşanan bir kaza sonucunda ağır yaralanan Şevger yoldaşımız, yapılan tüm müdahalelere rağmen şehadete ulaşmıştır. Tünel tarzı savaş taktiğine her hücresiyle inanan ve bunun için gece gündüz demeden emek veren değerli yoldaşımız Şevger’in şehadeti biz yoldaşları için acı ve ağır olsa da Şevger yoldaşımızın düşmanı savaş tünellerinde bozguna uğratma hayalini mutlaka gerçekleştireceğiz. Tüm yoldaşlarının yüreğinde yer edinmesini başaran Şevger yoldaşımızın şehadeti biz yoldaşları için daha fazla mücadele etme ve düşmandan intikam alma gerekçesi olmuştur.

PKK’nin yaşayan özü fedailiği en duru haliyle yaşayarak dönem görevlerini ve sorumluluklarını yerine getiren Sîdar, Mordem, Serbest ve Şevger yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever halkımıza başsağlığı diliyor, şehitlerimizin ortaya çıkardığı değerler etrafında daha fazla kenetlenmeye ve mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.

16 Nisan 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me