Soro yoldaşmız, Şirnex’in Qilaban ilçesinde kadim Goyî aşiretine mensup bir ailede dünyaya gözlerini açtı.

Henüz çocukken soykırımcı Türk devletinin köylerini yakması sonucu ailesi ile birlikte İstanbul’a göç etmek zorunda kalan yoldaşımız, burada büyüdü. Düşmanın köy yakma ve boşaltmalarla ulaşmak istediği Kürt soykırımına karşı metropollere göç eden tüm halkımız gibi Soro yoldaşımızın ailesi de bu gerçekliğin farkındalığıyla Kürt kültür ve geleneklerine dört elle sarılarak ve bunu çocuklarına da aktararak, düşmanın soykırım siyasetine cevap verdi. Bu nedenle Soro yoldaşımız ülkemiz Kurdistan’dan binlerce kilometre uzakta olmasına rağmen özüne bağlı bir şekilde büyüdü. Yakın akrabalarından Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına birçok katılımın ve şehadetin olmasından dolayı yoldaşımız, küçük yaştan itibaren mücadelemizi tanıdı. Özellikle Kurdistan gerillasının işgalci Türk ordusuna karşı fedaice savaşması ve özgürlük tohumlarını Kurdistan’ın dört bir yanına serpmesi Soro yoldaşımızı derinden etkiledi. Bu nedenle mücadelemize büyük bir sempati duydu. Gençlik dönemlerinden itibaren düşman gerçekliğini daha fazla bilince çıkaran Soro yoldaşımız, özellikle köylerinin yakılması ve ülkemiz Kurdistan’dan uzakta yaşamak zorunda kalmasından dolayı düşmana büyük bir öfke duydu. Öfkesini mücadele gerekçesi yaparak düşmana en anlamlı cevabı verebileceğinin farkında olan Soro yoldaşımız bu temelde devrimci, yurtsever gençlik faaliyetlerine başladı. Bu çalışmalardayken düşman gerçekliğini daha fazla bilince çıkaran yoldaşımız, her geçen gün mücadelesini daha da büyüttü. Kendisi gibi metropollere göç etmek zorunda kalan birçok Kürt gencinin bilinçlenip, mücadele saflarına katılmasında önemli bir çaba ve emeği oldu. Bu anlamda yurtseverlik görevini eksiksiz yerine getiren yoldaşımız, düşmanın başta Roboskî olmak üzere birçok yerde halkımıza karşı katliamlar gerçekleştirmesi üzerine mücadelesini daha da büyütme kararlılığına ulaştı. Bunun da ancak Kurdistan dağlarında gerilla saflarına katılmaktan geçtiğinin bilincinde olan Soro yoldaşımız; halası Miskê, dayısı Xalit Goyî – Kutas Ürper, amcasının oğlu Dijwar Goyî – Sami Piranoğlu ve binlerce şehidimizin intikamını alma kararlılığıyla 2013 yılında gerilla saflarına katıldı.

Gerillaya Mêrdîn bölgesinden katılan Soro yoldaşımız ilk eğitimini de buradaki yoldaşlarından aldı. Yoldaşlarının askeri, ideolojik birikim ve tecrübelerinden faydalanan yoldaşımız, yetkin bir gerilla olabilmek için büyük bir çabanın sahibi oldu. Bu çabaları yoldaşlarınca takdirle karşılanan Soro yoldaşımız kısa sürede tüm yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazandı. Ailesinden aldığı terbiyeyi Apocu ilkelerle harmanlamasını başaran yoldaşımız, olgun, dürüst ve samimi kişiliği ile öne çıktı. Mêrdîn alanında kısa bir süre pratik yürüten yoldaşımız, DAİŞ çetelerinin Rojava’daki halkımıza saldırması ve katliamlara girişmesi üzerine büyük bir ısrarla Rojava alanına geçti. Burada sürdürülen direnişe katılan Soro yoldaşımız, bir yandan savaşın yoğunca yaşandığı alanlarda halkımızın kazanımlarını savunurken diğer yandan da kendisini askeri sanatta geliştirmeyi sürdürdü. Rojava’da çetelere karşı geliştirilen destansı direnişte fedaice savaşarak şehadete ulaşan yoldaşlarına zafer sözü veren Soro yoldaşımız her anını mücadeleyi büyütmeye adadı. Yine DAİŞ çetelerinin Şengal’deki Êzidî halkımıza yönelik saldırısı geliştiğinde Şengal’e geçen ilk gruplardan oldu. Beraber hareket ettiği yoldaşlarıyla birlikte çetelere müdahale eden Soro yoldaşımız, binlerce insanımızın katliamdan kurtulmasında rol oynadı. Rojava’da bulunduğu süreçlerde yaşanan çatışmalarda iki kez yaralanan yoldaşımız, bunu daha fazla mücadele gerekçesi yaptı. Rojava ve Şengal’deki görevlerini başarılı bir şekilde yerine getiren Soro yoldaşımız daha sonra yarın kalan gerillacılık hayalini gerçekleştirmek üzere 2015 yılında yüzünü tekrar Kurdistan dağlarına döndü.

İlk olarak Zap bölgesine geçen yoldaşımız burada Şehîd Mehmed Goyî Akademisi bünyesinde verilen askeri eğitimlere katılarak kendisini gerilla savaş sanatında yetkinleştirmek istedi. Eğitim sürecini başarılı bir şekilde tamamlayan Soro yoldaşımız aynı alanda pratik yürütmeye başladı. Düşmanın 2015 yılından itibaren Hareketimize yönelik topyekün saldırı başlatması üzerine gelişen operasyonları Zap alanında karşılayan yoldaşımız, cesaretli ve kararlı duruşuyla düşmana ağır darbelerin vurulmasında emek sahibi oldu. Zap’ın Şehîd Rustem, Geliyê Zap, Kurojahro, Çiyayê Reş ve Ertuş alanlarında kalan Soro yoldaşımız, buralarda gelişen düşman saldırılarına etkili darbeler vurmayı başardı. Yaşanan savaş sürecinde vücudunun farklı yerlerinden yaralanan yoldaşımız, bu yaralanmaları kendisine engel yapmayarak daha fazla mücadele gerekçesi yaptı. 2017 yılına kadar Zap bölgesinde kalan Soro yoldaşımız; emekçi, fedakar ve cesareti ile birlikte mücadele ettiği tüm yoldaşlarının yüreğinde yer aldı. Yoğun savaş sürecinde yaşanan şehadetlere, Rêber Apo’nun emsalsiz emeğine ve halkımızın özgürlük istemlerine ancak fedailik çizgisinde bir mücadele ile layık olabileceğini düşünen Soro yoldaşımız, bunu en doğru Hêzên Taybet çalışmalarında başarabileceğini ifade etti. Bu temelde 2017 yılında Hêzên Taybet çalışmalarına dahil oldu.

Hêzên Taybet çalışmalarında aldığı eğitimlerle kendisini halkımızın bir fedaisi olarak geliştirmek isteyen Soro yoldaşımız, bunun için kendisini askeri ideolojik olarak yetkinleştirmesi gerektiğini düşündü. Ancak kendisini tamamen devrime adarsa fedaileşebileceğini ifade eden yoldaşımız, bu düşüncesini yaşamının her anında pratikleştirdi. Bu nedenle de tüm yoldaşlarının sevip saydığı bir militan oldu. Fedailiğin aynı zamanda Rêber Apo felsefesinin yılmaz savunuculuğu olduğunu ifade eden yoldaşımız, tüm hücrelerine kadar kendisini örgütleyerek, Apocu ilkelerin koruyuculuğunu yaptı. Hêzên Taybet çalışmaları kapsamında çeşitli görevlerde yer alan Soro yoldaşımız Medya Savunma Alanları’na yönelik düşman saldırılarının boyutlanması üzerine 2021 yılında daha önce pratik yürüttüğü Zap bölgesine geçti. Düşmanın tasfiye konseptine karşı fedaice direnerek ve savaşarak cevap olmak isteyen yoldaşımız Zap’da düşmana ağır darbelerin vurulduğu birçok eylemde yer alarak iddiasını pratikleştirdi. Düşmanın Zap ve Avaşîn’deki yoldaşlarına yönelik insanlık dışı bir şekilde kimyasal silahlar kullanması Soro yoldaşımızın düşmana olan öfkesini daha da büyüttü. Bu temelde öfkesini daha fazla mücadele gerekçesi yapan yoldaşımız, Zap’ın direniş kalesine dönüştürülmesinde önemli bir emeğin sahibi oldu. Zap’da bulunduğu süreçlerde görevini en iyi şekilde yapmak için çabalayan Soro yoldaşımız, bir an bile tereddüt etmeden düşmanın üzerine korkusuzca yürümeyi bildi. 10 Haziran 2022 günü Zap’a bağlı Saca alanında gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşan Soro yoldaşımız her zaman mücadele gerekçemiz olacaktır.

5 Mayıs 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me