Tekoşer yoldaşımız aslen Amed’in Farqîn ilçesinden olan yurtsever bir ailenin ferdi olarak Adana’da doğmuştur.
Ailesinin düşman baskılarından dolayı Türkiye metropollerine göç etmesi sebebiyle Kürdistan’dan uzakta büyümüş, fakat kendisini var eden değerlerden hiçbir zaman kopmamıştır. Yaşadığı bölgede düşmanın Kürt soykırımını gerçekleştirmek için uyguladığı politikaları yakından gören ve şahit olan Tekoşer yoldaşımız böylece düşman gerçekliğini bilince çıkarmıştır. Halkımıza soykırımı dayatan faşist zihniyetle ancak silahlı mücadele yürütülerek özgürlüğün elde edilebileceğine inanarak gerilla saflarına katılmıştır.
Gerilla saflarına katılımında bilinç boyutu daha fazla ön planda olan Tekoşer yoldaşımız bu bilinç düzeyini daha da geliştirerek Apocu felsefede derinleşmiştir. Yaşadığı derinleşmeyi yaşamının her anına yansıtmayı başararak, yaşam içerisinde öncü bir komutan olmuştur. Kürdistan’ın birçok alanında gerilla mücadelesi yürüten ve yoğun savaş pratikleri içerisinde kalan Tekoşer yoldaşımız birçok defa yaralanmıştır. Yaralanmasını kendisi için daha fazla mücadele etme gerekçesi haline getirerek Apocu fedai çizginin yılmaz bir sürdürücüsü olmuştur. Edindiği askeri tecrübelerle kendisini askeri sanatta yetkinleştirmiş, yeni dönemin gerilla çizgisinin ve anlayışının tüm incelikleriyle uygulanmasına öncülük etmiştir. Bu temelde Zendura’daki savaş tünellerinin yeni dönemin askeri mantığına göre hazırlanmasında büyük bir emek ve çabanın sahibi olmuştur. Savaş sürecinde harcanan bu emeğin karşılığını günlerce geliştirilen direnişte alan yoldaşlarımız, sömürgeci ordunun temellerinden sarsılmasına neden olmuştur. Kendisine başarı dışında herhangi bir ölçüyü kabul etmeyen Tekoşer yoldaşımız güleç yüzü, moralli duruşu ve tavizsiz gerillacılığıyla Zendura Direnişi’nin sembollerinden olmayı başarmıştır.
31 Ağustos 2021
HPG Basın İrtibat Merkezi





