Tarihinde destanlar yatan ve Ortadoğu’nun en kadim halklarından biri olan Kürt halkına reva görülen inkar, imha ve kültürel soykırıma karşı Önderliğimizin yoktan var ettiği Kurdistan Özgürlük Mücadelesi, halkımızın ve ezilen tüm halkların umudu oldu.
TC devletinin tüm varlığı ile saldırdığı özgürlük mücadelesinin büyük bedellerle bugüne ulaşmasında emeği olan yurtsever halkımızın duruşu, mücadelemizin başarıya ulaşmasında her zaman belirleyici oldu. Yılmaz yoldaşımız da yurtsever bir ailenin ferdi olarak Şirnex’ın Silopiya ilçesinde dünyaya geldi. Hem mensubu olduğu Sipêrtî aşiretinden hem de yakın çevresinden birçok katılımın olması yoldaşımızın erken yaşta Partimizi tanımasına vesile oldu. Yurtsever kültür ve ahlakla büyüyen yoldaşımız öz değerlerine bağlı, Kürtlüğünün bilincinde ve politik bir kişilik olarak yetişti. Kurdistan’da yaşanan savaşa tanık olarak ve yaşadığı coğrafyada düşmanın baskısını görerek büyüdü. TC devletinin asimilasyon yuvaları olan ve Türkçe dışında tüm dilleri yok etme üzerine kurulu eğitim sisteminde kısa bir süre okula giden yoldaşımız, düşman gerçekliğini daha ilkokul yıllarında anladı. Anadilini konuşamamasını hırsa dönüştürerek sisteme karşı öfkesini biledi. Sömürge okullarını bırakarak keskin bir tavır gösterdi. Dilsiz bir yaşamın onursuz bir yaşam olduğunu bilerek yaşamın her alanında anadili konusunda hassas bir yaklaşım gösterdi. Düşmanın Botan halkımıza yaptığı işkence ve zulmü gören yoldaşımız, yakın çevresinden Hareketimize katılımların olmasından derinden etkilendi. Hem sistemin gerçeğini anlayan hem de Hareketimizin başlattığı Devrimci Halk Savaşı’nda yaşanan şehadetlerden dolayı onurlu bir Kürt genci olarak arayışlarını ve sorgulamalarını derinleştirdi. Türk devleti ile yaşanan çatışmalarda kahramanlık destanı yazan gerillaya hayranlık duyan yoldaşımız, şehitler kervanına katılan gerillaların cenaze törenine katılarak düşmandan intikam alacağına dair yemin etti. Şehadetlere ancak mücadele saflarına katılarak cevap olunabileceğinin bilinciyle hareket etti.
2013 yılında gerillanın kutsal mekanları olan özgür dağlara yüzünü dönen Yılmaz yoldaşımız, Botan bölgesinde gerilla saflarına katıldı. Kısa bir süre Botan bölgesinde kaldıktan sonra Medya Savunma Alanları’na geçen yoldaşımız, yeni savaşçı eğitimlerine dahil oldu. Gerilla yaşamına yabancı olmayan ve dağın zorlu koşullarını bilen Yılmaz yoldaşımız, yaşama adapte olmada herhangi bir sorun yaşamadı. Gerillanın yoldaşlık ilişkilerinden etkilenerek büyük bir özgüvenle eğitimlere katılım gösterdi. Temel gerilla eğitiminde moralli katılımı sayesinde kısa sürede gelişim gösterdi. Eğitimlerde okuduğu Parti materyallerine yoğunlaşarak ideolojik anlamda da kendini donanımlı kıldı. Eğitim sürecini başarılı bir şekilde bitiren ve yetkin bir gerilla olmayı başaran Yılmaz yoldaşımız, pratik alanlarda tecrübe kazandı. Pratik çalışmalardaki moralli ve coşkulu katılımı ile yoldaşlarına birçok konuda yardımcı oldu. Partimizin her görevine büyük bir disiplinle yaklaşarak bunları yerine getirdi. Derin bir bağlılık duyduğu şehitlere layık olmayı amaçlayan yoldaşımız, mücadelesini büyütmek ve fedaileşmek için daha aktif bir katılımın sahibi oldu. Güçlü bir eğitimden geçen Yılmaz yoldaşımız, ideolojik donanımlı profesyonel bir gerilla olarak her göreve hazır hale geldi. Birçok farklı branşta uzmanlaşarak içerisinden geçtiğimiz destansı ve tarihi sürecin aktif bir öznesi olmayı hedefledi. Önderliğimizin üzerindeki ağır tecrit ve Medya Savunma Alanları’nda işgalci TC ordusunun her türlü yasaklı silah ve kimyasal gazları kullanması, yoldaşımızın düşmana büyük darbe vurma arayışına girmesine neden oldu. Sürecin tarihi sorumluluklarını bilen ve fedailik çizgisinde bir an bile taviz vermeyen Yılmaz yoldaşımız, fedailerin ardılı olarak fedailik çizgisinde yürüyen Apocu bir militan olmaya ant içti.
En zorlu şartlarda devrimcilik yapmak için kendisini öneren ve büyük fedakarlık gösteren Yılmaz yoldaşımız, Bakurê Kurdistan’a geçmek için ısrarcı oldu. Yüklendiği tarihi misyonun farkında olan ve her anını düşmana büyük darbe vurma arayışıyla dolduran yoldaşımız, 18 Ağustos 2024 günü Kêla Memê bölgesinde düşmanla gerçekleşen çatışmada sağ ele geçmemek için son mermisine kadar çatışarak ve son mermisini de kendisine saklayarak fedaice şehadete yürüdü. Yılmaz yoldaşımız, Apocu fedai militanlığın asla teslim alınamayacağının güzide örneği ve direniş abidesi olarak mücadele tarihimize geçti. Yılmaz yoldaşımızın bizlere bıraktığı mücadele mirasını zafere taşıyacağımızın sözünün yineliyor ve tüm şehitlerimizin anısı önünde saygı ile eğiliyoruz.
4 Eylül 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





