Aslen Meletî’li bir ailenin ferdi olarak İstanbul’da dünyaya gelen Zeryan yoldaşımız, Kürtlük gerçekliğinden uzak bir şekilde büyüdü.
Ailesinin ve akrabalarının sömürgeci Türk devletinin soykırım politikalarından derinden etkilenmeleri nedeniyle Kürt kültür ve geleneklerine yabancı bir şekilde yetişti. Fakat küçük yaştan itibaren yaşadığı çevreyi sorgulayan, hep arayış içerisinde olan yoldaşımız, ilk olarak ailesi ile çelişkiler yaşadı. Ailesinin Kürtlük bilincini yitirmesi ve kendisini inkar edecek düzeye gelmesi Zeryan yoldaşımızın sorguladığı ilk hususlardan oldu. Yine emek sermaye çelişkisi, kadınları sürekli baskı ve ölüm tehditleri arasında yaşamak zorunda kalması Zeryan yoldaşımızın sorguladığı diğer hususlar oldu. Bir yandan yaşadığı bu çelişkilerin cevaplarını ararken diğer yandan sistemin bir çarkı olarak hazırlanmak istendiğinin farkına varan yoldaşımız, asi bir duruşla bunun karşısında durdu. Arayışlarına istediği doğru cevapları bulmak için sürekli çabalayan yoldaşımız, birçok sol, sosyalist yapıyla ilişkilenmişse de kendisini tatmin edecek, yoğunlaşmalarına cevap olabilecek bir düşünce, yapı bulamadı. Fakat asla pes etmeyen bir kişiliğin sahibi olan Zeryan yoldaşımız, kendisine dönerek cesur bir çıkış yapması gerektiğini düşündü. Her şeyden önce kendisi yani “xwebûn” olması gerektiğine karar veren yoldaşımız, Önderliğimizin belirttiği gibi aradığı hazineyi kaybettiği yerde bulacaktı. Yani her şeyden önce Kürtlüğünü kaygısız bir şekilde kabul edecek ve yaşama dair arayışlarını bu doğrultuda yapacaktı. Üniversite okumak için gittiği Sakarya kentinde bu arayışlarını daha da sıklaştıran yoldaşımız, Kürtlüğe dair araştırmalarını derinleştirdi. Yaptığı araştırmalarda partimiz PKK ve Rêber Apo gerçekliğiyle de karşılaşan yoldaşımız, özgür Kürtlüğün PKK’de somutlaştığına kanaat getirdi. Bu temelde Önderliğimizin “Bir Halkı Savunmak” isimli kitabının ilk birkaç sayfasını okuduktan sonra yaşadığı etkilenme ile Apoculukta karar kıldı. Nihayet yaşama dair tüm çelişkilerinin cevabını bulan Zeryan yoldaşımız hızla yaşadığı yoğunlaşmaları pratikleştirebileceği bir yapı aradı. Bu temelde Sakarya’daki devrimci, yurtsever öğrencilerle tanışan yoldaşımız, bir an bile tereddüt etmeden çalışmalara dahil oldu. Kısa sürede öncüleşen yoldaşımız, ikna kabiliyeti ve verdiği eşsiz emekle birçok gencin örgütlenmesinde ve mücadele saflarına katılmasında etkili oldu. Tutarlı her devrimci gibi kendisinin de mücadelesini büyütmesi gerektiğinin bilincinde olan Zeryan yoldaşımız, birçok kişinin gitmek için büyük emekler verdiği Bilgisayar Mühendisliği bölümünü terk ederek 2015 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına döndü ve gerilla saflarına katıldı.
Gerillacılıktaki ilk gününden itibaren büyük bir coşku ve heyecanla katılım sağlayan Zeryan yoldaşımız, Kurdistan dağlarının heybeti karşısında adeta büyülendi. Gerillanın kutsal mekanları olan ve binlerce şehidimizin kanı ve teriyle sulanan Botan’da gerillacılık yapmanın onurunu yaşadı. Aldığı eğitimlerle birlikte kişiliğinde köklü sorgulamalar dönemini başlatan yoldaşımız, ilk olarak dili, kültürü ve gelenekleriyle bir bütünen Kürtlük gerçekliği ile buluşmak istedi. Bu anlamda önemli bir çabanın sahibi oldu. Burada başta Şehîd Zeryan Deniz yoldaşımız olmak üzere birçok değerli Apocu militanı tanıma ve onlarla birlikte mücadele etme şansına ulaşan yoldaşımız, burada biriktirdiği anıları tüm yaşamı boyunca hatırında tuttu, onları mücadelesini büyütmenin gerekçesi yaptı. Eğitimlerini bitirdikten sonra halkımıza yönelik soykırım saldırıları düzenleyen DAİŞ çetelerine karşı savaşmak ve halkımızı bu soykırımcı çetelerden korumak isteyen Zeryan yoldaşımız, savaşın yoğun yaşandığı alanlara geçti. Savaş meydanındaki cesareti ve fedakarlığı ile öne çıkan yoldaşımız, bu süreçte önemli tecrübeler kazandı. Buradaki görevlerini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra Türk devletinin Öz Yönetim Direnişi sürecinde Bakurê Kurdistan’da gerçekleştirdiği katliamlara cevap vermek isteyen yoldaşımız, bunun ancak fedailik çizgisinde bir katılımla mümkün olabileceğine inandı. Bu temelde bir kez daha yüzünü Kurdistan dağlarına dönen yoldaşımız, 2017 yılında Hêzên Taybet çalışmalarına dahil oldu. Burada aldığı kapsamlı eğitimlerle daha önce kişiliğinde başlatmış olduğu köklü sorgulamaları sürdürdü. Önderlik felsefesinde derinleştikçe Zîlan fedailiğine dolayısıyla Rêber Apo’ya daha da yaklaştığını hisseden yoldaşımız, bu süreci yaşamının dönüm noktası olarak ele aldı. Değişimin yarattığı sancıları kendisini yeniden yaratmanın emareleri olduğunun bilinciyle karşılayarak daha güçlü bir kişiliğe ulaşmanın heyecanını yaşadı. Asi kişiliği nedeniyle öğrendiği tüm hususları derinden sorgulayan yoldaşımız, asla ezbere ve körü körüne bir bağlılık sergilemedi. Son derece bilinçli bir katılımın sahibi olan yoldaşımız, her geçen gün edindiği maneviyatla da Rêber Apo ve şehit yoldaşlarına layık olmanın çabasında oldu. Aynı zamanda kadın özgürlük ilkelerini özümseyerek sistemin kişiliğinde yarattığı etkilerle mücadele eden Zeryan yoldaşımız, bu anlamdaki duruşu ve katılımı ile örnek bir PAJK militanı olmayı başardı. Eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk olarak mücadelemiz açısından son derece önemli olan çalışmalarda yer alan Zeryan yoldaşımız, bu çalışmalardaki başarılarını savaşın yoğun yaşandığı alanlara giderek taçlandırmak istedi. Bu yönlü istem ve önerilerini sürekli yoldaşlarıyla paylaşan yoldaşımız, nihayetinde 2022 yılında Şehîd Delîl Batı Zap bölgesine geçti.
Burada birbirinden değerli birçok yoldaşıyla aynı direniş tünellerinde mücadele etme imkanına kavuşan Zeryan yoldaşımız, coşkusu, morali, heyecanı ve fedaice katılımı ile tüm yoldaşları için güç kaynağı oldu. Düşmana ağır darbelerin vurulduğu birçok eylemde yer alarak düşmana duyduğu derin öfkesini pratikleştiren yoldaşımız, yıllarca soykırım saldırıları altında yaşayan başta Kürt kadınları olmak üzere tüm halkımızın intikamı oldu. 28 Ekim 2024 günü gerçekleşen bir düşman saldırısında şehadete ulaşan Zeryan yoldaşımızın ardılları olarak Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan hayalini gerçekleştireceğimizin sözünü yineliyoruz.
20 Nisan 2025
HPG Basın İrtibat Merkezi





