Zeynep yoldaşımız son görev yeri olan Heftanin alanında da bu moral ve coşkusunu daha da arttırarak yürütülen tarihi direnişe katılmış ve düşmanın ağır darbeler yediği birçok eylemde öncülük görevini layıkıyla yerine getirmiştir.
Zeynep yoldaşımız tüm bu özellikleriyle Apocu felsefe ile donanan bir kadının kendi kişiliğinde nasıl devrim yapabileceğini, “xwebûn” olabileceğini ve modern kölelikten tanrıça kişiliğine nasıl ulaşabileceğinin somut bir örneği olmuştur.
Kürdistan Özgürlük Mücadelesine birçok yiğit evladını veren Botan'lı yurtsever bir ailenin çocuğu olarak Adana'da dünyaya gelen Gever yoldaşımız, faşist Türk devletinin metropollerdeki halkımıza yönelik geliştirdiği yoğun asimilasyon politikalarına rağmen Kürtlük özünden hiçbir şey kaybetmeyerek özgürlük hayallerini hep canlı tutmasını bilmiştir. Gever yoldaşımız bu özgürlük hayallerine bir an önce kavuşmanın özlemiyle gençlik yıllarından itibaren Parti çalışmaları içerisinde aktif bir şekilde yer almıştır. Fakat soykırımcı Türk devletinin halkımıza yönelik imha ve inkar siyasetinin ancak silahlı mücadele ile sonlandırılabileceğine inanan Gever yoldaşımız, insanlık için yeni bir özgürlük umudu haline gelen Rojava Devrimi’nden de etkilenerek gerilla saflarına katılmıştır. Gerilla saflarına katıldığı günden itibaren emekçi ve fedakar özellikleriyle dur durak bilmeyen bir tempoyla devrim çalışmalarına katılan Gever yoldaşımız kısa sürede askeri sanatta yetkinleşerek öncü bir komutan olmayı başarmıştır. Kürdistan'da Önder APO'nun ideolojisi olmadan yaprak kımıldamayacağını bilen Gever yoldaşımız, bir gerillanın da ancak kendisini bu ideoloji ile donatması halinde 'Zafer Komutanı' olabileceğine inanmıştır. Gever yoldaşımız, bu temelde Önder APO'nun felsefesini anlama çabası içerisine girmiş ve kişiliğinde önemli değişim ve gelişim göstermiştir.
26 Ekim 2020
HPG Basın İrtibat Merkezi





