Zîn yoldaşımız direniş kenti Kobanê’de köklü Kêtikî aşiretine mensup bir ailenin ferdi olarak doğdu.
Ailesinin yurtsever, Kürt kültür ve geleneklerine bağlı olmasından dolayı Zîn yoldaşımız da bu değerlerle büyüdü. Rojava Özgürlük Devrimi’nin gelişmesiyle birlikte açığa çıkan özgürlük ortamı başta kadınlar olmak üzere tüm ezilen kesimlerin rahat bir nefes almasına ve kendilerini özgürce ifade etmeleri olanak sağladı. Böyle bir ortamda kadın yoldaşlarımızın yürüttüğü çalışmalarla partimiz PKK’yi tanıyan Zîn yoldaşımız; yoldaşlarımızın duruşlarından, ilişki biçimlerinden etkilendi. Bu nedenle Partimizi daha fazla merak etmeye başlayan yoldaşımız arayışlara girmeye başladı. Zîn yoldaşımız kadın yoldaşlarla yürüttüğü tartışmalarda Rêber Apo ile kadın yoldaşların özgürlük kokan ilişkilerinden, Kurdistan dağlarında mücadele yürüten kadın gerillaların yaşam biçimine kadar birçok konuda bilgi edindi. Bu konular üzerine yoğunlaşma yaşayan yoldaşımız, içinde yaşadığı toplumsal gerçeklik ve bu toplumun kadına biçtiği misyon ile kendisi ile tartışan yoldaşların bahsettiği özgür yaşam alternatifini karşılaştırdı. Yaptığı karşılaştırmalarda erkek egemenlikli sistemi daha fazla bilince çıkaran yoldaşımız arayışlarını daha sıklaştırdı. Kuşkusuz her genç kadın gibi asla kendisini dört duvar ile sınırlandırmak istemeyen Zîn yoldaşımız, yaşadığı yoğunlaşmalarla kendisinde güç yaratarak mevcut erkek egemenlikli sistem ile mücadele etme kararlılığına ulaştı. Bunun da en etkili bir biçimde Kurdistan dağlarında mümkün olacağının bilinciyle 2014 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.
Kurdistan dağlarına ulaştıktan sonra ilk eğitimini almaya başlayan Zîn yoldaşımız, eğitim sürecinde yoldaşlarının da yardımıyla kısa sürede dağ ve gerilla yaşamına uyum sağladı. Aldığı ideolojik eğitimler ve kadın yoldaşlarıyla yaptığı paylaşımlarla bir kadın olarak öz gücünün farkına vardı. Erkek egemenlikçi toplumun kişiliğinde yarattığı özellikleri ve zihniyeti aştıkça, özgürlüğe doğru yol alan Zîn yoldaşımız kadının her konuda kendisine yetebileceğini gördü. Mücadele içerisinde, PKK yaşamıyla düşünce ufkunun genişlediğini ifade eden Zîn yoldaşımız, kapitalist sistemin tüm kadın ve gençler için adeta bir karadelik rolü oynadığını bilince çıkardı. Bunun için tüm kadın ve gençleri kendilerini yutan bu sisteme karşı Rêber Apo’nun özgür yaşam tercihiyle tanışmaları gerektiğini belirtti.
Özgüveni geliştikçe daha aktif bir katılım sağlayan Zîn yoldaşımız, özellikle 2015 yılıyla beraber gelişen işgalci Türk devletinin saldırılarına cevap olmak istedi. Bunun için Zap ve Cîlo alanlarına geçen yoldaşımız, burada düşmana karşı geliştirilen birçok eylemde yer aldı. İdeolojik birikimini askeri başarılarla taçlandırarak işgalci Türk devletinin saldırılarına cevap olmak isteyen yoldaşımız, bu yönlü önemli bir çaba ve emeğin sahibi oldu. Bir YJA Star gerillası olarak üstlendiği görev ve sorumlulukların bilinciyle hareket eden yoldaşımız, başarı dışında hiçbir kıstası kabul etmedi.
Zap ve Cîlo bölgelerindeki başarılı pratikten sonra Medya Savunma Alanları’nın farklı mücadele bölgelerinde kalan Zîn yoldaşımız, daha sonra DAİŞ çetelerine karşı birçok bölgede yürütülen devrimci hamlelerde yer aldı. Son yılların en büyük kadın soykırımını gerçekleştiren DAİŞ çetelerine karşı mücadele etmeyi bir görev ve sorumluluk olarak ele alan yoldaşımız, katledilen ve köle pazarlarında satılan kadınların intikamını almayı en büyük hedeflerinden biri yaptı. Yer aldığı tüm hamlelerde cesur ve tereddütsüz katılımı ile tüm yoldaşlarına örnek oldu, onlara güç verdi. Çetelere karşı verilen mücadelede görevini başarılı bir şekilde yerine getiren yoldaşımız, bir kez daha yüzünü özüyle buluştuğu, yeniden doğduğu Kurdistan dağlarına döndü. Bu sefer Mahsum Korkmaz Askeri Akademisi’nde eğitime dahil olan yoldaşımız, burada hem yaşadığı pratik sürecin muhasebesini yaptı, hem de dönem görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirmek için yoğunlaştı.
Kadın özgürlük çizgisi kişiliğinde yaratmak için arayış ve yoğunlaşmalarını sürdüren Zîn yoldaşımız, bunun ancak Rêber Apo felsefesinde derinleşmekten geçtiğinin bilincinde oldu. Bunun için her anını Rêber Apo gerçekliğini anlamakla geçiren yoldaşımız, bunu şöyle ifade etti; “İnsan ne kadar Rêber Apo gerçekliğini anlasa o kadar kendisiyle yüzleşiyor ve özgür bir insana ulaşma gücünü kendisinde yaratabiliyor.” Türk devleti ve çete savaşlarında birçok yoldaşının şehadetine tanıklık eden Zîn yoldaşımız, bu yoldaşlarının anısını doğru bir şekilde yaşatmanın tüm yoldaşlarıyla Apocu ilkeler etrafında bir yoldaşlık geliştirmekten geçtiğinin bilincinde oldu. Ancak bu şekilde dönem görevlerinin başarılabileceğine inanarak yoldaşlığını büyütme çabasında oldu.
Eğitimden sonra büyük bir iddia ve kararlılıkla yüzünü pratiğe dönen Zîn yoldaşımız, kendisini tamamen zafere adadı. Bunun için hiçbir şeyi mücadelesi önünde engel olarak görmeyen yoldaşımız savaşın yoğun yaşandığı bölgelere gitmek için ısrarcı oldu. Halkımız ve Hareketimiz için tarihi bir süreç olarak ifade ettiği bu sürece içten ve fedaice katılım sağlayan Zîn yoldaşımız, üstlendiği tüm görev ve sorumlulukları başarılı bir şekilde yerine getirmeyi bildi. 1 Nisan günü şehadete ulaşan Zîn yoldaşımız, güçlü yoldaşlığı, kadın özgürlük çizgisindeki net duruşu ve Rêber Apo’ya olan sarsılmaz bağlılığı ile her zaman mücadelemizde yaşamaya devam edecektir.
25 Nisan 2024
HPG Basın İrtibat Merkezi





