Sömürgeci TC devleti Kürdistandaki bütün yaşam koşullarını ortadan kaldırıp halkımızı sömürgeci metropollere göçe zorlamıştır. Kürdistanı yakıp- yıkmanın, talan ve sömürünün yanında insansızlaştırma, onu sahipsiz bırakmada sömürgeci politika olarak günümüze uygulana gelmiştir.

Melik arkadaşın ailesi de bu politikanın bir sonucu olarak, Çukurovaya yerleşmişlerdir. 1970 Melik arkadaş küçük yaşlardan beri içinde bulunduğu konumu kabul etmeyen bunun için sürekli ve azimli bir arayış içinde olan bir yapıya sahiptir. Gittiği sömürgeci okullarda hep bu çelişki yaşamıştır. Girdiği Çukurova üniversitesinde bu faaliyetlerini devam ettirmiş ve bir süreden sonra bu mücadelesini daha özgür ortamlarda ve halkına yararlı olabilmek için partiye katılır. Akademi sahasın da bir devre gördükten sonra tekrar Adana`ya gönderilmek üzere, bu alan da cephe faaliyetlerini yürütme görevi verilir.

Adana`da kaldığı süre içirisinde başarılı bir pratiğin sahibi olmuştur. Çekici üslubu ve etkileyici davranışlarıyla gittiği her yeri örgütsel ilişkiye açmıştır. Sadece bununla yetinmemiş halkı eğitmiş örgütlemiş mücadele saflarına katmıştır. Kaldığı alanlarda halkın örgütlülüğünü sağlam temellere oturtmuştur. Düşman kurumlarının işlevsiz kalması için halkın içinde çıkan sorunlara çözün gücü olmuş; yıllarca devam eden kan davası vb. sorunları çözerek halkın içinde büyük sempati toplamıştır. Olgun kişiliği, cesareti ve yiğitliğiyle Adana`da kaldığı süreç içinde düşmanın korkulu rüyaları haline gelmiştir.

Alanlarda yaşanan yakalanmalar yüzünden deşifre olan Melik heval hiçbir zaman korkuya ve paniğe girmemiş, düşmanın içinde bile soğukkanlı ve partili bir duruşu sergileyebilmiştir. Bunun en açık örneği ise Hürriyet mahallesinde yaşadığı bir olaydı. Hürriyet mahallesinde bulunduğu bir sırada gündüz saat on iki sıralarında bir yurtseverin evinden çıkar. Caddeye varıl varmaz etrafı arabadan inen polisler tarafından çevrilir. Tam arayacakları sırada arkadan gelen diğer polis aracının içindeki bir polis " o değil o değil" diye bağırır. Bunun üzerine buradan kaçan birini gördün mü der. Melik heval üzerinde taşıdığı ERNK mühürlü, on dörtlü tabancası ve notlar olduğu halde hiçbir heyecana kapılmadan ve gayet sakin bir ses tonuyla işaret ederek " evet evet şuraya doğru kaçıyordu" cevabını verir. Aslında buna benzer birçok olay başından geçmişti. Başka bir gün düşman Melik yoldaşın bulunduğu alanı tespit eder ve bütün geçiş noktalarını kapatarak gelen herkesi titiz bir aramadan geçirir. Melik heval tehlikenin gittikçe yakınlaştığını görür. Bunun üzerine beraber bulunduğu arkadaşlarıyla bir çözüm aramaya başlarlar. Düşman etrafı kuşatmadan, alandan ayrılmaya karar verirler. Tabi düşmanın tanımayacağı bir kılığa girerek yani kadın kılığına girerek düşmanın içinden geçmeyi başarırlar.

Melik yoldaş çok güzel Türkçe konuşuyordu. Zaza olmasına rağmen pek bilmiyordu. Ama kitle çalışmaları içerisinde mutlaka kürtçeyi öğrenmeliydi. Çünkü bir halkın dilini bilmeden o halk içinde faaliyet yürütmek çok zordu. Bunun bilincinde olarak müthiş bir performans göstererek bir iki ay içinde Kürtçeyi öğrendi. Amaca ve hedefe doğru çok hızlı ilerliyordu.

Zaman zaman yaşanan yakalanmalar çıkan aksilikler alanlarda boşluk doğuruyor, halkın moralini etkileyebiliyordu. Bu durumlarda partinin varlığını halka hissettirmek şarttı. İşte böylesi durumlarda Melik yoldaş partinin varlığını bulunduğu her alanda hissettirebiliyor; yurtseverleri ev ev gezerek onlara büyük moral ve güç oluyordu. Partiye, önderliğe ve şehitlere layık olmak için bütün gücünü sarf ediyor bütün enerjisini ortaya koyuyordu. Bu nedenle günelerce uykusuz kalıyor, bazen dört bazende beş gün hiç uyumuyordu. Fedakarlıkta sınır tanımayan bir pratiğe ve çaba sahibi olmuştu. Alanda yaşanan yakalanmalar ve deşifre olaması üzerine önderliğin talimatıyla bir grup arkadaşla Tolhıldan alanına geçer.

Melik yoldaş inandığı dava için gözünü budaktan sakınmayan fedakarlığı ve cesareti, mütevazılığı ile arkadaş ortamı içinde hep saygın yeri olmuştur. Öğrenme ve yapma arayışı güçlü olduğundan dolayı hep bir araştırma-inceleme içinde olmuş, bulunduğu ortamı her zaman bir eğitim ortamına dönüştürerek bu ortamda öncülük özelliklerini hep sergilemiştir. Onun en büyük özelliği önderliği, önderliğe ve partiye olan bağlılığı ve parti çizgisine yaratıcı bir şekilde yorumlama eyleme geçirme gücüydü.

Melik arkadaş Tolhildan alanında bir ay gibi kısa bir süre faaliyet yürüttükten sonra, Bezarda girdikleri bir çatışmada kahramanca direnerek yirmi sekiz arkadaşıyla birlikte şehitler kervanına katılır. Melik yoldaşın anısı mücadelemize sürekli bir ışık olacaktır.

Mücadele Arkadaşları

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me