
Basına ve Kamuoyuna!
İşgalci Türk devletine karşı sürdürülen savaşın en çetin yaşandığı yıllardan biri de 2018’di. Soykırımcı sömürgeci Türk devleti halkımızın özgürlük istemlerini bastırmak ve Hareketimizi tasfiye etmek için tüm imkanlarını seferber ederek sonuç almak istedi. Buna karşı Kurdistan Özgürlük Gerillası da Bakurê Kurdistan’dan Türkiye metropollerine kadar her yeri direniş alanına çevirerek cevap verdi. Fedailik çizgisinde yürütülen bu direnişte işgalci Türk ordusuna ağır darbeler vuruldu ve Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın yenilmezliği bir kez daha düşmana gösterildi.
Antalya alanında görevi başında bulunan Welat Asê yoldaşımız da bu direniş geleneğinin öncü bir militanı olarak üstlendiği görev ve sorumlulukları başarı ile yerine getirdi. Düşmanla yaşanan çatışmada kahramanca direnerek şehadete ulaşan yoldaşımız Apocu fedailiğin örnek militanlarından biri olarak özgürlük tarihimizdeki yerini aldı.
Welat Asê yoldaşımızın başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, Welat yoldaşımız şahsında tüm özgürlük şehitlerimizin “Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan” yürüyüşünü zafere ulaştıracağımızın sözünü yineliyoruz.
Welat Asê yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
Nasnav : Welat Asê |
Welat Asê – Mazlum Balıkçı
Sömürgecilerin insanlık dışı saldırılarına rağmen köleliği kabul etmeyen ve her koşul altında direnen halkımız, Rêber Apo’nun öncülüğünde büyüyen partimiz PKK’yle birlikte mücadele çizgisini zirveye taşıdı. Bağrında yetiştirdiği binlerce evladını direniş saflarına gönderen Serhed halkımız, Partimizle hızla bütünleşerek geliştirdiği serhildanlarla da gerilla direnişini sahiplendi. Mücadelemizin erken dönemde halklaştığı Mûş kentimiz de direnişin kültür haline geldiği merkezlerimizden oldu.
Mûş, Kop’ta dünyaya gelen Welat yoldaşımız da PKK’nin yarattığı çağdaş direniş kültürünün etkili olduğu yurtsever bir ailemizde dünyaya gözlerini açtı. Yakın çevresinden Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına katılımların olması, Welat yoldaşımızın erkenden mücadelemizi tanımasını beraberinde getirdi. Sömürgeci Türk devleti tarafından özel savaş ve asimilasyon merkezleri olarak kullanılan YİBO’larda bir dönem eğitim gören yoldaşımız, burada düşmanın kirli politikalarını bizzat görme imkanı buldu. Kürt gençlerini direniş kültüründen kopararak kimliksizleştirmeyi esas alan sömürgeci Türk devletinin saldırılarına karşı sessiz kalmayan yoldaşımız, mücadele saflarına katılma kararı aldı.
Gerilla saflarına katılarak halkımızın özgür bir gelecek sahibi olması için mücadeleyi seçen Welat yoldaşımız, çocukluk hayali olan kutsal gerilla yaşamıyla bütünleşmede zorluk yaşamadı. Keskin zekası ve emekçi kişiliğiyle öne çıkan Welat yoldaşımız, sistemin yarattığı olumsuzluklardan kendisini arındırmak için yoğun bir çaba sahibi oldu. Temel gerillacılık eğitimlerini başarıyla tamamlayan Welat yoldaşımız, gittiği her alanda aldığı bütün görevleri büyük bir başarıyla yerine getirdi. Gerillacılık taktiklerinde uzmanlaşan ve pratiğe yaratıcı bir tarzda aktaran yoldaşımız, devrimci yaşamının her anını mücadeleye adadı. Rêber Apo’nun özgürlük ideolojisinde derinleşmeyi esas alan Welat yoldaşımızın öğrenme isteği ve yaşama coşkulu katılımı bütün yoldaşları için örnek oldu. Şehitlerimizin mirası olan PKK’nin kutsal yoldaşlık bağlarının yarattığı değerleri korumak ve yükseltmek için her zaman çaba sahibi oldu. Emeğiyle ulaştığı ideolojik derinliği askeri alandaki yetkinliğiyle birleştiren yoldaşımız, Demokratik Modernite Gerillacılığı’nı şahsında somutlaştırdı. Zîlan çizgisinde bir katılımı olan Welat yoldaşımız, mücadelemizin zafere ulaşması için fedaice bir yürüyüşün sahibi oldu. Bütün yoldaşlarına en zor süreçlerde moral ve güç kaynağı olmayı başaran yoldaşımız emekçi ve gelişime açık kişiliğiyle büyük bir komutan adayı oldu. İşgalcilere karşı büyük bir öfke sahibi olan Welat yoldaşımız, gelişen düşman saldırılarına karşı büyük bir fedakarlıkla mücadele ederek, savaşın en yoğun yaşandığı alanlardaki cesur katılımı ile örnek bir militan oldu. Aldığı bütün görev ve sorumlulukları büyük bir emek ve titizlikle yerine getirmeyi başaran Welat yoldaşımız, emsalsiz bir emekle yoğrulmuş bir yaşamın sahibi oldu. Sömürgecilerin kendilerini en güvenli hissettikleri alanlarda onlara büyük darbeler vurmayı esas alan yoldaşımız, Amanos alanına geçmiş ve yoldaşlarıyla birlikte tarihi bir direniş ortaya koydu. Direniş cephesindeki üstün performansıyla, düşmana ağır darbelerin vurulduğu birçok eylemde aktif bir şekilde yer alarak Apocu militan tarzıyla fedaice savaştı. 28 Eylül 2018 günü Antalya kırsalında gerçekleşen düşman saldırısı karşısında fedai bir tarzla savaşan Welat yoldaşımız son nefesine kadar Zîlan çizgisinde yürümeyi esas aldı.
Mücadele yaşamı boyunca şehitlerimizin yarattığı kutsal değerleri zafere taşımak için durup dinlenmeden emek veren fedai Welat yoldaşımız her zaman önümüzü aydınlatacak ve ardından bıraktığı mücadele mirası mutlaka zaferle taçlandırılacaktır.
28 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
13 Eylül 2023 günü yaptığımız açıklamada Mûş Milazgîr’de gerçekleşen bir düşman saldırısında Zinar yoldaşımızın yaralandıktan sonra düşmana esir düşmemek için şehadete yürüdüğü bilgisini paylaşmıştık. Bu operasyon sırasında Zinar yoldaşımızla birlikte düşmana karşı savaşan Çekdar yoldaşımızın da şehadete ulaştığı kesinleşmiştir.
Büyük bir iddia ve kararlılıkla Bakurê Kurdistan’da işgalcilere karşı tavizsiz bir mücadelenin sahibi olan Çekdar yoldaşımız; yüksek azmi ve sınırsız fedakarlığı ile bulunduğu her alanda öncü bir militan olmayı başardı. Kendisini her zaman şehitler çizgisine karşı sorumlu gören yoldaşımız Önderliğimizin İmralı’daki tarihi direnişine, fedaice şehadete yürüyen yoldaşlarımıza ve hiçbir fedakarlıktan geri durmayan halkımıza layık olmak için her anını mücadele ile geçirerek tüm yoldaşlarına örnek oldu.
Çekdar Ebex gibi değerli bir militanı yetiştirerek halkımızın özgürlük mücadelesine kazandıran başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Çekdar Ebex yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Çekdar Ebex |
Çekdar Ebex – Muhammed Kaya
Tarihinin hiçbir döneminde işgalci güçlere boyun eğmeyerek özgür yaşamda ısrar eden Wan halkımız, gelişen saldırılara karşı sürekli direniş halinde olarak önemli bir mücadele birikimi ortaya çıkardı. Sömürgeci Türk devletinin soykırım politikalarını uygulamak için özel olarak seçtiği alanlarında başında olan Wan, yurtsever halkının onurlu duruşu ve mücadeleci karakteri sayesinde öz kimliğini korumayı başararak düşmana gerekli cevabı verdi. Partimiz PKK’de Wan halkının bu yurtseverlik çizgisi üzerinden Serhed alanında gelişme sağlayarak halkımızın direnişini daha da büyüttü. Wan halkımız da özgür geleceğinin gördüğü PKK mücadelesine en değerli evlatlarını katarak yurtseverliklerinin gereğini yerine getirdi.
Çekdar yoldaşımız da bu yiğit halkın bir ferdi olarak Wan’ın Ebex ilçesinde yurtsever bir ailede doğdu. Ailesinin ve yaşadığı çevrenin derin bir yurtseverlik bilincine sahip olması nedeniyle Çekdar yoldaşımız da Partimizi küçük yaşlardan itibaren tanımaya başladı. Halkımız için her türlü fedakarlığı yapmaktan geri durmayan özgürlük gerillası, Çekdar yoldaşımızın çocukluk kahramanı haline geldi. Bundan dolayı Çekdar yoldaşımız gerillaya büyük bir sempati duydu. Sistem okullarında 11 yıl okuyan Çekdar yoldaşımız, okulların birer asimilasyon merkezleri olduğu gerçeğini bilince çıkararak okulu terketti. Daha sonra ailesinin geçimine katkıda bulunmak için farklı işlerde çalışan yoldaşımız bulunduğu Türkiye şehirlerinde düşman gerçekliğini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Düşmanın halkımıza karşı soykırım politikalarını sistematik bir şekilde yürüttüğünü anlayan yoldaşımız, bu düşman gerçekliği ile ancak mücadele edilerek başa çıkılabileceğini düşündü. Bunun da PKK öncülüğünde sürdürülen özgürlük mücadelesi ile mümkün olduğunu iyi bilen yoldaşımız kendisini Apocu felsefede derinleştirmek için fırsat buldukça Önderliğimizin savunmaları temelinde kendisini eğitti. Önderliğimizi anladıkça, mücadele etme istemi daha da artan yoldaşımız, bir Kürt genci olarak düşmanın halkımıza yönelik geliştirdiği katliamlara cevap olmayı devrimci bir sorumluluk bildi. Yakın çevresinden birçok kişinin gerilla saflarına katılmasından da etkilenerek yoldaşımız ancak gerilla mücadelesi ile düşmanın yenilgiye uğratılabileceğine inandı. Bu temelde 2011 yılında halkımız için en anlamlı günlerden biri olan 15 Ağustos günü Cîlo alanından gerilla saflarına katıldı.
Gerilladaki ilk eğitimini Avaşîn alanında alan Çekdar yoldaşımız Kurdistan’ın muhteşem doğasından ve asi dağlarından çok etkilendi. Kendisini bu dağlara ait hisseden yoldaşımız kısa sürede dağ ve gerilla yaşamı ile bütünleşti. Dağ sevgisinin kendisi için özel bir anlamı olduğunu ifade eden yoldaşımız, kendisini bu dağlarda yeniden keşfettiğini dile getirdi. Aldığı eğitimlerle her geçen gün daha da yetkin bir gerilla olan Çekdar yoldaşımız gerilla yaşamının her an’ından etkilendi. Özellikle gerillanın yoldaşlık ilişkilerinden ve disiplinli yaşamından etkilenen yoldaşımız bunu daha fazla mücadele etme gerekçesi haline getirdi. Katılım temposunu artırdıkça yaşama daha fazla bağlanan yoldaşımız, şehitlerimizin kutsal emekleri sonucu yaratılan özgür yaşamı korumak için sürekli mücadele halinde oldu. Gerilla saflarında aldığı Önderlik eğitimleriyle özüne döndüğünü belirten yoldaşımız, aynı zamanda bu eğitimler sayesinde ulusal bilincinin de geliştiğini ifade etti. 2012 yılında Avaşîn alanında gelişen eylemlerde yer alan Çekdar yoldaşımız, gerilla saflarında yeni olmasına rağmen yüksek cesareti ve girişken yapısıyla bu eylemlerde önemli görevleri başarılı bir şekilde yerine getirdi. 2012 yılındaki hamlesel süreçte yaşanan şehadetlerden etkilenen yoldaşımız, bu yoldaşlarının intikamını almak için daha fazla mücadele etme kararı aldı.
Mücadelesini büyütmeyi temel hedefi yapan Çekdar yoldaşımız yoldaşlığa bağlılığın ve şehitlerin anısını yaşatmanın bu şekilde mümkün olduğuna inandı. Mücadelesini Bakurê Kurdistan’da yürütmek için yoğun bir istek ve ısrarın sahibi olan Çekdar yoldaşımız 2014 yılında bu amacını gerçekleştirdi. Yakaladığı bu şansı en iyi şekilde değerlendirerek, halkımızın özgürlük istemine cevap olmayı ve binlerce şehidimizin özgür Kurdistan hayalini gerçekleştirmeyi amaçlayan Çekdar yoldaşımız Bakurê Kurdistan’da da etkili bir mücadelenin sahibi oldu. Daha çok Erzirom ve Mûş alanlarında gerillacılık yapan yoldaşımız Devrimci Halk Savaşı çerçevesinde geliştirilen birçok eylemde aktif bir rol oynadı. Özyönetim Direnişi’ne karşı düşmanın insanlık dışı saldırılarının geliştiği süreçlerde halkımızın intikamını almak için bulunduğu alanlarda sürekli eylem arayışında olan yoldaşımız, bulduğu her fırsatı değerlendirerek düşmana karşı eylem halinde oldu.
2018 yılına kadar Bakurê Kurdistan’da etkili bir mücadele yürüten Çekdar yoldaşımız; buradaki militanca katılımı, derin yoldaşlık bilinci, emekçi ve fedakar özellikleriyle tüm yoldaşlarının saygısını kazandı. Yaşamı ile örnek bir Apocu militan olan yoldaşımız, savaştaki cesareti ile de düşmana korku salmayı başardı. Mücadelesini fedailik çizgisinde yürütmeyi esas alan yoldaşımız 27 Kasım 2018 günü Mûş Milazgîr’de gerçekleşen düşman operasyonunda son nefesine kadar direnerek, mücadelesini zirvede tamamladı. Çekdar yoldaşımızın geride bıraktığı zengin mücadele mirasını yoldaşları olarak layıkıyla devam ettireceğimizin sözünü veriyoruz.
24 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
1. 17 Eylül 2023 günü Amed’in Licê alanında bir grup yoldaşımız ile işgalci Türk ordusu arasında temas yaşandı. Güçlerimiz ile düşman arasında şiddetli çatışmalar meydana geldi. Sabah saatlerinde başlayıp akşama kadar devam eden bu çatışmalarda düşmana ağır darbeler vuruldu. Yoldaşlarımızın fedailik çizgisindeki direnişleri ve yüksek cesaretleri karşısında sonuç alamayan işgalci Türk ordusu alanı saldırı helikopterleri ve savaş uçakları ile yoğun bir şekilde bombaladı. Yaşanan bu çatışmalarda HPG ve YJA Star Komuta Konseyi Üyesi ve Amed Eyalet Komutanımız Axîn Mûş Gabar yoldaşımız ile birlikte Egîd, Rohat ve Demhat yoldaşlarımız şehadete ulaştı.
26 yıllık mücadelesinde her zaman fedaice bir yaşamın ve Zilanca mücadele tarzının sahibi olan öncü komutanımız Axîn Mûş Gabar yoldaş, kesintisiz devrim yürüyüşünü yine fedailik duruşuna layık bir şekilde zirveleştirerek şehitler kervanına katıldı.
Kurdistan’ın yiğit evlatları Egîd, Rohat ve Demhat yoldaşlarımız da halkımızın en seçkin militanları olarak özgürlük mücadelemizdeki yerlerini aldı. Fedailikleri ile tüm Kürt gençliğinin örnek alacağı öncüler olarak tarihimizdeki yerlerini alan Egîd, Rohat ve Demhat yoldaşlarımız, bizlere büyük bir mücadele mirası bıraktılar.
Axîn, Egîd, Rohat ve Demhat yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, intikamlarını alacağımızın ve şehitlerimizin bize devrettiği mücadeleyi mutlaka zafere taşıyacağımızın sözünü veriyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şu şekildedir:
|
Nasnav : Axîn Mûş Gabar |
Axîn Mûş Gabar – Hülya Demirer
|
Nasnav : Egîd Berxwedan |
Egîd Berxwedan – Habib Karakoç
|
Nasnav : Rohat Pasûr |
Rohat Pasûr – Cihat Ay
|
Nasnav : Demhat Setkar |
Demhat Setkar – Çetin Temel
Kurdistan’da inkâr ve imha saldırılarının en fazla yoğunlaştığı ve özgür Kürt kimliğinin yok oluşun eşiğine getirildiği bir dönemde PKK’yle tarihin gidişatına müdahale eden Rêber Apo, halkımızı uçurumunun kenarından kurtardı. Rêber Apo, yeni yaşam ve mücadele felsefesiyle, hiçbir umut kırıntısının olmadığı bir ortamda umut tohumlarını ekerek yeşertti ve ezilenlerin kalbine kök salarak en sert fırtınalara direnen bir özgürlük ağacı yarattı. Ölümsüz şehitlerimizin damla damla kanlarıyla yarattıkları değerler üzerinde yükselen halkımızın özgürlük mücadelesi, Kurdistan’da serhildan geleneği ve bu serhildan geleneği içinde yetişen kuşaklar yarattı. Her anı kahramanlıkla örülmüş sonsuz bir destana dönüşen PKK direniş ve zafer çizgisi, özgürlüğe susamış ezilen halkımızın özgür gelecek umudunun adı ve temsilcisi oldu.
Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşünün startını verdiği tarihi ‘Kurdistan Seferi’nin ilk durağı olan Serhed alanındaki yurtsever halkımız, mücadelemizin ilk zamanlarından itibaren kutsal özgürlük yürüyüşüne katıldı. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nin dalga dalga Kurdistan’da yayılması, güçlü bir direniş geleneğine ve geçmişine sahip olan yurtsever Serhed halkımızın kitlesel olarak mücadele saflarına akmasını beraberinde getirdi. Sömürgeci Türk devletinin inkâr ve imha saldırılarına yoğun bir şekilde maruz kalan, Geliyê Zîlan’da gerçekleştirilen katliamın acısını asla unutmayan Serhed halkımız, PKK ile işgale ve işgalciye karşı olan öfkesini özgürlük mücadelesine güçlü katılımıyla ortaya koydu. Halklaşan mücadelemizin önünü alamayan işgalciler, halkımızın Kurdistan Özgürlük Gerillası’yla kurduğu bağı koparmak için halkımıza karşı insanlık dışı saldırılar gerçekleştirdi ve bunun sonucunda binlerce Kürt ailesi cennet Kurdistan topraklarından göç etmek zorunda kaldı.
Serhed’in güçlü direniş kültürü ve derin yurtseverlik çizgisinin diri olduğu yurtsever bir aileden gelen Axîn yoldaşımız, sömürgecilerin uyguladığı politikalar nedeniyle ülke topraklarından uzakta; Kıbrıs, Lefkoşa’da dünyaya geldi. Aslen Mûş’un Kop ilçesinden olan yoldaşımız, fiziki olarak Kurdistan’dan uzakta büyümesine rağmen yurtsever ailesinden mücadele bilincini alarak direniş kültürümüzü özümsedi. Axîn yoldaşımız küçük yaşlardan itibaren sistemin kadına biçtiği rolü ve içinde tutulduğu kölelik statüsünü asla kabullenmedi ve buna karşı mücadele etti. İnsanlık tarihine yön veren Neolitik Devrimi gerçekleştiren Kürt kadınının tarihi hafızası ve hissi Axîn yoldaşımızın yaşantısına yön verdi. Özgürlük umudu, arayışı ve sistemi reddedişi Axîn yoldaşımızı küçük yaşlardan itibaren tanımaya başladığı partimiz PKK’ye daha fazla yakınlaştırdı ve ilgisini arttırdı. Halkımızın çektiği acılara cevap olmak ve özgür bir kadın olarak kendi gerçek kimliğiyle yaşamak için mücadelenin doğru zeminin PKK safları olduğu gerçeğini bilince çıkaran yoldaşımız, 1997 yılında tereddüt etmeden Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne katıldı. Bir dönem toplumsal çalışmalarda kalan yoldaşımız, kısa sürede bir halk öncüsü haline geldi ve halkımızın özgürlük iradesinin gelişmesinde büyük emek sahibi olan yoldaşlarımızdan oldu. Kurdistan ve Türkiye metropollerinde yürüttüğü başarılı çalışmaların ardından işgalciler tarafından birçok kez gözaltı terörüne maruz kalan yoldaşımız, Avrupa’ya geçti ve sürgünde yaşamak zorunda kalan halkımız içinde çalışma yürüttü, emek verdi.
Yürüttüğü başarılı çalışmalara rağmen mevcut durumla asla yetinmeyen Axîn yoldaşımızın yüreğindeki ülke sevgisi ve özlemi hiç dinmedi. Bu yüzden Kurdistan dağlarına gelip gerilla saflarına katılmak için büyük bir ısrarın sahibi oldu. Gerillalaşarak işgalcilere hesap soracağı günün hayalini her zaman diri tuttu. Bütün Kürtlerin ve ezilenlerin kalbinde onulmaz bir yara açan Uluslararası Komplo süreci Axîn yoldaşımız için son nokta oldu ve yoldaşımız 2000 yılında Kurdistan dağlarına geçerek gerilla saflarına katıldı. Halkımızın çektiği acıları ve Uluslararası Komplo’ya karşı olan büyük öfkesini en güçlü mücadele gerekçesi haline getiren yoldaşımız, yaşamının her anını devrim mücadelesine adadı. Devrimci yaşamı bu minvalde gelişen Axîn yoldaşımız mücadele saflarında nitelikli bir savaşçı ve hızla gelişen öncü bir gerilla komutanı oldu. Qendîl, Zap, Garê başta olmak üzere birçok alanda kalan ve gerillacılık yürüten yoldaşımız hızlı gelişimi ve tereddütsüz katılımıyla ilk günden itibaren bütün yoldaşlarının dikkatini çekti. Axîn yoldaşımızın olduğu her yerde komünal yaşam çizgisi, ortak akıl ve kadın öncülüğü her zaman önde oldu. Gereken her yerde ilkeli ve adil bir savaşçı olup, tutum ve tavır sahibi oldu. O’nda özgür kadın olma iddiasıyla yürüyen her kadında görülen içsel güzelliği, ruh yüceliğini, duygu güzelliğini ve yaşamı derinden hisseden narin yüreği görmek mümkündü. Yüreği ve fikri berrak, özgürlük arayışında net bir kadındı, gerillaydı, komutandı ve her şeyden önce iyi bir yoldaştı. Axîn yoldaş, Zîlan çizgisinde yürüdü, Berîtan çizgisinde savaştı ve özgür bir yaşam için her an emek verdi. Emekle kendisini geliştirdi, yarattı ve yoldaşlarını eğiterek onları da yükseltti. Yüzlerce savaşçı ve onlarca komutan yetiştirdi. Yaşamda ve savaşta Zîlanca tarzın, kararlılığın, irade ve pratiğin sahibi oldu. Halkımızın öncü bir fedaisi olarak fedailere komutanlık yaptı. Sorumluluk gerektiren en ağır görevler için kendisini her zaman hazırda tutarak, Devrimci Halk Savaşı görevlerini başarılı bir şekilde gerçekleştiren öncü bir YJA Star komutanı oldu.
2004 yılında yönünü Botan’a veren ve 4 yıl boyunca gerillacılığın kalbi olan Botan’da mücadele yürüten yoldaşımız, savaş içinde pişerek daha da yetkinleşti. Axîn yoldaşımız, her zaman en önde yürüdü, en ön cephede yerini aldı ve bir öncü olarak mücadele bayrağını hakkını vererek dalgalandırdı. Botan’dan sonra Mêrdîn ve daha sonra da Medya Savunma Alanları’na geçerek mücadele temposunu sürekli yükseltti. Aldığı Sakince Cansız PKK Ocağı ve PAJK eğitimleriyle Rêber Apo ideolojisinde derinleşen Axîn yoldaşımız, Önderlik felsefesiyle bütünleşerek daha güçlü bir biçimde çalışmaların başına döndü. Gulan, Mahîr, Delal ve Hüseyin Mahir arkadaşlarla birlikte mücadele yürütme şansına sahip olan Axîn yoldaşımız, büyük fedai komutanlarla yürüyen büyük bir komutan oldu. Geliştiği kadar da geliştirmeyi esas aldı. O, birlikte olduğu her arkadaşı daha ileri taşıdı ve mutlaka daha fazla geliştirdi. Yüzü daima ileriye ve zafere dönük bir komutan olarak, gelişim ve ilerleme planına sahipti. Axîn yoldaşımız her yoldaşının kalbinde yer edindi, iz bıraktı. Kadın – erkek tüm yoldaşlarının büyük sevgisini ve derin saygısını kazandı. Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğü için en önde savaş iddiasıyla yaşadı ve bunu pratiğine aktardı. Kendi önerisi ve ısrarı ile yine yönünü Bakur’a çevirdi. İddialı, coşkulu, sevinçli ve moralli şekilde Şehîd Ali Piling yoldaş ile omuz omuza vererek Amed’e doğru yola çıktı. Hedefine hızla ulaşıp pratiğe başladı, alana uyum sağlayıp komutanlık görevlerini üstlendi. En zorlu koşullarda yüksek bir irade ile komutanlık yapıp dönem görevlerini yürütmeyi başardı. Beş yıl boyunca Amed alanında işgalcilere ağır darbeler vurulan birçok eylemde öncü düzeyde görev aldı. Bulunduğu her alanda düşmanın kalbine korku salan Axîn yoldaşımız, zorlu dönemlerin ve görevlerin Apocu fedai militanı ve komutanı oldu.
HPG ve YJA Star Komuta Konseyi Üyesi olarak görevlerini büyük bir başarıyla yerine getiren Axîn yoldaşımız, Rêber Apo’nun geliştirdiği Kadın Özgürlük İdeolojisi’yle kendisini yeniden yaratan özgür ve fedai Kürt kadın gerçekliğinin somut örneği oldu. Son olarak Amed Eyalet Komutanlığı görevini yürüten Axîn yoldaşımız, fedaileşen Apocu komutanlığın yaşamda ve savaşta zafer çizgisinde yürümesinin adı oldu.
Çeyrek asrı aşan devrimci bir yaşama büyük başarılar sığdıran ve Rêber Apo felsefesinin yarattığı en güzel özgür kadın hakikatlerinden ve fedai komutanlarından biri olan Axîn yoldaşımız, ardında asla unutulmayacak bir mücadele mirası bıraktı. Axîn yoldaşımızın fedai yürüyüşü her zaman önümüzü aydınlatacak ve ardında bıraktığı mücadele bayrağı biz geride kalan yoldaşları tarafından mutlaka zafere taşınarak, ‘Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan’ hayali gerçekleştirilecektir.
Direniş ve serhildan kenti Amed; partimiz PKK’nin kurulduğu, tarihi zindan direnişinin geliştiği ve gerilla mücadelemizin en dorukta yaşandığı bir alan olması dolayısıyla her zaman mücadelemizin merkezlerinden oldu. Değerli Amed halkımız, daha mücadelemizin başından itibaren bu misyonuna denk bir duruşun sahibi olarak sömürgecilere gereken dersi verdi. İşgalci Türk devletinin tüm yoğun baskı, katliam, asimilasyon politikalarına rağmen Amed halkımız taviz vermeyerek, direnişte ısrarcı olduğunu gösterdi. Direnişi adeta günlük yaşamının ilkesi haline getiren Amed halkımız aynı zamanda geliştirdiği tarihsel hamlelerle de düşmana birçok defa geri adım attırmayı başardı. Bu özelliğiyle özgürlük hareketimizin önemli bir sacayağı olarak tarihi görevlerini yerine getirmeyi başardı. Amed halkımız geliştirdiği bu direniş geleneğini kuşaktan kuşağa aktararak mücadelemizin sürmesini sağlayarak, halkımızın özgürlük umudunu diri tutmayı başardı.
Egîd yoldaşımız da böylesi bir direniş geleneğinin içinde Amed’in Farqîn ilçesinde yurtsever bir ailede doğdu. Çocukluğunun geçtiği 90’lı yıllarda Kurdistan’da yaşayan her çocuk gibi düşman gerçekliğini yaşayarak öğrendi. Özellikle düşmanın halkımıza karşı hiçbir insani değer gözetmeksizin saldırması Egîd yoldaşımızda tarifi imkansız bir öfke yarattı. Daha çocuk bilinciyle mutlaka düşmandan hesap sorması gerektiğini düşünen yoldaşımız, yaşam çizgisini daha o zamanlardan belirlemiş oldu. Önderliğimizin geliştirdiği KCK sisteminin ilan edildiği 2005 Newrozu’nda daha önce sempati duyduğu Partimizi yakından tanımaya başlayan Egîd yoldaşımız, ilk olarak gençlik faaliyetlerinde yer aldı. Faaliyetlerde uzun bir süre kalan yoldaşımız kendisini ideolojik olarak eğitme imkanı buldu. Aldığı Önderlik felsefesi temelli eğitimlerle soykırımcı Türk devlet okullarının geliştirmeye çalıştığı etkileri bir bir üzerinden atmayı başardı. Önderliğimizin ve Hareketimizin tüm olumlu çabalarına ve ısrarlarına rağmen demokratik çözüme yanaşmayan sömürgeci Türk devletine karşı 2010 yılında geliştirilen Devrimci Halk Savaşı sürecinde çalışmalara daha aktif bir katılım sağlaması gerektiğini düşünen Egîd yoldaşımız 2011 yılında nihayet çocukluk hayali olan gerillaya katılımını gerçekleştirdi.
Kısa bir süre Amed alanında gerillacılık yapan yoldaşımız, burada temel gerillacılık eğitimlerini gördü. Bakurê Kurdistan’da ve yoğun savaş sürecinin içinde eğitim görmeyi fırsata çeviren yoldaşımız kısa sürede yılların tecrübesini edinmeyi başardı. Eğitimde öğrendiklerini hemen pratikleştirme imkanı bulan yoldaşımız Amed alanında gerçekleşen eylemlere katılarak kendisine biçtiği misyonun gereklerini yerine getirdi. Gerillada yeni olmasına rağmen cesareti, katılımı ve militanca duruşuyla yoldaşlarına güven veren Egîd yoldaşımız daha sonra Bakurê Kurdistan’ın zorlu alanlarından Erzirom’a geçti. Burada da mevcut katılım düzeyini gün geçtikçe daha da geliştiren yoldaşımız, öncü bir gerilla olmayı başardı. Yaklaşık 2 yıl pratik yürüttüğü Erzirom alanında yoldaşlık ilişkilerindeki sadelik ve dürüst katılımı ile yoldaşlarının saygısını kazandı.
Egîd yoldaşımız 2014 yılında DAİŞ çetelerinin Kobanê’ye saldırması üzerine halkımızın kazanımlarını korumak için Kobanê alanına geçti. Göğüs göğüse bir savaşın yaşandığı Kobanê’de Apocu fedai militanların destansı direnişine tanıklık eden Egîd yoldaşımız, aynı fedai ruhla direniş mevzilerindeki yerini aldı. Çetelere ağır darbelerin vurulduğu ve Kobanê’nin karış karış özgürleştirilmesini sağlayan birçok eylemde yer alan yoldaşımız, Apocu fedai ruhun asla yenilmeyeceğini bir kez daha işgalcilere ve onların işbirlikçilerine gösterdi. Yaşanan yoğun savaş sürecinde ağır yaralanan Egîd yoldaşımız Bakurê Kurdistan’da tedavi gördüğü süreçte DAİŞ çeteleri ile kader birlikteliği yapan Türk devleti tarafından esir edildi.
Apocu bir militan olarak her nerede olursa olsun Parti ilkelerinden taviz vermemeyi kendisine düstur edinen yoldaşımız, partimiz PKK’nin zindan direniş geleneğine tüm varlığı ile dahil oldu. Ağır yaralı olmasına rağmen düşmanın yaptığı tüm işkencelere göğüs germeyi başaran yoldaşımız, Kemal ve Hayrilerin direniş ruhunun temsilcisi oldu. Uzun zindan sürecini kendisi için adeta bir akademiye çeviren yoldaşımız, burada kendisini Önderlik felsefesinde daha da derinleştirdi. Kendisini kapitalist sistemin tüm kirlerinden arındıran yoldaşımız Önderliğimizin geliştirdiği; özgürlüğe, eşitliğe ve sosyalistçe bir yaşama dayanan Demokratik Modernite kişiliğine ulaşmayı başardı. Yaşadığı ideolojik yoğunlaşmaların yanı sıra halkımızın kendi çözümünü kendisinin sağlaması gerektiğine inandı. Bunun da ancak Devrimci Halk Savaşı’nın tüm Kurdistan’a yayılmasıyla mümkün olduğunu düşündü. Bu temelde askeri taktiklere de yoğunlaşarak önemli dersler çıkardı. Yaşadığı yoğunlaşmaları ve ulaştığı sonuçları pratik sahada uygulamak için sabırsızlanan ve fiziki özgürlüğüne kavuşacağı günü dört gözle bekleyen yoldaşımız 7 yıllık esaretin ardından zindandan çıktı ve yüzünü kendisini ait hissettiği Kurdistan dağlarına döndü.
Daha önce gerillacılık yaptığı alanlara ulaşmakta zorlanmayan yoldaşımız, yoldaşları ile buluşacağı anı büyük bir coşku ve heyecanla gözledi. Gerilla ile buluştuğu anı yaşamının en değerli anlarından biri olarak ele alan yoldaşımız, yoldaşlarından aldığı güç ve moralle hemen pratiğe başlamak istedi. Yıllardır hasretini çektiği Kurdistan’ın özgürlük dağlarıyla buluşmanın tarifsiz coşkusu ile pratiğe yönelen Egîd yoldaşımız, bulunduğu her alanda Apocu bir militan olarak öncülük misyonuna denk bir duruşun sahibi oldu. Zindanda edindiği ideolojik birikimle yoldaşlarının eğitimine yardımcı olan Egîd yoldaşımız aynı zamanda yoldaşlarından da pratik tecrübeleri öğrenerek eksik yanlarını tamamlamaya çalıştı. Amed alanında birçok çalışmanın başarılı bir şekilde sonuçlanmasında emeği olan Egîd yoldaşımız, sürekli daha fazla mücadele etmenin ve başarı kazanmanın arayışında oldu. Ancak bu şekilde Önderliğimize ve kahraman şehitlerimize layık olunabileceğini düşündü.
Bulunduğu her alana rengini vermeyi başaran ve birlikte çalışma yürüttüğü her yoldaşında mutlaka iz bırakan Egîd yoldaşımız militan kişiliği ile örnek bir Apocu oldu. Şehadete ulaştığı ana kadar da partimiz PKK’nin direniş çizgisini temsil etmeyi başaran Egîd yoldaşımız, son nefesine kadar direnerek Apocu militanlığın yenilmezliğini ispatladı.
Rohat yoldaşımız, başkentimiz Amed’de yurtsever bir ortamda yaşama gözlerini açtı. Sömürgeci soykırımcı Türk devletinin Kürt çocuklarını asimilasyondan geçirmek üzere soykırım çarkı olarak kullandığı YİBO (yatılı ilköğretim bölge okulları)’nda 7 yıl boyunca okudu. Burada insanları köksüzleştiren asimilasyoncu sistemi tanıdı. Okulu bırakarak farklı işlerde çalıştı. Dürüst ve toplumsal ahlakı güçlü olan Rohat yoldaşımız, Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne ilgi duydu. Özellikle de 2006 yılında Mûş alanında 14 gerillanın kimyasal silahla şehit edilmesi ve ardından gelişen halk serhildanları Rohat yoldaşımızı derinden etkiledi. Böylesine vahşi ve katliamcı bir düşmana karşı ancak mücadele edilerek varlığını korumanın ve özgürlüğünü sağlamanın mümkün olduğunu gördü. Bu bilinçle mücadeleye atıldı. 2007, 2008 ve 2009 yıllarında Apê Musa’nın küçük generallerinden biri olup özgür basın çalışmalarında yer aldı. Hakikati haykıran ve özgürlüğün sesi olan gazete ve dergilerin dağıtımcılığını yaptı. Aynı zamanda toplumsal alan çalışmalarında yer aldı, demokratik özerklik ve öz yönetim hakikatine sonuna kadar inanıp, bunun için toplumu örgütleyip komünleri kurmaya çalıştı, kent meclislerinde görev aldı ve üzerine düşen her sorumluluğu yerine getirmeye çalıştı.
Onurlu bir yurtsever ve özgür Kürt kimliğini temsil ettiği için sömürgeci soykırımcı Türk devleti tarafından tutuklanıp 2009 ve 2011 yılları arasında bir yılı aşkın süre boyunca Amed zindanında tutuklu kaldı. Bu süreçte kendisini Kürt dili, kültürü, mücadele tarihi, özgürlük ideolojisi ve paradigmasında geliştirip derinleştirerek düşmana en etkili cevabı verdi. Zindanda Mazlum, Dörtler, Sara, Hayri ve Kemaller’in direniş çizgisini esas alarak düşman karşısında asla geri adım atmadı, yüreğindeki isyancı direniş ruhunu daha da gürleştirerek dışarı çıktı. Bir süre daha toplumsal alandaki görevlerini yürüttükten sonra 2013 yılında Amed’de gerilla saflarına katıldı.
Rohat yoldaşımız katıldıktan sonra demokratik çözüm yürüyüşlerinin başlamasıyla Medya Savunma Alanları’na geçti. Rohat yoldaşımızın mücadeleyi tanıması, Apocu ideolojideki yetkinliği, Parti ölçülerini özümsemiş kişiliği, sadeliği ve olgunluğu O’nu gerillayı yaşamıyla erkenden kaynaştırdı. Zorluk çekmeden dağların özgür yaşamına adapte oldu. İlk gerilla eğitimlerini hızla tamamlayarak Medya Savunma Alanları’nda üç yıl boyunca çeşitli görevler alıp önemli bir birikim ve tecrübe edindi. Aynı zamanda gerilla basınında yer alıp gerillanın özgür yaşam hakikatine şahitlik ettiği dönemlerini kayıt altına aldı, yazdı ve tarihe miras bıraktı.
Rohat yoldaşımız, sömürgeci, soykırımcı ve katliamcı düşmana karşı mücadele etmeyi en temel amacı olarak belirledi. Çünkü bu düşmanın insanlık dışı saldırıları durdurulmadan ve yenilgiye uğratılmadan özgür Kürt varlığına karşıtlığının da asla bitmeyeceğini biliyordu. Rohat yoldaşımız bu bilinç ve inançla 2016 yılında yüzünü Bakurê Kurdistan’a ve doğup büyüdüğü Amed’e döndü. Gerillaya ilk katıldığı topraklara tecrübe edinmiş ve gerilla taktiklerinde ustalaşmış Apocu bir militan olarak dönüşü gerçekleştirerek ülkeye bağlılığını göstermiş oldu.
Amed’de büyük bir aşk ve istekle pratiğe başladı. Rohat yoldaşımız, Amed’in birçok alanını adeta karış karış gezerek faaliyet yürüttü. Fedai ruh ve yüksek cesaretiyle en zorlu an ve yerlerde sorumluluk almaktan çekinmedi. Nerede fedakarlık ve yüksek emek gerektiren bir iş varsa tereddütsüzce oraya koştu. 7 yıl boyunca aralıksız bir biçimde durmadan ve yılmadan mücadele etti. Birçok eylemde yüksek cesaretiyle öncülük ederek işgalci düşmana ağır darbeler vurdu. İşgalci Türk ordusunun Amed’de gerçekleştirdiği binlerce saldırı ve operasyonunu boşa çıkarıp etkin bir gerillacılık yürüttü. Rohat yoldaşımız samimi yoldaşlığı, fedakarlığı, sarsılmaz iradesi ve Apocu fedai ruhu ile her zaman yoldaşlarına güç veren, ideolojik donanımıyla öncülük eden ve yol gösteren örnek bir yoldaşımızdı. Şehadete ulaştığı son olayda da fedai komutanımız Axîn yoldaşımızla beraber omuz omuza vererek işgalci düşmana karşı koyup, büyük bir cesaret örneği sergileyerek saatlerce çarpıştı. Rohat yoldaşımız, dönemin fedai ruha sahip örnek militanlığını en yüksek düzeyde temsil ederek şehitler kervanına katıldı.
Özgürlük mücadelemizin ilk geliştiği ve kitleselleştiği alan olan Botan, bu nedenle sürekli düşmanın hedefi oldu. Halkımızı özgürlük mücadelesinden uzaklaştırmak ve soykırım saldırısını sürdürmek için birçok yöntem deneyen işgalci Türk devleti, bu çerçevede koruculuk sistemi geliştirerek halkımızı birbirine kırdırmak istedi. Düşmanın bu politikasını gören onurlu halkımız, bu dayatmaları asla kabul etmedi. Bu nedenle düşman halkımıza yönelik daha fazla baskı ve işkence uygulayarak binlerce yıllık ana topraklarından göç etmelerine neden oldu. Yurtsever halkımıza ya onursuz bir yaşamı kabul edip koruculuğu kabul etmeyi ya da yaşadıkları yerlerden göç etmeyi dayatan soykırımcı Türk devleti bu şekilde sonuç almak istedi. Fakat onurlu yaşamı tercih eden milyonlarca insanımız tüm benlikleriyle bağlı oldukları topraklarından kopma pahasına düşmana boyun eğmedi, politikalarına teslim olmadı. Elkê’ye bağlı Setkar köyünde yaşayan yurtsever halkımız da onurlu yaşamı tercih ederek düşmana teslim olmadı. Bu nedenle Setkar’lı değerli halkımız köylerinden göç edip farklı alanlara göç etmek zorunda kaldı. Fakat düşmanlıkta sınır tanımayan işgalci Türk devleti Setkar köyünü yakıp yıkarak halkımızın geri dönüş umudunu da kırmak istedi.
Düşman baskılarından dolayı göç ederek Wan’a yerleşen ailelerimizden biri olan Temel ailesi de düşmanın tüm işkencelerine rağmen yurtseverlik duruşundan taviz vermeyerek örnek bir tutum gösterdi. Bu değerli ailede doğan Demhat yoldaşımız da ailesinin ve yurtsever halkımızın direniş kültürü ile büyüdü. Düşmanın halkımıza yönelik katliam, işkence ve sürgün uygulamalarını dinleyerek yetişen yoldaşımız, düşmana karşı büyük bir öfke duydu. Bu nedenle daha küçük yaşlardan itibaren mücadele arayışında oldu. Wan’da yurtsever bir ortam içinde büyümesi, Demhat yoldaşımızın partimiz PKK’yi yakından tanımasını sağladı. Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın düşmana karşı geliştirdiği destansı direniş, düşmana darbe üstüne darbe vurması Demhat yoldaşımızı heyecanlandırarak, mücadeleye daha aktif katılmasını sağladı. İlk olarak yurtsever, devrimci gençlik faaliyetlerine dahil olan Demhat yoldaşımız, bu çalışmalarda uzun bir süre mücadele yürüttü. Wan’da yerel gençlik içerisinde başladığı çalışmalarda kısa sürede öncülük konumuna ulaşan yoldaşımız, kendisi gibi birçok Kürt gencinin bilinçlenmesinde, örgütlenmesinde ve mücadele saflarına katılmasında emek sahibi oldu. Daha sonra mücadelesini daha da büyütme kararı alan yoldaşımız Kurdistan’ın birçok alanında faaliyet yürüterek Kürt gençliğinin öncü kadrolarından oldu. Mücadelesini Önderliğimizin paradigması rehberliğinde sürdüren yoldaşımız sürekli kendisini ideolojik anlamda geliştirerek Apocu militan ölçülere ulaşmayı hedefledi. Yüzü her zaman dağlara dönük olan Demhat yoldaşımız Kurdistan dağlarında sürdürülen gerilla mücadelesini, yapılan fedakarlığı ve fedailik çizgisindeki savaşı kendisine örnek aldı. Bu temelde her gün kendisini sorgulayan yoldaşımız, yaşadığı yoğunlaşmaları daha fazla mücadeleye kanalize etmeyi başardı. Düşmanın halkımıza karşı topyekün saldırıya geçmesi, Önderliğimiz üzerindeki tecrit siyasetini kalıcılaştırması ve özgürlük gerillalarına yönelik insanlık dışı saldırılar gerçekleştirmesi Demhat yoldaşımızın yüzünü Kurdistan dağlarına çevirmesine neden oldu.
Amed alanından gerilla saflarına katılan yoldaşımız, gerilladaki ilk eğitimini de burada aldı. İdeolojik ve örgütsel anlamda belli bir tecrübe ve birikime sahip olan Demhat yoldaşımız, kendisini askeri anlamda geliştirdi. Özellikle gerçekleşen düşman saldırılarına cevap olmak ve kimyasal silahlarla şehit edilen yoldaşlarının intikamını almak için kendisini askeri anlamda yetkinleştirmesi gerektiğine inandı. Bu amaçla birlikte çalışma yürüttüğü yoldaşlarının askeri tecrübelerinden yararlanan yoldaşımız, yeni dönem gerilla taktik ve tarzında derinleşti. Son derece mütevazı, emekçi ve fedakar bir kişiliği olan Demhat yoldaşımız, bu özellikleriyle hem yoldaşlarının saygı ve sevgisini kazandı hem de sürekli birlikte çalışma yürütülmek istenen bir yoldaş oldu. Bu nedenle bulunduğu her ortamda moral ve güç kaynağı oldu. Amed alanında birçok yerde çalışma yürüten yoldaşımız, hem düşmana karşı sürekli eylem yoğunlaşması içinde oldu hem de halkımızın Devrimci Halk Savaşı temelinde bilinçlenip örgütlenmesinde yer alarak dönem görevlerine sahip çıktı. Ancak bu şekilde Önderliğimize ve şehit yoldaşlarımıza layık olabileceğinin bilincinde olan Demhat yoldaşımız, öncü bir Apocu militan olarak sürekli mücadelesini büyütmeyi esas aldı.
17 Eylül günü gelişen düşman saldırılarında beraberindeki yoldaşlarıyla fedaice direnen Demhat yoldaşımız, mücadele geçmişine denk bir duruşun sahibi olarak düşmana ağır darbelerin vurulmasını sağladı. Son nefesine kadar özgürlük değerlerimize bağlı kalmayı başaran Demhat yoldaşımız, tereddütsüz bir şekilde şehadete yürüyerek, öncüleşen Kürt gençliğinin en seçkin örneklerinden oldu.
- 17 Eylül 2023 günü Şirnex’in Basa ilçesine bağlı Bana köyü civarında işgalci Türk ordusu ile yaşanan çatışmada Rênas Tolhildan yoldaşımız fedaice savaşarak şehadete ulaştı. Özgürlük gerillası saflarına katıldığı andan itibaren özlü katılımı, cesur, fedakar ve dürüst kişiliği ile örnek bir Apocu militan olan Rênas yoldaşımız, üstlendiği öncülük misyonunu başarılı bir şekilde yerine getirdi. Botan’ın yiğit evladı Rênas yoldaşımız, doğup büyüdüğü topraklarda halkımızın özgürlük mücadelesi için tüm benliği ile mücadele ederek ve savaşarak sömürgeci soykırımcı Türk devletine karşı Kürt gençliğinin alması gereken tutumu pratiği ile ortaya koydu ve bu özelliği ile tüm Kürt gençliğinin öncüsü oldu.
Direnişi ile işgalci Türk ordusuna Apocu bir militan olarak gereken cevabı veren Rênas yoldaşımızın başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Rênas Tolhildan yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
Nasnav : Rênas Tolhildan |
Rênas Tolhildan – Ramazan Eliçümüş
Özgürlük mücadelemizle birlikte adeta küllerinden yeniden doğan kadim Botan halkımız tüm varlığı ile partimiz PKK ve Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı sahiplenerek, Botan’ı gerilla mücadelemizin merkezi haline getirdi. Partimiz PKK’de özgür geleceği gören halkımız üzerindeki ölü toprağı atarak serhildan halkı haline geldi. Botan halkımızın öncülüğünde gelişen serhildanlarla diriliş devrimimiz gelişti. Botan’dan başlayan direniş, Amed’e ve daha sonra da tüm Bakurê Kurdistan’a dalga dalga yayılarak düşmanın soykırım siyasetine ağır darbeler vurdu. Dirilişin öncülüğünü yapan Botan halkımız, en değerli evlatlarını da gerilla saflarına katarak halkımızın özgürlüğünün elde edilebilmesi için en büyük fedakarlığı yaptı. Mücadelemizde binlerce şehidi olan Botan halkımız her zaman şehitlerimizin anılarına sahip çıkarak mücadelelerini daha da büyüttü. Bunun için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyen değerli halkımız, en zorlu şartlarda bile mücadelemizi sahiplenerek geleceklerini Partimizin direnişinden ayrı tutmadılar.
Böylesi bir direniş kültürü içinde gelişen yurtsever bir ailede doğan Rênas yoldaşımız, kuşkusuz bu gelenekle yetişti. Yaşadığı coğrafyanın direnişçiliği ile mayalanan yoldaşımız daha küçük yaşlarda itibaren, köylerine gelen gerillalardan etkilendi, büyüyünce özgürlük gerillası olmak istedi. Kendisi ile birlikte gerilla olma hayalini de büyüten Rênas yoldaşımız bu süreç içerisinde halk gerçekliğimizi daha iyi anlamaya başladı. Halkımızın on yıllardır sürdürdüğü özgürlük mücadelesinin yarattığı değerleri, bu değerler için verilen bedelleri yaşayarak, hissederek gören Rênas yoldaşımız, halkımıza layık bir genç olabilmek için sürekli yoğunlaşma içinde oldu. Aynı zamanda düşman gerçekliğine, onun soykırımcı karakterine ve halkımıza karşı geliştirdiği katliamlara tanıklık eden yoldaşımız kendisini daha da biledi. Düşmanın halkımıza karşı geliştirdiği katliamların hesabını sormanın ve onun soykırım siyasetini parçalamanın yegane yolunun gerillaya katılmak olduğu gerçekliğini bir kez daha bilince çıkaran yoldaşımız 2019 yılında doğduğu topraklardan, Botan’dan gerilla saflarına katıldı.
Bakurê Kurdistan’da düşman yönelimlerinin en yoğun yaşandığı bir süreçte çocukluk hayalini gerçekleştirerek gerilla saflarına katılan Rênas yoldaşımız, ilk eğitimini Botan alanında aldı. Savaş koşulları içerisinde aldığı eğitimini kısa sürede içselleştiren yoldaşımız, yetkin bir gerilla olmayı başardı. Bir süre değerli komutanımız Egîd Civyan yoldaşla birlikte kalan Rênas yoldaşımız, bu süre içinde Egîd yoldaşımızın engin tecrübelerinden yararlanarak kendisini geliştirdi. Dervişane bir yaşamı olan Egîd yoldaşımızdan partimiz PKK’nin ilke ve ölçülerini öğrenerek Apocu militanlığa sağlam adımlarla başladı. Yoldaşlarının yardımıyla gerillacılığın temel kurallarını hemen öğrenen yoldaşımız, disiplinli bir gerilla olmayı başardı. Özellikle yeni dönem gerillacılığında yetkinleşmek isteyen yoldaşımız, bunun için sürekli arayışta oldu. Kendisini askeri branşlarda eğitmek için en küçük bir imkanı da değerlendiren Rênas yoldaşımız, öğrendiklerini pratiğe geçirmek için yoğun bir çabanın sahibi oldu. Bu özelliği ile yoldaşlarının saygısını kazanan yoldaşımız, daha fazla katılım sağlayarak yoldaşlarının saygısına layık oldu. Doğup büyüdüğü Botan alanında gerillacılık yapmanın verdiği avantajı iyi değerlendiren yoldaşımız, bulunduğu her alanda öncülük misyonuna denk bir katılımın sahibi oldu. Besta’dan Gabar’a kadar birçok alanda pratik yürüten Rênas yoldaşımız pratik zekası, çalışkanlığı ve emekçi özellikleriyle üstlendiği her çalışmayı başarı ile sonuçlandırdı. Botan alanında düşmana karşı gerçekleştirilen birçok eylemde yer alarak çocukluğundan itibaren büyük öfke duyduğu Türk devletinden halkımızın intikamını almayı başardı. Fakat hiçbir zaman var olan katılımını yeterli görmeyen yoldaşımız; halkımız, Önderliğimiz ve şehitlerimize karşı sorumluluk ve görevlerinin bilinciyle daha fazla katılmayı esas aldı. Bunun için kendisini ideolojik ve askeri olarak sürekli geliştirmeyi esas aldı.
Dürüst, özgürlük değerlerine bağlı ve Botan’ın kadim kültürünü özümseyen Apocu bir militan olan Rênas yoldaşımız, 17 Eylül günü gerçekleşen düşman saldırısında son nefesine kadar fedaice savaşarak şehadete ulaştı. Böylesi değerli bir yoldaşla aynı amaçlar için aynı mevzilerde mücadele etmekten dolayı yoldaşları olarak onur duyuyor, anısını mücadelemizi büyüterek yaşatacağımızın sözünü veriyoruz.
22 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
10 Haziran 2023 tarihli açıklamamızda; Amed’in Licê bölgesinde 3 Haziran 2023 günü işgalci Türk ordusu ile yaşanan temas ve çatışmalarda Zîn Amed ve Mahsum Herekol yoldaşlarımızın şehadete ulaştığını, şehadete ulaşan üçüncü yoldaşımızın ayrıntılı kimlik bilgisi netleştiğinde yurtsever halkımız ve kamuoyu ile paylaşılacağını belirtmiştik. Sömürgeci, soykırımcı Türk ordusuna karşı, son nefesine kadar büyük bir cesaret ve fedai ruhla çatışarak şehadete ulaşan diğer yoldaşımızın Ala Munzur Dêman olduğu netleşmiştir.
Apocu fedai bir militan olan Ala yoldaşımızın değerli ailesine, fedakar Kobanê halkına ve tüm yurtsever Kurdistan halkına başsağlığı diliyoruz. Şehitlerimizin takipçisi olup, amaçlarını başarma ve anılarını Özgür Önderlik ile Özgür Kurdistan’da yaşatma sözümüzü yineliyoruz.
Ala yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Ala Munzur Dêman |
Ala Munzur Dêman – Dilîşan Şêxo
Direnişçi karakteri ve adını tüm dünyaya duyuran destansı direnişiyle tanınan Kobanê kenti Rêber Apo’yu ilk tanıyan Rojava şehridir. Kobanêliler en erkenden yurtseverleşen, Rêber Apo gerçeğini anlayan, gönül veren ve tereddütsüz bir biçimde mücadeleye katılan halkımız oldu. Önderliği tanıdığı ilk günden günümüze kadar büyük bedeller vererek, en değerli evlatlarını özgürlük mücadelesine katarak ve şehitler vererek büyük yurtseverlik duruşunu kanıtladı. Apocu ideoloji ile Kurdistan’ın özgürleşeceğine yürekten inanan Kobanêliler yıllarca büyük emek, çaba ve katkı sağlayarak özgürlük mücadelesini büyüttü. 2012 yılında Rojava Özgürlük Devrimi’nin ilk kıvılcımını tutuşturan, devrimi gerçekleştiren ve öncülük yapan kenti oldu. Tüm düşman saldırıları karşısında asla boyun eğmedi. BAAS rejiminin asimilasyon, baskı ve zorundan, DAİŞ çetelerinin ve faşist Türk devletinin insanlık dışı ve soykırım saldırılarına kadar tüm düşman saldırılarına karşı direndi. Özellikle de DAİŞ’e karşı 2014 ve 2015’te sergilediği tarihi direniş, tüm dünyayı etkisini altına aldı, ezilen insanların umudu oldu, dünyanın her yanından binlerce enternasyonalist özgürlük savaşçısını kendisine çekti. Böylece insanlığa yeni bir umut, yeni bir çıkış, demokratik ve özgür insanlığın, onun demokratik sisteminin ve özgür yaşam nüvelerinin kıblesi haline geldi. Bugün de Türk devlet faşizminin soykırım saldırılarına karşı asil yurtseverlik duruşuyla direnen Kobanê halkı, tüm dünyaya devletsiz ve özgür bambaşka bir yaşamın ve sistemin mümkün olduğunu gösterip kanıtlayan önemli örneklerinden biri olarak varlığını korumaya çalışmaktadır.
Ala Munzur Dêman yoldaşımız, insanlığın ilk boy verdiği, toplumsallaştığı, neolitik devrimi gerçekleştirdiği ve Kürt halkının on binlerce yıllık kadim coğrafyası olan topraklarda yaşama gözlerini açtı. Yurtseverlikte örnek olan Kobanê kentinin ve halkının kültürü ile büyüdü. Kêtikî aşiretinin bir ferdi olarak dünyaya gelmesi, toplumsal görev ve sorumluluklarının farkına varmasını sağladı. Yurtsever bir aile ve Kobanê’de direniş kültürü ile büyümesi Ala yoldaşımızın karakterini şekillendirdi. Derin bir yurtseverlik bilinci ve duyguları ile yetişen yoldaşımız kendisini, halkını, tarihini ve özgürlük mücadelesini erkenden tanıdı. Yönetmenliğini büyük şehitlerimizden Halil Dağ yoldaşın yaptığı ve ölümsüz büyük komutanımız Şehîd Beritan (Gülnaz Karataş) yoldaşın direnişini anlatan Bêrîtan filminden etkilendi. Aynı süreçlerde işgalci Türk ordusunun Zap’ta büyük bir kırılmayı yaşaması ve akabinde gelişen tarihi Oremar eyleminden etkilendi. Sömürgeci, soykırımcı Türk devletinin 2008 yılında ahlaksızca ve namertçe Rêber Apo’ya yönelerek fiziki saldırıda bulunması Ala yoldaşımız için bardağı taşıran son damla oldu. Soykırımcı düşmana duyduğu kin ve öfke kararlaşmasını sağladı ve bir gerilla olup halkımıza ve Önderliğimize yaşatılanların intikamını almak üzere Kurdistan dağlarının yolunu tuttu.
Medya Savunma Alanları’nda ilk gerilla eğitimini alan, gerilla ile tanışan ve PKK’nin örgütlü yaşamına katılan Ala yoldaşımız erkenden gelişme kaydetti. Ala yoldaşımızın kişiliğindeki bozulmamış toplumsal öz, derin yurtseverlik bilinci, asil duyguları ve yüce amaçları gelişmesini tetikleyen önemli etkenlerdi. Özellikle özgür Kürt kadınının Apocu ideoloji ile yaşadığı özgürleşme düzeyi, kadının YJA Star olarak bir ordu haline gelmesi, kadın kurtuluş ideolojisinin netlik kazanması, özgür kadının bir özgürlük hareketi haline gelmesi, PAJK olarak partileşmesi, önce KJB sonra da KJK olarak devlet dışı sisteme öncülük eden ve dünyada bir ilk olan kadın konfederalizmini gerçekleştiriyor olması Ala yoldaşımızı hayranlık içinde bıraktı. Ala yoldaşımız da özgür bir Kürt kadını olmak, Apocu çizgide tarihi rolünü oynamak, kadın renginde özgürlük devrimini gerçekleştirmek üzere tereddütsüzce mücadeleye katıldı. Ala yoldaşın hesapsız ve dürüst katılımı erkenden gelişmesini sağladı. Büyük bir iddia ile görevlerine sahip çıkarak an’a ve döneme cevap olmasını bilen bir militan oldu. Ala yoldaşımız, hiçbir zaman sıradanlığı kabul etmedi, kendinde her gün yeni başlangıçlar yapmasını bilen fedai bir militan oldu. Özgürlük yürüyüşünü fedailik temelinde gerçekleştirip Zilanca bir katılımın sahibi oldu. Ala yoldaş, yaşama, ilişkilere, görevlere, eylemlere ve savaşa hep fedai ruh temelinde katıldı. Esas aldığı fedailik ölçüleri katılımını ve misyonunu günden güne büyüterek sorumluluklarına cevap olmasını bilen bir militan haline getirdi.
2010 ve 2012 yıllarında askeri ve ideolojik alanda uzmanlık eğitimleri alan Ala yoldaşımız, gerillacılıkta profesyonelleşti. Eğitimden aldığı formasyon ve güçle pratik sahalara yönelen Ala yoldaşımız, mekan ve görev ayrımı gözetmeksizin tüm devrim görevlerine büyük bir aşk ve istekle sarıldı. Her devrimci görevin halkımızın özgürlüğüne hizmet ettiğinin bilinciyle sadece başarmaya odaklandı. Amaca kilitlendiğinde önündeki hiçbir engeli tanımayan, tıkanmayı ve pes etmeyi kabul etmeyen Ala yoldaş, daima başarılı olmayı bilen bir militan oldu. Ala yoldaşımızın özgür yaşam sevgisi, güler yüzlü moralli katılımı, renkli kişiliği, kararlı duruşu, samimi yoldaşlığı, fedai ruhunun kendisinde yarattığı dervişane devrimciliği onu tüm yoldaşları tarafından sevilen bir militan haline getirdi. Bulunduğu her ortamda öncülük yaptı, özgür kadın duruşunu ve Apocu fedai militanlık ölçülerini layıkıyla temsil etmesini bildi. Önderlik’ten ve şehitlerimizden aldığı güç ve bunun yarattığı maneviyatla mücadelemizin soylu değerlerini şahsında yaşayan ve bulunduğu ortamda yaşatan bir yoldaş oldu.
Ala yoldaşımız, büyük bir birikim ve tecrübe edindikten sonra yüzünü Bakurê Kurdistan’a döndü ve en büyük hayali olan Bakur gerillacılığına kavuştu. Amed eyaletinin birçok alanında önemli görevler üstlenip başarıyla yerine getirdi. Zorlu Bakur koşullarında tüm imkansızlıkları ve engelleri aşmasını bildi. Örnek bir militan olan Ala yoldaşımız, öncülük rolünü oynayan bir komutan olarak birçok başarının sahibi oldu. Amed eyaletindeki emek ve çabasıyla eyalete ve özgürlük mücadelemize büyük faydalar sağladı. Duruşu, yoldaşlığı ve cesareti ile yoldaşlarına güç kaynağı oldu. Her şart altında dervişane devrimciliğini ve Apocu fedai ruhunu korumasını bilen Ala yoldaş, fırsatını her bulduğunda sömürgeci soykırımcı Türk devletine ve onun işgalci ordusuna darbe vurmasını da bildi.
3 Haziran günü Amed’in Licê bölgesine bağlı Şehîd Ferhat alanında gerçekleşen düşman saldırısında Zîn ve Herekol yoldaşlarımızla birlikte şehadete ulaştı.
19 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
Rojda Mahir yoldaşımız, Mayıs 2023 tarihinde Medya Savunma Alanları’na yönelik gerçekleşen bir düşman saldırısı sonucu şehadete ulaştı.
Her gününe büyük kahramanlıklar sığdırarak ve bu kahramanların eşsiz emekleri sayesinde gelişen Kurdistan Özgürlük Mücadelesi, başta Kürt halkı olmak üzere tüm Ortadoğu halkları için özgürlük umudu olmaya devam ediyor. Bu onurlu yaşam mücadelesi gelişimini kuşkusuz kahramanca savaşarak şehadete yürüyen yoldaşlarımıza borçlu. Şehitlerimizin emsalsiz fedakarlıkları ve emekleri sayesinde Hareketimiz bugünkü öncü konumuna ulaştı. Rojda yoldaşımız da inançlı ve kararlı duruşu ile mücadelemizin gelişiminde önemli katkıları olan öncü bir YJA Star militanı oldu. Mücadele ettiği her yerde özgür kadın çizgisinin uygulayıcısı ve yılmaz bir savunucusu oldu. Her anında mücadelesini büyütmeyi esas alan ve Önderliğimizin yeni yaşamı yaratan fikirlerini tüm kadınlara ulaştırmanın çabasında olan Rojda yoldaşımız bu özellikleriyle bir kadın olarak üstlendiği öncülük misyonunu layıkıyla yerine getirdi.
Rojda yoldaşımız gibi değerli bir militanı özgürlük mücadelemize kazandıran ve halkımızın özgürlüğü için her türlü fedakarlığı gösteren başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Rojda Mahir yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Rojda Mahir |
Rojda Mahir – Hêvî Reşîd
İşgalcilerin geliştirdiği baskı, işkence ve zorla göç etme saldırılarına rağmen Kürt kültürünün derinden yaşandığı bölgelerden biri olan Efrîn bu özelliğiyle tarihin her döneminde halkımızın varlığının teminatı oldu. Bu gerçekliğin farkında olan işgalci güçler her zaman Efrîn’de yaşayan halkımıza yönelik özel politikalar uygulayarak, özünden koparmayı amaçladı. Bu soykırımcı yönelimlerin farkında olan Efrîn halkımız da kültürünü, dilini ve kendisini var eden değerleri daha fazla sahiplenerek cevap verdi. Yeri geldiğinde eline silah alıp Çiyayê Kurmênc, Lêlûn ve Çiyayê Hawar’da işgalcilere karşı savaştı. İşgalcilerin Kurdistan’ı parçalama politikalarının farkında olan Efrîn halkımız kendisini hiçbir zaman Kurdistan’ın diğer alanlarından ayrı görmedi. Halkımızın yaşadığı sorunların her yerde aynı olduğunun farkındalığıyla çözümün de ancak birlikte mücadele etmekten geçtiğinin bilincinde oldu. Bu nedenle Kurdistan’ın hangi alanında halkımızın özgürlüğü için bir mücadele gelişse Efrîn halkımız mutlaka en değerli evlatlarını bu mücadelelere katarak ve derin yurtseverliklerinin gereğini yerine getirdi. Önderliğimizin Ortadoğu’ya çıkışından kısa bir süre sonra Apocuları tanımaya başlayan Efrîn halkımız hem Önderliğimizde hem de PKK kadrolarında özgür geleceği görerek büyük bir inançla Partimizin etrafında kenetlendi. Öyle ki daha mücadelemizin ilk yılları olmasına ve ortada herhangi bir kazanımın olmadığı bir süreçte Efrîn halkımız başta en değerli evlatları olmak üzere tüm varlıklarını özgürlük mücadelemiz için gözünü kırpmadan verdi. Eşine az rastlanır bir fedakarlıkla yıllarca hiçbir karşılık beklemeden sadece halkımızın işgal ve sömürü düzeni altından kurtulacağına olan inançla mücadele etti. Bu mücadelede binlerce evladını şehit veren Efrîn halkımız şehitlerin mücadelesini daha da büyütmeyi esas aldı.
Rojda yoldaşımız da bu değerli halkın bir ferdi olarak yurtsever ve özgürlük mücadelemizde bedel ödeyen bir ailede doğdu. Rojda yoldaşımızın ailesi birçok Rojava’lı aile gibi partimiz PKK’yi ve Rêber Apo’yu 1980’li yıllarda tanıdı. Mücadelemizin ilk yıllarında gelişen bağlılık her geçen süre içinde daha da artmış ve artık bu değerli ailemiz özgürlük mücadelemizi sahiplenerek günümüze taşıyan önemli bir halka oldu. Bu değerli aileden ilk olarak 1992 yılında Xalid yoldaşımız gerilla saflarına katılarak devrimcilik görevini yerine getirdi. Abisinin gerilla saflarına katılmasından etkilenen Rojda yoldaşımız, küçüklüğünden itibaren gerillaya hayranlık beslemeye başladı. Çocukluğunun kahramanı yaptığı gerillanın evlerine gelip gitmesi Rojda yoldaşımızın gerillayı yakından tanımasını sağladı. Rêber Apo’nun felsefesi ile kendisini eğiten ve halkımızın özgürlüğü için fedaice savaşan gerillanın yaşamı, yoldaşlık ilişkisi ve halka yaklaşımı Rojda yoldaşımızın dikkatini çekti. Kendisine zamanı geldiğinde mutlaka gerilla saflarına katılacağının sözünü veren yoldaşımız, gençlik dönemlerinden itibaren devrimci gençlik ve toplumsal alan çalışmalarında yer aldı. Çalışmalarda yer aldığı süreçlerdeki samimiyeti ve özgürlük değerlerimize olan bağlılığı ile halkımızın ve yoldaşlarının saygısını kazandı. Neolitiğin günümüzdeki temsilcisi olan Efrîn kadının toplumdaki doğal otoriter özelliğini kişiliğinde yansıtmayı başaran Rojda yoldaşımız yaşamdaki duruşu ve hesapsız katılımı ile bir halk öncüsü oldu. Rojava Özgürlük Devrimi’nin gelişmesinin ardından halkımızın kazanımlarına yönelik çete saldırılarının başlaması üzerine Rojda yoldaşımız 2011 yılında gerilla saflarına katılma kararı aldı. Yıllarca örgütlemek için emek harcadığı halkımızın savunmasının ancak gerilla mücadelesi ile mümkün olduğunun bilincinde olan Rojda yoldaşımız bu amaçla yüzünü Kurdistan dağlarına döndü.
Gerillada ilk eğitimlerini alan Rojda yoldaşımız, kısa sürede Kurdistan dağlarına ve gerilla yaşamına uyum sağladı. Özverili ve mütevazı kişiliği ile tüm yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazanmayı başaran yoldaşımız, yıllarca edindiği örgütsel ve yaşamsal tecrübelerle yoldaşlarına öncülük yapmaya başladı. Eğitimlerde Önderlik felsefesini daha yakından tanımaya ve anlamaya başlayan Rojda yoldaşımız, Rêber Apo’nun her bir belirlemesini kişiliğinde yaşamsallaştırmak için büyük çaba harcadı. Özellikle Önderliğimizin kadın özgürlük sorununa dair çözümlemeleri ve geliştirdiği kadın kurtuluş ideolojisi Rojda yoldaşımızın temel mücadele gerekçesi oldu. Kadına toplumda biçilen rolleri bilince çıkaran ve erkek egemen zihniyetin kadına kölelikten başka bir yaşam şansı tanımadığını fark eden Rojda yoldaşımız, ancak özgür kadın çizgisinde derinleşerek bu zihniyetle mücadele edebileceğini bilince çıkardı. Bu temelde kendisini geliştiren ve özgür kadın kimliğine layık bir duruşun sahibi olan yoldaşımız öncü bir PAJK militanı olmayı başardı. Aynı zamanda halkımıza yönelik saldırılara karşı etkili bir savaş verebilmek için kendisini gerilla taktik ve tarzında derinleştirdi. DAİŞ çetelerinin Rojava alanında halkımızın kazanımlarını ortadan kaldırmak ve halkımızı soykırımdan geçirmek için geliştirdiği saldırılara karşı Rojda yoldaşımız yüzünü doğduğu topraklara döndü. Rojava alanında DAİŞ çetelerine karşı yürütülen ilk hamlelerde yer alarak başta kadınlar olmak üzere DAİŞ faşizminin zulmüne uğrayan herkesin intikamını aldı. Daha sonra bazı işbirlikçi kesimlerin de yardımıyla çetelerin Şengal’e saldırması ve Êzidî halkımıza yönelik katliamlar gerçekleştirmesi üzerine Rojda yoldaşımız Şengal alanına geçti. Şengal alanında DAİŞ çetelerinin yenilgiye uğratılmasına ve Şengal’in özgürleştirilmesine kadar mücadele yürüttü. Birçok devrimci hamlede yer alan Rojda yoldaşımız, cesareti ve tereddütsüz katılımı ile yoldaşlarına güç ve moral kaynağı oldu. Çetelere vurduğu her bir darbeyle katledilen, tecavüze uğrayan, kaçırılıp köle pazarlarında satılan Êzidî kadınlarının intikamını alan Rojda yoldaşımız, Şengal’in özgürleştirilmesinde emeği olan değerli yoldaşlarımızdan oldu. Şengal’in özgürleştirilmesinden sonra bir süre daha alanda kalan Rojda yoldaşımız, toplumsal alan çalışmalarında yer alarak Êzidî halkımızın örgütlenmesinde misyon sahibi oldu. Özellikle Êzidî kadınlarının bilinçlenmesinde ve Rêber Apo felsefesi temelinde bir yaşamın sahibi olmaları için büyük uğraş verdi. Burada halkımızın sevgisini kazanan Rojda yoldaşımız, her zaman halkımıza layık bir militan olmanın arayış ve çabasında olarak mücadelesini büyüttü.
Şengal’deki görevini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra tekrar Medya Savunma Alanları’na dönen yoldaşımız, dağlara olan özlemini gidererek hızlıca çalışmalara dahil oldu. Büyük bir coşku ve heyecanla giriştiği her çalışmayı mutlaka başarı ile tamamlamayı ilke edinen yoldaşımız ciddiyeti ve titiz çalışma tarzıyla mutlaka hedefine ulaşmayı başarırdı. Yoldaşlığa büyük önem vermesi ile bilinen Rojda yoldaşımız, yaşamdaki fedakar ve dürüst yaklaşımlarıyla tüm yoldaşlarının yüreğinde yer edinmeyi başardı. Rêber Apo’ya bağlılığı her şeyin üstünde gören Rojda yoldaşımız, kadın özgürlük ölçülerinin güçlü bir temsilcisi olarak partimiz PAJK’ın öncü bir militanı olmayı başardı. Yoldaşları olarak Rojda yoldaşımızın anısını mücadelemizde yaşatacağımızın sözünü veriyoruz.
15 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
12 Temmuz 2023 günü Botan’ın Besta bölgesinde gerçekleşen düşman saldırısında değerli yoldaşımız Rizgar Îdexî şehadete ulaştı. Zagroslar’ın yiğit evladı, Partimizin öncü militanı Rizgar yoldaşımız büyük bir iddia, kararlılık ve şehitler çizgisine layık olmanın bilinciyle hareket etti. Botan’daki başarılı pratiği ve samimi yoldaşlığı ile örnek bir Apocu gerilla oldu. Botan’ın Kêla Memê ve Besta alanlarında gerillacılık yapan yoldaşımız, düşmana darbe vuran birçok çalışma ve eylemde yer alarak işgalci düşmana karşı rolünü oynadı. Botan’ın öncü komutanlarından Şehîd Adil Bilîkî yoldaşın ardılı olmak ve onun direniş mirasını sahiplenerek mücadeleyi büyütmeyi amaçlayan Rizgar yoldaşımız katılımı ve duruşuyla Adil, Gelhat, Nûda ve Gulbaharların ardılı olmayı başardı.
Rizgar yoldaşımızın başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, Rizgar yoldaşımız şahsında tüm devrim şehitlerimizin anılarını mücadelemizde yaşatacağımızın sözünü veriyoruz.
Rizgar Îdexî yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Rizgar Îdexî |
Rizgar Îdexî – Sinan Arar
Dağları kadar asi olan ve tarihinin hiçbir döneminde işgalcilere karşı boyun eğmeyerek özgür yaşamda ısrar eden Colemêrg halkımız, direniş geleneğini günümüzde de sürdürerek özgürlük hareketimize öncülük yapmaya devam etmekte. Colemêrg halkının yiğit genç kadın ve erkekleri de doruklarına sevdalandıkları özgür dağlara akarak halkımızın özgürlüğü için fedailik çizgisinde mücadele ediyor ve direniş tarihimizi besliyorlar.
Bu fedailik çizgisinin adanmışlarından olan Rizgar yoldaşımız da Colemêrg’de yurtsever bir ailede doğdu. Yaşadığı çevrenin ve ailesinin yurtsever olmasından dolayı daha küçük yaşlardan itibaren mücadelemizi duydu. Yaşadığı bölgenin Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın yoğun etkinlik alanı olmasından dolayı defalarca gerilla ile karşılaşarak, gerillayı tanıma fırsatı buldu. Gerillanın yaşamından, yoldaşlık ilişkilerinden ve insanlara yaklaşımından etkilenen Rizgar yoldaşımız, gördüğü bu gerçeklik karşısında derinden etkilendi. Bundan dolayı çocuk yüreğine gerilla sevgisini yerleştiren Rizgar yoldaşımız, gerillaya katılımı bir amaç haline getirdi. Büyüdükçe halk gerçekliğimizi, uğruna büyük bedeller verdiğimiz özgür yaşam mücadelemizi daha iyi anlama imkanı bulan Rizgar yoldaşımız gerillaya olan duygusal bağlılığını bilinçle yoğurmasını bildi. Bu süreçte düşmanın halkımıza yönelik soykırım siyasetini de bilince çıkaran Rizgar yoldaşımız halk olarak varlığımızı korumanın ancak gerillayı büyütmekle mümkün olduğunun kanaatine vardı. Bunun için onurlu bir Kürt genci olarak en büyük sorumluluğun kendisi gibi gençlere ait olduğunu bilerek 2013 yılında iki akrabasıyla birlikte Kato alanından gerilla saflarına katıldı.
Bir süre Botan alanında gerillacılık yapan Rizgar yoldaşımız burada gerillacılığın temel ilkelerini, PKK yaşamının ölçülerini öğrenme fırsatı buldu. Daha sonra Medya Savunma Alanları’na geçen yoldaşımız, yeni savaşçılar eğitimine dahil oldu. Eğitim sırasında Bakurê Kurdistan’da edindiği tecrübeler sayesinde yoldaşlarına öncülük yapmaya başladı. Katılım tarzı ve üslubuyla yoldaşlarına moral veren ve onların yaşama daha aktif katılmalarını sağlayan yoldaşımız emekçi ve fedakar özellikleriyle yoldaşlarının gelişimine önemli katkılarda bulundu. Aldığı eğitimlerle kendisini Apocu ideolojide derinleştiren Rizgar yoldaşımız, Önderlik felsefesini temel yaşam biçimi yapmak için katılımını yeniden gözden geçirerek fedaice bir katılım için sözünü yineledi. Halkımızın özgürlük taleplerine cevap olabilecek yetkin bir gerilla olabilmek için askeri eğitimlerine büyük önem veren yoldaşımız gerilla tarz ve taktiğinde uzmanlaşarak yüzünü pratik alanlara döndü. Gerilladaki ilk pratiğini Xakurkê alanında yapan Rizgar yoldaşımız, askeri alandaki yoğunlaşmalarına burada da devam etti. Yaşanabilecek olası bir savaş durumuna hazır olmak için kendisini her anlamda geliştirmesi gerektiğine inanan yoldaşımız Şehîd Mehmed Goyî Operasyon Okulu’nda eğitime dahil oldu. Burada da ideolojik ve askeri anlamda kendisini Devrimci Halk Savaşı esaslarına göre eğitti. Eğitimden sonra zorlu pratiği ile bilinen Xakurkê’nin Gostê alanına geçti. Düşman saldırılarının başladığı 2015 yılından itibaren bu alanda düşmana karşı geliştirilen birçok eyleme aktif katılarak, düşman saldırılarına cevap verdi. Düşmanın her işgal girişimine karşı beraberindeki yoldaşlarıyla fedaice savaşan Rizgar yoldaşımız bir defa yaralandı. Fakat hem Önderliğimiz üzerindeki ağır tecrit koşulları hem de yaşanan savaş sürecinde bazı yoldaşlarının şehadete ulaşması, Rizgar yoldaşımız için daha fazla mücadele etmenin gerekçesi oldu. Bu bilinçle yoğunlaşan Rizgar yoldaşımız kısa sürede yaralarını sararak daha etkili ve sonuç alıcı bir mücadele yürütmek için Bakurê Kurdistan’a gitmeyi önerdi. Önerisi kabul edilen yoldaşımız askeri anlamda uzmanlaşmak ve profesyonel bir düzey yakalamak için branş eğitimlerine katıldı. Orta otomatik silahlar branşında uzmanlaşan yoldaşımız 2018 yılında yüzünü kutsal Botan alanına döndü.
Öncü komutanlarımızın ve gerillanın ilk mücadele alanı olan Botan’a gitmek ve orada Egîd ve Adilların ardılı olarak savaşma imkanına kavuşan Rizgar yoldaşımız tarifi imkansız bir mutluluk ve heyecan duydu. Mücadele için yer aldığı alanın ağırlığını tüm hücrelerine kadar hisseden yoldaşımız, üstlendiği görev ve sorumlulukları yerine getirmek için müthiş bir çabanın sahibi oldu. İlk olarak Kêla Memê alanında çalışmalara katılan yoldaşımız, burada katıldığı eylemlerdeki cesareti ve fedakarlığı ile yoldaşlarının saygısını kazandı. Emekçi ve mütevazı bir yapısı olan yoldaşımız, askeri alandaki becerileri ile de kısa sürede öncü bir militan olmayı başardı. Yoğunlaşması sürekli düşmanı vurma üzerine olan Rizgar yoldaşımız, aynı zamanda yoldaşlarını da yoğunlaştırarak pratik anlamdaki öncülüğünü yaşamsal ve ideolojik öncülükle perçinledi. Kêla Memê alanından sonra Besta alanına geçen yoldaşımız, mevcut katılım düzeyini daha da aşan bir tempo ile mücadelesini sürdürdü. Düşmanın halkımızın kazanımlarının olduğu her alana saldırması, halkımıza karşı katliamlar geliştirmesi ve Önderliğimiz üzerindeki baskı ve tecrit politikasını daha da derinleştirmesi Rizgar yoldaşımız için daha fazla mücadelenin gerekçesi oldu. Bu temelde hem Kêla Memê hem de Besta’da bulunduğu süreçte asla sıradan bir yaşamı ve mücadeleyi kabul etmedi. Her zaman fedailik çizgisinde katılmayı ve savaşmayı esas alan yoldaşımız 12 Temmuz 2023 günü gerçekleşen düşman saldırısına karşı da bu militan duruşunu korudu. Son nefesine kadar binlerce şehidimizin eşsiz emek ve çabaları ile yaratılan özgürlük değerlerine bağlı kalmayı başaran Rizgar yoldaşımız şehadete ulaşarak halkımız özgürlük tarihindeki onurlu yerini aldı.
14 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
27 Kasım 2018 günü Mûş Milazgîr’de düşmanla yaşanan çatışmalarda ağır yaralanan Zinar yoldaşımız, düşman eline geçmemek için şehadete yürüdü.

Basına ve Kamuoyuna!
31 Ağustos 2023 günü Wan’ın Qelqelî ilçesinin Çamilî köyünde bir görev gereği bulunan Şoreş ve Deyndar yoldaşlarımız ile işgalci Türk ordusu arasında temas yaşandı. Sabah saatlerinde yoldaşlarımızın bulunduğu yeri kuşatmaya çalışan düşmana karşı yoldaşlarımız cevap verdi ve ağır bir çatışma yaşandı. Karadan ve göğüs göğüse çatışarak yoldaşlarımızın üzerine gidemeyen yüzlerce işgalci savaş uçakları ve saldırı helikopterleri ile her iki yoldaşımızın bulunduğu yeri saatlerce bombaladı ve bunun sonucunda Şoreş ve Deyndar yoldaşlarımız şehadete ulaştı.
Tüm yaşamlarını ve canlarını halkımızın özgürlük davasına adayan Rojava ve Rojhilat halkımızın bu değerli, yiğit ve fedai evlatları özgürlük mücadelesinde yer aldıkları süre boyunca tereddütsüz bir yürüyüşün sahibi oldular. Bakurê Kurdistan’daki gerilla direnişini büyüterek ve büyük yararlılıklar sağlayarak her türlü zor koşulda direnmesini ve savaşmasını bildiler. Görevden göreve, mevziden mevziye büyük bir aşk, coşku ve tempo ile koştular. Her görev ve sorumluluğu başarıyla yerine getirdiler. Partimiz PKK’nin öncü ve dönem rolünü oynayan Apocu fedai militanları haline geldiler. Düşmanla son karşılaşmalarında da yiğitçe direnerek, düşman karşısında asla boyun eğmeyerek ve işgalcilerin anladığı dilden cevap vererek tereddütsüzce şehadete yürüdüler.
Anıları ve fedaice yürüyüşleri asla unutulmayacak olan Şoreş ve Deyndar yoldaşlarımızın değerli ailelerine ve yurtsever halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Şoreş Berxwedan |
Şoreş Berxwedan – Nebî Ahmed
|
Nasnav : Deyndar Xalit |
Deyndar Xalit – İsmail Şucai
Kurdistan’da yurtseverliği, Kürt kültürüne ve toprağına olan bağlılığıyla bilinen Efrîn halkımız, tarihten günümüze kadar bu özelliğini koruyarak yeni nesillere aktarmayı başardı. Hiçbir işgalci saldırıya boyun eğmeyen ve özünü korumakta ısrarcı olan değerli Efrîn halkımız, partimiz PKK ile tanıştıktan sonra da yurtseverliğin gereklerini yerine getirdi. Özellikle işgale karşı verdiğimiz özgürlük savaşına en değerli evlatlarını katarak örnek bir yurtseverlik duruşunun sahibi oldu. Kurdistan’da özgürlüğün bedelsiz olmayacağının bilincinde olan Efrîn halkımız, bir an bile bedel ödemekten geri durmadı. Tarihi gerilla direnişinde binlerce evladını şehit vermesine rağmen her zaman mücadeleyi büyüttü ve şehitlerin anılarının yaşatılması için emek verdi. Rojava Özgürlük Devrimi’nin gelişmesiyle ilk özgürleşen alanlardan bir olan Efrîn, yurtsever çizgide gelişen örgütlülüğü sayesinde kısa sürede özgürlük devrimini yaşamsallaştırdı.
Böylesi yiğit bir halkın bağrından çıkan Şoreş yoldaşımız, Cindirêsê ilçesinde yurtsever bir ailede doğdu. Ailesinin ve yaşadığı çevrenin yurtsever olmasından kaynaklı Şoreş yoldaşımız daha küçük yaşlardan itibaren Partimizi ve gerillayı tanımaya başladı. Gençlik dönemlerinde mücadeleye olan ilgisi daha da artan Şoreş yoldaşımız, 2004 yılından itibaren başta devrimci gençlik çalışmaları olmak üzere birçok çalışmada yer aldı. Bu çalışmalardaki çalışkanlığı, fedakarlığı sayesinde bulunduğu alanda öncü oldu. Derin bir yurtseverlik bilinci olan Şoreş yoldaşımız, halkımızın örgütlenerek daha da güçleneceğinin farkındaydı. Rojava Özgürlük Devrimi’nin temellerinin atıldığı yıllarda adeta geleceği görür gibiydi. Bundan dolayı Efrîn’deki her bir gence, kadına, çocuğa ulaşarak onların mücadeleye katılmasını sağladı. Halkımızca sevilip sayılan bir militan olan Şoreş yoldaşımız, halkımızın bu ilgisine layık olmak için durmadan çalışarak ve okuyarak kendisini geliştirmek istedi. Önderliğin savunma ve çözümlemelerini okuyarak halkımıza cevap olmayı ve sorunlarını gidermeyi en öncelikli hedefi haline getiren Şoreş yoldaşımız, doğru mücadele çizgisinde devrimci yaşamına başladı. Çalışmalar sırasında halk gerçekliğimizi daha yakından gören Şoreş yoldaşımız, yurtsever halkımızın özgürlüğü için her türlü fedakarlığın gösterilmesi gerektiğini bilince çıkardı. Yine düşman gerçekliğini de yakından tanıyan yoldaşımız mücadelesinde daha keskin bir tarzı yakalaması gerektiğine kanaat getirdi. Özellikle Önderliğimize yönelik baskı ve işkence sistemini ağırlaşarak sürmesi, Kurdistan Özgürlük Gerillası’na yönelik imha amaçlı saldırıların her geçen gün artması ve buna karşı Kurdistan’ın dört bir yanından gerilla saflarına akın akın katılımların olması Şoreş yoldaşımızın yüzünü Kurdistan dağlarına dönmesine neden oldu. Halk çalışmalarındaki başarılarından dolayı birlikte çalışma yürüttüğü yoldaşları Şoreş yoldaşımızın gerillaya katılma istemini ertelemesini isteselerde Şoreş yoldaşımız kararını vermiştir. Kürd’e biçilen ölüm fermanının ancak Kurdistan’ın özgür dağlarında yırtılacağına inanan Şoreş yoldaşımız 2008 yılında çocukluk hayalini gerçekleştirmek üzere gerilla saflarına katıldı.
Gerilladaki ilk eğitimini Garê alanında alan Şoreş yoldaşımız gerilla ve dağ yaşamına kısa sürede uyum sağladı. Aldığı eğitimle kendisini askeri, örgütsel ve ideolojik anlamda yetkinleştirdi. Yaşamın her alanında yetkinleşenyoldaşımız devrimcilik yaşamına sağlam adımlar atarak başladı. Eğitimini başarılı bir şekilde tamamlayan Şoreş yoldaşımız, daha sonra Zap alanına geçti. Zap’ta Şikefta Birîndara alanında çalışmalara katılan yoldaşımız buradaki pratiğiyle daha ilk andan itibaren yoldaşlarının saygısını kazandı. Emekçi, fedakâr, mütevazı ve samimi bir katılımı olan Şoreş yoldaşımızın bu özellikleri onu adım adım fedailik çizgisine yaklaştırdı. Kendisini sürekli geliştirmeyi esas alan Şoreş yoldaşımız ancak bu şekilde kendisi için verilen emeklere layık olabileceğine inandı. Kurdistan dağlarında mücadelenin ancak fedailik çizgisinde yürütülmesi gerektiğine inanan Şoreş yoldaşımız; Zîlan ve Bêrîtanların mücadele çizgisinde bir mücadelenin sahibi oldu. Buna göre kendisini eğiten, donatan ve yaşama katan Şoreş yoldaşımız her zaman daha fazla mücadele etmenin çabasında oldu. Önderliğimize ve şehit yoldaşlarımıza layık bir mücadelenin sahibi olmak için Bakurê Kurdistan’a geçmek isteyen yoldaşımız bunun için gerillaya katıldığı günden itibaren önerilerde bulundu. Fakat yaptığı çalışmalardaki başarılarından dolayı bu isteği her defasında ertelenen Şoreş yoldaşımız kendisine daha fazla yüklenerek cevap verdi. Her konuda gelişmeyi esas alan yoldaşımız, her bir şehit yoldaşı için daha fazla mücadele etmeyi önüne koydu. Arayışçı bir militan olan Şoreş yoldaşımız, hangi çalışmada yer alırsa alsın sürekli yeniyi yarattı, değerlere değer katarak farkını ortaya koydu. Üstlendiği her sorumluluğu ve yer aldığı her çalışmayı adeta fethedilmesi gereken birer mevzi olarak ele alan yoldaşımız, pes etmeyi ala aklına getirmedi, zaferi esas aldı. Zengin yol ve yöntemler geliştirerek mutlaka amacına ulaşmayı başaran yoldaşımız, bu özellikleriyle tüm yoldaşlarına örnek oldu. Şoreş yoldaşımız devrimciliğin zoru başarmanın, olmazı oldurmanın adı olduğunu bir an bile unutmadı. Bundan dolayı her zaman mücadelenin en çetin olduğu alanlarda ve en fazla irade gücü gerektiren çalışmalarda olmayı istedi.
Kurdistan’da olağanüstü bir çaba ortaya koymadan hiçbir başarının mümkün olmayacağını mücadele tarihimizden bilen Şoreş yoldaşımız, Rêber Apo’nun fedai bir militanı olarak, Önderlik tarzını esas aldı. Bunun için adeta tutku derecesinde sevdalı olduğu Bakurê Kurdistan’a gitmeyi her seferinde gündeminde tuttu. Kendisini askeri ve ideolojik olarak profesyonel bir düzeye getirmeyi başaran Şoreş yoldaşımız, yeni dönem gerilla taktiklerinde ve tarzında müthiş bir derinleşme yaşadı. Önderliğimize yönelik en insanlık dışı uygulamaların, halkımıza yönelik bulunduğu her alanda gerçekleşen saldırıların, Kurdistan halkının ve tüm ezilenlerin savunma gücü olan Kurdistan Özgürlük Gerillası’na yönelik 8 yılı aşan aralıksız yönelimlerin devrede olduğu bir süreçte mutlaka Apocu bir fedai olarak üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğine inandı. İçinden geçtiğimiz tarihi sürece cevap olabilmek ve Devrimci Halk Savaşı’mızın zafere ulaşması için bir kez daha Bakurê Kurdistan’a gitmeyi öneren yoldaşımız büyük bir umutla bu sefer önerisinin kabul edilmesini bekledi. Önerisi kabul edildikten sonra Serhed alanına geçen yoldaşımız burada uzun bir süre mücadele yürüttü. Birçok başarılı çalışmada katkısı olan Şoreş yoldaşımız hayallerini gerçekleştirmenin verdiği heyecan, moral ve coşkuyla her zaman daha fazla mücadele etmeyi bir militanlık ölçüsü olarak ele aldı.
Doğallığı, güler yüzlü kişiliği ve emeğiyle yoldaşlar topluluğuna rengini vermeyi başaran, etrafında her zaman toplumsallık yaratan Şoreş yoldaşımız 31 Ağustos 2023 günü işgalcilere karşı fedaice direnerek şehadete ulaştı. Ardından muazzam bir direniş mirası bırakan Şoreş yoldaşımız anısına ona layık olmanın bilinciyle sahip çıkacak ve hayallerini gerçekleştirene kadar mücadelemizi kesintisiz sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz.
Deyndar yoldaşımız, Rojhilatê Kurdistan’da Kürt kültür ve geleneğinin korunduğu ve halkımızın yaşam tarzıyla bunu ortaya koyduğu Kotol şehrinde dünyaya geldi. Toplumsal ahlak değerlerine bağlı yurtsever bir ailede yetişen Deyndar yoldaşımız bu değerleri özünde yaşayarak büyüdü. Emek ve değer olgusuyla küçük yaşlarda tanışan yoldaşımız yaşamın emek vererek ve değer yaratarak anlam kazanacağına inandı. 15 Şubat 1999 günü Rêber Apo'ya karşı gerçekleştirilen Uluslararası Komplo sürecinde Rojhilatê Kurdistan’da gelişen serhildanlar ve eylemler, Rêber Apo’ya bağlılıklarını bedenlerini ateşten bir topa çevirerek “Güneşimizi Karartamazsınız” şiarıyla gerçekleşen fedai eylemler, Deyndar yoldaşımızı derinden etkiledi. Bunun üzerine Kurdistan Özgürlük Hareketi’ni daha yakından tanıma ve anlama isteği gelişti. Partimiz PKK’yi tanıdıkça özgürlük arayışları artan yoldaşımız bu arayışlarının cevabını PKK içerisinde bulabileceğinin kanaatine vardı. Daha önce gördüğü gerillaların yoldaşlık ilişkilerinden etkilenen yoldaşımız, devrim çalışmalarına daha derinden ve özverili katılmayı esas aldı. 2008 yılından 2014 yılına kadar halk örgütlenmesi ve birçok farklı çalışmada aktif bir şekilde yer alan Deyndar yoldaşımız, var olan değerleri büyütme ve çalışmalara daha aktif bir şekilde yer almanın bilinciyle hareket etti. Çalışmalarda kendinde sürekli bir gelişmeyi yaratan Deyndar yoldaşımız bu duruşunu gerilla saflarına katılarak daha aktif bir şekilde mücadele yürütme kararlılığına çevirdi.
2014 yılında Xakurkê alanında gerilla saflarına katılan yoldaşımız, alanda temel gerillacılık eğitimini başarılı bir şekilde tamamladı. Burada adını Deyndar koyarak halkına olan borcunun farkındalığı ile katılmayı esas aldı. PKK’nin kutsal yoldaşlık ilişkileri Deyndar yoldaşımızı derinden etkilediği gibi kendisinin de ancak daha fazla eğitimle bu değerlerin bir koruyucusu ve geliştiricisi olacağının bilincine vardı. Büyük bir istek ve arzu ile katıldığı gerilla yaşamında kısa sürede hem yaşamda hem askerlik konusunda kendini derinlikli bir şekilde yetiştirerek yetkin bir gerilla olmayı başardı.
2014 yılında soykırımcı, faşist Türk devletine bağlı DAİŞ çetelerinin Şengal’e dönük işgal ve soykırım saldırıları gelişince, Deyndar yoldaşımız da yüzlerce yoldaşı gibi halkımıza ve değerlerimize yönelik gelişen bu saldırılara karşı Apocu bir militan olarak Êzidî halkımızın yanında savaşmak için Şengal’e geçti. Şengal’de gelişen savaş gerçekliği içinde yetkinleşen yoldaşımız, burada üzerine düşen görev ve sorumlulukları başarıyla yerine getirme azmini gösterdi. Aynı mevzide birlikte omuz omuza savaştığı yoldaşlarının şehadetlerine şahitlik etti. Mücadelesini daha da büyüterek yoldaşlarının anılarını zaferle taçlandırmanın çabası içerisinde oldu. Kurdistan’ın kadim halkı Êzidî halkımızı yakından tanıma imkanı bulan yoldaşımız Êzidî halkımıza derinden bir bağlılık geliştirerek üç yıl boyunca yanındaki yoldaşları ile Şengal’in özgürleştirilmesinde büyük katkılar sağladı. Burada iki kere ağır şekilde yaralanmasına rağmen var olan mücadele azmini ve ısrarını sürdürdü. Yoldaşlık ilişkilerinin en yalın ve somut yaşandığı savaş ortamında kendini bu yoldaş temelinde her zaman bir sorgulama ve arayış içerisinde tutarak mücadelesini büyütmeyi esas aldı. Rêber Apo’nun İmralı adasında esir alınmasında, sahte dostluk ve yetersiz yoldaşlığın etkisinin olduğunun her zaman bilincinde olarak bu konuda kendini geliştirme ve eğitme çabası içinde oldu. Burada yoğun bir savaş pratiği geçiren yoldaşımız zamanla Partimizi daha derinden tanıdı ve var olan sorumluluklarını daha fazla bilince çıkardı. Bu esas üzerine Rêber Apo ve şehitler gerçeğine karşı özeleştirisini Zîlan ve Bêrîtanların çizgisinde bir mücadele yürüterek verdi. Şengal’deki görevini başarı ile tamamladıktan sonra tekrar Kurdistan’ın özgürlük dağlarına dönen Deyndar yoldaşımız kendini sürekli eğiterek sürecin ruhuna uygun bir Apocu militan oldu. Aldığı eğitimleri başarılı bir şekilde tamamlayan yoldaşımız üslendiği rol ve misyonunun ağırlığıyla kendini yeni dönem savaş tarzında derinleştirdi. Bu temeller üzerine belirli bir duruş ve yaşam tecrübesi kazanan yoldaşımız Medya Savunma Alanları’na yönelik gelişen işgal saldırılarına karşı aktif bir şekilde mücadele yürüttü. Düşman saldırılarına karşı yoldaşları ile birlikte onlarca işgalci Türk askerine karşı eylem üzerine eylem gerçekleştirerek düşmana ağır darbeler indirdi. Gelişen düşman saldırılarına karşı başta sabotaj branşı olmak üzere, kendisinde yetkinleştirdiği tüm gerilla tarz ve taktikleri ile profesyonel bir şekilde soykırımcı düşmanı kalbinden vurmayı başardı.
Yıllardır hayalini kurduğu Bakurê Kurdistan’a geçen Deyndar yoldaşımız, yılmaz ve sarsılmaz Apocu bir militan duruş ile yaşamın her anına kendini katarak, öncülük misyonuna denk bir şekilde hareket etti. Deyndar yoldaşımız yeni dönem gerilla tarz ve taktiğinin öncü komutanı olarak üstlendiği her görevi layıkıyla yerine getirmek için canla başla çalışma yürüttü. Apocu bir fedai olarak şehitler gerçekliğinin özlü bir koruyucusu ve militanı olmayı başardı. Deyndar yoldaşımız bir militan olarak hiçbir zorlanmayı kendisine engel yapmayarak katılım sağladı. Hayallerinin peşinden gitmenin verdiği mutluluk, görev ve sorumluluklarının bilincinde olarak hareket etmeyi kendisine esas aldı. Bakurê Kurdistan’da olmanın verdiği coşku, heyecan ve bilinç ile tüm çalışmalara Apocu ruh ve irade ile katılarak düşmana ağır darbeler vurdu. Deyndar yoldaşımız güler yüzlülüğü, samimi yoldaşlığıyla yoldaşlarının yüreklerinde yer edindi. Her anını düşmanı güçlü vurmanın kararlılığıyla fedailik iddiasını yenileyerek katılım sağladı.
31 Ağustos 2023 günü Serhed’in Qelqelî ilçesinin Çamilî köyünde işgalcilere karşı son nefesine kadar fedaice savaşan ve şehadete ulaşan Deyndar yoldaşımız, mücadeledeki iddia ve kararlılığıyla her zaman bizlere öncülük yapmaya devam edecektir. Deyndar yoldaşımız şahsında tüm şehitlerimize olan özgürlük borcumuzu mücadelemizi büyüterek ödeyeceğimizin sözünü veriyoruz.
9 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
3 Haziran 2021 günü Zap’a bağlı Cîloya Biçûk alanında gerçekleşen düşman saldırısında değerli yoldaşlarımız Andok ve Destan yoldaşlarımız şehadete ulaştı.
2021 yılında Medya Savunma Alanları’na yönelik başlayan işgal saldırılarını Zap alanında fedaice karşılayan ve saldırıların ilk anından itibaren işgalci orduya ağır darbeler vuran Andok ve Destan yoldaşlarımız Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesi’nin öncü militanları olarak mücadele tarihimizdeki yerini aldı. Başûrê Kurdistan’ın yiğit evladı, Helebçeya Şehîd’in fedai militanı Andok yoldaşımız ve yurtsever Nisêbîn halkımızın kahraman evladı Destan yoldaşımız savaştaki cesaretleriyle düşmana korku salarak tüm Kürt gençliğinin örnek alması gereken bir duruş sergilediler. Yüreği cesaret dolu, özgürlük ve ülke aşkıyla çarpan halkımızın seçkin ve fedai evlatları olan Andok ve Destan yoldaşlar, birer halk kahramanı ve gençlik öncüleri olarak daima hatırlanacaktır.
Andok ve Destan yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, şehitlerimizin anılarını mücadelemizde yaşatacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
Nasnav : Andok Axîn |
Andok Axîn – Warzer Yasin
|
Nasnav : Destan Dêrsîm |
Destan Dêrsîm – Mehmet Sait Acat
Derin bir yurtseverlik bilincinin hakim olduğu Başûrê Kurdistan halkımız yüz yılı aşkın bir süredir ülkemiz Kurdistan’ın özgürlüğü için mücadele etmekte ve bedel ödemekte. Talancı Osmanlı Devleti’nden, İngiliz emperyalizmine ve daha sonra kurulan yapay Irak devletine kadar ne zaman özgürlüğü ve varlığı tehlike altına girmişse bir an bile düşünmeden mücadele etmekten geri durmadı. Özellikle Saddam rejiminin tüm fiziki soykırım saldırılarına karşı her zaman direniş içinde olarak onurlu bir duruşun sahibi oldu. Faşist Saddam rejiminin Helebçe ve Enfal saldırılarıyla yüzbinlerce insanımızı katletmesi Başûrê Kurdistan halkımızı daha direnişçi kılarak, ülkemizin özgürlüğü için durmak bilmeden ve her türlü fedakarlığı göze alarak mücadeleye sevk etti. Yoksulluk, açlık ve sürgün demeden her zaman özgürlüğü ve onuru için mücadele ederek belli kazanımlar elde eden değerli Başûr halkımız, ulusal birliğe önem vermiş ve bu temelde Kurdistan’ın diğer alanlarında yürütülen özgürlük mücadelelerine de gerekli desteği vermekten geri durmadı.
Andok Axîn – Warzer Yasin yoldaşımızın değerli ailesi de Başûrê Kurdistan halkımızın bu genel özelliklerine sahip, yurtsever bir ailedir. Andok yoldaşımızın babası Mam Yasin ömrünü Peşmerge olarak geçirerek, halkımızın özgürlüğü için her türlü fedakarlığı yapmaktan ve bedeli ödemekten geri durmayan değerli bir şahsiyettir. Yine yoldaşımızın değerli annesi Dayê Zohre de terbiyeli, ahlaklı ve ulusal bilince sahip evlatlar yetiştirerek onları halkımızın özgürlük mücadelesine hazırladı. Böylesi değerli bir ailenin ferdi olan Andok yoldaşımız Helebçe ya Şehîd’de doğdu. Doğduğu kentin tarihi öneminin farkında olan ve yurtsever bir bilinçle büyüyen Andok yoldaşımız daha çocukluğundan itibaren özgürlük mücadelemizi tanıdı. Ailesinden özgürlük mücadelemize katılımın olması Andok yoldaşımızı etkileyerek, onun da çalışmalara katılmasını teşvik etti. İlk olarak devrimci, yurtsever gençlik çalışmalarında yer alan Andok yoldaşımız, belli bir süre bu çalışmada kalarak Başûrê Kurdistan gençlerini bilinçlendirme ve örgütleme çalışması yürüttü. Bu çalışmalardayken yaşadığı derin yoğunlaşmalarla Kurdistan’da yürütülen mücadelenin esas olarak ideolojik savaş olduğunu bilince çıkardı. Kurdistan’ın özgürlüğü için yola çıktığını iddia eden kesimlerin belli kazanımlardan sonra nasıl karşıtlarına benzeştiğini gözlemleyen Andok yoldaşımız bunun için esas olanın demokratik ve sosyalist bir anlayışla yürütülen özgürlük mücadelesi olduğunu düşündü. Zihniyet devrimine büyük önem verdi ve kendisinden başlayarak temas ettiği her insandaki iktidarcı zihniyetle mücadele etti. Bu çalışmalarda belli bir düzey kazanan ve büyük bir örgütsel ve ideolojik tecrübe edinen Andok yoldaşımız her zaman kendisini eksik görerek daha fazla mücadele etmenin arayışında oldu. Bunun da ancak gerilla saflarına katılarak mümkün olabileceğini düşünen yoldaşımız 2017 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.
Mücadele tarihimizin en yoğun saldırılarının yaşandığı bir dönemde büyük bir iddia ve kararlılıkla gerilla saflarına katılan Andok yoldaşımız, bu kararlılığına denk bir duruşun sahibi olarak daha gerilla yaşamının ilk günlerinden itibaren kendisine öncülük misyonu biçti. Yaşamın en küçük bir ayrıntısından, eğitime kadar her alanda her zaman en önde olmayı bildi. Duyarlı, disiplinli ve pratik zekasıyla, beraber eğitim gördüğü yoldaşlarına da yardım eden Andok yoldaşımız olgun kişiliği sayesinde tüm yoldaşlarının saygısını kazanmayı başardı. İdeolojik netliği ve Partimize olan derin bağlılığı sayesinde ideolojik, yaşamsal eğitimlerin yanı sıra askeri eğitimlerde de başarılı sonuçlar alarak her türlü görev ve sorumluluğu üstlenmeye aday oldu.
Yeni savaşçılar eğitiminden sonra 2018 yılında Zap alanına geçen yoldaşımız, ilk pratiğini bu alanda yaptı. Pratikçi bir gerilla olmasından kaynaklı Zap alanına uyum sağlamakta herhangi bir zorluk yaşamayan Andok yoldaşımız, birçok çalışmada yer aldı. Özellikle savaş tünellerini yapımında eşsiz bir emeği ve çabası olan yoldaşımız, gerillanın yeniden yapılandırılması projesine tüm benliği ile inandı. Yeniden yapılanma projesinde derinleşmek için derin bir yoğunlaşma yaşayan yoldaşımız, aynı zamanda yoldaşlarını da yoğunlaştırarak öncülük görevini yerine getirdi. Zorlu arazisi ve muhteşem doğası ile bilinen Zap’da birçok alanda görev yürüten yoldaşımız bulunduğu her alanda samimiyeti, mütevazılığı ve yoldaşlarına olan sevgisi ile, yoldaşlarını saygısını kazandı. En temel yoğunlaşmalarından biri Türk soykırımcı sistemine karşı mücadelesini büyütmek ve gelişen saldırılara cevap olmak olan Andok yoldaşımız bu temelde her zaman düşmana karşı gerçekleştirilecek eylemlere dahil olmak istedi. Bunun için kendisini askeri olarak yetkinleştiren yoldaşımız, her an hazır bir şekilde eylemlere katılacağı zamanı bekledi. İşgalci Türk devletinin saldırılarını sıklaştırması, her gün halkımıza yönelik katliamlar gerçekleştirmesi ve Önderliğimiz üzerindeki tecrit sistemini kalıcılaştırması Andok yoldaşımızda büyük öfkeye neden oldu. Bu temelde Zap alanına işgal amaçlı gelen sömürgeci Türk ordusuna karşı her zaman eylem halinde olarak işgalcilere büyük darbeler vurulmasını sağladı. Bu eylemlerde edindiği tecrübelerle, mücadelesini daha da keskinleştiren Andok yoldaşımız öncü bir komutan adayı olarak gelecek vadeden yoldaşlarımızdan oldu.
Sömürgeci Türk devleti 2021 yılında büyük hazırlıklar yaparak ve ihanetçi, işbirlikçi kesimleri de yanına alarak kısa bir sürede Medya Savunma Alanı’nı işgal edebileceğini düşündü. Bunun için Avaşîn, Zap ve Metîna’ya yönelik geniş çaplı saldırılar başlattı. Andok yoldaşımız her zaman hazır ve tetikte bir gerilla olarak bu işgal saldırılarını Zap alanında karşıladı. Özellikle Cîloya Biçûk alanına yönelik gelişen ve yoğun çatışmaların yaşandığı saldırılarda en önde savaşan yoldaşlarımızdan oldu. Düşmana ağır kayıpların verdirildiği Cîloya Biçûk Direniş Alanı’nda fedailik tarzındaki savaşı ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan oldu. Savaş sürecinde eylemlere katılımının yanı sıra yaşamda da yoldaşlarına öncülük yapan Andok yoldaşımız tüm yoldaşları için güç ve moral kaynağı olmayı başardı. Düşmanın tüm imkanlarını kullanarak geliştirdiği saldırılara karşı; yoldaşlıktan aldığı güç, Önderliğimiz ve şehitlere olan derin bağlılığı ile fedaice savaşan Andok yoldaşımız Destan Dersîm yoldaşımızla birlikte gerçekleşen bir düşman saldırısında şehadete ulaşarak halkımızın özgürlük tarihindeki onurlu ve şerefli yerini aldı.
Kurdistan Özgürlük Mücadelemize aktif katılımları ve binlerce şehidiyle adını altın harflerle yazan Nisêbîn, serhildan ve direniş kenti olarak onurlu savaşımızda yerini aldı. Soykırımcı ve faşist Türk devletinin ve onun işgalci ordusuna onlarca yenilgi yaşatan, direniş ve serhildan kültürünü çizgi haline getiren bu güzide kentimizin yurtsever halkı nice Egîdler yetiştirdi. Böyle bir direniş geleneğinden gelen Destan yoldaşımız Nisêbîn de yurtsever bir aile doğdu, Kürt ve Kurdistani değerle büyüdü. Sadece ailesinin değil, tüm Nisêbîn halkının yurtseverliği, özgürlük davamıza olan inanç ve bağlılıkları Destan yoldaşımızın kişiliğinin şekillenmesinde belirleyici oldu. 90’lı yıllarda yaşanan serhildanların ve Bagok’un zirvelerinde mücadele eden gerillanın kahramanlık destanlarıyla büyüdü. Destan yoldaşımız daha küçüklüğünden Türk devletinin faşizan politikalarına, katliam ve baskılarına tanıklık etti ve bunları kabul etmeyerek kendisinde bir kine dönüştürdü. Örgütlülüğün ve güç olmanın önemini dinlediği hikayelerde öğrenen Destan yoldaşımız bir arayış içerisine girdi. Ülkemizin parçalanmışlığını, oluşturulan yapay sınırı ve bunun somut örneği olan Nisêbîn-Qamişlo sınırını hiçbir zaman kabullenmedi. Halk gerçekliğimizin farkında olan Destan yoldaşımız arayışları temelinde devrimci gençlik çalışmalarına katıldı. Bilinçli bir şekilde çalışmalarda yer alan Destan yoldaşımız düşünsel ve pratik anlamda kendisini geliştirme fırsatı yakaladı. 2013 yılının başında Mêrdîn’de hem duruşu hem de pratiğiyle müthiş etkiler oluşturan büyük komutanımız Akîf Bagok’un (Mehmet Şirin Cebe) şehadeti herkesi etkilediği gibi Destan yoldaşımızda da intikamının alınması ve silahının yerde bırakılmaması gerektiği bilincini geliştirdi. Yaşanan bu şehadetle çalışmalara daha fazla katılarak rotasını belirledi. Rojava Özgürlük Devrimi’ni yakından takip eden Destan yoldaşımız, devrimi ve açığa çıkan yeni yaşamı büyük bir coşkuyla karşıladı. DAİŞ faşizminin halkımıza yönelik saldırılarına karşı kendini sorumlu gören binlerce Bakur’lu genç gibi Destan yoldaşımız da devrimin kazanımlarını korumak için Rojava özgürlük güçlerine katıldı. Bu alanda gelişen birçok hamlede yer alarak etkili bir şekilde rol oynadı. Bakurê Kurdistan’da 2015 yılından itibaren başlayan soykırım saldırıları ve bunun sonucunda gelişen özyönetim ilan ve direnişiyle, Destan yoldaşımız yüzünü bu sefer doğup büyüdüğü Nisêbîn’e döndü. Destan yoldaşımız, sömürgeci Türk devletinin polisinden, ordusuna büyük hezimetler yaşadığı ve tarihe Nisebîn Sendromu olarak geçen bu destansı direnişte aktif ve ön saflarda yerini aldı. Nisêbîn Özyönetim Direnişi’ndeki destansı mücadelenin ardından hayalini kurduğu dağlara, gerilla saflarına katıldı.
Destan yoldaşımız, devrimci gençlik çalışmalarıyla başlattığı işgal ve soykırıma karşı mücadelesini Kurdistan dağlarına taşırarak taçlandırdı. Gençlik çalışmaları ve Rojava ve Nisêbîn’de edindiği savaş tecrübelerini aldığı temel eğitimlerle derinleştiren Destan yoldaşımız yabancısı olduğu dağ koşullarına adapte olmayı başardı. Özgürlük bilinciyle saflarımıza katılan Destan yoldaşımız, sadece özgür yaşam alanlarına gelmekle özgür olunmayacağını; bunun ancak kendini sürekli eğitmekle ve kesintisiz mücadeleyle gerçekleştirebileceğini söylem ve pratiğiyle kanıtladı. İdeolojik ve örgütsel anlamda belli bir derinliği yakalayan Destan yoldaşımız, Rêber Apo’nun öncü ve fedai bir militanı olmak adına çok çaba sarf etti. Rêber Apo’yu daha iyi anlamak ve ideolojisini yaşamsallaştırmak için azimli ve özverili bir şekilde katılım sağladı. Destan yoldaşımız, Rêber Apo’nun ideolojisiyle kendini var eden ve her boyutuyla öncülük eden Kadın Özgürlük Mücadelesi’nden çok etkilendi. Kadın özgürlük çizgisinde kendini sürekli sorguladı ve kadın yoldaşlarla doğru temelde yoldaşlık etme arayışında oldu. Yine bizleri var eden yoldaşlık ilişkilerine derinden bağlanarak, yaşama komünal-kolektif bir şekilde katıldı ve değerlere değer katmasını bildi. Destan yoldaşımız coşkun bir nehir misali mücadelesini tempolu ve istikrarlı bir şekilde sürekli büyüttü. Demokratik Modernite Gerillacılığı’nın tarz ve taktiğine sahip uzman bir gerilla olmak için askeri akademilere giden Destan yoldaşımız, sadece verili olanla kendisini sınırlamadı ve var olanı yeterli görmedi. Sürekli sorgulayan, araştıran ve geliştiren tarzıyla akademiden başarılı bir şekilde mezun oldu.
Eğitimden sonra Zap alanına geçen Destan yoldaşımız, büyük bir tutku ve coşkuyla pratiğe dahil oldu. Rêber Apo’ya layık olmak, şehitlerimizin intikamını almak ve mücadeleyi büyütmek amacıyla yaşama daha aktif katıldı. Destan yoldaşımız, işgalci Türk ordusuna geçit vermeyen savaş tünellerinin hazırlanmasında büyük emek sahibi oldu. Sömürgeci Türk devleti 2015 yılından itibaren başlattığı topyekûn imha ve soykırım saldırılarını 2021 yılına kadar kesintisiz bir şekilde sürdürerek; 2021 yılının başında bu saldırılarını Garê saldırısıyla sonuca ulaştırmak istedi. Fedai komutanımız Şoreş Beytüşşebap öncülüğünde tarihi hezimete uğrayan Türk ordusu bu yenilgisini örtbas etmek için aynı yıl Medya Savunma Alanları’na yönelik yeni işgal saldırıları başlattı. Destan yoldaşımız işgal operasyonuna karşı en ön cephede yerini alarak, işgalcilere darbe vurulan ilk eylemlerde yerini aldı. Destan yoldaşımız şehit düştüğü ana kadar büyük bir intikam hıncıyla işgalcilerin üzerine yürüdü. Rêber Apo’nun fedaileri olan özgürlük gerillaları; Apocu ideoloji ve iradeyle, yeni tarz ve taktik açılımla 2021 yılından bugüne kadar işgalci Türk ordusunun ahlaksız ve namertçe saldırılarına karşı direnerek Kurdistan tarihinde yeni bir sayfa açtı. Bu tarihin yazılmasında Destan yoldaşımız gibi kahraman şehidimizin emsalsiz direnişleri ve fedai duruşları öncülük etti. Destan yoldaşımızın şehadeti bizi derinden etkilese de Rêber Apo’ya, şehitlere bağlılığı, zafere olan inancı ve mücadele aşkı bizlerin bugüne kadar gelmemizde önümüzü aydınlatan meşale oldu.
31 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
Yüreğindeki ülke hasretini her zaman canlı tutan ve Avrupa’dan Kurdistan’a onurlu bir dönüş yaparak gerillaya katılım hayalini gerçekleştiren Kawa Çekdar yoldaşımız, Ağustos ayında Şehîd Delîl Batı Zap bölgesinde gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaştı. Halkımızın özgürlüğünün ancak gerillaya katılmakla ve fedaice savaşmakla mümkün olduğunu gören Kawa yoldaşımız, tüm bireysel yaşam olanaklarını ardında bırakarak hesapsızca gerillaya katıldı. Halkımıza ve Hareketimize en kapsamlı saldırıların gerçekleştiği bir süreçte hiç tereddüt etmeden ve büyük bir cesaretle mücadeleye atıldı. Katıldığı ilk günden şehadete ulaşana kadar fedaice bir yürüyüşün sahibi olan Kawa yoldaşımız, yaşamdaki duruşuyla ve savaştaki olağanüstü cesareti ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı dönemin sembol militanı olmayı başardı.
Kawa yoldaşımız gibi Apocu fedai bir militanı yetiştirerek halkımızın özgürlük mücadelesine kazandıran değerli ailesine ve tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Kawa Çekdar yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Kawa Çekdar |
Kawa Çekdar – İbrahim Demir
Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüne katılarak bedel ödemekten çekinmeyen ve savaşan halk gerçekliğini yaşamsallaştıran yurtsever halkımız, sömürgeciler tarafından tarihin en acımasız saldırılarına maruz kalmıştır. Halkımızın özgür iradesini yok ederek soykırım siyasetini sonucu ulaştırmak isteyen işgalcilerin bütün insanlık dışı saldırılarına rağmen yurtsever Kurdistan halkı direniş çizgisinden asla taviz vermemiştir. Kurdistan’ı insansızlaştırarak, halklaşan gerilla mücadelemizi yok etmek isteyen sömürgecilerin zorla göç ettirme politikalarına rağmen yurtsever halkımız gittiği her yeri mücadele alanına dönüştürmüş, işgalcilerin saldırılarına direnişini yükselterek gereken tarihi cevabı vermiştir. Kurdistan’dan Türkiye metropollerinden İstanbul’a göç etmek zorunda kalan yurtsever bir ailemizde dünyaya gelen Kawa yoldaşımız ülke topraklarında uzakta büyümesine rağmen mücadelemizi çocukluk yaşlarından itibaren tanımış ve yakından takip etmiştir. Maddi zorluklar nedeniyle 2004 yılında Almanya’ya göç eden yoldaşımız, gittiği her yere yurtsever bilincini ve mücadele isteğini de beraberinde götürmüştür.
Kutsal Kurdistan’dan uzakta ailesiyle birlikte sürgünde yaşamak zorunda kalan Kawa yoldaşımız, sistemin sunduğu sözde bütün olanaklara rağmen mücadeleci kişiliğiyle karşı koymuş ve sistem içinde erimemiştir. Okuyup araştıran ve sürekli kendisini geliştiren yoldaşımız, Rêber Apo’nun savunmaları ışığında sistemi tanımış ve onurlu yaşamda güçlü bir ısrarın sahibi olmuştur. Avrupa’da Kürt gençlerini özel olarak hedef alan kimliksizleştirme ve var olan gerici sistemle bütünleştirme çabalarına karşı sessiz kalmayan yoldaşımız, örgütlü mücadeleye dahil olmuş ve Kürt gençlerini bilinçlendirmek için büyük bir çaba ortaya koymuştur. Gençlik çalışmaları sırasında birçok kez gözaltı terörüne maruz kalan yoldaşımız, mücadele çizgisinden asla taviz vermemiştir.
Kurdistan’da gelişen ve bütün dünya halklarının özgür gelecek umutlarını yeniden yeşerten Rojava Özgürlük Devrimi Kawa yoldaşımız üzerinde de büyük bir etki yaratmış, mücadeleye daha aktif katılmasını sağlamıştır. İnsanlık düşmanı DAİŞ çetelerinin devrimi yok etme saldırıları ve Bakurê Kurdistan’da sömürgeci Türk devletinin saldırıları karşısında gelişen Özyönetim Direnişi Kawa yoldaşımızın direnişe daha aktif katılma ve halkımızın düşmanlarına hesap sorma iradesini en üst noktaya taşımıştır. Kapitalist modernite, kadim Ortadoğu topraklarını çıkarları uğruna kan gölüne çevirmiş ve bin yıllardır birlikte kardeşçe yaşayan halkları birbirinin düşmanı haline getirmiştir. Kutsal Ortadoğu topraklarından kaçışın olağan hale geldiği, binlerce insanın ölümü göze alarak kendi topraklarından kaçtığı ve Avrupa’yı sığınak bir liman olarak görme yanılgısının en üst düzeyde yaşandığı bir dönemde Kawa yoldaşımız sistem gerçekliğini Rêber Apo’nun fikirleriyle birlikte çok iyi tanımış ve yalancı özgürlüğe sırtını dönerek Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılmıştır.
2018 yılında Kurdistan’a dönen ve gerilla saflarına katılan yoldaşımız, ülke hasretini gidermiş ve büyük bir coşkuyla gerillanın ilmek ilmek ördüğü yeni yaşama dahil olmuştur. İlk dönemlerde zorluklar yaşamasına rağmen güçlü iradesi ve yoldaşlarıyla kurduğu güçlü bağ hızla zorlukları aşmasını sağlamış ve gerillalaşarak mücadele saflarındaki yerini almıştır. Enerjik yapısı ve güler yüzlü kişiliğiyle bulunduğu her ortama hızla uyum sağlayan yoldaşımız, Kurdistan dağlarında anadilini kaynağında yeniden öğrenmiş ve kısa sürede akıcı bir Kürtçeye sahip olmuştur. Kurdistan’ın dağları ve cennet coğrafyası karşısındaki hayret ve heyecanını her fırsatta dile getiren yoldaşımız, yaşamın her anına büyük bir anlam yüklemiştir. Rêber Apo’nun savunmalarını kendisine rehber edinen yoldaşımız, güçlü kavrayışıyla büyük bir derinlik sağlamıştır. İdeolojik alanda olduğu kadar askeri alanda da hızla gelişmiş, birçok silahta uzmanlaşarak profesyonel gerillacılık çizgisini yakalamıştır. Büyük küçük demeden bütün devrim görevlerine büyük bir ciddiyetle yaklaşan yoldaşımız, hiçbir zaman mevcut olanla yetinmemiş ve her zaman daha fazla katılmayı esas almıştır. Emekçi kişiliğiyle her an bütün görevlere hazır olan yoldaşımız, moral ve coşkusuyla bütün yoldaşlarına güç olmuştur. Kawa yoldaşımızın suikast alanına olan büyük ilgisi onu kısa sürede suikast taktiğinde yetkin bir gerilla olmasını sağlamıştır. Garê’de yürüttüğü başarılı pratiğin ardından sömürgeci Türk ordusunun işgal saldırılarının yoğunlaştığı Şehîd Delîl Batı Zap bölgesine geçmek ve direnişin ön cephesinde yer almak için büyük bir ısrar sahibi olmuştur. Önerisi kabul edilen yoldaşımız Şehîd Delîl Batı Zap bölgesine geçerek en ön safta yerini almış ve fedai bir militan olarak güçlü bir katılım sağlamıştır. İşgalcilere ağır darbelerin vurulduğu birçok eylemde yerini alan Kawa yoldaşımız, hareketli tim tarzının etkili bir şekilde pratiğe aktarılmasında büyük emek sahibi olan yoldaşlarımızdan olmuştur.
Ölümsüz fedailerimizin mücadele çizgisinde tereddütsüzce ilerleyerek güçlü bir katılımın sahibi olan, katılım temposunu sürekli yükselterek militanca yaşayan ve savaşan Kawa yoldaşımız, şehitlerimizden miras kalan direniş çizgisine layık olmayı başarmıştır. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarında kendisini yeniden yaratan ve ardında asla unutulmayacak bir mücadele mirası bırakan Kawa yoldaşımızın anısı her zaman önümüzü aydınlatacak ve mutlaka zaferle taçlandırılacaktır.
27 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
Soykırımcı sömürgeci Türk devletinin Temmuz ayından itibaren Garzan’da kapsamlı ve sürekli devam işgal operasyonlarını başlattı. Türk ordusunun tamamen tekniğe dayalı olarak geliştirdiği, her türlü savaş tekniğini kullandığı ve alanı sürekli bombaladığı bu saldırılara karşı yoldaşlarımız fedaice bir direniş sergileyerek işgalcilere tarihi yanıtlar verdi. Gelişen düşman saldırıları ve yaşanan şiddetli çatışmalarda 11 Ağustos günü fedai yoldaşımız Bêrîtan Sîser son nefesine kadar savaşarak şehadete ulaştı.
Fedai yoldaşımız Bêrîtan, Parti saflarına katıldığı andan itibaren özlü kişiliği ile kendisini Rêber Apo felsefesine adayarak kişiliğinde önemli gelişmeler kaydetti. Kendisini ideolojik ve askeri anlamda yetkinleştiren Bêrîtan yoldaşımız, öncü bir YJA Star komutanı olmayı başardı. Fedailiği bir yaşam biçimi olarak ele alan yoldaşımız, savaşta da fedailik çizgisini eksiksiz bir şekilde uygulayarak Apocu fedailiğin en seçkin örneklerinden biri oldu.
Botan’ın yiğit kadını, fedai yoldaşımız Bêrîtan Sîser yoldaşımızın başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, Bêrîtan yoldaşımız şahsında tüm şehitlerimizin bizlere devrettiği özgürlük mücadelemizi zafere taşıyacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.
Bêrîtan Sîser yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Bêrîtan Sîser |
Bêrîtan Sîser – Gurbet Kaymaz
Halkımızın özgürlük mücadelesinde öncü rol oynayan Botan alanının direniş merkezlerinden olan Sêrt kentimiz, sömürgecilere karşı boyun eğmeyen güçlü bir geleneğin sahibi olmuştur. Şanlı 15 Ağustos Atılımı’na ev sahipliği yapan Sêrt kentimiz, Kurdistan’da PKK öncülüğünde gelişen gerilla direnişinin merkezi haline gelerek halkımızın özgürlük umudunu her zaman diri tutmuştur. Yurtseverlik duygularının hakim olduğu ve direniş geleneğine sıkı sıkıya bağlı Didêrî aşiretine mensup bir ailemizde dünyaya gelen Bêrîtan yoldaşımız, bu güçlü serhildan geleneği içinde büyümüştür. Kurdistan’da kapitalist sistemin az etkilediği koçer halkımızın bağrında, dağ yaşamıyla iç içe büyüyen Bêrîtan yoldaşımız, koçerlerin sade insan gerçekliğine, yalınlığına ve dürüstlüğüne sahip olmuştur.
Dilden dile yayılarak destanlaşan gerilla mücadelesi Bêrîtan yoldaşımızın da dikkatini çekmiş, ilk kez Kurdistan Özgürlük Gerillası’yla tanışması yoldaşımız üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. Rêber Apo’nun Bêrîtan yoldaşımız için her zaman ayrı bir yeri olmuş, araştırıp sorarak onun hakkında her şeyi öğrenmek istemiştir. Mücadele ile ilk bağlarını Önderlik ve gerillayla kuran Bêrîtan yoldaşımız, erken yaşta gerillaya katılma kararı alır ve bunun için koşulların oluşmasını bekler. Bir gün Önderliği rüyasında gören Bêrîtan yoldaşımız, bu rüyayı kendisi için bir çağrı olarak görür ve 2013 yılında tereddüt etmeden Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılır.
Bêrîtan yoldaşımız aşina olduğu dağ yaşamına uyum sağlamakta zorlanmamış, koçerlik yaşantısının yarı gerillacılık özellikleri onun hızla gerilla yaşamıyla bütünleşmesini sağlamıştır. Şehîd Bêrîtan (Gülnaz Karataş) yoldaşımızın ismini alan ve Şehîd Bêrîtan şahsınsa bütün şehitlerimizin mücadele bayrağını devralan yoldaşımız, şehit düştüğü güne kadar da şehitler çizgisine bağlı kalmıştır. Bêrîtan yoldaşımız, sistem okullarına hiç gitmemiş olmasına rağmen PKK saflarında olağan üstü bir gelişim göstermiş ve bütün yoldaşlarını şaşkınlık içinde bırakmıştır. Hızla okuma yazmayı öğrenen yoldaşımız, kısa sürede raporlarını kendisi yazmaya başlamış, birçok farklı alanda uzmanlaşmış ve ideolojik alanda büyük bir derinlik yakalamıştır. Daha fazla öğrenme isteği onu birçok alanda bilgi sahibi kılmış ve öğrendiklerini pratikleştirerek büyük tecrübeler edinmiştir. PKK saflarında gelişen, kendisini yeniden yaratan ve gün be gün kendisini aşan militanlığın temsilcisi haline gelen Bêrîtan yoldaşımız; öğrenme azmi ve isteğiyle bütün yoldaşlarına örnek olmuştur. Önderlik savunmalarına kendi canından bir parça gibi yaklaşıp; çantasında, cebinde gittiği her yerde yanında taşımıştır. Garzan’da ilk gerillacılık pratiğini yaşaması yoldaşımızın nitelikli bir gerillaya dönüşmesinin önünü açmıştır. Zorluklar karşısında asla pes etmeyen yoldaşımız her sorun karşısında çözüm gücü ve iradesi geliştirmeyi bilmiş, öncülük misyonunu bir kadın gerilla olarak etkili bir şekilde pratikleştirmiştir.
Garzan’da yürüttüğü başarılı pratiğin ardından Metîna alanına geçen yoldaşımız, Bakurê Kurdistan’da edindiği gerillacılık tecrübesini daha da derinleştirmiştir. Sömürgeci Türk devletinin halkımızın özgürlük iradesi olan Kurdistan Özgürlük Gerillası’na karşı geliştirdiği saldırıların başladığı 2015 yılında Zap alanına geçen yoldaşımız, en ön cephede yerini almış ve fedaice savaşmıştır. Yürüttüğü ve gördüğü pratiklerden sonra kadın özgürlük çizgisinde daha derin ve daha güçlü bir yoğunlaşma ile sağlam bir duruş sergilemek, dönemin ihtiyaçlarına cevap olmak ve Rêber Apo felsefesinde derinleşmek için akademiye geçmiştir. Şehîd Bêrîtan Akademisi’nde eğitime dahil olan yoldaşımız, eğitim sürecini başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra tekrar pratik sahaya geçmiştir. Nisan 2018’de Önderlik ve şehitler gerçeğinde derinleşmek, örgütün bütün görevlerine daha fazla hazır olmak, Rêber Apo’yu fiziken özgürleştirmek ve halkımıza karşı işlenen suçların intikamını almak için Hêzên Taybet’e katılmış, mücadeleci ve arayışçı kişiliği güçlü çıkışlar yapmasını sağlamıştır. Botan’da öncü komutanımız Şehîd Delal Amed’in şehadete ulaşması yoldaşımız üzerinde derin bir etki yaratmış, fedailikte derinleşmesinin zeminini oluşturmuş ve yaşamın her anında Zîlan yoldaşın fedai çizgisini kendisine esas almıştır. Yoğunlaşması daima fedailik üzerine olan yoldaşımızın pratiği ve katılımı her zaman güç, moral ve heyecan yaratmıştır. Gittiği ve kaldığı her yerde yoldaşlarında iz bırakmış, kapitalist modernitenin kirinden uzak kalmış, doğal kişiliği ile her zaman dikkat çekmiştir. Öz disiplininden hiç taviz vermeyen Bêrîtan yoldaş, kendisi için hedef olarak belirlediği Bakur’a gitme iddiasını sürekli güçlü tutmuş, kararından vazgeçmeyerek her zaman hedefine ulaşmayı bilmiştir. Bir yandan Bakurê Kurdistan’a gitme diğer yandan da her yerde güçlü bir tarz ile gerillacılık yapma isteği asla eksilmemiştir. Gittiği her yerde hesapsız katılımı ile tanınan ve bilinen bir arkadaş olmuştur. Önderliğin deyimiyle ‘‘unutmak ihanettir’’ sözünü kendisi için her zaman esas almış ve hiçbir şekilde çocukluk hayallerine ihanet etmemiştir. Güçlü, profesyonel, savaşkan, cesaretli bir gerilla olarak PKK ve PAJK çizgisinde tereddütsüzce yürümüş, öncü bir YJA Star komutanı olmuştur. Kendini geliştiren, eğiten bir yoldaş olmuş ve yoldaşını her zaman kendisiyle birlikte eğitmiştir. Bulunduğu mekanın ölçülerinden taviz vermeden her anını dolu dolu yaşayıp, yaşadığı tüm anılarına anlam kazandırmıştır. Doğadan aldığı haz ve mutluluk onu yaşama daha da bağlı kılmış ve kendini doğanın tüm güzellikleriyle sarıp sarmalamıştır. Yaşam koşulları ne kadar zor olsa da Bêrîtan yoldaş özgür yaşamı daha çok sevmiş, daha çok bağlanmış ve derin bir tutkuyla kucaklamıştır. Emek verip sınır tanımadan yaşama sahip çıkmış ve sorumluluk almıştır. Yaşam duruşu, yaşam tarzı ve yaşama yaklaşımı bunun bir göstergesi olmuştur. İmkansızlıklar Bêrîtan yoldaşı yıldıramamıştır. Çünkü yaratıcı kişiliği ile olmayanı yaratmış ve imkana çevirmiştir.
Fedailer çizgisinde yürüyen Bêrîtan yoldaşımızın kıblesi her zaman Bakurê Kurdistan ve orada yürütülen tarihi gerilla direnişi olmuştur. Yoğun ısrarı sonucu önerisi kabul edilen yoldaşımız, 2021 yılında doğup büyüdüğü ve ilk gerillacılık pratiğini yürüttüğü Garzan alanına, komutanlaşan öncü bir YJA Star fedaisi olarak dönmüştür. İşgalci Türk ordusunun saldırılarına karşı fedaice direnen ve savaşan yoldaşımız, birçok eylemde yerini almış ve işgalcilere ağır darbeler vurmuştur. Bêrîtan yoldaşımızın samimi yoldaşlığı, yaşamı ve yoldaşlarını sahiplenişi militanca bir duruşun göstergesi olmuş ve bunu pratiğinde güçlü bir şekilde yansıtmıştır.
Özgür kadın çizgisini şahsında somutlaştırarak Şehîd Bêrîtan ve Şehîd Zîlanların izinde fedaice savaşan ve yaşayan Bêrîtan yoldaşımızın mücadele anısı her zaman önümüzü aydınlatacak ve biz geride kalan yoldaşları tarafından mutlaka zafere taşınacaktır.
24 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
23 Ağustos 2020 günü Serhed alanında gerçekleşen düşman saldırısında değerli yoldaşlarımız Cemil Cîgerxwîn ve Şervan Dirêj yoldaşlarımız şehadete ulaştı.
Gerilla saflarına katıldıkları günden itibaren her anlarını şehit yoldaşlarımızın anılarını yaşatmak ve hayallerini gerçekleştirmek için mücadele ederek geçiren Cemil ve Şervan yoldaşlarımız, örnek birer Apocu militan olmayı başardı. Yeni dönem gerillacılığını pratikleştirmek için büyük bir özveri ve kararlılıkla mücadele eden yoldaşlarımız, hiçbir zaman kendilerini yeterli görmeyerek, sürekli gelişim içerisinde oldular. Bu özellikleriyle her zaman mücadelenin en zorlu yaşandığı alanlara gitmeyi ilke edinen yoldaşlarımız, bu temelde Serhed alanına geçerek halkımızın özgürlük yürüyüşünün öncü militanları olmayı başardılar.
Özgürlük mücadelemizde emekleriyle kendilerini var eden Cemil ve Şervan yoldaşlarımızı şehadet yıldönümlerinde saygı ve minnetle anıyor, başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Cemil Cîgerxwîn |
Cemil Cîgerxwîn – Şemsettin Delayimilan
![]() |
Nasnav : Şervan Dirêj |
Şervan Dirêj – Hüseyin Keserci
Şemsettin Delayimilan Parti’deki adıyla Cemil Cîgerxwîn yoldaşımız, Rojhilatê Kurdistan’da yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir. Toplumsal ahlak değerlerine bağlı bir ailede büyüyen yoldaşımız, bu değerleri özünde yaşamasını bilmiştir. Var olan kapitalist sistemin insanlığa dayattığı liberal ve iktidarcı anlayışlara karşı küçük yaşlarda başlayan sorgulamaları yoldaşımızı belli arayışlara yönlendirmiştir. Özelde İran devletinin uyguladığı soykırım politikaları, Kürt halkının bir ekmeğe muhtaç hale getirilerek köle misali çalıştırılması yoldaşımızın sorgulama ve arayışlarını daha derinden yapmasına vesile olmuştur. Beş yıl İran devlet okullarında okuyan yoldaşımız daha sonra kendi isteği ile okuldan ayrılmıştır. Ailesinden ve çevresinden partimiz PKK saflarına olan katılımlar Cemil yoldaşımızın da arayışlarının cevabını bulmasına vesile olmuştur. Küçük yaşlarda duyduğu Rêber Apo’yu, onun yarattığı yeni yaşamda daha iyi tanımak, anlamak ve şehitler çizgisine layık olmak için 2011 yılında partimiz PKK’ye katılma kararı almıştır.
2011 yılında PKK saflarına katılan Cemil yoldaşımız, yeni savaşçı eğitimini Xakûrkê alanında almıştır. Aldığı temel gerilla eğitimi ile askerlikte ve yoldaşlık ilişkilerinde belli bir birikim ve tecrübe kazanmıştır. Yaşama karşı sürekli meraklı ve öğrenme isteği içinde olması yoldaşımızın kısa sürede yetkin bir gerilla olmasını sağlamıştır. 2011 yılında gelişen yoğun savaş sürecinde aktif bir şekilde yer alabilmek için önerilerde bulunmuş ve bu esaslar üzerine kendini yetkinleştirmeye çalışmıştır. Şehîd Reşîd Serdar, Şehîd Çiçek Kurtalan, Şehîd Azad Sîser ve Şehîd Tekoşîn Amanos yoldaşlar şahsında 2012 yılında gelişen Devrimci Halk Savaşı sürecinde, devrimci operasyonlarda yer almıştır. Bu devrimci operasyonlardaki katılımı, cesareti ve kaygısızca düşman üzerine gitmesi yoldaşlarınca örnek alınmıştır. Bu süreçte yer aldığı tüm çalışmalarda ve eylemlerde görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getiren Cemil yoldaşımız, militanca bir duruş içerisinde olmuştur. Gelişen yoğun savaş içerisinde yaralanmasına rağmen, mücadelesini her zaman büyütmeyi esas alan bir yaklaşım içerisinde olmuştur. Yaşanan yoğun bir savaş pratiği içerisinde PKK’nin yoldaşlık gerçeğine sarsılmaz bir inanç ve bağlılıkla sarılmıştır. Rêber Apo’nun yenilmeyen ve hakikatten şaşmayan bir zafer gerillası olabilmek için kendini sürekli eğitmiştir. Şehit yoldaşlarının hayalleri ve intikamları için kendini ve yoldaşlarını eğiten Apocu bir militan olmuştur. Partimiz PKK’nin bir şehitler partisi olduğunun derin bilincine varan yoldaşımız bu esas üzerinde sürekli bir sorgulama ve şehitler gerçekliğine cevap olabilme arayışı içerisinde olmuştur.
Geçirmiş olduğu yoğun pratik ve savaş sürecinden sonra bağlılık, ideolojik netlik ve güven gerektiren çalışmalarda yer alan yoldaşımız 4 yıl boyunca bu çalışmalarda kalarak, yoldaşlarının kendisine olan güvenini boşa çıkarmamıştır. Yer aldığı bu çalışmada halk gerçekliğimizi daha iyi anlama imkanı bulan Cemil yoldaşımız, içinden geldiği halk gerçekliği ve bu gerçekliğin kendisinde yarattığı etkileri daha derinlikli bir şekilde sorgulama imkanı bulmuştur.
2016 yılında Bakurê Kurdistan’ın birçok il ve ilçesinde gelişen Özyönetim Direnişi ve bu direnişlerde hem halkımızdan hem de yoldaşlarımızdan yaşanan şehadetler Cemil yoldaşımızı derinden etkilemiştir. Fedailik çizgisinde yürütülen bu direnişe katılmak isteyen yoldaşımız çok iyi bildiği Şemzînan alanına geçmiştir. Burada düşmana karşı biriktirdiği büyük kin ve öfke ile hemen pratiğe geçmiştir. Düşmana karşı birçok eylem gerçekleştiren Cemil yoldaşımız, yoldaşlarının yükünü hafifletmeyi başarmıştır. Cemil yoldaşımız daha sonra 2017 yılında Parti Merkez Okulumuz olan Mazlum Doğan Akademisi’nde bir devre eğitim görmüştür. Burada aldığı eğitim ile militan kadro duruşunda yaşanan eksikliklerini tek tek analiz etme fırsatı bulmuştur. Partimiz PKK’nin öncü kadrolarından olan Mazlum Doğan yoldaşın adına açılan akademide eğitime katılmanın derin bilincinde olmuştur. Bu temelde kendini örnek bir militan ve zafere kilitlenmiş bir hakikat savaşçısı olma yolunda eğitmiştir. Önder Apo’nun demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmasında kendini derinleştirmiştir. Yaşama karşı kendini sorumlu gören yoldaşımız, gelişimi ile Parti yaşamında yoldaşının yoldaşı, Şehîd Reşîd Serdarların ardılı olarak da büyük bir komutan olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemiştir.
Başarılı bir şekilde eğitim devresini tamamlayan yoldaşımız, bir dönem Parti yönetimindeki arkadaşların yanında güvenlik ve diğer çalışmalarda yerini almıştır. Bu çalışmada Partimizi daha yakında görme ve tanıma fırsatını bulmuştur. Bu çalışmada yanında yer aldığı yoldaşlardan eğitici dersler çıkaran Cemil yoldaşımız bu görevini başarılı bir şekilde yerine getirmiştir. Belirli bir düzey ve pratik sahibi olan Cemil yoldaşımız bu tecrübelerini tekrardan pratiğe yansıtmak üzere Bakurê Kurdistan alanlarında mücadele yürütmek için öneride bulunmuştur.
Önerisi kabul edildikten sonra Serhed alanına düzenlenen yoldaşımız, Devrimci Halk Savaşı’nın geliştirilmesi için yoğun bir çabanın içinde olmuştur. Alanda yürütülen pratiklerde başarılı bir şekilde yer alarak görev ve sorumluluklarını yerine getirmiştir. Cemil yoldaşımız yürüttüğü başarılı pratikle yoldaşları arasında kısa sürede sevilip sayılan bir yoldaş olmayı başarmıştır. Yaşamda çıkan eksikliklere yerinde ve zamanında müdahale ederek eleştirisel ve öz eleştirisel bir tutum sergilemiştir. Önder Apo ve şehitlere olan bağlılığını her çalışmasında titizlikle çalışarak göstermiştir.
23 Ağustos 2020 günü Serhed alanında görevi başındayken Şervan Dirêj yoldaşıyla beraber gerçekleşen bir düşman saldırısında şahadete ulaşan Cemil yoldaşımız; fedakarlığı, yaşamdaki militanca duruşu ve derin yoldaşlığı ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir devrimci olmayı başarmıştır.
Şervan yoldaşımız Bedlîs’in Adilcewaz ilçesine bağlı Axçira köyünde yurtsever ve toplumsal ahlak değerlerine bağlı bir ailede dünyaya gelmiştir. Bu değerlerle yetişen yoldaşımız sade, mütevazi bir yaşamın sahibi olmuştur. Derin bir yurtseverlik bilinci ile büyüyen yoldaşımız var olan düşman politikalarını ve baskılarını hemen görmüş ve bu duruma karşı bir direniş ve arayış içerisinde olmuştur. Aileden ve yakın çevrelerinde partimiz PKK’ye katılımların ve şehadetlerin olması, Şervan yoldaşımızın Kurdistan Özgürlük Hareketi’ni tanımasına vesile olmuştur. Şervan yoldaşımız 8 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak üzerine düşen görevlerin bilincinde olarak ailesine destek olmuştur. Ailesine maddi açıdan yardımcı olabilmek için Türkiye metropollerinde çeşitli işlerde çalışan yoldaşımızın, metropol ortamlarında bulunduğu süre zarfında çelişkileri artmış ve sisteme karşı olan kin ve öfkesi daha fazla büyümüştür. Kapitalist modernite sisteminin halkları ezen ve emeklerini çalan yapısına karşı her zaman sorgulama ve arayış içinde olmaktan vazgeçmemiştir. Bu süreçte hem arayışlarının cevabını Kurdistan özgürlük gerillasına katılarak bulabileceği hem de yakın akrabalarından yaşanan şehadetlere layık olması gerektiği kanaatine ulaşan yoldaşımız 2012 yılında gerilla saflarına katılma kararı almıştır.
7 yoldaşı ile birlikte örgütlü bir şekilde Wan’ın Çatak alanından gerilla saflarına katılan yoldaşımız, 2004 yılında Muş alanında düşman ile girdikleri çatışmada şehadete ulaşan amcasının oğlu Şervan Delîl (Murat Keserci) yoldaşın ismini alarak özgürlük dağlarındaki amansız yürüyüşüne manevi bir anlam yükleyerek devam etmiştir. Gerilla saflarına katıldığı andan itibaren heyecanlı ve meraklı yapısıyla öne çıkan yoldaşımız, gerillaya katıldığı alanda temel gerillacılık eğitimini tamamlayarak Botan alanında çalışmalara aktif bir şekilde katılmıştır. Ağırlıklı olarak Kato alanında çalışma yürüten yoldaşımız burada başarılı bir pratiğin sahibi olmuştur. Özgürlük savaşçısı olarak mücadele yürüttüğü özgür dağlarda hemen tecrübe kazanmış ve alanda yapılan birçok eylemde görev ve sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerine getirmiştir. Kuzey alanlarındaki kısa ama dolu dolu pratiğinin ardından 2013 yılında Medya Savunma Alanları’na geçmiştir.
Medya Savunma Alanları’nda Şehîd Mahir Akademileri’nde profesyonel gerillacılık üzerine eğitimler alarak var olan sürece kendini hazırlama ve yetkin bir Apocu militan olma yolunda kararlıca katılmıştır. Şehîd Mahir Akademileri’nde yetkin bir gerilla olan Şervan yoldaşımız, burada iki devre boyunca kendisi gibi yoldaşlarını da eğiterek, onların da birer Apocu militan ve Demokratik Modernite Gerillası olması için emek ve çaba sahibi oldu. Bu anlamda görev ve sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerine getirmeyi bilmiştir. Yaşamda sade ve mütevazi bir duruşun sahibi olan yoldaşımız, kendini Partimizin bir fedaisi olarak değerlendirmiş ve bu anlamda görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmekten geri durmamıştır. Şervan yoldaşımız bu eğitim sürecinde askeri olarak yetkinliğe ulaşarak, kendini profesyonel gerillacılık ilke ve yaşamında belli bir düzeye taşımayı başarmıştır.
Şervan yoldaşımız alan içerisinde sergilediği başarılı pratiğinin ardından Bakurê Kurdistan’a geçmek ve mücadelesini bu alanda zirveye ulaştırmak için öneride bulunmuştur. Gerillaya katıldığı ve yaşamındaki en önemli ilkleri yaşadığı Bakurê Kurdistan’da tekrar mücadele yürütme isteği kabul edilen Şervan yoldaşımız kendisini ideolojik anlamda da geliştirmek için Şehîd İbrahim Akademisi’nde eğitime dahil olmuştur. Şehîd İbrahim Akademisi’nde aldığı eğitimle Apocu bir militan olarak görev ve sorumluluklarının daha fazla bilincine varmıştır. Eğitim sürecinde öğrendiklerini hemen yaşama geçirme çabasında olan yoldaşımız, eleştirel ve özeleştirel bir tutum sergileyerek kendini donatmış ve hazırlamıştır. Koşulsuz ve amasız katılımın bir timsali olarak yoldaşları arasında örnek gösterilen bir duruşun sahibi olmuştur. Yaşamda sessiz fakat yüreğinde fırtınalar kopan bir kişilik sahibi olmuştur. Yoldaşlarına karşı olan derin duyguları ve amansız mücadele tarzının yanında; soykırımcı ve işgalcilere olan nefretini, kinini her zaman yerinde ve zamanında dile getirmiştir.
Başarılı bir şekilde tamamladığı eğitim devresinin ardından Serhed alanına düzenlenen Şervan yoldaşımız, burada Parti’nin vereceği görev ve sorumlulukları başarılı bir şekilde yerine getirmenin arayışları ve çabası içerisinde olmuştur. Yaşamın her alanından kendini sorumlu gören Apocu militan kişiliğin sahibi olan Şervan yoldaşımız özgürlük gerillasına katıldığı andan şahadete yürüdüğü ana kadar var olan devrim coşkusunu bir an bile yitirmeyerek bu esaslar üzerinden başarılı bir pratiğin sahibi olmayı başarmıştır. Cemil Cîgerxwîn yoldaşımızla birlikte gerçekleşen düşman pususunda şehadete ulaşan Şervan yoldaşımız, mücadelesiyle olduğu gibi şehadetiyle de her zaman bizlere öncülük yapmaya devam edecektir.
23 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi














