
Basına ve Kamuoyuna!
1. Botan’da;
17 Haziran 2023 günü Botan alanında görevi başında bulunan Argeş Koçer yoldaşımız Dicle nehrini geçmek isterken akıntıya kapılarak şehadete ulaştı. Fedakarlığı ve çalışkanlığı ile Botan’ın öncü militanlarından olan Argeş yoldaşımız; katılımı ve samimi yoldaşlığı ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan oldu.
Bozulmamış temiz özü ile Apocu özgürlük felsefesini bütünleştirmeyi başararak halkımızın öncüsü olmayı başaran Argeş yoldaşımızın başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Argeş Koçer yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Argeş – Ahmet Taner
Özgürlük mücadelemizi Amed Zindan Direnişi’nin sembollerinden ve partimiz PKK’nin önder kadrolarından Mazlum Doğan yoldaşımızdan tanıyan Êlih halkımız başta efsanevi komutanımız Egîd (Mahsum Korkmaz) yoldaşımız olmak üzere binlerce en değerli evladını özgürlük mücadelesine katarak öncüleşen halk gerçekliğini ortaya çıkardı. Düşmanın baskı ve katliamlarının yoğunca yaşandığı ve Hizbul-kontranın yurtsever insanlarımızı sokak ortalarında katlettiği 1990’lı yıllarda onurunu koruma savaşı veren Êlih halkımız, geliştirdiği serhildanlarla düşmana ve onun işbirlikçilerine gereken cevabı verdi. Geliştirdiği serhildanlarla Partimizin kitleselleşmesine öncülük eden Êlih halkımız her şart altında Rêber Apo ve şehitlerimize sahip çıkarak Bakurê Kurdistan’da yaşanan toplumsal devrime öncülük yaptı.
Böylesi yurtsever ve varlığını özgürlüğe yatıran bir halkın evladı olarak koçer bir ailede doğan Argeş yoldaşımız; koçerliğin saf, temiz, doğal kültürü ve halkımızın derin yurtseverlik bilinci ile büyüdü. Bu nedenle büyüdükçe halkımızın öz değerleri ile daha fazla bütünleşti, büyük bir özveri ve ağır bedeller verilerek yürütülen özgürlük mücadelemize daha fazla bağlandı. Kurdistan’da yaşaması nedeniyle yaşadığı her an düşman baskı ve saldırılarını, soykırımcı uygulamaları iliklerine kadar hisseden Argeş yoldaşımız, onurlu bir Kürt genci olarak hiçbir zaman bu durumu kabullenmedi. Her zaman düşmana karşı mücadele edilmesi gerektiğini düşündü, bunun için arayışlara girdi. 2012 yılında ete kemiğe bürünen Rojava Özgürlük Devrimi’nin yarattığı devrimci hava tüm halkımızı olduğu gibi Argeş yoldaşımızı da derinden etkiledi. Halkımızın onlarca yıllık mücadelesinin meyve vermeye başlamasına tanıklık etmeyi kendisi için büyük bir şans olarak gören Argeş yoldaşımız, bir Kürt genci olarak halkımıza karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini düşündü ve mücadeleye katılmaya karar verdi. Elbette on binlerce Kürt genci gibi Argeş yoldaşımız da yüzünü Kurdistan’ın özgür dağlarına döndü ve 2014 yılında Botan alanından gerilla saflarına katıldı.
Bakurê Kurdistan’da gerilla saflarına katılmasının avantajını iyi değerlendiren Argeş yoldaşımız, tecrübeli yoldaşlarının gerilla ve dağ yaşamına dair bilgi ve deneyimlerinden faydalanarak kısa sürede yetkin bir gerilla oldu. Aldığı eğitimleri anında pratikleştirme imkanı bulan yoldaşımız, girişken, yaratıcı ve dürüst katılımı ile yoldaşlarına öncülük yapmaya başladı. Gerilla savaşında uzmanlaşmayı kendisi için elzem gören yoldaşımız, Gabar alanında suikast eğitimi alarak profesyonel gerillacılığa adım attı. İşgalci Türk devletinin saldırılarını en fazla yoğunlaştırdığı 2015-2017 yılları arasında Gabar alanında birçok eyleme katılan Argeş yoldaşımız, bu eylemlerdeki cesareti ve soğukkanlılığı ile önemli bir rol oynadı. Argeş yoldaşımız gerilla yaşam ve savaşına katılımının zirvesindeyken gerçekleşen bir düşman saldırısında yaralanarak Medya Savunma Alanları’na geçti.
Medya Savunma Alanları’nda yaralarını sararak kısa sürede çalışmalara dahil olan Argeş yoldaşımız, iradeli duruşu, yaşama sevinci ve devrim görevlerini yerine getirebilmenin sorumluluğu ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan oldu. Tedavi sürecinden sonra Mazlum Doğan Parti Merkez Okulu’nda eğitim gören yoldaşımız, bu süreçte Önderlik hakikati, felsefesi ve tarzı üzerine derinlikli yoğunlaşmalar yaşayarak pratiğe daha inançlı ve kararlı bir şekilde katıldı. Eğitim sürecinden sonra tekrar askeri çalışmalarına dahil olan yoldaşımız, bir süre Metîna alanında görev yürüttü. Daha sonra YPS çalışmalarına dahil olan yoldaşımız, işgalci Türk devletinin 2019 yılında Heftanîn alanına yönelik saldırılarına cevap olabilmek ve savaş tecrübelerini yoldaşlarına aktarabilmek için bu alana geçti. Heftanîn alanında düşmana karşı gerçekleştirilen birçok eyleme katılan yoldaşımız Cenga Heftanîn Devrimci Hamlesi’nin öncülerinden oldu.
Argeş yoldaşımız, başta kendisine bir süre komutanlık yaparak kutsal gerilla yaşamına uyum sağlamasına öncülük eden Bedran Koçer yoldaşımız olmak üzere tüm şehitlerimizin anılarına doğru bir şekilde sahip çıkarak mücadelesini büyütmek istedi. Bunun da yeniden Bakurê Kurdistan’a geçerek işgalci Türk devletine karşı aktif bir savaşın içerisine girmekle mümkün olduğuna kanaat getirerek 2021 yılında tekrar Botan alanına yöneldi. Botan alanında düşmana karşı gerçekleştirilen birçok eylemin yanı sıra farklı bazı çalışmalardaki tereddütsüz ve kesin başarı temelindeki katılımı ile öncü bir Apocu militan oldu. Mütevazılığı ile öne çıkan Argeş yoldaşımız, verdiği emek ve özgürlük devrimimizin zafere ulaşması için gösterdiği çabalarla Botan’ın unutulmaz militanları arasındaki yerini aldı. Yoldaşları olarak Argeş yoldaşımız başta olmak üzere tüm şehitlerimizin “Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan” hayalini mutlaka gerçekleştireceğimizin sözünü veriyoruz.
2. Şehîd Delîl Batı Zap bölgesi;
— 16 Temmuz saat 12:00 ile 16:00 arasında Girê FM Direniş Alanı’daki işgalciler 3 kez ağır silahlar ile vurularak darbelendi.
— 17 Temmuz saat 07:00 ile 08:00 arasında Girê FM Direniş Alanı’daki işgalciler 3 kez ağır silahlar ile vurularak darbelendi.
— 17 Temmuz saat 13:00’da Girê FM Direniş Alanı’daki işgalciler 1 kez ağır silahlar ile vurularak darbelendi.
3. Avaşîn bölgesi;
— 12 Temmuz günü işgalci Türk ordusu Gundê Mehmud, Şehîd Agir ve Astengê alanlarında bir işgal operasyonu başlattı. Bu operasyon halen devam etmektedir.
4. İşgalci TC ordusunun gerçekleştirdiği saldırılar;
— İşgalci Türk ordusu 15 ve 16 Temmuz’da Zap’ın Sîda Direniş Alanı’ndaki ve Şehîd Delîl Batı Zap bölgesinin Girê FM Direniş Alanı’ndaki mevzilerimize saldırıp, tünelleri delmeye ve kepçelerle yıkmaya çalıştı.
— 15 ve 16 Temmuz’da Şehîd Delîl Batı Zap bölgesi 8 kez, Garê’nin Gundê Karawa alanı 1 kez, Xakurkê’nin Girê Rosto, Girê Berbizina, Girê Kolît ve Ava Lolanê alanları 5 kez olmak üzere; toplam 14 kez savaş uçakları ile bombalandı.
— 18 Temmuz’da Şehîd Delîl Batı Zap bölgesinin Girê Cûdî Direniş Alanı 4 kez saldırı helikopterleri ile bombalandı.
— 16 Temmuz’da Zap’ın Sîda Direniş Alanı, Şehîd Delîl Batı Zap bölgesi, Metîna’nın Golka ve Gundê Şêlazê alanları ile Xakurkê’nin Girê Şehîd Kamuran alanı 326 kez obüs, tank ve ağır silahlarla bombalandı.
18 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
Serhildan halkı Mêrdîn’in yiğit evladı, partimiz PKK’nin öncü komutanlarından Demhat Bêdar yoldaşımız, 28 Şubat 2020 günü Dersîm’de gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşarak ölümsüzler kervanına katılmıştır. Soluksuz bir devrim yürüyüşçüsü olan Demhat yoldaşımız ülkemiz Kurdistan’ın her yerinde gerillacılık yaparak ve bulunduğu her alanda işgalcilere karşı eşsiz bir mücadelenin sahibi olarak tarihimize damgasını vuran fedai yoldaşlarımızdan oldu.
Demhat yoldaşımız gibi fedai ve yiğit bir komutanı özgürlük hareketimize kazandıran yurtsever ailesi başta olmak üzere tüm Mêrdîn halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Demhat Bedar yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Demhat Bêdar |
Demhat – Mehmet Can Korkmaz
Rêber Apo öncülüğünde gelişen partimiz PKK, her an’ı destanlaşan tarihi bir direniş geleneği yaratmış ve bu görkemli mücadele, şehitlerimizin kanlarıyla yarattığı değerler toplamına dönüşmüştür. Sömürgecilerin insanlık dışı saldırıları altında can çekişen halkımız, yiğit evlatlarının bu onurlu direnişine kayıtsız kalmayarak Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüne büyük bir kararlılıkla dahil olmuştur. Kurdistan ve dünya tarihinde eşi olmayan ve Kürt halkının özgür yaşamda ısrarının adı haline gelen serhildanlar savaşarak kendisini yaratan halk gerçekliğinin somutlaşmasıdır. Gelişen gerilla direnişiyle birlikte halklaşan mücadelemiz 90’lı yılların başından itibaren serhildanlarla yeni bir boyuta taşınmıştır. Cîzîr ve Nisêbîn’de ateşi yakılan serhildan geleneği Bakur başta olmak üzere bütün Kurdistan’a yayılarak ulusal diriliş devrimimizi müjdelemiştir. İşgal saldırılarına direnişle cevap veren yurtsever halkımız Rêber Apo’nun özgürlük felsefesini bütün kalbiyle sahiplenerek yaşamsallaştırmıştır.
Serhildanlar kuşağı yaratan partimiz PKK’nin verdiği tarihi gerilla direnişine fedakarca destek veren ve onlarca yiğit evladını mücadele saflarına gönderen halkımızın kadim yaşam merkezi yurtsever Mêrdîn kentimiz, Partimizin serpilmeye başladığı ilk günlerden itibaren kararlı bir şekilde direnişe katılarak yön veren bir konuma gelmiştir. Kurdistan’da kadın kimliğinin yaşamda ön planda ve belirleyici olduğu merkezlerden olan Mêrdîn kentimiz bu kimliğini mücadeleye de yansıtmış, Kürt kadını öncülüğünde gelişen serhildanlar tarihe damasını vurmuştur.
Yurtsever halkımızın PKK ile bütünleşerek halklaşmasını kendisi için büyük bir tehlike olarak gören ve bu direniş çizgisini yok etmeyi amaçlayan sömürgeci Türk devleti, Kurdistan’ın her karışında olduğu gibi Nisêbîn halkımıza karşı da insanlık dışı saldırılar gerçekleştirmiştir. Onurlu yaşam çizgisinde ısrar eden yurtsever halkımız asimilasyon, inkar ve imha saldırıları karşısında topyekûn bir direnişe geçmiştir. Gelişen ve zafere yürüyen PKK çizgisini yok etmek isteyen işgalciler halkımızı bin yıllardır yaşadığı kadim topraklardan zorla göç ettirerek kirli amaçlarına ulaşmak istemiştir. Rêber Apo felsefesiyle yeniden dirilen halkımız bütün bu saldırılara rağmen gittiği her yeri direniş alanına dönüştürerek işgalcilerin saldırılarını bir kez daha boşa düşürmüştür. Mêrdîn, Nisêbîn’de güçlü direniş ve serhildan geleneğinin hakim olduğu yurtsever Torî aşiretine mensup bir ailemizde dünyaya gelen Demhat yoldaşımız, işgalci Türk devletinin saldırılarını nedeniyle ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etmek zorunda kalmıştır. Yurtseverlik bilincinin her zaman diri olduğu mücadeleci Torî aşiretinden olan Demhat yoldaşımız, ülke topraklarından uzakta büyümesine rağmen yurtsever ailesi ve çevresinden direniş kültürünü öğrenmiş ve Kurdistani değerleri özümseyerek büyümüştür.
Sömürgeci metropollerinde büyüyen Demhat yoldaşımız, işgalcilerin Kürt gençlerini hedef olan asimilasyon politikalarına yakından tanıklık etmiştir. Sahip olduğu yurtsever bilinç onu mücadeleye sevk etmiş ve PKK’yle buluşturmuştur. Rêber Apo felsefesini, PKK’nin tarihi direnişini ve Kurdistan dağlarında özgürlük gerillasının yürüttüğü büyük savaşı anlamak için daha derin araştırmalar yapan Demhat yoldaşımız, öğrendikçe mücadeleye daha fazla yakınlaşmıştır. Üniversitede öğretmenlik bölümünde okuyan yoldaşımız, bu süreçte gelişen düşman saldırıları karşısında cevap olması gerektiğini hissetmiş, gençlik çalışmalarına dahil olarak halkımızın devrim mücadelesine hizmet etmeye başlamıştır. Kendisi öğrenip geliştikçe öğrendiklerini gençlerle paylaşarak onlara öncülük eden Demhat yoldaşımız, süreç içinde büyük bir sevgi beslediği gerillaya katılma kararlılığına ulaşmasına rağmen mücadelenin ihtiyaçlarında dolayı gençlik çalışmalarında kalmaya devam etmiştir. Önderliğimize, halkımıza ve özgürlük mücadelemizin yarattığı bütün kutsal değerlere karşı geliştirilen 15 Şubat Uluslararası Komplosu karşısında her Kürt gibi büyük bir öfke duyan ve bu komployu asla kabul etmeyen Demhat yoldaşımız, yüzünü Kurdistan dağlarına, gerillaya dönmüştür. Gerilla saflarına katılmaya çalışan Demhat yoldaşımız işgalci Türk devleti tarafından tutuklanarak zindana konulmuştur. 6 ay boyunca sömürgeci zindanlarında kalan ve direnen yoldaşımızın öfkesi bilenmiş ve kararlılığı daha da keskinleşmiştir. Gerillaya altı kez katılmaya çalışırken her seferinde işgalciler tarafından engellenen Demhat yoldaşımız, hiçbir zaman pes etmemiş, gerillaya ulaşmak için bütün yolları denemiştir. Sarsılmaz iradesiyle bütün engelleri aşan yoldaşımız sonunda hayallerine ulaşmış 2002 yılında Kurdistan Özgürlük Gerillası’na katılmış ve işgalcilerin bütün çabalarını boşa düşürerek mücadele saflarındaki ilk zaferini kazanmıştır.
Halkımızın onurlu geleceği ve iradesi olan Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı içten ve dıştan tasfiye etmek isteyen güçlere karşı Rêber Apo çizgisini militanca savunan, hiçbir dönem tereddüt etmeden şehitler çizgisinde yiğitçe yürüyen Demhat yoldaşımız, zor dönemlerin militanı olarak duruşu ve katılımıyla örnek bir yoldaşımız olmuştur. Kelareş alanında ilk pratiğini yürüten yoldaşımız, hızla kendisini geliştirmiş ve kısa sürede gerillacılık taktiklerinde uzmanlaşmıştır. Bütün ruhunu ve fiziğini devrim mücadelesine adayan yoldaşımız, devrimci yaşantısı boyunca önüne çıkan tüm zorluklara karşı pes etmemiş, özgürlüğe ekmek ve su kadar ihtiyacı olduğunu bilerek her an’ını mücadeleye adamıştır. Kurdistan topraklarında adım atan her işgalciye karşı sınırsız bir intikam, kin ve öfkeye sahibi olan Demhat yoldaşımız, öfkesini savaşına yansıtmıştır. Yoldaşlarına karşı büyük bir sevgi duymuş ve yoldaşları tarafından çok sevilmiş, bulunduğu her ortama heyecan, moral, irade ve güç katmıştır. Önderliğe olan bağlılığı sohbetindeki sıcaklığa, emekçi duruşuna ve yoldaşlık ilişkilerine yansımıştır. Bu konuda çok derin yoğunlaşmalar yaşamış ve etrafındaki yoldaşlarını da yoğunlaştırırdı. Botan, Mêrdîn, Dersîm başta olmak üzere Kurdistan’ın her karışında mücadele yürüten yoldaşımız, ülke sınırları dışında da devrimci mücadelesini başarılı bir şekilde yürütmüştür.
Bakurê Kurdistan’da yürüttüğü başarılı mücadelenin ardından Medya Savunma Alanları’na geçen Demhat yoldaşımız 2005 yılında PKK’nin fedailik çizgisinde derinleşmek için Hêzên Taybet’e katılmıştır. Yaşamını uğruna ölecek kadar sevenlerin oluşturduğu tarihi mirası takip eden yoldaşımız, derin yoğunlaşmalarını yaşamına aktarmış; özü sözü bir olan örnek bir militan olmuştur. Aldığı eğitimlerle Rêber Apo felsefesinde derinleşen Demhat yoldaşımız fedai bir militan olarak mücadelesini her gün yükseltmeyi esas almıştır. 2009 yılında tekrar Bakur’a geçen Demhat yoldaşımız, 2013 yılında kadar Bakurê Kurdistan’da pratik yürütmüş ve işgalcilere vurulan birçok darbede öncü rol oynamıştır. Devrimci Halk Savaşı’nın pratikleşmesi için yoğun bir çaba sahibi olan Demhat yoldaşımız, dönemin görev ve sorumluluklarını başarıyla yerine getirmiştir. Medya Savunma Alanları’na dönerek tecrübelerini yoldaşlarıyla paylaşan yoldaşımız, aldığı eğitimlere Demokratik Modernite Gerillacılığı’nın fedai bir savaşçı ve öncü komutanı olmuştur. Demhat yoldaşımızın en büyük isteği ve hayali Bakurê Kurdistan’ın tüm alanlarında gerillacılık yapmaktı. Bu temelde yüzü, kalbi ve beyni her zaman Bakur’a dönük olmuştur. Yılların emeğiyle oluşturduğu birikim ve tecrübe ile yanındaki yoldaşlarına yoldaş, yaşamın ve savaşın öncüsü olmuştur. Canlı ve hareketli tarzıyla yaşamdaki yeri çok belirgin olmuştur. İşgal ve işgalcilere karşı olan sonsuz öfke ve kini onu hep dinç tutmuştur. Ölümsüz şehitlerimizin intikamı almak, onların özgür Kurdistan hayalini pratikleştirmek için durup dinlenmeden emek veren yoldaşımız omuzladığı büyük yükün ve devrimci görevlerin ağırlığının her zaman bilincinde olmuş ve bu temelde bir katılımı esas almıştır.
Bakurê Kurdistan’a giderek işgalcilere ağır darbeler vurmayı ve sürece cevap olmayı hedefleyen Demhat yoldaşımız, bu temelde sürekli bir ısrarın sahibi olmuştur. Önerisi kabul edilen yoldaşımız 2017 yılında tekrar Bakurê Kurdistan’a, Dêrsîm’e geçmiş ve yoldaşlarıyla birlikte üç yıl boyunca her an’ı destanlaşan bir direniş ortaya koymuştur. Dêrsîm’de öncü komutanlık görevini layıkıyla yerine getiren yoldaşımız, yeni dönem gerilla taktiklerini başarılı bir şekilde pratiğe aktararak işgalciler ağır darbeler vurmuştur.
Fedailer ocağında fedailikte derinleşen, yaşamda ve savaşta PKK’nin direniş ve zafer çizgisini pratikleştiren öncü militan ve komutanımız Demhat yoldaşımızın ardından bıraktığı mücadele mirası her zaman önümüzü aydınlatmaya devam edecektir.
15 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
Apocu fedai militan ve Zilan çizgisinin amansız takipçisi Ali Fırat yoldaşımız, 13 Temmuz 2018 günü Manisa’da görevi başındayken, Türk devletinin polisleri ile karşılaşmış, silahsız halde iken düşman tarafından infaz edilerek şehadete ulaşmıştır. Şehadet olayı ve bilgileri tarafımızdan netleştirilen yoldaşımızı, şehadet yıl dönümünde saygı ile anıyoruz. Bu vesile ile değerli ailesine ve yurtsever Kurdistan halkına başsağlığı diliyoruz.
Ali yoldaş gibi Zilanlar’ın takipçisi olan fedai şehitlerimizin kanlarını asla yerde bırakmayacağımızın, fedailik yürüyüşlerini esas alacağımızın ve amaçlarını başaracağımızın sözünü veriyoruz.
Ali Fırat yoldaşımızın kimlik bilgileri şu şekildedir:
|
Nasnav : Ali Fırat |
Ali – Naci Dayangaç
Ali Fırat yoldaşımız, Bêdlîs’in Xîzan ilçesinde Alîkan aşiretine mensup yurtsever bir ailede dünyaya geldi. Garzan yöresinin kadim toplumsal kültürü ve yurtseverliği ile yetişti. Çocuk yaşlarda iken ailesiyle birlikte Mersin’e göç edip orada büyüdü. Liseye kadar okuyan Ali yoldaşımız, bir süre sonra okulu bıraktı ve aile ekonomisine katkıda bulunmak için bir işçi olarak çalıştı. Burada emek olgusunu, işçi sınıfını, işçi sınıfının emeği üzerine nasıl bir sömürü düzeninin kurulduğunu fark etti. Mevcut düzen yaşamıyla derin çelişkileri olan Ali yoldaşımız, toplumsal çelişki ve sorunlar üzerine düşündü ve bir arayış içerisine girdi. Toplumsal sorunlara çare ararken farklı ideoloji ve eğilimleri de araştırdı, ancak nihayetinde yurtsever devrimci gençliğe ilgi duyarak faaliyetlerine katıldı. Hem gençlik çalışmalarına hem de serhildanlara katılan Ali yoldaşımız, bu süreçte Kürt halk gerçekliğini, Kürt halkının amansızca verdiği varlık ve özgürlük mücadelesini, bu mücadelede verilen bedelleri görerek tanıdı. Aynı zamanda Rêber Apo’nun ideoloji ve felsefesiyle tanışan Ali yoldaşımız, dünyaya bambaşka bir pencereden bakabilmenin, her toplumsal soruna köklü ve devrimci bir çözüm geliştirebilmenin gücüne erişti. Ali yoldaşımız, Rêber Apo’yu okudukça kendisinde açığa çıkan düşünce ve çözüm gücünün verdiği heyecanla daha fazla mücadele içerisine girdi. Özellikle şehit yoldaşlardan oldukça etkilendi, şehitlerin mücadele bayrağını yükseltmek ve hayallerini gerçekleştirmek için gerilla saflarına katılması gerektiğine kanaat getirdi. Bu bilinçle hareket eden Ali yoldaşımız, 2013 yılında Amed’de gerilla saflarına katıldı.
Gerillanın maneviyatla dolu yoldaşlık ortamına Amed’de katılan Ali yoldaşımız, ilk gerilla pratiğine burada başladı. Amed’deki gerillaların yoldaşlığı, Bakur’da gerillacılık yapmanın heyecanı Ali yoldaşımızda tarifsiz bir sevince yol açtı. 2013’teki demokratik çözüm süreci temelinde gelişen geri çekilme sonucu Amed’den Medya Savunma Alanları’na geçti. Medya Savunma Alanları’na geçip ilk gerilla eğitimini aldıktan sonra Heftanîn bölgesine düzenlendi. Heftanîn’in en kuzeyinde, Botan topraklarının kokusunu içine çekerek aktif gerillacılık yaptı. Heftanîn’in Deriyê Dawetiya alanında pratik yürüttü, tecrübe kazandı ve önemli bir birikim edindi. Aydın ve zeki bir genç olan Ali yoldaşımız, pratik faaliyetler ve savaş sanatında ustalaşmanın yanı sıra, ideolojik olarak da kendisini eğitmeye büyük önem verdi. Rêber Apo’nun çözümleme ve savunmaları başta olmak üzere şehit yoldaşlarımızın yazdıklarına yoğunlaştı. Ali yoldaşımız en çok etkileyen de fedai yoldaşlarımızın eylem öncesi yoğunlaşmalarını dile getirdiği mektuplar oldu. Ali yoldaşımız, fedai şehitlerimizin mektuplarında sonsuz adanmışlığı, tüm kirlerinden arınmış olmanın duruluğunu, inançta zirveleşmeyi, kararda keskinleşmeyi ve düşmandan intikam alma hırsının büyüklüğünü gördü. Fedailer şahsında dile gelen hakikati ve fedailerin eylemleriyle tarihe vurduğu damgayı kendisine örnek aldı. Bu temelde 2015’te fedai tarzıyla mücadele etmek üzere Hêzên Taybet’e dahil oldu.
PKK’ye katılmayı yaşamının en önemli kararlarından ve dönüm noktalarından biri olarak tanımlayan Ali yoldaş, Hêzên Taybet’e katılıp fedaileşmeyi esas almayı da bu önemli kararlardan biri olarak ele aldı. Fedailer ortamına dahil olduktan sonra kendisini hesapsızca katan Ali yoldaşımız, kaygısız, tereddütsüz ve cesur bir yürüyüşün sahibi oldu. Apocu ideolojide derinleşti, yoldaşlığını alabildiğine güçlendirdi, manevi değerlerimizle bütünleşerek kendisinde yüksek bir duygu ve düşünce gücü yarattı. Aldığı eğitimler ve yakaladığı düzey ile Zilan (Zeynep Kınacı) yoldaşın samimi bir ardılı ve takipçisi oldu. Düşmana karşı büyük bir kin ve öfke ile dolu olan Ali yoldaşımız, daima düşmana Zilanca darbe vurmanın arayışı içerisinde oldu. Bu temelde önemli bir arayışın ve güçlü bir katılımın sahibi oldu, yüzünü Bakurê Kurdistan’a dönerek buradaki gerilla pratiğine dahil oldu.
Ali yoldaşımız, güler yüzlü mizacı, moralli kişiliği, sağlam karakteri, şiirler okuyarak zenginleştirdiği ruh dünyası ile tüm yoldaşlarının sırtını dayayabildiği fedai bir militan olmayı başardı. Bu anlamda tanıştığı her yoldaşının sevgi ve saygısını kazanmasını bildi, güçlü bir etki uyandırdı. Üstlendiği her görev ve sorumluluğu mutlaka başarıya ulaştırma ölçüsüyle yaklaştı, asla başarısızlığı kabul etmedi. Ali yoldaş, devrim heyecanıyla dopdolu olan yüreğiyle düşmanın üzerine yürüdü, en zor alanlarda pratik yapmayı tercih etti. Örnek bir duruşun ve katılımın sahibi oldu.
Ali yoldaşımız, bir görev kapsamında Manisa’da bulunduğu evde 13 Temmuz 2018 günü Türk devletinin polisleri ile karşılaşmış ve silahsız halde iken düşman tarafından infaz edilerek şehadete ulaştı. Ali Fırat yoldaşımız şahsında, şehitlerimizin anısına sahip çıkacağımızın, mücadele bayrağını yükselteceğimizin ve amaçlarını mutlaka gerçekleştireceğimizin sözünü veriyoruz.
13 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
3 Temmuz 2023 gece saatlerinde Botan’ın Besta bölgesindeki Kanî Xezalê alanında görevleri başında bulunan Mîrza ve Bengîn yoldaşlarımız, 4 Temmuz gününe kadar süren düşman saldırıları sonucu şehadete ulaştı. Apocu militanlığın en seçkin öncüleri olan ve Botan’ın birçok bölgesinde gerillacılık yaparak düşmana ağır darbeler vuran Mîrza ve Bengîn yoldaşlarımız, Demokratik Modernite Gerillacılığı’nın yetkin komutanları olmayı başardılar. Apocu çizgideki ısrarları ve zafere olan sarsılmaz inançlarıyla yıllarca büyük bir azimle savaşarak aktif bir rol oynadılar.
Duruşları, cesaretleri ve yiğitlikleriyle bize her daim öncülük yapacak olan Mîrza ve Bengîn yoldaşlarımızın değerli yurtsever aileleri başta olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şu şekildedir:
![]() |
Nasnav : Mîrza Bargiran |
Mîrza – Mîrza Sezek
|
Nasnav : Bengîn Barman |
Bengîn – Kahraman Karataş
Mîrza yoldaşımız Dudêran aşiretine mensup yurtsever bir ailenin çocuğu olarak Sêrt ilçesinde dünyaya geldi. İçinde yetiştiği aile ve çevre ortamından kaynaklı güçlü yurtseverlik duygularıyla büyüdü. Zeki ve çalışkan bir genç olan Mîrza yoldaşımız, liseye kadar okudu. Fakat TC devlet okullarının Kürt gençlerini asimile edip Türkleştirmeye çalıştığını görünce, başarılı bir öğrenci olmasına rağmen Türk okullarını bıraktı. Yetenekli bir genç olan Mîrza yoldaşımız, koşudan güreşe, voleyboldan tenise kadar birçok spor dalında başarılı olan sportmen bir kişiliğe sahipti. Aynı zamanda aile ekonomisine katkıda bulunmak için hayvancılıktan esnaflığa kadar çeşitli işlerde çalıştı. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ni çocukluğundan itibaren tanıyan ve yüreğinde büyük yurtseverlik duyguları taşıyan Mîrza yoldaş, Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesine ilgi duydu. Genç yaşında mücadeleye atılarak yurtsever, devrimci gençlik çalışmalarında yer aldı. Aktif ve gözü pek bir genç olan Mîrza yoldaşın faaliyetlerini engellemek isteyen sömürgeci, soykırımcı Türk devleti onu 2010 yılında tutuklayarak hapsetti. Zindanda 6 ay boyunca kalan Mîrza yoldaş, bu sürede düşman gerçekliğini ve halkının özgürlük mücadelesini daha yakından tanıdı. Zindandan çıktığı gibi yine toplumsal çalışmalara katıldı. Olgun kişiliği, mütevazı duruşu, ahlaki değer ve ölçüleri karakterine yedirmiş olan katılımı gittiği her ortamı, konuştuğu her insanı ve özellikle de gençleri etkiliyordu. Kürt halkının ancak ve ancak bilinçlenip Parti öncülüğünde örgütlenerek mücadele edeceğine ve özgürlüğüne böyle ulaşabileceğine yürekten inanarak halkımızın örgütlenmesi çalışmalarına ağırlık verdi. Fakat Mîrza yoldaşımızın bu aktif yürüyüşü yine düşmanın dikkatini çekti ve 2011’de 3 ay boyunca tutsak kaldı. Düşman tarafından baskı gördükçe, tutuklu kaldıkça daha da bilinçlenen, yetkinleşen, azmi artan ve mücadele kararı büyüyen Mîrza yoldaşımız, düşman karşısında asla geri adım atmadı. Zindandan çıktığı gibi hiçbir bireysel yaşam arayışına kapılmadan ve geriye düşüşü kabul etmeden mücadelesine kaldığı yerden devam etti. Devrimci Halk Savaşımızın önemli bir sürecini ifade eden 2011 ve 2012 yılında Sêrt’de çalışma yürüttü. Ancak Kürt düşmanı faşist Türk devleti tarafından 2012 yılında yeniden tutuklandı ve 2 yıl boyunca zindanda kaldı. Mîrza yoldaş, zindan ortamına bir devrim akademisi olarak yaklaştı; Mazlum Doğan, Hayri Durmuş, Kemal Pir ve Sakine Cansızlar’ın izinden yürüyerek iradesini keskinleştiren bir devrimci olarak cevap verdi. Türk devletinin hiçbir baskısı ona asla boyun eğdiremedi, kararından vazgeçiremedi. Mîrza yoldaş, bu süreçte artık tamamen profesyonel bir devrimci olma kararına ulaşarak bir Parti kadrosu oldu. 2014 yılı başında zindandan çıkar çıkmaz, profesyonel devrimci olarak çalışmalara katıldı. Gençlik çalışmalarından toplumsal inşa çalışmalarına kadar her düzeyde faaliyet yürüttü. Demokratik çözüm sürecinde rol alıp halkımızın örgütlenmesi çalışmalarını yürüttü, Sêrt Kent Konseyi’nde sözcülük düzeyinde görev üstlendi. Fakat soykırımcı Türk devleti yine Mîrza yoldaşımızın önünü kesmeye, çalışmalarını engellemeye başladı. Bu durumu gören Mîrza yoldaşımız, artık demokratik siyaset alanında çalışma yürütemeyeceğini anladı ve 7 Haziran 2014’te Botan’ın Herekol bölgesinde gerilla saflarına katıldı.
Kürtler’in kendilerini en özgürce ifade edip kimliğini yaşayabildiği Kurdistan dağlarını mesken eyleyen Mîrza yoldaş, Herekol’de yeni savaşçı eğitimini gördü. Olgun kişiliği, Parti kültürüne sahip bilinci, zindan tecrübesi ve yürüttüğü faaliyetlerin kendisinde oluşturduğu birikim Mîrza yoldaşımızın gerilla yaşamına erkenden katılmasını sağladı. Kurdistan dağlarındaki devrim yürüyüşünü hızlı adımlarla başlata Mîrza yoldaş, Berwarî’den Garisa’ya, Herekol’den Garzan’a kadar birçok yerde çalışma yürüttü. Arazi hakimiyeti güçlü, temposu yüksek, yürüyüşü hızlı, iradesi dayanaklı ve askeri duyarlılığı yüksek olan Mîrza yoldaş, kuryelik görevini yürüttü. Sayısız yoldaşını Botan’dan Garzan’a, Garzan’dan da Botan’a aktardı. Düşmanın her türlü engellemesini aşarak sorumluluğunu aldığı tüm grupları başarıyla yerlerine ulaştırdı. Mîrza yoldaşımız, yılların engin gerilla tecrübesine sahip olmayı gerektiren bu çalışmayı, çok çabuk öğrenip eksiksiz yerine getirebilen örnek bir gerilla oldu. Askeri sanata olan ilgisi Mîrza yoldaşımızı gerillada uzmanlaşmaya sevk etti ve 2015 yılında Botan’da suikast taktiği üzerine uzmanlaşma eğitimi gördü. Gördüğü bu eğitim Mîrza yoldaşımızı gerilla taktiğine ve savaş tekniğine hakim hale getirdi. Eğitimden aldığı güçle yeniden Herekol bölgesine geçen Mîrza yoldaş; sömürgeci, soykırımcı Türk devletinin 24 Temmuz 2015’te Kürt halkına ve Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne karşı başlattığı topyekun imha saldırılarına karşılık verdi. Aktif eylemsellik sürecine bütün benliğiyle katıldı. Faşist Türk devleti saldırılarında sınır tanımayıp soykırım amacıyla Kurdistan şehirlerine saldırmaya başlayınca Kürt halkı öz yönetim direnişlerini geliştirdi. Mîrza yoldaşımız da, doğup büyüdüğü, yıllarca devrimci faaliyetler sürdürdüğü Sêrt’teki halkımıza karşı kendisini sorumlu hissederek bu sürece katıldı. Sêrt’deki öz yönetim direnişinin öncü militanlarından olan Mîrza yoldaş, halkımızın öz savunmasını geliştirip güçlendirmek için çok büyük bir fedakarlıkla çalıştı. 15 Temmuz 2016’da, Sêrt’de geliştirilen özyönetim direnişi hamlesi bir tesadüf sonucu aynı günde gerçekleşen darbeye denk geldi. Darbenin tüm Türkiye’de gündem olmasından dolayı çok başarılı bir devrimci hamle olan direniş hiç gündeme girmedi. Ancak bu devrimci hamlede Sêrt şehrinin büyük kısmı yoldaşlarımızın eline geçti, işgalci Türk devletinin güçleri ağır darbeler aldı, Sêrt halkı büyük bir moral aldı ve yüzlerce genç yoldaşlarımızın etrafında toplandı. Fakat Türk devlet sistemi içerisindeki iktidar hesaplaşmasının farklı boyut kazanmasıyla, yoldaşlarımız provokasyonlara zemin sunmamak için Sêrt şehrinden geri çekildi. İşte Mîrza yoldaşımız bu direniş sürecinin en aktif ve öncü militanlarından biri olarak rol oynayarak tarihe geçti.
Sêrt’den döndükten sonra Botan sahasının hareketli timlerindeki yerini aldı. Bir yıl boyunca bu timlerde kaldı, komutanlık yaptı, önemli faaliyetler yürüttü ve eylemlere katıldı. Mîrza yoldaşımız, yüksek cesareti, korku nedir bilmeyen yüreği, gerilla taktiklerinde ustalaşması, yüksek pratik zekası ve çalışkanlığıyla katıldığı her eylemde mutlaka belirleyici bir rol oynadı. 2017 yılının Nisan ayında, işgalci Türk devleti Botan’ın Kato ve Herekol bölgelerine aylarca sürecek olan çok kapsamlı bir işgal harekatı başlattı. Herekol’ün tümüne asker yerleştirip elindeki tüm savaş tekniğini buraya yönelten işgalci Türk ordusu, buradaki gerilla varlığını tasfiyeyi amaçladı. Ancak Herekol bölge komutanı olan ölümsüz komutanlarımızdan Egîd Garzan (Murat Kalko) yoldaş öncülüğünde Herekol’da gelişen destansı direniş düşmana geçit vermedi. Herekol dağının zirvesinde ve labirentlerinde düşmanı durdurarak ağır kayıplar verdirdi. Mîrza yoldaşımız, işgalci düşmanın Herekol’e gerçekleştirdiği bu işgal harekatına darbe vurmak üzere komutanı olduğu hareketli tim ile birlikte Herekol bölgesine geçti ve düşmanla iç içe girdi. Büyük bir cesaretle burada düşmanı vurdu, işgal harekatının ağır darbeler almasına yol açtı. Mîrza yoldaş, burada yaşanan bir çatışmada ayağından ve kolundan yaralandı. Günlerce arazide tek başına ve yaralı halde kalmasına rağmen tüm işgalcileri ve düşman tekniğini atlatarak yoldaşlarına sağlam ulaşmayı başardı. Bakur’un az imkanlarıyla iki ay boyunca yoldaşlarının desteğiyle tedavi oldu. İyileşir iyileşmez tekrardan görevinin başına geçti ve Herekol’un yolunu tuttu.
2017’den 2023’e kadar Herekol ve Besta alanlarında büyük sorumluluk alarak çok aktif bir pratik yürüttü. Mîrza yoldaşımız Botan dağlarında 9 yıl boyunca aralıksız bir şekilde, nefes nefese bir mücadele yürüttü. Kişiliğinde yarattığı büyük devrim iradesi, azim, kararlılık ve çabayla her engeli aşmasını bildi. Mîrza yoldaşımız, en zorlu koşullarda ve en kıt imkanlar ortamında devrimcilik yaptı ve mücadele etti. Yüksek Parti bilinci, Önderlik ideolojisini kavramış olması, Apocu tarz ve tempoyu yakalamış olması onu sıra dışı ve başarılı bir komutan haline getirdi. Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı Bakur’dan söküp atmayı hayal eden düşmanın korkulu rüyası oldu. Birçok başarılı eylemin, sonuç alıcı çalışmaların ve mücadelemize büyük yararlılıklar sağlayan pratiklerin mimarı oldu. Mîrza yoldaş, askeri akademilerde eğitim görme imkanı bulamadı, fakat yaşamın her an’ını eğitime, sırtını dayadığı her taşı ve altında oturduğu her ağacı bir akademiye çevirdi. Yaşamın her anında ve her mekanda kendisini Önderlik ideolojisi temelinde eğitti. Yanı başında şehadete ulaşan yoldaşlarının anılarına daima bağlı kalan Mîrza yoldaş, onlardan aldığı tecrübeleri devrim yürüyüşünün temeli haline getirdi. Mîrza yoldaş; şehitlere, Önderliğe, halka ve mücadeleye olan dürüst bağlılığı sayesinde her anı, her saati büyük bir irade ve emek gerektiren Bakur koşullarında 9 yıl boyunca gerillacılık ve komutanlık yaptı. Dervişane yaşayan Apocu militan ve yiğit komutan Mîrza yoldaş 4 Temmuz 2023 günü Besta’da gerçekleşen düşman saldırısında Bengîn yoldaşla birlikte şehadete ulaştı.
Tarih boyunca özgür iradesi, dili, kültürü, kimliğiyle var olan ve kadim Kurdistan coğrafyasıyla bütünleşen halkımız, varlığına dönük saldırılar karşısında asla boyun eğmemiş, sırtını dayayarak direniş merkezine çevirdiği dağlarında işgale ve işgalcilere karşı mücadele etmiştir. Direniş kültürünün dengbêjler aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılması, Kurdistan’da kesintisiz bir mücadele çizgisini beraberinde getirmiştir. Emperyalist güçlerin Kurdistan ve Ortadoğu’da hakimiyet kurmak için halkımızın bin yıllardır yaşadığı kadim toprakları yapay sınırlarla birbirinden ayırması yeni bir serhildan dönemi ortaya çıkarmış, yurtsever halkımız sömürgecilerin kirli planlarına boyun eğmeyerek tekrar direnişe geçmiştir. Tarihin gördüğü en acımasız asimilasyon, inkâr ve imha saldırıları karşısında varlığı büyük bir tehlike altına giren yurtsever halkımız, Rêber Apo öncülüğünde gelişen partimiz PKK’le birlikte tarih sahnesine yeniden ve büyük bir görkemle çıkmıştır. Betonla üzeri kapatılan özgür Kürt kimliği Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüyle birlikte yeniden dirilmiştir. Halkımızın kadim direniş tarihi mirasını devralarak zafer çizgisiyle buluşturan Rêber Apo, adım adım geliştirdiği mücadelemizi yenilmez kılmış, savaşan halk gerçekliğiyle bütünleşen bir serhildan halkı yaratmıştır.
PKK’nin yaktığı direniş ateşi 14 Temmuz Büyük Zindan Direnişiyle sömürgecilere ilk büyük darbeyi vurmuş, kentlerden ovalara ve ovalardan ölümsüz komutanımız Egîd’in öncülüğünde Kurdistan’ın kadim dağlarının doruklarına taşınmıştır. Ölümsüz şehitlerimizin en büyük zorluklara rağmen damla damla kanlarını dökerek büyüttükleri mücadelemiz, ilk direniş kıvılcımlarıyla birlikte halkımıza yansımış ve soykırım saldırıları altında can çekişen halkımız tarafından büyük bir coşkuyla sahiplenilmiştir. Tarihi gerilla direnişinden güç alan halkımız, mücadele şehitlerimizi serhildanlarla karşılayarak bağrına basmıştır. Direnişimizin halklaştığı 90’lı yılların başında serhildan kültürünün ilk geliştiği merkezlerden olan Mêrdîn kentimiz, tarihi direniş çizgisine layıkıyla sahip çıkmış ve PKK’yle birlikte zirveye taşımıştır. 14 Mart 1990’da Mêrdîn, Stewrê’de bulunan ve her dönem direnişçilerin merkezi olan Girê Şêra’da büyük bir direnişin ardından şehadete ulaşan ARGK gerillalarını sahiplenmek için serhildanlarla ayağa kalkan Mêrdîn halkımız, Kurdistan’da yeni dönem başlatmıştır. PKK’nin yenilmez ruhuyla bütünleşen halkımızın yiğit evlatları akın akın mücadele saflarına yönelerek ölümsüzlerimizden kalan mücadele bayrağını her daim en yükseklerde dalgalandırmışlardır.
Bengîn yoldaşımız, Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüyle birlikte Kurdistan’da yaratılan direniş ve serhildan geleneğinin merkezlerinden olan Mêrdîn, Stewrê’ye bağlı yurtsever Barman köyünde dünyaya geldi. Yoldaşımızın ilk kimliği, Kurdistani geleneğe güçlü bir şekilde bağlı, kapitalist sistemin toplumu yok eden özelliklerinden büyük oranda kendisini korumayı başarmış ve özü bozulmamış toplumsal bağların öne çıktığı bir çevrede gelişti. Hayvancılıkla geçimini sağlayan emekçi bir ailede büyüyen yoldaşımız, Kurdistan’ın cennet doğasıyla iç içe ve babasından dinlediği klamlarla halkımızın kadim direniş ve mücadele tarihini öğrendi. Yüreğine nakşettiği kadim klamlar Bengîn yoldaşımız üzerinde büyük bir etki yarattığı ve kendisi de kadim dengbêj kültürünün bir temsilcisi oldu. İşgalci Türk devletinin halkımıza karşı geliştirdiği saldırılara yakından tanıklık etmesi, yoldaşımızın sömürgeciler karşısında büyük bir öfke sahibi olmasını beraberinde getirdi. Yaşadığı toprakla bütünleşen ve zengin Kurdistan doğasıyla iç içe büyüyen yoldaşımız erken yaşlardan itibaren güçlü yurtsever duygulara sahip oldu. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ni yakından takip eden Bengîn yoldaşımız, efsaneleşen gerilla hikayelerinden çok etkilenerek kalbinde oluşan derin duyguları erken yaşlardan itibaren klamlarına ve yazdığı şiirlere yansıttı. Temiz özü ve duyarlı kişiliğiyle yaşadığı yurtsever Barman halkının büyük sevgini ve saygısını da kazanan Bengîn yoldaşımız, küçük yaşlarından itibaren gerillaya katılacağı günün hayallerini kurdu. Halkımızın özgürlüğü için mücadele ederken sömürgeci Türk ordusunun yerleştirdiği bir mayının patlaması sonucu 1997 yılında şehadete ulaşan abisi Seyitxan Karataş’ın anısına hep bağlı kalan ve abisi şahsında bütün Kurdistan şehitlerinin intikamını almaya söz veren Bengîn yoldaşımız, sözüne bağlı kalarak şehitlerimizin mücadele bayrağını yükseltme temelinde 2014 yılında gerilla saflarına katıldı.
Doğup büyüdüğü ve derin bir sevgiyle bağlı olduğu topraklarda Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılmanın haklı gururunu yaşayan Bengîn yoldaşımız, ilk gerillacılık pratiğini Bakurê Kurdistan’da yürütme şansına sahip oldu. Bu şansın önemini bilen ve çok iyi değerlendiren Bengîn yoldaşımız, zorlu koşullara hızla uyum sağlayarak pratik içinde pişen, yetkinleşen ve komutanlaşan yoldaşlarımızdan oldu. Mêrdîn alanında ilk gerillacılık tecrübesini alan yoldaşımız daha sonra uzun yıllar kalarak başarılı bir pratik yürüteceği Botan alanına geçti. Besta ve Gabar başta olmak üzere gerillacılığın merkezi olan Botan’ın nerdeyse her karışında kalan, pratik yürüten ve katıldığı eylemlerde işgalcilere ağır darbeler vuran Bengîn yoldaşımız, yeni dönemin zafer ruhunu şahsında somutlaştırdı. Sömürgeci Türk ordusunun işgal saldırılarına yoldaşlarıyla birlikte en ön cephede cevap veren, yeni dönem gerilla taktiklerini başarılı bir şekilde pratiğe aktaran Bengîn yoldaşımız, uzman bir gerilla olarak yaşamda ve savaşta yoldaşlarına öncülük etti. Şehit düşen yoldaşlarının intikamını gerçekleştirdiği ve katıldığı başarılı eylemlerle alan, en imkansız görünen yer ve koşullarda işgalcilere ağır darbeler vuran Bengîn yoldaşımızın gerillacılık yaşamındaki her an’ı başarıyla iç içedir. 5 yılı boyunca Bakurê Kurdistan’ın merkezi Botan’da ölümsüz komutanımız Egîd’in izinde başarılı bir pratik yürüyen Bengî yoldaşımız daha sonra Medya Savunma Alanları’na geçti. Aldığı askeri uzmanlık ve akademi eğitimleriyle bilinç düzeyini derinleştirerek ideolojik alanda büyük bir derinlik yakaladı. Rêber Apo felsefesini yaşamının temeli haline getiren yoldaşımız, öğrendiklerini hem yoldaşlarına aktarmış hem de yaşama yansıttı. Bulunduğu her alanda yaşama güçlü katılımı ve güçlü yoldaşlık duygusuyla öne çıkan Bengîn yoldaşımız moralli ve coşkulu kişiliğiyle bütün yoldaşlarına güç kaynağı oldu.
Kendisini şehitlerimize ve ezilen halkımıza karşı her zaman borçlu hissederek Partimize ve halkımıza hizmet etmeyi yaşamının esası haline getiren Bengîn yoldaşımız, durup dinlenmeden mücadele temposunu yükselterek her zaman daha fazla hizmet etmeyi hedefledi. Yoldaşlarına söylediği klamlar ve yazdığı şiirlerle halkımızın çektiği acıları, tarihi direnişleri ve zaferi dillendiren Bengîn yoldaşımız çok yönlü kişiliğiyle birçok farklı alanda uzmanlaştır. Metîna alanında bir süre pratik yürüten yoldaşımız, Bakurê Kurdistan’a tekrar geçerek kutsal Botan topraklarında pratik yürütmek için her zaman ısrar sahibi oldu. Yoğun ısrarı sonucu komutanlaşarak tekrar Botan’a dönen Bengîn yoldaşımız, zor dönem ve mekanların militanı olarak her zaman en ön cephede olmayı esas aldı. Samimi, özlü, içten kişiliği ve emekçi özelliğiyle aldığı bütün kritik görevleri başarıyla yerine getirdi. Botan alanında gerçekleşen birçok eylemde en önde yer alarak öfkesini savaşına yansıtan Bengîn yoldaşımız, hareketli tim tarzını başarılı bir şekilde pratiğe aktardı.
Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına onlarca yiğit evladını gönderen ve birçok şehit veren yurtsever Barman’ın yiğit evladı Bengîn yoldaşımız, Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarında hızla gelişen, militanlaşan ve komutanlaşan yoldaşlarımızdan oldu. Devrimci yaşantısı boyunca fedailer çizgisinde yürüyen Bengîn yoldaşımız, biz geride kalan yoldaşları için unutulmaz bir mücadele mirası bırakmıştır. Genç komutanımız fedai Bengîn yoldaşımızın ardında bıraktığı direniş bayrağı mutlaka zafere taşınacaktır.
11 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
3 Temmuz 2023 gece saatlerinde Botan’ın Besta bölgesindeki Kanî Xezalê alanında görevleri başında bulunan Mîrza ve Bengîn yoldaşlarımız, 4 Temmuz gününe kadar süren düşman saldırıları sonucu şehadete ulaştı. Apocu militanlığın en seçkin öncüleri olan ve Botan’ın birçok bölgesinde gerillacılık yaparak düşmana ağır darbeler vuran Mîrza ve Bengîn yoldaşlarımız, Demokratik Modernite Gerillacılığı’nın yetkin komutanları olmayı başardılar. Apocu çizgideki ısrarları ve zafere olan sarsılmaz inançlarıyla yıllarca büyük bir azimle savaşarak aktif bir rol oynadılar.
Duruşları, cesaretleri ve yiğitlikleriyle bize her daim öncülük yapacak olan Mîrza ve Bengîn yoldaşlarımızın değerli yurtsever aileleri başta olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şu şekildedir:
![]() |
Nasnav : Mîrza Bargiran |
Mîrza – Mîrza Sezek
![]() |
Nasnav : Bengîn Barman |
Bengîn – Kahraman Karataş
Mîrza yoldaşımız Dudêran aşiretine mensup yurtsever bir ailenin çocuğu olarak Sêrt ilçesinde dünyaya geldi. İçinde yetiştiği aile ve çevre ortamından kaynaklı güçlü yurtseverlik duygularıyla büyüdü. Zeki ve çalışkan bir genç olan Mîrza yoldaşımız, liseye kadar okudu. Fakat TC devlet okullarının Kürt gençlerini asimile edip Türkleştirmeye çalıştığını görünce, başarılı bir öğrenci olmasına rağmen Türk okullarını bıraktı. Yetenekli bir genç olan Mîrza yoldaşımız, koşudan güreşe, voleyboldan tenise kadar birçok spor dalında başarılı olan sportmen bir kişiliğe sahipti. Aynı zamanda aile ekonomisine katkıda bulunmak için hayvancılıktan esnaflığa kadar çeşitli işlerde çalıştı. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ni çocukluğundan itibaren tanıyan ve yüreğinde büyük yurtseverlik duyguları taşıyan Mîrza yoldaş, Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesine ilgi duydu. Genç yaşında mücadeleye atılarak yurtsever, devrimci gençlik çalışmalarında yer aldı. Aktif ve gözü pek bir genç olan Mîrza yoldaşın faaliyetlerini engellemek isteyen sömürgeci, soykırımcı Türk devleti onu 2010 yılında tutuklayarak hapsetti. Zindanda 6 ay boyunca kalan Mîrza yoldaş, bu sürede düşman gerçekliğini ve halkının özgürlük mücadelesini daha yakından tanıdı. Zindandan çıktığı gibi yine toplumsal çalışmalara katıldı. Olgun kişiliği, mütevazı duruşu, ahlaki değer ve ölçüleri karakterine yedirmiş olan katılımı gittiği her ortamı, konuştuğu her insanı ve özellikle de gençleri etkiliyordu. Kürt halkının ancak ve ancak bilinçlenip Parti öncülüğünde örgütlenerek mücadele edeceğine ve özgürlüğüne böyle ulaşabileceğine yürekten inanarak halkımızın örgütlenmesi çalışmalarına ağırlık verdi. Fakat Mîrza yoldaşımızın bu aktif yürüyüşü yine düşmanın dikkatini çekti ve 2011’de 3 ay boyunca tutsak kaldı. Düşman tarafından baskı gördükçe, tutuklu kaldıkça daha da bilinçlenen, yetkinleşen, azmi artan ve mücadele kararı büyüyen Mîrza yoldaşımız, düşman karşısında asla geri adım atmadı. Zindandan çıktığı gibi hiçbir bireysel yaşam arayışına kapılmadan ve geriye düşüşü kabul etmeden mücadelesine kaldığı yerden devam etti. Devrimci Halk Savaşımızın önemli bir sürecini ifade eden 2011 ve 2012 yılında Sêrt’de çalışma yürüttü. Ancak Kürt düşmanı faşist Türk devleti tarafından 2012 yılında yeniden tutuklandı ve 2 yıl boyunca zindanda kaldı. Mîrza yoldaş, zindan ortamına bir devrim akademisi olarak yaklaştı; Mazlum Doğan, Hayri Durmuş, Kemal Pir ve Sakine Cansızlar’ın izinden yürüyerek iradesini keskinleştiren bir devrimci olarak cevap verdi. Türk devletinin hiçbir baskısı ona asla boyun eğdiremedi, kararından vazgeçiremedi. Mîrza yoldaş, bu süreçte artık tamamen profesyonel bir devrimci olma kararına ulaşarak bir Parti kadrosu oldu. 2014 yılı başında zindandan çıkar çıkmaz, profesyonel devrimci olarak çalışmalara katıldı. Gençlik çalışmalarından toplumsal inşa çalışmalarına kadar her düzeyde faaliyet yürüttü. Demokratik çözüm sürecinde rol alıp halkımızın örgütlenmesi çalışmalarını yürüttü, Sêrt Kent Konseyi’nde sözcülük düzeyinde görev üstlendi. Fakat soykırımcı Türk devleti yine Mîrza yoldaşımızın önünü kesmeye, çalışmalarını engellemeye başladı. Bu durumu gören Mîrza yoldaşımız, artık demokratik siyaset alanında çalışma yürütemeyeceğini anladı ve 7 Haziran 2014’te Botan’ın Herekol bölgesinde gerilla saflarına katıldı.
Kürtler’in kendilerini en özgürce ifade edip kimliğini yaşayabildiği Kurdistan dağlarını mesken eyleyen Mîrza yoldaş, Herekol’de yeni savaşçı eğitimini gördü. Olgun kişiliği, Parti kültürüne sahip bilinci, zindan tecrübesi ve yürüttüğü faaliyetlerin kendisinde oluşturduğu birikim Mîrza yoldaşımızın gerilla yaşamına erkenden katılmasını sağladı. Kurdistan dağlarındaki devrim yürüyüşünü hızlı adımlarla başlata Mîrza yoldaş, Berwarî’den Garisa’ya, Herekol’den Garzan’a kadar birçok yerde çalışma yürüttü. Arazi hakimiyeti güçlü, temposu yüksek, yürüyüşü hızlı, iradesi dayanaklı ve askeri duyarlılığı yüksek olan Mîrza yoldaş, kuryelik görevini yürüttü. Sayısız yoldaşını Botan’dan Garzan’a, Garzan’dan da Botan’a aktardı. Düşmanın her türlü engellemesini aşarak sorumluluğunu aldığı tüm grupları başarıyla yerlerine ulaştırdı. Mîrza yoldaşımız, yılların engin gerilla tecrübesine sahip olmayı gerektiren bu çalışmayı, çok çabuk öğrenip eksiksiz yerine getirebilen örnek bir gerilla oldu. Askeri sanata olan ilgisi Mîrza yoldaşımızı gerillada uzmanlaşmaya sevk etti ve 2015 yılında Botan’da suikast taktiği üzerine uzmanlaşma eğitimi gördü. Gördüğü bu eğitim Mîrza yoldaşımızı gerilla taktiğine ve savaş tekniğine hakim hale getirdi. Eğitimden aldığı güçle yeniden Herekol bölgesine geçen Mîrza yoldaş; sömürgeci, soykırımcı Türk devletinin 24 Temmuz 2015’te Kürt halkına ve Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne karşı başlattığı topyekun imha saldırılarına karşılık verdi. Aktif eylemsellik sürecine bütün benliğiyle katıldı. Faşist Türk devleti saldırılarında sınır tanımayıp soykırım amacıyla Kurdistan şehirlerine saldırmaya başlayınca Kürt halkı öz yönetim direnişlerini geliştirdi. Mîrza yoldaşımız da, doğup büyüdüğü, yıllarca devrimci faaliyetler sürdürdüğü Sêrt’teki halkımıza karşı kendisini sorumlu hissederek bu sürece katıldı. Sêrt’deki öz yönetim direnişinin öncü militanlarından olan Mîrza yoldaş, halkımızın öz savunmasını geliştirip güçlendirmek için çok büyük bir fedakarlıkla çalıştı. 15 Temmuz 2016’da, Sêrt’de geliştirilen özyönetim direnişi hamlesi bir tesadüf sonucu aynı günde gerçekleşen darbeye denk geldi. Darbenin tüm Türkiye’de gündem olmasından dolayı çok başarılı bir devrimci hamle olan direniş hiç gündeme girmedi. Ancak bu devrimci hamlede Sêrt şehrinin büyük kısmı yoldaşlarımızın eline geçti, işgalci Türk devletinin güçleri ağır darbeler aldı, Sêrt halkı büyük bir moral aldı ve yüzlerce genç yoldaşlarımızın etrafında toplandı. Fakat Türk devlet sistemi içerisindeki iktidar hesaplaşmasının farklı boyut kazanmasıyla, yoldaşlarımız provokasyonlara zemin sunmamak için Sêrt şehrinden geri çekildi. İşte Mîrza yoldaşımız bu direniş sürecinin en aktif ve öncü militanlarından biri olarak rol oynayarak tarihe geçti.
Sêrt’den döndükten sonra Botan sahasının hareketli timlerindeki yerini aldı. Bir yıl boyunca bu timlerde kaldı, komutanlık yaptı, önemli faaliyetler yürüttü ve eylemlere katıldı. Mîrza yoldaşımız, yüksek cesareti, korku nedir bilmeyen yüreği, gerilla taktiklerinde ustalaşması, yüksek pratik zekası ve çalışkanlığıyla katıldığı her eylemde mutlaka belirleyici bir rol oynadı. 2017 yılının Nisan ayında, işgalci Türk devleti Botan’ın Kato ve Herekol bölgelerine aylarca sürecek olan çok kapsamlı bir işgal harekatı başlattı. Herekol’ün tümüne asker yerleştirip elindeki tüm savaş tekniğini buraya yönelten işgalci Türk ordusu, buradaki gerilla varlığını tasfiyeyi amaçladı. Ancak Herekol bölge komutanı olan ölümsüz komutanlarımızdan Egîd Garzan (Murat Kalko) yoldaş öncülüğünde Herekol’da gelişen destansı direniş düşmana geçit vermedi. Herekol dağının zirvesinde ve labirentlerinde düşmanı durdurarak ağır kayıplar verdirdi. Mîrza yoldaşımız, işgalci düşmanın Herekol’e gerçekleştirdiği bu işgal harekatına darbe vurmak üzere komutanı olduğu hareketli tim ile birlikte Herekol bölgesine geçti ve düşmanla iç içe girdi. Büyük bir cesaretle burada düşmanı vurdu, işgal harekatının ağır darbeler almasına yol açtı. Mîrza yoldaş, burada yaşanan bir çatışmada ayağından ve kolundan yaralandı. Günlerce arazide tek başına ve yaralı halde kalmasına rağmen tüm işgalcileri ve düşman tekniğini atlatarak yoldaşlarına sağlam ulaşmayı başardı. Bakur’un az imkanlarıyla iki ay boyunca yoldaşlarının desteğiyle tedavi oldu. İyileşir iyileşmez tekrardan görevinin başına geçti ve Herekol’un yolunu tuttu.
2017’den 2023’e kadar Herekol ve Besta alanlarında büyük sorumluluk alarak çok aktif bir pratik yürüttü. Mîrza yoldaşımız Botan dağlarında 9 yıl boyunca aralıksız bir şekilde, nefes nefese bir mücadele yürüttü. Kişiliğinde yarattığı büyük devrim iradesi, azim, kararlılık ve çabayla her engeli aşmasını bildi. Mîrza yoldaşımız, en zorlu koşullarda ve en kıt imkanlar ortamında devrimcilik yaptı ve mücadele etti. Yüksek Parti bilinci, Önderlik ideolojisini kavramış olması, Apocu tarz ve tempoyu yakalamış olması onu sıra dışı ve başarılı bir komutan haline getirdi. Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı Bakur’dan söküp atmayı hayal eden düşmanın korkulu rüyası oldu. Birçok başarılı eylemin, sonuç alıcı çalışmaların ve mücadelemize büyük yararlılıklar sağlayan pratiklerin mimarı oldu. Mîrza yoldaş, askeri akademilerde eğitim görme imkanı bulamadı, fakat yaşamın her an’ını eğitime, sırtını dayadığı her taşı ve altında oturduğu her ağacı bir akademiye çevirdi. Yaşamın her anında ve her mekanda kendisini Önderlik ideolojisi temelinde eğitti. Yanı başında şehadete ulaşan yoldaşlarının anılarına daima bağlı kalan Mîrza yoldaş, onlardan aldığı tecrübeleri devrim yürüyüşünün temeli haline getirdi. Mîrza yoldaş; şehitlere, Önderliğe, halka ve mücadeleye olan dürüst bağlılığı sayesinde her anı, her saati büyük bir irade ve emek gerektiren Bakur koşullarında 9 yıl boyunca gerillacılık ve komutanlık yaptı. Dervişane yaşayan Apocu militan ve yiğit komutan Mîrza yoldaş 4 Temmuz 2023 günü Besta’da gerçekleşen düşman saldırısında Bengîn yoldaşla birlikte şehadete ulaştı.
Tarih boyunca özgür iradesi, dili, kültürü, kimliğiyle var olan ve kadim Kurdistan coğrafyasıyla bütünleşen halkımız, varlığına dönük saldırılar karşısında asla boyun eğmemiş, sırtını dayayarak direniş merkezine çevirdiği dağlarında işgale ve işgalcilere karşı mücadele etmiştir. Direniş kültürünün dengbêjler aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarılması, Kurdistan’da kesintisiz bir mücadele çizgisini beraberinde getirmiştir. Emperyalist güçlerin Kurdistan ve Ortadoğu’da hakimiyet kurmak için halkımızın bin yıllardır yaşadığı kadim toprakları yapay sınırlarla birbirinden ayırması yeni bir serhildan dönemi ortaya çıkarmış, yurtsever halkımız sömürgecilerin kirli planlarına boyun eğmeyerek tekrar direnişe geçmiştir. Tarihin gördüğü en acımasız asimilasyon, inkâr ve imha saldırıları karşısında varlığı büyük bir tehlike altına giren yurtsever halkımız, Rêber Apo öncülüğünde gelişen partimiz PKK’le birlikte tarih sahnesine yeniden ve büyük bir görkemle çıkmıştır. Betonla üzeri kapatılan özgür Kürt kimliği Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüyle birlikte yeniden dirilmiştir. Halkımızın kadim direniş tarihi mirasını devralarak zafer çizgisiyle buluşturan Rêber Apo, adım adım geliştirdiği mücadelemizi yenilmez kılmış, savaşan halk gerçekliğiyle bütünleşen bir serhildan halkı yaratmıştır.
PKK’nin yaktığı direniş ateşi 14 Temmuz Büyük Zindan Direnişiyle sömürgecilere ilk büyük darbeyi vurmuş, kentlerden ovalara ve ovalardan ölümsüz komutanımız Egîd’in öncülüğünde Kurdistan’ın kadim dağlarının doruklarına taşınmıştır. Ölümsüz şehitlerimizin en büyük zorluklara rağmen damla damla kanlarını dökerek büyüttükleri mücadelemiz, ilk direniş kıvılcımlarıyla birlikte halkımıza yansımış ve soykırım saldırıları altında can çekişen halkımız tarafından büyük bir coşkuyla sahiplenilmiştir. Tarihi gerilla direnişinden güç alan halkımız, mücadele şehitlerimizi serhildanlarla karşılayarak bağrına basmıştır. Direnişimizin halklaştığı 90’lı yılların başında serhildan kültürünün ilk geliştiği merkezlerden olan Mêrdîn kentimiz, tarihi direniş çizgisine layıkıyla sahip çıkmış ve PKK’yle birlikte zirveye taşımıştır. 14 Mart 1990’da Mêrdîn, Stewrê’de bulunan ve her dönem direnişçilerin merkezi olan Girê Şêra’da büyük bir direnişin ardından şehadete ulaşan ARGK gerillalarını sahiplenmek için serhildanlarla ayağa kalkan Mêrdîn halkımız, Kurdistan’da yeni dönem başlatmıştır. PKK’nin yenilmez ruhuyla bütünleşen halkımızın yiğit evlatları akın akın mücadele saflarına yönelerek ölümsüzlerimizden kalan mücadele bayrağını her daim en yükseklerde dalgalandırmışlardır.
Bengîn yoldaşımız, Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüyle birlikte Kurdistan’da yaratılan direniş ve serhildan geleneğinin merkezlerinden olan Mêrdîn, Stewrê’ye bağlı yurtsever Barman köyünde dünyaya geldi. Yoldaşımızın ilk kimliği, Kurdistani geleneğe güçlü bir şekilde bağlı, kapitalist sistemin toplumu yok eden özelliklerinden büyük oranda kendisini korumayı başarmış ve özü bozulmamış toplumsal bağların öne çıktığı bir çevrede gelişti. Hayvancılıkla geçimini sağlayan emekçi bir ailede büyüyen yoldaşımız, Kurdistan’ın cennet doğasıyla iç içe ve babasından dinlediği klamlarla halkımızın kadim direniş ve mücadele tarihini öğrendi. Yüreğine nakşettiği kadim klamlar Bengîn yoldaşımız üzerinde büyük bir etki yarattığı ve kendisi de kadim dengbêj kültürünün bir temsilcisi oldu. İşgalci Türk devletinin halkımıza karşı geliştirdiği saldırılara yakından tanıklık etmesi, yoldaşımızın sömürgeciler karşısında büyük bir öfke sahibi olmasını beraberinde getirdi. Yaşadığı toprakla bütünleşen ve zengin Kurdistan doğasıyla iç içe büyüyen yoldaşımız erken yaşlardan itibaren güçlü yurtsever duygulara sahip oldu. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ni yakından takip eden Bengîn yoldaşımız, efsaneleşen gerilla hikayelerinden çok etkilenerek kalbinde oluşan derin duyguları erken yaşlardan itibaren klamlarına ve yazdığı şiirlere yansıttı. Temiz özü ve duyarlı kişiliğiyle yaşadığı yurtsever Barman halkının büyük sevgini ve saygısını da kazanan Bengîn yoldaşımız, küçük yaşlarından itibaren gerillaya katılacağı günün hayallerini kurdu. Halkımızın özgürlüğü için mücadele ederken sömürgeci Türk ordusunun yerleştirdiği bir mayının patlaması sonucu 1997 yılında şehadete ulaşan abisi Seyitxan Karataş’ın anısına hep bağlı kalan ve abisi şahsında bütün Kurdistan şehitlerinin intikamını almaya söz veren Bengîn yoldaşımız, sözüne bağlı kalarak şehitlerimizin mücadele bayrağını yükseltme temelinde 2014 yılında gerilla saflarına katıldı.
Doğup büyüdüğü ve derin bir sevgiyle bağlı olduğu topraklarda Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılmanın haklı gururunu yaşayan Bengîn yoldaşımız, ilk gerillacılık pratiğini Bakurê Kurdistan’da yürütme şansına sahip oldu. Bu şansın önemini bilen ve çok iyi değerlendiren Bengîn yoldaşımız, zorlu koşullara hızla uyum sağlayarak pratik içinde pişen, yetkinleşen ve komutanlaşan yoldaşlarımızdan oldu. Mêrdîn alanında ilk gerillacılık tecrübesini alan yoldaşımız daha sonra uzun yıllar kalarak başarılı bir pratik yürüteceği Botan alanına geçti. Besta ve Gabar başta olmak üzere gerillacılığın merkezi olan Botan’ın nerdeyse her karışında kalan, pratik yürüten ve katıldığı eylemlerde işgalcilere ağır darbeler vuran Bengîn yoldaşımız, yeni dönemin zafer ruhunu şahsında somutlaştırdı. Sömürgeci Türk ordusunun işgal saldırılarına yoldaşlarıyla birlikte en ön cephede cevap veren, yeni dönem gerilla taktiklerini başarılı bir şekilde pratiğe aktaran Bengîn yoldaşımız, uzman bir gerilla olarak yaşamda ve savaşta yoldaşlarına öncülük etti. Şehit düşen yoldaşlarının intikamını gerçekleştirdiği ve katıldığı başarılı eylemlerle alan, en imkansız görünen yer ve koşullarda işgalcilere ağır darbeler vuran Bengîn yoldaşımızın gerillacılık yaşamındaki her an’ı başarıyla iç içedir. 5 yılı boyunca Bakurê Kurdistan’ın merkezi Botan’da ölümsüz komutanımız Egîd’in izinde başarılı bir pratik yürüyen Bengî yoldaşımız daha sonra Medya Savunma Alanları’na geçti. Aldığı askeri uzmanlık ve akademi eğitimleriyle bilinç düzeyini derinleştirerek ideolojik alanda büyük bir derinlik yakaladı. Rêber Apo felsefesini yaşamının temeli haline getiren yoldaşımız, öğrendiklerini hem yoldaşlarına aktarmış hem de yaşama yansıttı. Bulunduğu her alanda yaşama güçlü katılımı ve güçlü yoldaşlık duygusuyla öne çıkan Bengîn yoldaşımız moralli ve coşkulu kişiliğiyle bütün yoldaşlarına güç kaynağı oldu.
Kendisini şehitlerimize ve ezilen halkımıza karşı her zaman borçlu hissederek Partimize ve halkımıza hizmet etmeyi yaşamının esası haline getiren Bengîn yoldaşımız, durup dinlenmeden mücadele temposunu yükselterek her zaman daha fazla hizmet etmeyi hedefledi. Yoldaşlarına söylediği klamlar ve yazdığı şiirlerle halkımızın çektiği acıları, tarihi direnişleri ve zaferi dillendiren Bengîn yoldaşımız çok yönlü kişiliğiyle birçok farklı alanda uzmanlaştır. Metîna alanında bir süre pratik yürüten yoldaşımız, Bakurê Kurdistan’a tekrar geçerek kutsal Botan topraklarında pratik yürütmek için her zaman ısrar sahibi oldu. Yoğun ısrarı sonucu komutanlaşarak tekrar Botan’a dönen Bengîn yoldaşımız, zor dönem ve mekanların militanı olarak her zaman en ön cephede olmayı esas aldı. Samimi, özlü, içten kişiliği ve emekçi özelliğiyle aldığı bütün kritik görevleri başarıyla yerine getirdi. Botan alanında gerçekleşen birçok eylemde en önde yer alarak öfkesini savaşına yansıtan Bengîn yoldaşımız, hareketli tim tarzını başarılı bir şekilde pratiğe aktardı.
Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına onlarca yiğit evladını gönderen ve birçok şehit veren yurtsever Barman’ın yiğit evladı Bengîn yoldaşımız, Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarında hızla gelişen, militanlaşan ve komutanlaşan yoldaşlarımızdan oldu. Devrimci yaşantısı boyunca fedailer çizgisinde yürüyen Bengîn yoldaşımız, biz geride kalan yoldaşları için unutulmaz bir mücadele mirası bırakmıştır. Genç komutanımız fedai Bengîn yoldaşımızın ardında bıraktığı direniş bayrağı mutlaka zafere taşınacaktır.
11 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
Heftanîn’de görevi başında iken 24 Haziran 2020 tarihinde gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşan fedakar ve emekçi komutan Cemil Cîlo yoldaşımızı şehadetinin yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.
Cemil yoldaş, Botan’dan Qendîl’e, Colemêrg’den Kelareş’e, Heftanîn’den Gabar’a, Besta’dan Şirnex’e kadar 21 yıl boyunca nefes nefese ve hiç soluklanmadan Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesi için çalıştı. Cemil yoldaşın, hesapsız devrimciliği, emekçi karakteri, fedakarlığı, moralli katılımı, temiz yüreği ve samimi yoldaşlığını daima kendimize örnek alacağız. Cemil yoldaşın mücadelesini büyütecek, anılarını yaşatacak ve amaçlarını mutlaka başaracağız.
Değerli ailesine, yurtsever Elbak halkına ve tüm Kurdistan halkına başsağlığı diliyoruz.
Cemil Cîlo yoldaşımızın kimlik bilgileri şu şekildedir:
![]() |
Nasnav : Cemil Cîlo |
Cemil – Yalçın Keskin
Cemil Cîlo yoldaşımız, Wan’ın Elbak (Başkale) ilçesinin Hestan köyünde hayata gözlerini açtı. Doğal köy ortamında, kapitalist modernite etkilerinden uzak yurtsever bir çevre içerisinde büyüdü. Cemil yoldaşımız, Türk devlet okullarına hiç gitmedi, fakat kendi çabasıyla okuma yazmayı öğrendi. Köy ortamında tarım ve çiftçilikle, zozanlara çıkıp hayvancılıkla uğraştı. Cemil yoldaş, Kürt toplumsallığını binlerce yıl ayakta tutan ve bugünlere getiren güçlü toplumsal ahlak ve değerler temelinde yetişti. Devletçi uygarlığın, kapitalist modernitenin toplumları tüm değerlerinden boşaltan, anlamsızlaştıran, ahlakı zayıflatan, toplumsal ilişkileri dinamitleyen, kadında ve kadın şahsında tüm toplumda köleliği derinleştiren insanlık ve toplum karşıtı yaklaşımlardan uzak durdu. Bulunduğu çevrenin feodal toplum özellikleri Cemil yoldaşımızın üzerinde etki etse de, O diğer yanıyla ana tanrıçanın bozulmamış komünal ve demokratik toplum kültürüne hep bağlı kaldı. Cemil yoldaş, yüreği kötülük nedir bilmeyen, her daim insanlık, doğa ve toplum için en yararlı olanı düşünen bir insan olarak yetişti. Toprakla, tarımla ve hayvanlarla uğraşırken kurduğu doğal ilişki, onu kapitalizmin yapay ve tamamen çıkara dayalı pragmatik ilişkilerden uzak tuttu. Cemil yoldaş, büyük bir yaşam sevinci, insan sevgisi, doğa aşkı ve toplumsal duyarlılığı olan temiz ve doğal bir insan olarak karakter kazandı.
Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ni bilen, tanıyan ve yakından izleyen Cemil yoldaş, daima kendisini gerillaya yakın hissetti. Temiz yüreği onu mücadeleye ilgili hale getirdi ve güçlü bir yurtseverlik temelinde Partimiz PKK’nin bir taraftarı oldu. 1999 yılının 15 Şubat’ında Rêber Apo’ya karşı gerçekleştirilen Uluslararası Komplo ve bununla amaçlanan Kürt soykırım saldırısı, milyonlarca Kürt’ün öfkesine sebep olduğu gibi, Cemil yoldaşımızın yüreğindeki Rêber Apo bağlılığının şahlanmasına yol açtı. Çünkü Cemil yoldaşımız da kendisini hesapsızca feda ederek Rêber Apo etrafında ateşten çember oluşturan fedailer ve büyük bedeller veren halkımız gibi Rêber Apo’suz bir yaşamın Kürt halkı için ölüm ve soykırımdan başka bir anlama gelmediğini biliyordu. Kürt halkının kolektif kimliğini, iradesini ve önderliğini temsil eden Rêber Apo’yu doğru sahiplenmek, mücadeleye sahip çıkmak ve alçak komploculara en anlamlı cevabı vermek direnişi yükseltmekten geçiyordu. Cemil yoldaş da bu temelde hareket etti ve çok anlamlı bir gün olan Kürt halkının ulusal diriliş bayramı olarak da kutlanan, Şanlı 15 Ağustos Gerilla Hamlesi’nin yıl dönümünde, 15 Ağustos 1999’da gerilla saflarına katıldı. Devrimci yaşama attığı ilk adımı büyük bir günde gerçekleştirip daha anlamlı kılan Cemil yoldaş, Kurdistan doğası içinde büyüyen dağlı bir Kürt genci olduğu için hiç zorluk çekmeden gerilla ile bütünleşti.
Mücadele tarihimize Dörtlü Çete Pratiği olarak geçen ve Hogir çetesi şahsında PKK dışı pratikler ve tahribatlar, Cemil yoldaşımızın yetiştiği bölgede olumsuz izler bırakmıştı. Fakat Cemil yoldaşımız, gerilla saflarına katılıp PKK’yi tanıdığında, Önder Apo gerçeğini okuduğunda ve yoldaşlığına dahil olduğunda PKK hakikatini daha derinden ve bizzat tanıdı. Rêber Apo ve PKK hakikatini tanıyıp bilince çıkaran Cemil yoldaş, hesapsızca bu mücadelenin bir neferi olmaya çalıştı. Mahir Başkaleler’den Karadeniz dağlarının efsanevi komutanı Celal Başkale ve Avaşîn’in Girê Sor direniş kalesinin fedai komutanı Botan Başkale’ye, Elbak halkının bağrından çıkardığı yüzlerce yiğit militan ve öncü komutan özgürlük davamızda çok büyük roller oynadılar. Cemil yoldaşımız da bu yiğitlerle aynı çizgide yürüyen bir yoldaşımızdı.
1999’daki geri çekilme sürecinde Bakur’dan Medya Savunma Alanları’na geçti. Qendîl’deki gerilla pratiğine ve çalışmalara katıldı. 2002-2004 yılları arasında PKK içerisinde boy veren ihanetçi ve tasfiyeci eğilim, Hareketimize ruhsuzluğu yaymaya, inançsızlığı geliştirmeye, en soylu değerlerimizi dejenere etmeye, bizi Apocu düşünce ve yaşam tarzından uzaklaştırarak tasfiye etmeyi amaçlamaktaydı. Bu süreçlere bizzat şahitlik eden Cemil yoldaşımız, Önderlik, halk ve parti karşıtı olan bu tasfiyeci güruha asla kulak vermedi, Apocu militanlık çizgisindeki duruşunu koruyarak tavrını ortaya koydu. PKK’yi mücadele örgütü olmaktan çıkararak tasfiye etmeyi amaçlayan bu ihanetçilere karşı, mücadele çizgisini yükselterek cevap olunması gerektiğini bilen Cemil yoldaş, kendi öneri ve isteği üzerine 2003 yılında Botan’a geçti. 1 Haziran 2004 Atılımı’nın alt yapısını oluşturmak, Bakur’daki eylemlerin ön hazırlığını yapmak; hem tasfiyeciliği tasfiye etmek hem de soykırımcı düşmana cevap vermek üzere Colemêrg bölgesinde gerillacılık yaptı. 2003’ten 2007’ye kadar Colemêrg ve Wan bölgelerinde gerillacılık yaparak, bu coğrafyayı adım adım gezdi, ter döktü ve değer üretti. Cesareti ve fedakarlığıyla katıldığı her çalışmada ve eylemde rolünü oynadı. Bu süreçte öncü komutanlarımızdan Şehîd Mahir Başkale yoldaş komutasında görev alıp savaşarak büyük tecrübeler edindi. 2007 yılında saldırı helikopteri ile gerçekleşen düşman saldırısı sonucunda el ve ayaklarından yaralandı ve tedavi amacıyla Medya Savunma Alanları’na geçti.
Cemil yoldaş, tedavi olup iyileştikten sonra Apollo Akademileri’nde askeri ve ideolojik eğitim gördü. Bu eğitim sürecinde geçmiş yılların muhasebesini yaptı, özeleştirisini verdi ve güçlü sonuçlar çıkardı. Haki Karer Akademisi’ndeki eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra Heftanîn’e geçti. 2008’den 2014’e kadar Heftanin bölgesinin her yerinde faaliyet yürüttü. Büyük küçük demeden her devrim görevine aşkla sarıldı, kesin başarı temelinde yaklaştı ve aldığı her görevin hakkını verdi. Uzun yıllar boyunca cephaneci olarak görev yapan Cemil yoldaş, mücadelemizin değerlerini korumak ve yoldaşlarının savaş ihtiyaçlarını karşılamak için büyük bir çaba sergiledi. PKK hareketinin bir mermiyi bulmak için ne kadar emek harcadığını ve bir silaha sahip olabilmek için ne kadar mücadele verildiğini bilerek hareket etti. Düşmana isabet eden bir merminin, amaca göre çalıştırılan bir silahın halkımızın özgürlük davasında oynadığı rolün bilincinde olan Cemil yoldaş, el attığı tüm işleri başarıyla tamamladı.
Cemil yoldaş, düşman okullarında okumamış olsa da PKK devrim okulunda çok şey öğrendi. Rêber Apo’nun kişilik çözümlemelerinden, Apocu ideolojinin külliyatından, Önderlik savunmalarından, şehit yoldaşlarının anılarından büyük dersler aldı. Tüm bunları devrim yürüyüşünün ana doğrultusu haline getiren Cemil yoldaş, asla mücadeleye ters düşmedi. Hakikat yolunun dürüst, bağlı, çizgiden sapmayan bir emektarı olarak mücadele etti. Cemil yoldaşın çocuk saflığındaki yüreği her daim yaşam sevinci dolu oldu, gülen yüzü ve moralli kişiliğiyle yoldaşlarına moral kaynağı oldu. Cemil yoldaşın bulunduğu hiçbir ortamda asla moralsizlik yaşanmaz, Cemil yoldaşın renkli kişiliğiyle sıcak ve samimi bir havaya bürünürdü. Cemil yoldaş, her ortamda bir moral deryası olup akar, tüm yoldaşlarını da kendine katarak coşku ve heyecanlarını büyütürdü.
Kurdistan dağlarında yaşamak da savaşmak da kolay değildir. Gerilladaki her bir yaşamsal faaliyet ve mücadele görevi büyük emek temelinde gerçekleştirilir. Bu yüzden her gerilla büyük bir sosyalist, halkının hizmetkarı, az imkanlarla örgütlendirilen özgürlük mücadelenin çağdaş dervişleri, büyük emekçileri ve fedaileridir. Cemil yoldaşımız, bulunduğu her alanda ve daima büyük emek sahibi olan, yaşama hesapsızca katılan, durmak nedir bilmeyen, yüksek bir tempoyla çalışan çok emekçi bir gerilla komutanıydı. Tek başına bir tim kadar iş yapan, çabası ve fedakarlığıyla değerler yaratan bir fedai idi.
Tüm gerillalar gibi sürekli olarak Bakurê Kurdistan’a geçerek soykırımcı sömürgeci TC’ye karşı savaşmak isteyen Cemil yoldaş, 2014 yılında yeniden Botan’a geçti. Doğduğu, ilk gerillaya katıldığı ve dört yıl boyunca pratik yürüttüğü Botan dağlarına dönmek Cemil yoldaşımızın yüreğinde tarifsiz bir sevince yol açtı. Moralli kişiliğiyle Botan’da bir coşku seli olup tez zamanda tüm yoldaşlarının sevgisini ve saygısını kazanan bir komutan oldu. Tim komutanlığından birlik komutanlığına, üslenme hazırlıklarından kuryeliğe, maliyecilikten cephaneciliğe kadar önüne çıkan her devrim görevine, günün ve dönemin tüm ihtiyaçlarına cevap olmaya çalıştı. Çalışmalardaki titizliği, ölçülerdeki tutarlılığı ve fedakarlığıyla tüm çalışmalarını başarıyla yerine getirdi. Besta’dan Gabar’a, Cûdî’den Herekol’a, Katolar’dan Colemêrg zozanlarına kadar Botan’da adım atmadığı, çalışma yürütmediği alan kalmadı.
Soykırımcı sömürgeci TC devleti, 2015 yılında Kürt halkına karşı topyekün imha ve soykırım konseptini devreye koyarak halkımıza ve hareketimize vahşice saldırdı. Kurdistan şehirlerine yönelerek en insanlık dışı katliamları gerçekleştirdi. Düşmanın gerçekleştirdiği bu saldırılara karşı Kurdistan şehirlerinde büyük bir direniş açığa çıktı. Mücadele tarihimize Özyönetim Direnişi olarak geçen bu süreç, YPS (Yekîneyên Parastina Sivil)’nin kurulmasına ve bu direniş sürecine öncülük etmesine yol açtı. Cemil yoldaşımız da tüm Kurdistan Özgürlük Gerillaları gibi halkımızın ve Kürt gençlerinin bu direnişine destek vermeye ve alt yapısını güçlendirmeye çalıştı. 2015-2016 yılının zorlu kış koşullarında Şirnex Özyönetim Direnişi için canla ve başla çalışan Cemil yoldaş, hiçbir fedakarlıktan kaçınmadı. İşgalci Türk ordusunun 14 Aralık 2015’te bizzat devreye girerek, tankları şehirlerin üzerine sürerek ellerinde birkaç ferdi silah olan Kürt gençlerine, yerleşim yerlerine ve halkımıza saldırması direnişi farklı bir boyuta taşıdı. Faşist Türk ordusu da bu saldırılara katılınca, Cemil yoldaşımız Besta’dan Şirnex’e geçerek Özyönetim Direnişi sürecine katıldı. Cemil yoldaşımız, erkenden Şirnex’li gençlerin ve halkımızın sevgisini kazandı. Türk devletinin ordusuna, çetelerine ve tüm paramiliter güçlerine sendromlar yaşatan Özyönetim Direnişi sürecinin öncü komutanlarından biri oldu. Türk devletine ağır darbeler vuran bu süreci tamamladıktan sonra 2016 yılının yaz aylarında yeniden Botan dağlarına döndü. Bir süre görev yürüttükten sonra tedavi amacıyla Medya Savunma Alanları’na geçti. Kürt halkının öz savunması olmadan asla kendisini koruyamayacağını, mücadelesini büyütemeyeceğini, varlığını garantiye alıp özgürlüğe ulaşamayacağını bilen Cemil yoldaş, YPS çalışmalarına dahil oldu. Öz savunma akademisindeki eğitim sürecine katıldı, özyönetim direniş sürecinin muhasebesini yaptı ve öz savunmanın büyütülmesi çalışmalarına katıldı.
Cemil yoldaşımız, yıllarca mücadele ettiği ve büyük emekler verdiği Heftanîn alanında görevi başında iken 24 Haziran 2020’de tarihinde gerçekleşen düşman saldırısı sonucu ağır yaralandı ve şehadete ulaştı.
10 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
Partimizin Apocu fedai militanı, öncü komutanı, bilim insanı, teknik ustası ve dervişane yaşamı şahsında somutlaştıran Cesur Azad yoldaş, 1 Aralık 2022 günü gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaştı. Yeri doldurulamaz büyüklükte bir devrimci olan fedai komutanımızın anısına sahip çıkacağımızın, mücadelesini büyüteceğimizin, uğruna tüm yaşamını adadığı çalışmalarını geliştirip zafere yürüyen devrimimizin temeli haline getireceğimizin sözünü veriyoruz. Bu temelde değerli yoldaşımızın ailesine, yurtsever Mêrdîn halkımıza ve tüm Kurdistan halkına başsağlığı diliyoruz.
Cesur Azad yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Nasnav : Cesur Azad |
Cesur – Edip Temiz
Mêrdîn şehri Kürt halkı için binlerce yıldır yurt olan, Kürtlüğün kök saldığı kadim bir şehrimizdir. Mitanniler’den Medler’e, Medler’den günümüze kadar Kürt halkının yaşadığı mekan olmuştur. Kürtlük bilincini, dilini ve kültürünü çok canlı bir şekilde yaşayan Mêrdîn halkımız, her daim toplumsal kimliğine ve ülkesine bağlılıkta örnek olmuştur. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nin çıkışıyla birlikte Apocu harekete gönül veren Mêrdîn halkı, erkenden yurtseverleşmiştir. Ölümsüz yoldaşımız Ferhat Kurtay gibi öncü yiğitlerinin yaktığı direniş ateşi harlanarak bugünlere kadar ulaşmıştır. Mêrdîn yöresinin her bir yeri direniş mekanına dönüşmüştür. Çemê Şikestûn’dan Tûrcel’e, Bagok’tan Nisêbîn’e kadar dağları, ovası ve yerleşim yerleriyle tarihi direniş destanlarının yaşandığı ve yazıldığı bir kent olmuştur. Asil yurtseverlik duyguları ve direnişçi karakteriyle 1990’lardan itibaren serhildanlara kalkan Mêrdîn halkı, serhildan halkı olup tüm Kurdistan’a örnek teşkil eden yurtseverliğin adı olmuştur. Mêrdîn halkının asil yurtseverliği bağrından çıkardığı binlerce yiğit kadın ve erkek evladını Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne katmıştır.
Yurtsever Mêrdîn halkımızın mücadelemize kazandırdığı soylu evlatlarından biri de Cesur Azad yoldaşımızdı. Cesur yoldaşımız, 1978 yılında Şemrex’e bağlı bir köyünde, yurtsever bir ailede dünyaya geldi. Cesur yoldaşımız, ilkokula kadar okudu. Fakat ekonomik nedenlerden dolayı küçük yaşta bir işçi olarak çalışmaya başladı. Genç yaşta alın terini akıttı, emek olgusuyla tanıştı, aşçılıktan teknik çalışmalara kadar birçok işte çalıştı. Cesur yoldaşımız, Türkiye metropollerinde ve doğduğu topraklardan uzakta çalışsa da metropollerin insanı yutan ve özünden çıkaran her türlü kültürel asimilasyonuna karşı duruş sahibi oldu. Köyünden edindiği doğal toplum özelliklerini kaybetmedi, özünü yitirmedi ve kendi kökleri üzerinde yeşeren bir yaşamı seçti. Türkiye metropollerinde çalışırken faşist Türk ulus-devlet sisteminin Kürtleri hakir gören yaklaşımlarını, Kürtlüğü yok sayan politikalarını, başta Kürtler olmak üzere tüm ezilenlerin emeğini sömürmesini bizzat görüp yaşadı. Şahit olduğu haksızlıkları, adaletsizliği asla hazmetmedi. Cesur yoldaş, toplumsal kimliğinin yok sayılmasına ve emeğinin sömürülmesine başkaldırıp arayış içerisine girdi. Bu arayışları sonucunda 2003 yılı baharında yüzünü Kurdistan dağlarına dönüp gerilla saflarına katıldı.
Gerilla yaşamına büyük bir iddia ve istemle katılan Cesur yoldaşımız, olgun kişiliği, merakı ve girişkenliği ile erkenden yoldaşları arasında sevilen bir gerilla oldu. Düşman okullarında fazla okumamış olmayı kendisine hiç dert etmedi ve devrim okulunun iyi bir öğrencisi olup kendisini geliştirmeye başladı. Parti ideolojisini bizzat Rêber Apo’dan öğrendi, derinliğine idrak etmek için kafa yordu ve yoğunlaştı. Hareketimize ihanetçi tasfiyeci eğilimin dayatıldığı 2003 döneminde katılım yapan Cesur yoldaş, en doğru öğrenme yönteminin Önderliği Önderlik’ten öğrenmek olduğunu görüp Rêber Apo’nun yaptığı kişilik çözümlemelerine ve savunmalara sarıldı. Her daim kendisinde büyük bir anlam ve düşünce gücü yaratmayı amaçladı, bu temelde çabaladı ve bu yüzden ne savrulmayı yaşadı ne de herhangi bir gün Apocu çizgiden saptı. Özlü, samimi, girişken ve çalışkan bir gerilla olan Cesur yoldaş, istikrarlı gelişim düzeyiyle yoldaşlarının dikkatini çekti. Zap’tan Garê’ye kadar kaldığı her alan ve çalışmada çalışkanlığıyla öne çıkan Cesur yoldaşımız, örgüt yönetimindeki yoldaşların yanında kaldı, çalışmalarına katıldı. Bu çalışmalara büyük katkılar sağlayan Cesur yoldaşımız, aynı zamanda örgütsel çizgi savaşçılığını, yönetim sanatını, Parti öncülüğünün inceliklerini öğrendi ve kendisini derinleştirdi. Devrim yürüyüşünde önemli dönüm noktalarını ifade eden bu süreçler, Cesur yoldaşımıza büyük tecrübeler kazandırmıştır.
Mücadeleye katılım düzeyini ve temposunu büyütmek isteyen Cesur yoldaş, devrim yürüyüşünü fedai tarzda sürdürmek amacıyla Hêzên Taybet’e katıldı. Fedaice mücadele eğitimini başarıyla tamamlayan yoldaşımız, gerillanın bilim-teknik alanındaki çalışmalarına dahil oldu. Demokratik Modernite Gerillacılığının önemli bir boyutu olan bilim-teknik alanındaki çalışmaların altyapısını kurmak, bu çalışmalarda gelişme kaydetmek, ivme kazandırmak, gerillanın savaş tekniğine hakimiyetini geliştirmek ve yeni icatlar geliştirmek Cesur yoldaşımızın temel amacı oldu. Cesur yoldaş, hiçbir zaman imkanları tüketen bir devrimci olmadı, daima yaratılan değerlere değer katmayı ve mücadeleyi büyütmeyi esas aldı. Her işini sağlam yapmayı, sağlamlılığı kadar işlevsel kılmayı ve estetiğine dikkat ederek güzelleştirmeyi hedefledi. Bu temelde gece gündüz demeden amaca kilitlendi, yüksek bir tempoda adeta ibadet edercesine çalıştı. Cesur yoldaşımız, üretmenin, yeniyi yaratmanın ve mücadelemizin hizmetine koymanın büyük heyecanını yaşayarak sürekli ve istikrarlı devrimciliğin abidesi haline geldi.
Gerilla mücadelemizin efsanevi komutanlarından Fazıl Botan yoldaşın komutasında, onun görüşlerinden ve taktik tecrübesinden yararlanarak, bizzat tartışarak tekniği taktiği hizmetine koymanın arayışı içinde oldu. Yıllarca bıkmadan, herhangi bir gerekçe üretmeden bu arayışlarını ürüne dönüştürüp gerilla mücadelesine büyük katkılar sağladı. Cesur yoldaş, bir atölyede büyüttüğü devrim düşünü ürünlere dönüştürdü ve yarattığı ürünlerle yoldaşlarının omuzundaki silah, elindeki savaş tekniği ile her gün Zap’ta, Avaşîn’de, Xakurkê’de ve Bakur’da oldu. Rêber Apo’nun, ‘’en büyük teknik insandır’’ sözünü şahsında somutlaştıran Cesur yoldaş, fazla okumamış olmasına rağmen üniversite bitirmiş teknisyen ve mühendisleri geride bırakan bilimsel bilgiye, mucitleri kıskandıran yaratıcılığa, ustaları geride bırakan maharette bir pratik ortaya koydu. Bu anlamda özgürlük amacına kilitlenmiş Apocu fedai militanlığın neler yaratabileceğinin ve hangi düzeye ulaşabileceğinin en büyük ispatı oldu.
Cesur yoldaş, Parti ölçülerindeki tutarlılığı, ret-kabul ölçülerine sahip olması, bulunduğu her ortama örgütsel yaşamı hakim kılması, askeri düzen ve disiplini oturtmasıyla öncü ve örnek bir komutan oldu. Kendisini yoldaşlarının gelişiminden sorumlu gördü, çaba gösterdi, yoldaşlarını büyük bir mütevazılıkla dinledi, tartıştı, etkili kavratma yeteneği ve zengin yol-yöntemlerle eğitti. Akışkan kişiliğe sahip olan Cesur yoldaş, devrim yaşamında ‘’olmaz, olamaz’’ kavramlarına asla yer vermedi. Apocu ideolojiden aldığı güç ve ilhamla her zaman bir çözüm yolu bulmayı, icat geliştirip yaratmayı başarabildi. Çok boyutlu yekpare devrimciliğiyle hesapsızca katıldı ve mücadele etti. Tüm ömrünü her şeyini borçlu olduğu Önderliğine, halkına ve şehit yoldaşlarına layık olma çabasıyla geçirdi. Cesur yoldaşımız, gazi bir arkadaşımızdı, bir elini bilekten kaybetmişti ama bunu asla kendisine bir engel olarak görmedi, bir elle neler yapılabileceğini yoldaşlarına, dosta ve düşmana gösterdi.
Adı gibi yüksek cesarete sahip olan Cesur yoldaşımız, uzun yıllar boyunca soluksuz mücadele edip çalıştı. Eğitim akademilerine gidip eğitim görme ve yoğunlaşma imkanını fazla bulamadı. Ancak yaşamının her anını eğitime çevirdi, 24 saat Önderlik ile yaşamayı esas aldı, düşündü, yoğunlaştı ve yoldaşlarını yoğunlaştırdı. Kadın özgürlük çizgisini kavrayan, özgür kadınla doğru yoldaşlığa ulaşmaya çalışan, kadın yoldaşlarına büyük bir sevgi ve saygıyla yaklaşan ve özgürlük ölçüleri temelinde hareket etmeyi esas alan bir yoldaşımızdı. Bu özellikleri ile kadın yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazanmıştı.
1 Aralık 2022 günü bir görevden dönerken gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşan Apocu fedai militan ve Demokratik Modernite Gerillacılığının yaratıcı komutanı Cesur yoldaşımız yarım kalan projelerini gerçekleştirip, onun şahsında tüm şehitlerimize layık olmanın çabasıyla mücadelemizi zafere taşıyacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.
6 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi
Basına ve Kamuoyuna!
|
Nasnav : Vînar Hêvî
|
Soykırım kıskacına alınan, tarihin en acımasız saldırılarına maruz bırakılan ve yok oluşun eşiğine getirilen bir halkı yeniden dirilten Rêber Apo öncülüğünde gelişen partimiz PKK, tarihin en görkemli direniş destanını ortaya çıkarmıştır. Hiçbir umut emaresinin olmadığı koşullarda iğneyle kuyu kazırcasına ilmek ilmek örülen ve bugün bütün ezilen halkların, kadınların ve gençlerin özgür gelecek umuduna dönüşen partimiz PKK, ölümsüz şehitlerimizin kanlarıyla yarattıkları kutsal değerler üzerinde inşa edilmiştir. Sömürgecilerin insanlık dışı saldırılarına rağmen onurlu yaşamda ısrar eden yurtsever halkımız Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüne büyük bir heyecanla katılmış ve geliştirdiği serhildanlarla özgürlük mücadelemizi sahiplenmiştir. Kurdistan’ın her karışına yayılan onurlu yaşam ve özgür gelecek ısrarının takipçi halkımızın yiğit evlatları saldırıların en yoğunlaştığı dönemlerde mücadele saflarına akarak direnişi yükselmişlerdir. Her an’ı keskin bir mücadeleyle geçen direnişimiz, serhildanlar içinde yetişen, işgale ve işgalciye geçit vermeyen Apocu kuşaklar yetiştirmiştir.
Kurdistan’da direnişin ilk halklaştığı ve serhildan bayrağının en yüksekte dalgalandığı merkez olan Amed kentimiz, mücadele tarihimize damga vuran ilklere tanıklık etmenin haklı gururunu yaşamıştır. Partimiz PKK’nin kuruluşuna tanıklık eden ve Amed Zindan Direnişi’nin yarattığı zafer ruhuna her dönem sahip çıkan Amed kentimiz, binlerce evladını mücadele saflarına göndermiş, direniş saflarında şehadete ulaşan evlatlarını serhildanlarla karşılamıştır. Kesintisiz direnişin merkezi olan yurtsever Amed halkımız işgalci Türk devleti tarafından özel olarak hedef alınmıştır. Asimilasyon, inkar ve imha politikalarıyla Amed halkımızın özgürlük iradesi ve istemini yok etmek isteyen işgalcilerin bütün saldırıları geliştirilen direnişle cevaplandırılmış ve işgalciler hedeflerine ulaşamamıştır.
Sömürgeci Türk devletinin saldırıları nedeniyle yaşadığı kadim topraklardan metropollere göç etmek zorunda kalan birçok yurtsever ailemiz, gittikleri her yere direniş kültürünü beraberinde götürmüş ve mücadeleyle bağlarını asla koparmamıştır. Aslen Amed’li olan ve işgalcilerin saldırıları nedeniyle Adana’ya göç etmek zorunda kalan yurtsever bir ailemizde dünyaya gelen Vînar yoldaşımız, PKK’nin yarattığı direniş geleneğine bağlı ve Kurdistani değerlerle iç içe büyümüştür. Kutsal Kurdistan topraklarından uzakta büyümesi yoldaşımızın yurtseverlik duygularını azaltmamış, tersine bu duruma yol açan işgalcilere karşı büyük bir öfke duymasını sağlamıştır. Yüreğinde ülke hasretiyle büyüyen Vînar yoldaşımızın ailesinden ve yakın çevresinden Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına katılımların olması, yoldaşımızın aynı zamanda Rêber Apo ve partimiz PKK’yle erkenden tanışmasına vesile olmuştur. Genç ve onurlu bir Kürt kadını olarak mücadele saflarına atılmakta tereddüt yaşamayan yoldaşımız, mücadele içinde kararlaşma düzeyini sürekli yükseltmiştir. Bu süreçte Rêber Apo’nun çözümlemelerini okuyan ve çok etkilenen yoldaşımız, kadın kimliğinin ve gerçek özgürlüğün nasıl sağlanacağını bilince çıkarmıştır. Rojava’da, Şengal’de, Mexmûr’da halkımıza karşı geliştirilmek istenen soykırım saldırılarına mutlaka cevap vermesi gerektiğine inanan yoldaşımız, imha saldırılarının yoğunlaştığı 2015 yılında Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılarak düşmana gereken cevabı vermiştir.
Kurdistan dağlarında hep hasretini duyduğu ülke topraklarıyla buluşan Vînar yoldaşımız, Kurdistan dağlarında öz kimliğini bulmuştur. Qendîl alanında ilk gerillacılık eğitimini tamamlayan yoldaşımız aynı alanda pratik çalışmalara başlamıştır. Qêndîl alanında yürüttüğü üç yıllık gerillacılık pratiğiyle yetkin bir öncüye dönüşen Vînar yoldaşımız, sürekli kendisini geliştirerek dönemin görev ve sorumluluklarına cevap olmayı esas almıştır. Samimi ve mütevazi kişiliğiyle hemen dikkatleri çeken Vînar yoldaşımız, bulunduğu her ortamda hızla yoldaşlarıyla bütünleşmiştir. Araştırmacı kişiliğiyle sürekli kendisini ve çevresindeki yoldaşlarını geliştirmiş, emekçi kişiliğiyle hep ön planda olmuştur. Mücadelesinde yüksek tempolu bir katılımı esas alan Vînar yoldaşımız asla sıradan bir yürüyüşü kabul etmemiştir. Tüm yaşamını, kişiliğini Önderlik gerçekliği karşısında sorgulayan yoldaşımız hiçbir zaman kendisini yeterli görmemiş, hep daha fazla katılmanın yollarını aramıştır. Cesur ve fedakar özellikleriyle öne çıkmış, tüm yoldaşlarına örnek olmuştur. Bulunduğu her ortama kendi rengini katan, moral veren Vînar yoldaşımız bu özellikleriyle bir YJA Star gerillası olarak öncülük rolünü yerine getirmeyi başarmıştır. Kardeşi Derwêş Demhat (Firat Sağlam) ve yakın akrabası Arîn Dêrsîm (Pelda Sağlam) yoldaşlarımızın Rojava’da insanlık düşmanı DAİŞ çetelerine karşı savaşırken şehadete ulaşması, Vînar yoldaşımızın şehitlerimizin mücadele mirasına daha büyük bir güçle sahip çıkmasını sağlamıştır. Ölümsüz şehitlerimizin emeklerine verilecek en doğru cevabın direnişi yükselterek zafere taşımak olacağı gerçeğine bağlı kalan yoldaşımız, bu çizgide güçlü bir katılım sahibi olmuştur. Büyük bir anlam derinliği yakalayan Vînar yoldaşımız, ideolojik alanda yakaladığı derinliği askeri alandaki katılımına da yansıtmıştır. Aldığı akademik eğitimlerle gerillacılık taktiklerinde yetkinleşen yoldaşımız, sömürgeci Türk ordusunun Zap, Avaşîn ve Metîna alanlarını hedef alan işgal saldırıları karşısında en ön cephede yerini almış ve fedaice savaşmıştır. Cenga Xaburê Şehîd Savaş Maraş Devrimci Hamlesi’nde aktif olarak yer alan ve hareketli tim tarzını başarılı bir şekilde pratiğe aktaran Vînar yoldaşımız, işgalcilere ağır darbeler vurulan birçok eylemde yer almıştır.
Devrimci yaşantısı boyunca fedaice savaşan ve büyük bir güçle yaşama katılan Vînar yoldaşımız, PKK ve PAJK çizgisini yaşamının her alanına yansıtmıştır. Fedakarca nefes aldığı her an’ı halkımızın özgür geleceğine adayan Vînar yoldaşımızın ardında bıraktığı mücadele mirası mutlaka zaferle taçlandırılacaktır.
Ararat yoldaşımız Rojava Kurdistan’ın Serêkaniyê şehrinde yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir. Ailesinin yurtseverliği nedeniyle daha küçüklüğünde Kurdistan Özgürlük Hareketimizi tanımış, güçlü yurtseverlik duygusu ve bilinciyle büyümüştür.
Tavîn yoldaşımız aslen Çewlîg’li yurtsever bir ailenin ferdi olarak Almanya’da doğup büyümüştür. Ailesinin yurtsever, Kürt kültür ve geleneklerine bağlı olması nedeniyle Kürtlük özüne göre yetişmiştir. Kapitalist sistemin tüm asimilasyon politikalarına rağmen dilinden, kültüründen vazgeçmemiş, kendisini korumasını başarmıştır.
Değerli komutanımız Leyla Sorxwîn, Amed’li yurtsever bir ailede doğmuş, baş eğmeyen duygularıyla özgürlük mücadelesini çok genç yaşta tanıyarak 1993 yılında Parti saflarına katılmıştır. Amed, Botan, Zagros, Garê alanlarında mücadeleye aktif katılarak özgür kadın militanlığının gelişmesi için mücadelesini her geçen gün büyütmüştür.










