Botan’da direnişin ve serhildan kültürünün önemli merkezlerinden olan, tarihten günümüze kadar hiçbir zaman düşman saldırılarına karşı boyun eğmeyen ve teslim olmayan Cizîra Botan, günümüzde de aynı misyonunu daha örgütlü ve bilinçli bir şekilde yerine getirerek mücadelemize öncülük yapmaya devam etmektedir.

Geliştirdiği serhildanlarla halkımızın yeniden dirilişinin sembolü haline gelen Cizîra Botan halkımız, bu onurlu ve devrimci duruşunu başta Şehîd Berîvan Egal, Şehîd Serbest – Salih Gezer, Şehîd Çiçek – Guhar Çağırga, Şehîd Bîşeng – Rojda Bilen, Mehmet Tunç ve birbirinden değerli yüzlerce evladını mücadele saflarımıza katarak sürdürdü. Sömürgeci Türk devletinin her saldırısına karşı mücadeleyi ve Rêber Apo’ya bağlılıklarını daha da derinleşen Cizîra Botan halkımızın yüreği, dün olduğu gibi bugün de yediden yetmişe özgür Kurdistan için atmaktadır.

Bu yiğit halkın bir ferdi olarak Cizîra Botan’da yurtsever bir ailede dünyaya gelen Hogir yoldaşımız,  düşman baskıları nedeniyle ailesinin ilk olarak Türkiye metropollerine daha sonra da Dîlok’a göç etmesinden dolayı daha çok Cizîr dışında büyüdü. Fakat hiçbir zaman düşmanın asimilasyon ve soykırım saldırılarına boyun eğmeyerek özünü korumayı başardı. Cizîra Botan halkımızın direnişçiliğini kendisine anlatılan hikayelerden öğrenen yoldaşımız, böylesine yiğit bir halkın içinden çıktığı için kendisini hep şanslı gördü. Ailesinin ve yakın çevresinin yurtsever olmasından dolayı mücadelemizi küçük yaştan itibaren tanımaya başlayan Hogir yoldaşımız, aynı zamanda düşmanın halkımıza yönelik saldırılarını da daha çocuk yaşlarda öğrendi. Yine bulunduğu Türkiye metropollerinde de kendilerine yönelik ayrımcılığa tanıklık eden yoldaşımız, düşmana karşı büyük bir öfkenin sahibi oldu. Yaşadığı şehirlerin yapısından dolayı çok fazla siyasi faaliyetlerde yer almayan yoldaşımız, ilk olarak üniversite okumak için gittiği Ankara’da mücadele gerçekliğimizle tanıştı. Burada yurtsever devrimci gençlikle tanışan yoldaşımız, adeta özüyle buluşmuşçasına büyük bir heyecan ve coşku yaşadı.

Kısa bir süre sonra okuduğu Gazi Üniversitesi’ni terk ederek gençlik çalışmalarına katılan yoldaşımız, burada tanıştığı yoldaşlarının militanca duruşlarından derinden etkilendi. Kendisinin de bu yoldaşları gibi Apocu özgürlük değerlerinin savunucusu olması gerektiği kararlılığına ulaşan yoldaşımız, bu yönlü yoğunlaşmalarını daha da derinleştirdi. Bu süreçte tanıştığı birçok yoldaşının Özyönetim Direnişi’nde fedaice savaşarak şehadete ulaşması, Hogir yoldaşımız için dönüm noktası oldu. Şehîd Sitî, Şehîd Sinan ve Şehîd Reşîdlerden aldığı yoldaşlık ruhunu Apocu felsefe ile bütünleştirerek, kendisinde özgür bir kişilik yaratmanın yolunun özgürlük mücadelesine katılmaktan geçtiğini düşündü. Bu temelde mücadele saflarına aktif katılım sağlayarak şehit yoldaşlarına layık olmak için çabaladı. Kendisini Önderlik paradigmasına ve ideolojisine yatırarak Parti bilinci, kültürü ve Apocu mücadele tarzında derinleştirdi. Hogir yoldaşımız sadece kendisini özgürlük temelinde inşa etmekle sınırlı kalmayarak onlarca gencin de eğitilmesinde, örgütlenmesinde ve kapitalist yaşamdan koparak özgürlük saflarına katılmasında eşsiz bir emeğin sahibi oldu. Soykırımcı Türk devletinin memur devşirme mekanları haline gelen üniversiteleri devrim kalelerine dönüştürmeyi amaçlayarak bitmek bilmeyen enerjisi, özlü duruşu, öz disiplini ve mütevazı yaşamıyla Ali Çiçek, Özgür Roni, Mahir Botan ve Baran Mawaların ardılı olarak bir gençlik öncüsü haline geldi. Sade yaşamı ve Kurdistanî özellikleri ile düşmana karşı radikal duruşuyla halkımızın yüreğinde yer edinen Hogir yoldaşımız, yurtsever ölçüleri büyüterek halkımızın daha fazla mücadele saflarında yer almasında emek sahibi oldu. Kendisini her an Önderlik felsefesinde yeniden yaratmanın çabasında olan yoldaşımız, ancak bu şekilde Önderlikle doğru yoldaşlık yapılabileceği bilinciyle hareket etti.

İşgalci Türk devletine olan derin öfkesiyle tanınan Hogir yoldaşımız, Türk devletinden halkımızın intikamını almak için sürekli arayış ve eylem halinde oldu. Özellikle eylemci yönü ön planda olan yoldaşımız, bu özelliği ile düşmanın dikkatini çekti ve esir düştü. İki yıl boyunca düşman zindanlarında mücadelesini sürdürdü ve büyük bedeller verilerek yaratılan zindan direniş geleneğinin takipçisi oldu.

Zindandan çıktıktan sonra yüzünü özgürlük dağlarına dönerek gerilla saflarına katılan Hogir yoldaşımız, aldığı ilk eğitimlerle dağ ve gerilla yaşamına uyum sağladı. Yaşadığı güçlü yoğunlaşmaları dağda da sürdüren yoldaşımız, halk ve Hareket olarak içerisinde bulunduğumuz tarihi sürecin farkındalığıyla düşüncelerini ve tutumunu yazdığı bir raporunda şöyle dile getirdi: “Önderlik militanları olarak bütün dönem ve süreçlerden çok bu süreçte Önder Apo’yu okumalıyız. Önder Apo ideolojisiyle kuşanmalıyız. Dönemin gerektirdiği görev ve sorumlulukları yerine getirmek için netleşme ve kararlılığımızı sonuna kadar büyütmemiz gerekir. Kişiliğimizde özgürlük bilincini yaratmazsak hep eksik kalacağız ve hep saldırılara açık olacağız. Önderliğimiz gibi 24 saat devrimcilik yapamazsak yok olmaktan kurtulamaz, Önder Apo’ya cevap olamaz ve Kurdistan’ı da özgürleştiremeyiz.” Bu bilinç ve yoğunlaşma ile kendisini yeni dönem gerilla taktiklerinde derinleştirme ve mücadelesini Bakurê Kurdistan’da yürütme isteğini yoldaşlarıyla paylaştı. Eğitim önerisi kabul edilen yoldaşımız, uzmanlık eğitimlerine de dahil olarak kendisini birçok branşta geliştirdi. Artık ideolojik ve askeri anlamda yetkin bir Apocu militan olarak önüne koyduğu hedefleri yerine getirmenin zamanının geldiğini düşünen yoldaşımız, Bakurê Kurdistan’da mücadele etme istemini bir kez daha yoldaşlarıyla paylaştı. Bu temelde Bakur’a geçerek, Bakur’da imkan ve zemin yaratarak örgütlü bir gücü açığa çıkarmaya çalıştı. Yüreği düşmandan intikam alma heyecanı ile dolup taşan Hogir yoldaşımız, bu hayallerine kavuştuğunda sözün yerini pratik almış ve güçlü bir eylemci olmayı başarmıştır. Savaş, savaştan önce kazanılır, denir. Hogir yoldaşımız da hedefini gerçekleştireceği alana vardığı gibi, bu savaşın kazananı, genç yaşamanın ve genç başarmanın adı olmuştur.

19 Temmuz 2024 günü şehadete ulaşan Hogir yoldaşımızın bizlere bıraktığı Apocu gençlik bayrağını, zafere ulaştıracağımızın sözünü yineliyoruz. Hogir Botan yoldaşımızın mücadeleci kişiliğini ve mütevazı yaşam tarzını Kurdistan Özgürlük Devrimi’nin zafer kilidi olarak ele alacağımız ve genç başlanılan özgürlük mücadelemizi genç bir şekilde zafere taşıyacağımız sözünü bir kez daha yineliyoruz.

 

27 Eylül 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me