Partimiz PKK öncülüğünde gelişen özgürlük mücadelemizin adım adım tüm Kurdistan’a yayılmaya başladığı süreçlerde Partimiz ve özgürlük gerillasıyla tanışan Gever halkımız, onlarca yıl beslediği özgürlük umudunun, yüreği sadece özgürlük ve halkımızın kurtuluşu için atan gerilla ile gerçekleşebileceğine inandı.

Gerillanın sade, mütevazı yaşamından ve düşman üzerine adeta bir volkan gibi akmasından derinden etkilendi. Gerilla mücadelesinde özgür ve onurlu bir geleceği gören Gever halkımız, bu kahramanlıklarla dolu mücadeleye katılmaktan geri durmayarak en değerli evlatlarını verdi. Bu mücadelede büyük bedeller ödeme pahasına hiçbir zaman kendisini mücadeleden geri çekmedi. Düşmanın her türlü baskı, işkence ve katliamlarına mücadelesini daha da büyüterek cevap verdi. Bu nedenle bugün özgür yaşamda ısrarın ve serhildanların en önemli merkezlerinden biri olarak tarihsel rolünü yerine getirmektedir.

Gever halkımızın değerli bir evladı olan Rênas yoldaşımız, böylesi bir halk gerçekliği içerisinde yurtsever bir ailede dünyaya geldi. Ailesinin yurtsever bir gelenekten gelmesinden dolayı Rênas yoldaşımız da Kürt kültür ve geleneklerine bağlı bir şekilde yetişti. Ailesinin ve yakın çevresinin partimiz PKK’yi tanıma süreci, Şehîd Egîd Civyan – Vahdettin Karay yoldaşımızın 1990 yılında gerilla saflarına katılmasıyla başladı. Daha sonraki yıllarda birçok yoldaşımızın daha gerilla saflarına katılmasıyla Partimizi daha fazla tanıma imkanı buldular. Rênas yoldaşımız da henüz küçük yaşta dinlediği gerillanın kahramanlık hikayeleri ile partimiz PKK’yi tanıma şansına ulaştı. Yaşam karşısında küçük yaşta yaşadığı çelişkileri gençlik dönemlerinde daha fazla anlamaya ve çözmeye başlayan Rênas yoldaşımız, özellikle düşmanın Kurdistan’daki varlığına karşı büyük bir öfke duydu. Öz yurdumuzda kölelik statüsünün bile altında bir yaşamın kaderimiz olmadığını ve bu yaşamdan kurtuluşun mücadele etmekten geçtiğini bilince çıkardı. Bu temelde serhildanlarla özdeşleşen Gever’de yurtsever devrimci gençlik çalışmalarında yer alan Rênas yoldaşımız, hem halkımızın düşman saldırılarına karşı bilinçlenmesinde hem de kendisi gibi Kürt gençlerinin mücadele saflarında yer almasında büyük bir emeğin sahibi oldu. Düşmanın halkımıza yönelik saldırılarının tahammül edilemez boyuta geldiği yıllardan sonra yakın çevresinden gerilla saflarına birçok katılımın olması, Rênas yoldaşımızı da derinden etkiledi. Hem düşman saldırılarına mutlaka bir cevap verme isteği hem de yaşanan katılım ve gerçekleşen gerilla şehadetlerinin etkisiyle gerilla saflarına katılmaya karar veren yoldaşımız, 2014 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.

Medya Savunma Alanları’nda ilk eğitimlerini alan Rênas yoldaşımız, istekli, heyecanlı katılımı ve düşmana olan öfkesinin açığa çıkardığı hırsla kısa sürede dağ ve gerilla yaşamına uyum sağladı. Özellikle gerilla savaş sanatına olan ilgisi ve bu anlamda geliştirdiği yaratıcı fikirler sayesinde hem yoldaşlarına örnek oldu hem de bu konuda yetkinleşerek dönem görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmek için çaba gösterdi. Akademik anlamda eğitimini başarılı bir şekilde bitiren yoldaşımız, PKK yaşamının tamamının eğitim olduğu gerçekliğini, pratik yürütmeye başladığı sıralarda bilince çıkardı. Yaşamın her anında yeni bir şeyler öğrenerek ve kendisini sürekli geliştirerek etkin bir Apocu militan haline getirmek istedi. 2015 yılıyla birlikte soykırımcı Türk devletinin Kürt halkını soykırıma uğratma amacıyla topyekun saldırılar geliştirmesi üzerine, Rênas yoldaşımız da bulunduğu yerde aktif bir şekilde direniş mevzilerindeki yerini aldı. Henüz yeni olmasına ve savaş tecrübesi olmamasına rağmen büyük bir istek ve ısrarla eylemlerde yer almak istedi. Düşmana olan öfkesini eyleme dönüştürme vaktinin geldiğini düşünen yoldaşımız, bu anlamda girdiği ilk eylemde yaşadığı heyecanı yaşamının en unutulmaz anlarından biri olarak belirtti. Düşmana darbe vurmanın sevinci ve edindiği tecrübe ile daha sonra birçok farklı eylemde yer alarak, düşmanın tasfiye saldırılarına karşı Apocu militanların sarsılmaz iradesini layıkıyla gösterdi. Fedailer yılı olarak ifade edilen 2016 yılında zirveye çıkan gerilla direnişinde aktif bir rol üstlenen Rênas yoldaşımız, her ne kadar bir militan olarak kendisinden beklenenden daha fazla bir katılımın sahibi olsa da birçok yoldaşımızın kendisini bomba yaparak düşmanın kalbinde patlatması karşısında kendisini hep eksik hissetti. Birbirinden değerli birçok fedai yoldaşımızın nasıl bir yoğunlaşma ile bu düzeye ulaştığını merak eden Rênas yoldaşımız, bu süreçte arayışlarını daha da derinleştirdi. Yaşadığı yoğunlaşmalarla fedailiğin aslında PKK’nin özü ve ilk fedainin de Rêber Apo olduğu gerçekliğini daha fazla bilince çıkaran yoldaşımız, fedai eylem yapan yoldaşlarının da sırrına erişmiş oldu. Böylelikle fedaileşmenin tek koşulunun kendisini Rêber Apo gerçekliği ve PKK’nin direniş çizgisinde eritmek olduğunu bilince çıkaran yoldaşımız, bunu en etkili gerçekleştirme yolunun da Hêzên Taybet çalışmalarına katılmaktan geçtiğini gördü. Bu temelde kendisini mücadelemize bir bütünen adamak ve Rêber Apo felsefesinin yılmaz bir savunucusu haline getirmek için Hêzên Taybet’e geçme önerisinde bulundu.

Apocu militanlıktaki ısrarlı duruşu, yaşama fedakarca, tereddütsüzce katılımı, ulaştığı iddia ve kararlılık düzeyi sayesinde önerisi kabul edilen Rênas yoldaşımız, 2018 yılında Hêzên Taybet’e geçerek ilk eğitimlerini görmeye başladı. Eğitim sırasında yaşadığı yoğunlaşmalarla temel hedefini şehit yoldaşların ve Rêber Apo’nun verdiği emeklere layık olmak olduğunu ifade eden yoldaşımız, bunun da ancak kendisini tam adayarak ve Rêber Apo felsefesinde eriterek mümkün olabileceğine inandı. Yaptığı bir değerlendirmede ‘’kendisini mücadeleye yatıran bir militanın başaramayacağı hiçbir şeyin olmadığını’’ ve bunun için kişinin kendisini tamamen mücadeleye adaması gerektiğini dile getirdi. Düşmanın kalbinde fedai eylem gerçekleştiren yoldaşlarının bu düzeye böyle ulaştığını, onların ardılı olarak kendisinin de bu katılım ve düşünce biçimiyle hakikate ulaşabileceğinin bilinciyle her geçen gün katılım temposunu yükseltti. Eğitimini bitirdikten sonra birçok farklı çalışmada yer alan Rênas yoldaşımız, yoğunlaşmalarını daha da güçlendirerek bulunduğu her çalışmada önemli başarıların elde edilmesinde emek sahibi oldu. Sömürgeci Türk devletinin saldırılarına karşı her zaman yüzü Bakurê Kurdistan’a dönük olan yoldaşımız, bu amacını gerçekleştirmek için sürekli önerilerde bulundu. Düşmanın halkımıza yönelik soykırım saldırılarına ancak Bakurê Kurdistan’da mücadeleyi büyüterek karşılık verilebileceğine inanan yoldaşımız, yoğunlaşmalarını yoldaşlarıyla da paylaştı. Özellikle yakın akrabası olan Egîd Civyan – Vahdettin Karay yoldaşımızın şehadetinden sonra önerisinde daha da ısrarcı olan Rênas yoldaşımız, Apocu militanca duruşu, dürüst, samimi kişiliği ve fedaice katılımı ile yoldaşlarının güvenini kazanarak amacına ulaştı. Bu amaç temelinde tüm benliği ile Bakurê Kurdistan’da mücadele yürüttü. Egîd Civyan yoldaşın yüksek insani meziyetlerini, tarihi kişiliğini, fedai devrimciliğini ve komuta tarzını kendisine örnek aldı. Bu şekilde Bakur’daki mücadelesini fedaice ve doğru bir tarzda sürdürmeye çalıştı. Rênas yoldaşımız, görev başında ve hareket halindeyken 19 Temmuz 2024 günü Kotol bölgesinde gerçekleşen İran güçlerinin pususunda son nefesine kadar fedaice direnerek şehadete ulaştı. 

27 Eylül 2024

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me