Sara yoldaşımız, Şirnex’in Qileban ilçesinde, yurtsever Goyî aşiretine mensup bir ailede dünyaya gelmiştir.

Doğduğu kutsal Botan topraklarında Kürtlük bilinci ve kültürüyle büyümüş ancak erken yaşta Türkiye metropollerine göç etmek zorunda kalarak, oralarda çalışmaya başlamıştır. Genç yaşında emek olgusuyla tanışmış, emek ve çalışkanlık karakterinin en belirgin özelliği olmuştur. Metropollere gitmiş olsa da aklı hep ülkesinde, ülkesinin dağlarında ve dağlardaki hevallerde kalmıştır. Küçüklükten itibaren tutkuyla gerilla olmayı istemiş, hep gerilla hayalleri ile büyümüştür. Ve hep engellenmesine, ‘’küçüksün, olmaz’’ denilmesine rağmen vakti geldiğinde kendi inisiyatifi ile dağlara yol almış ve gerilla olmuştur. Hayallerinin ilk adımını atmış; hesapsızca, kaygısızca ve içinden geldiği gibi kendini kutsal gerilla yaşamının akışına bırakmıştır. Yaşama aşkla, sevinçle, heyecanla ve coşkuyla katılmıştır. Sara yoldaş, her şeyi yüreğinde büyük sevinçle karşıladığı ve hayalini kurduğu yerdedir artık.

2009’da gerillaya katılmış, 2010’da Hêzên Taybet içerisinde yerini almıştır. Hêzên Taybet’e geçtiği eğitim sürecinde birlikte kaldığı, yoldaşlık yaptığı, en anlamlı maneviyatı paylaştığı, Partimiz PKK’nin kurucularından ve öncülerinden Sara (Sakine Cansız) yoldaştan hem Apocu yaşam tarzı ve kültür eğitimini almış, hem de Sakine Cansız yoldaşımızın kişiliğinde somutlaşmış özgür kadın gerçeğini devrimci yürüyüşünün rotası haline getirmiştir.

Karakterinin en belirgin özelliği olan maneviyat dolu kişiliğiyle nereye giderse gitsin mekan ve zamanı aşmış, hep fedailik duygularıyla yaşamıştır. 2017 yılında Garzan YJA Star Eyalet Komutanı iken şehadete ulaşan Jinda Özgür (Nurcan Ekinci) yoldaşımızı tanıdıktan sonra hep hayranlıkla takip edecektir. Onun yoldaşlarına harcadığı emeğine, sabrına, mütevaziliğine, Önderliğe bağlılığına ilgiyle eğilecek, dikkatle takip edecek ve yol göstericisi olarak esas alacaktır.

Temel devresini, branş eğitimini azimli, ciddi ve özenli katılım temelinde yüksek başarıyla tamamlamıştır. Kendisini hemen fedai eylem yapmaya hazır hissettiğini belirterek öneride bulunmuş ama örgüt önerisini erken bulmuştur. Farklı görevler için düzenlemesini yapmıştır. Bu görevlerini fedai eylem yapmaya hazır hale gelmede birer basamak olarak görmüş ve arzuladığı hedeflerine ulaşana kadar aldığı her görevde en aktif ve en iyi şekilde katılmayı bilincine ve yüreğine öğretmiştir.

Görevlerini hep en temiz, en sonuç alıcı ve mutlaka başarılı bir şekilde yapmıştır. Ve nihayet Ölümsüzler Taburu’na başvurusu kabul edilmiş, tabur eğitiminde yerini almıştır. Kendi gerçekliği, daha doğrusu kendi kişiliğinde etkide bulunmuş tüm sömürgeci özellikler ve düşmana ait olan yanları ile keskin ve derin bir savaş içerisinde olur. Beyninde ve ruhunda arınmanın en önemli adımlarını atmaya başlar. Zafer kişiliği haline gelmenin öncelikle zihniyet ve vicdan devrimini gerçekleştirmekten geçtiğini idrak eder. Ahlaki duruş onda ilkeseldir. Hakikate varmanın en yalın ifadesi olarak yoldaşlık ilişkilerinde en unutulmaz bağlarını kurar. Yoldaşları sayesinde o ölümsüzleşen hakikatten payını alır. Damarlarında asil kan yer edinmeye ve yüreğine akmaya başlamıştır. Ekin, Andok, Şervan, Sema Acemlerin ortamında kalmış, birbirleriyle savaşmış, birbirlerine emek harcamış, birbirlerini yeniden oluşturmuş, değişim-dönüşümlerinde rol oynamış, bu toplulukta adeta sistem dışında yeni bir toplum ile tanışmış ve özgür yaşamdan nüveler edinmiş, yüreğinde biriktirmiştir. Sonra her biri bir zafer sahasına doğru yol almış bu güzeller ve yiğitler ile kopmaz bağları onu artık yeni bir aşamaya erdirmiştir.

Önderlik hakikatinde daha da derinlere inmiştir. Giderek kurtuluş ve özgürlük tutkusu artmış, düşmana öfkesi büyümüştür. Sara yoldaşımızın konuşması, üslubu, hakikat yoldaşlığı takipçisi olduğu Zilan (Zeynep Kınacı) gibiydi. O yaşayan bir Zilan’dı. İnsana yüksek kararlılığı yansıtan, duruş sahibi ve yaşadığı her mekanda en belirgin Apocu bir fedailerden biriydi.

Sara yoldaşımızı en çok etkileyen ve asla unutmayacağı olay ise Garê’ye bağlı Siyanê’de başlayan işgal saldırısıydı. Siyanê’de Şehîd Şoreş Beytüşşebap komutasındaki arkadaşların direnişi kendisini derinden etkilemiş, bu direnişe yeterince destek olamamanın kahrını intikam gücüne katık etmiştir. Sürekli özeleştiri içerisinde olmuş, doğru özeleştiri onu doğru yaşamaya ve beraberinde zafer tarzına daha da yakınlaştırmıştır. Şehîd Şoreş Beytüşşebap yoldaşımız, onca imkansızlık içerisinde zafer anlarını yaratarak Kurdistan’ın önümüzdeki yüzyıllarını an’da inşa etmiş ve Sara yoldaşımız da bunlara bizzat tanıklık etmiştir.

Onların direnişine bir nebze de olsa katkıda bulunabilmek için soluk almaksızın, koşarcasına operasyon alanına ulaşmaya çalışmış ama yetişememiştir. Siyanê kampına yetişmeyi başaran ilk arkadaşımız olsa da, Şoreşlere yetişememiş olmak onun için dayanılmaz bir acı ve özeleştiri konusu olmuştur. Siyanê kampına girmeye çalışırken kampta hala var olan kimyasal gazlardan etkilenmiş, öfkesi daha da katmerlenmiştir. Kesinlikle yoldaşlarının intikamını alma yeminini etmiştir. Bunun üzerine yıllardır kilitlenmiş olduğu fedai eylem önerisini tekrar yapmıştır.

Bunun için sabırla, ilmek ilmek dokuyarak kendini intikam anına hazırlamıştır. Özellikle de erkek egemenlikli uygarlığın en belirgin yüzü olan faşizme karşı özgür kadın birlikleri olarak eylemselleşip intikamını katmer katmer almaya and içmiştir. Şehîd Şoreş ve onun komutasındaki bir grup yoldaşın kahramanca savaşı, taktik ve moral üstünlüğü onun için kılavuz niteliğinde olacaktır. Siyanê’deki operasyon sürecini ve nasıl yer aldığını günlüğünde anlatır ve devamında ‘’şimdi düşünüyorum da şikeftin içindeki yoldaşlarım nasıldı, nasıl 4 gün boyunca bu kadar yoğun gaz, kazan, C-4 ve her türlü saldırıya karşı göğüs gerip direndiler? Ne büyük, ne soylu bir ruh! Biz ise yetişebilecekken yetişemedik, bu durumun vebali çok ağır, nasıl altından çıkacağım? Tabi bu operasyondan hemen sonra arkadaşa da söyledim. Benim direkt bir şeyler yapmam lazım. Ve yapacağım! Söz veriyorum ki, size karşı özeleştirimi yürekten vereceğim. Yeter ki pratik sahaya ineyim. En yalın, en temiz ve düşmanı kahreden duruşumla özeleştirimi vereceğim ve bir nebze de olsa belki o zaman vicdanım rahatlar.’’

Eylem yapmak isterken Heval Sara bir kez daha yapılmamış olanı yapmaya, denenmemiş olanı denemeye göz diker. Asıl önemlisi de artık zamanı gelmiş olduğunu düşünmesidir. Delallerin, Berçemlerin, Gulbaharların, Rojîn Gewdaların, Armançların ve daha nice yiğit kadın komutasının yarattığı değerlerle, mirasıyla zaferin kapısını aralayacak güçte ve kabiliyette kadın timleri olarak kırsala dayalı şehir gerillacılığı yapılacağına inanmıştır ve bu temelde yoğunlaşmaya başlamıştır. Kırsala dayalı şehir gerillacılığında fedai bir YJA Star timi oluşturmak ve bu timle düşmanı kahreden eylemlerin sahibi olmak için sıkı bir disiplinle hazırlanır. Hedef tespitinden tutalım, gerillacılıkta uzmanlaşmaya, teknik gelişimden tutalım arazi hakimiyetinde derinleşmeye, yetenek eğitimlerinden tutalım, hiç yapmadığı şeyleri yapmaya ve değişim-dönüşümü en köklü bir şekilde gerçekleştirmeye kadar ne gerekiyorsa kendini her şeyiyle yatırmış ve hepsinde de en iyisini yapmayı başarmış, zafere giden yolun taşlarını bizzat emekçi, çalışkan, titiz elleriyle ve ciddiyetle örmüştür.

Birim arkadaşı hakkında örgüte herhangi bir öneri yapmamıştır. Örgütün uygun gördüğü hangi arkadaş olursa onunla göreve gitmeye ve birlikte zafer tarzını kesin pratikleştirmeye hazır olduğunu belirterek iddiasını ortaya koymuştur.

Aynı zamanlarda fedai eylem önerisi yapan yüzlerce arkadaş bulunmaktadır. Rûken Zelal arkadaş ile Sara Goyî yoldaşların bir fedai eylem timi olmalarına karar verilmiştir. Birbiriyle hiç beraber kalmamış, birbirini tanımayan iki yoldaş aynı amaç ve intikam yemini etrafında bir araya gelmişlerdir.

Önderliği doğada, dağın kendisinde, yoldaşlığın güzelliğinde görmektedirler. Önderliği kadının yaşamla barışmasında görmektedirler ve anlamaktadırlar. Anladıkça yoldaş olmayı başarmaktadırlar.

Aynı demlerde soykırımcı düşman, yoldaşlarının üzerine amansız bir şekilde kan kusmaktadır. Zulüm ülkemizin her tarafında kol gezmektedir. Faşizm ölüm getirmekte, her şeyi yok etmek istemektedir. Bunun ne demek olduğunu, faşizmin normal olmadığını, Kurdistan’da yeniden inşa edilen bu değerlere yönelerek özgür yaşama saldırdığını dolayısıyla insanlığı, kültürleri, dilleri, renkleri, dinleri hedeflediğini anlamaktadır. Düşmanın doymak bilmez bir aç gözlülükle tüm toplumsal değerlere saldırarak her şeyi talan ettiğini ve mutlaka ama mutlaka buna dur demek gerektiğinde kararlaşmaktadır.

Girê Sor direnişçilerini, Werxelê direnişçilerini nefeslerini tutarak takip ederler. Onlarda vücut bulmuş Kemalleri, Hayrileri, Beritanları, Zilanları içten içe hissederek ve gıdalarını onlardan alırlar.

Faşizme karşı savaşılmadıkça, kararlı, keskin vurulmadıkça insan olarak kalınamayacağını hele de kadın olarak bir yaşam alanı bulunamayacağını, Kürt olarak ise varlığının sonu olacağını çok çok iyi bilince çıkarmışlardır.

İki güzel ve yiğit kadın bir kez daha Kurdistan’ın özgürlüğü ve Kurdistan’ın savunması için yoldaşlarına karşı kullanılan yasaklı bombaların ve kimyasalların intikamını almak için, asıl önemli olanı ise zindanlardaki baskı, rehin alma ve ağır işkencelere son vermek için tamamen profesyonel bir tarzda, taktik yetkinlikte ve teknikte uzman bir ekip olarak fedai eylemini düşmanın hiç beklemediği bir an’da ve yerde yapmışlardır. Düşmanı şok eden tarzda bir gece ansızın gelerek vurmuşlardır.

Kurdistan’da Önder Apo’nun ve yüzlerce güzel ve asil şehidimizin emeği ile Zafer ve Aşk Tanrıçası İştar’dan Zîlan’a ulaşılmıştır. Zîlan, Tanrıça kültürünü gün yüzüne çıkarmıştır. Mücadelemizin özgürlük tanrıçası olmuştur. Kurdistan, zaferleri doğuracak Tanrıçalar diyarı olarak bir kez daha özünü bulmuştur. Zîlan, Tanrıçalık kültürünün boy vermesinde, dallanıp budaklanmasında öncülük yapmış ardılları olarak Sara ve Rûkenler; Tanrıçalığın özgür yaşam dışında bir yaşama asla tenezzül edilmeyeceğinin kararlı duruşu olmuş, geleneği daha da canlı kılmış, devam ettirmiş, “SAVAŞTA ZAFER YAŞAMDA ÖZGÜRLÜK” şiarının uygulayıcı militanları olmuşlardır. ‘’JIN, JIYAN, AZADÎ’’ diyerek, ölümde yaşamı yaratmanın, özgür yaşamı doğurmanın sembolü, ölümsüzlük tarzının sürdürücüleri ve ÖZGÜRLÜK TANRIÇALARIMIZ olmuşlardır.

Anıları daima zafer sözümüz olacaktır.

 

30 Eylül 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me