Rêzan yoldaşımız, asaleti ve direnişçiliği ile bilinen Botan’ın Şirnex şehrinde yaşama gözlerini açtı.
Sömürgecilerin asimilasyon, inkâr ve imha saldırılarına boyun eğmeyen yurtsever halkımız, Rêber Apo öncülüğünde umudu yaratan partimiz PKK’yle birlikte emsalsiz bir direniş çizgisi geliştirdi.

Basına ve Kamuoyuna!
İşgalci Türk devletinin 6 Ağustos 2023 günü Medya Savunma Alanları’na yönelik gerçekleştirdiği saldırıda Botan halkımızın değerli ve seçkin evlatları Rêzan ve Bawer yoldaşlarımız şehadete ulaştı. Büyük bir inanç, iddia ve kararlılıkla katıldıkları özgürlük mücadelemizde her anlarını Apocu ideoloji, şehitlere ve halka bağlılık temelinde yaşayan Rêzan ve Bawer yoldaşlarımız örnek bir Apocu militan oldular. Rêzan ve Bawer yoldaşlarımız, mücadeleye katılım ve duruşlarıyla tüm Kurdistan gençliğinin örnek alacağı örnek birer kahraman olarak mücadele tarihimizdeki yerlerini aldılar.
Rêzan ve Bawer yoldaş gibi Kürt halkının asil, yüreği tertemiz, bilinci açık, hayalleri büyük ve özgürlüğe aşık yiğit evlatlarının ahını yerde bırakmayarak, intikamlarını alarak ve amaçlarını mutlaka başararak anılarını daima yaşatacağımızın sözünü veriyoruz.
Başta şehit yoldaşlarımızın değerli aileleri olmak üzere yurtsever Botan halkımıza ve tüm Kurdistan halkına başsağlığı diliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Kod Adı: Rêzan Botan |
Rêzan Botan – Rêzan Güngen
![]() |
Kod Adı: Bawer Botan |
Bawer Botan – Bekir Kına
Rêzan yoldaşımız, asaleti ve direnişçiliği ile bilinen Botan’ın Şirnex şehrinde yaşama gözlerini açtı. Ailesi ona yol bilen ve yol gösteren anlamına gelen Rêzan ismini verdi. Yurtsever bir aile ve çevre içinde büyüyen Rêzan yoldaşımız, ailesinden güçlü yurtseverlik duyguları, bilinci, toplumsal ahlak ve terbiyeyi edinerek büyüdü. Ailesinin en büyük çocuğu olan Rêzan yoldaşımız, erken yaşlarda büyüyüp olgunlaştı. Okudu, işte çalıştı ve ailesinin çalışkan bir evladı oldu.
Soykırımcı, sömürgeci Türk devleti, Kürt halkına karşı devreye koyduğu Çöktürme Planı çerçevesinde 2015 yılında yurtsever Kürt şehirlerini yakıp yıkmayı ve tasfiye ederek dağıtmayı hedefledi. Yurtsever halkımız ve onun asil evlatları bu zulme karşı çıkarak direndi. Rêzan yoldaşımız ailesiyle birlikte Şirnex’te yaşarken, Türk devletinin hunharca saldırılarına ve insanlık dışı yüzüne tanıklık etti. Rêzan yoldaşımızın amcası olan Murat (Behlül Güngen) yoldaşımız, Şirnex Özyönetim Direnişi’ne katılıp öncülük ederek, öz topraklarını işgalcilere karşı savundu. Murat yoldaşımızın 14 Mayıs 2016 günü yaşanan şehadeti Rêzan yoldaşımızda büyük bir etki yarattı. Faşist Türk devleti, Rêzan yoldaşımıza ve yurtsever ailesine kendi topraklarında özgürce yaşama imkanı bırakmadı. Fakat asil, onurlu, bağlı ve dürüst yurtseverler olan ailesi, düşmana asla boyun eğmedi, teslim olmadı ve duruşundan taviz vermedi. Bu yüzden ailece Şehîd Rustem Kampına göç etmek zorunda kaldılar. Buraya yerleştikten sonra kamp yaşamına erkenden alışan, çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile sevilen Rêzan yoldaşımız, ailesine ve halkına yaşatılanların intikamını almanın arayışı içerisinde oldu. Birçok kez gerilla saflarına katılmak istedi, ancak yaşının küçük olmasından kaynaklı bu talebi her seferinde kabul edilmedi. Rêzan yoldaşımız, bulunduğu her yerde çalışkan, fedakar, mütevazı ve emekçi kişiliği ile ailesi ve halkı için hesapsızca çalıştı. Aynı zamanda kampta Kürt dili ve yurtseverlik kültürü ile özgürce eğitim görerek, kendisini geliştirdi. Bir yandan okudu, bir yandan ailesine katkıda bulunmak için çalıştı, bir yandan da yurtsever gençlik faaliyetlerinde yer aldı. Tüm toplumsal görevlerini başarıyla yerine getiren Rêzan yoldaşımız, herkes tarafından sevilen ve öncülük yapan bir genç oldu. Kendisini kapitalist modernitenin etkilerine karşı korumasını bildi.
Rêzan yoldaşımızın, halası olan Rûken Botan (Güler Güngen) yoldaşımız 17 Aralık 2022 tarihinde Cûdî’de şehadete ulaştı. Rûken yoldaşın da şehadete ulaşması Rêzan yoldaşımızı derinden etkiledi. Daima devrim saflarına katılma, şehitlerin izinden yürüme ve gerilla olmanın hayali ile büyüyen Rêzan yoldaşımız, Rûken yoldaşın şehadetinden sonra kesin katılım kararı vererek 2023 yılında mücadele saflarına katıldı. Partimiz PKK’nin ahlak, kültür ve bilinciyle yetişmiş olan Rêzan yoldaşımız, hiç zorluk çekmeden Parti yaşamına adapte oldu, yılların tecrübeli kadroları gibi büyük bir motivasyonla hemen çalışmaların başına geçti. Kısa süre zarfında bulunduğu alanda tüm yoldaşlarının sevgi ve saygısını kazanmasını bildi. Rêzan yoldaşımız, tıpkı adı gibi hangi işe el atsa, hangi ortama girse ve hangi sorumluluğu üstlense daima en önde yürüyen ve yol gösteren bir devrimci oldu.
Rêzan yoldaşımız, halkımızın varlık ve özgürlük mücadelesinde büyük sorumluluklar üstlenebilecek, büyük başarılar gerçekleştirebilecek ve parlak bir gelecek vaat eden genç bir yoldaşımızdı. Fakat 6 Ağustos günü, gelişen düşman saldırısında çok zamansız bir biçimde erkenden şehadete ulaştı. Rêzan yoldaşımızın, erken gelişen şehadeti biz yoldaşlarını derinden etkiledi. Ancak Rêzan yoldaş gibi Kürt halkının asil, yüreği tertemiz, bilinci açık, hayalleri büyük ve özgürlüğe aşık yiğit evlatlarının ahını yerde bırakmayarak, intikamını alarak ve amaçlarını mutlaka başararak anılarını daima yaşatacağımızın sözünü veriyoruz.
Sömürgecilerin asimilasyon, inkâr ve imha saldırılarına boyun eğmeyen yurtsever halkımız, Rêber Apo öncülüğünde umudu yaratan partimiz PKK’yle birlikte emsalsiz bir direniş çizgisi geliştirdi. Savaşan halk gerçekliğiyle bütünleşen halkımız, yarattığı serhildanlarla Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın direnişini militanca sahiplenmiş ve işgalcilerin insanlık dışı saldırılarına asla boyun eğmedi. Onurunu koruyarak özgür yaşamda ısrar eden, bağrından yarattığı Kurdistan Özgürlük Gerillası’yla kopmaz bağlar kuran halkımız, tarihi direniş çizgisini her zaman yükselterek devam ettirdi. Halklaşan gerilla gerçekliğine karşı büyün saldırıları boşa düşen işgalci Türk devleti, halkımızı bilinçli olarak hedef haline getirerek, Kurdistan’ı insansızlaştırmayı amaçladı. Saldırılar nedeniyle yaşadığı kadim topraklardan göç etmek zorunda kalan yurtsever halkımız, gittiği her yere kendisiyle birlikte direniş kültürünü de taşıyarak, PKK’nin zafer ruhu her alana yaydı.
Soykırımcı Türk devletinin baskı ve zulmü nedeniyle Kurdistan’dan göç ederek Türkiye metropollerinden İstanbul’a yerleşmek zorunda kalan ve yurtsever bir ailemizde dünyaya gelen Bawer yoldaşımız, Kurdistan’dan uzakta büyümesine rağmen ailesinden yurtsever kültür ve bilinç alarak büyüdü. İşgalcilere ait metropollerde bir Kürt genci olarak erken yaşta halkımızın maruz kaldığı baskılara tanıklık etti. Sömürgecilerin Kürt gençlerini madde bağımlılığı başta olmak üzere her türlü kirli yola çekme çabaları karşısında sessiz kalmayan Bawer yoldaşımız, düşman gerçekliğini genç yaşında yakından tanımış ve mücadele ederek cevap olması gerektiğine inandı. Gençlik çalışmalarına dahil olarak mücadele saflarına ilk adımını atan yoldaşımız, Kürt gençlerini işgalcilerin kirli politikalarına karşı korumak ve onları bilinçlendirmek için büyük bir çaba ortaya koydu. Sömürgeci Türk devletinin halkımıza karşı geliştirdiği saldırılar Bawer yoldaşımızın öfkesini güçlendirmiş, halkımızın özgür gelecek garantisi olan Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılarak bütün Kürt gençlerine militanlık çizgisini gösterdi.
2019 yılında gerilla saflarına katılan Bawer yoldaşımız, katılım günü olarak halkımızın diriliş bayramı olan 15 Ağustos’u seçerek büyük ve anlamlı bir başlangıç yaparak, ölümsüz komutanımız Egîd’in (Mahsum Korkmaz) izinde bir yürüyüş sahibi oldu. Kurdistan’ın cennet coğrafyasından çok etkilenen ve ülke hasretini gerillaya saflarına katılarak dindiren Bawer yoldaşımız, enerjik, coşkulu ve emekçi kişiliğiyle karşılaştığı bütün zorlukları hızla aşarak kutsal gerilla yaşamıyla bütünleşti. Kendisini Rêber Apo felsefesinde derinleştirerek militanlaşmayı esas alan Bawer yoldaşımız, ideolojik alanda olduğu kadar askeri alanda da uzmanlaşarak, dönemin zorlu koşullarına hazır bir militan oldu. Devrim görevlerini üstün bir başarıyla tamamlamak için büyük bir kararlılık ve irade gücüyle çalışmalara sarılan yoldaşımız, kısa sürece öne çıkarak yoldaşlarına öncülük yaptı. Şehitlerimizin kutsal kanlarıyla yarattığı değerleri koruyup yükselten bir mücadele çizgisinde güçlü bir katılımı hedefleyen yoldaşımız, bu temelde sürekli yoğunlaşmış ve bu yoğunlaşmalarını pratiğe aktarmayı esas aldı. Katılım temposunu sürekli yükselterek her yoldaşıyla güçlü bağlar kuran ve kutsal PKK yoldaşlığını güçlendiren Bawer yoldaşımız, öğrendiklerini yoldaşlarıyla paylaşarak zenginleştirdi ve derinleştirdi. Akrabalarından ve yakın çevresinden katılımlar ve şehadetlerin olması, Bawer yoldaşımızın şehitler çizgisini güçlü bir şekilde sahiplenmesinin zeminini oluşturdu.
Sömürgeci Türk devletinin inkar ve imha saldırılarını en fazla yoğunlaştırdığı bir dönemde Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarına katılan ve kısa sürede yetkin bir militana dönüşen Bawer yoldaşımız, militanca bir yaşam ve duruş sahibi oldu. Aldığı her görevi başarıya taşımayı esas alan Bawer yoldaşımız, zafer ruhunu şahsında somutlaştıran yoldaşlarımızdan oldu. Ardından asla unutulmayacak bir direniş mirası bırakan Bawer yoldaşımızın mücadelesi biz geride kalan yoldaşları tarafından mutlaka zafere taşınacaktır.
10 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi
Tarihin en kadim halklarından olan Kürt halkı, bin yıllardır yaşadığı Kurdistan topraklarında insanlığa yön veren birçok devrime öncülük yapmıştır.
Rêber Apo felsefesi temelinde gelişen Rojava Özgürlük Devrimi; siyasi ve askeri olduğu kadar toplumsal anlamda da önemli değişim ve dönüşümler yaratmıştır.
Rêber Apo öncülüğünde gelişen partimiz PKK’nin yarattığı direniş ateşi, sömürgeciler tarafından yapay sınırlarla dört parçaya bölünen Kurdistan’da hızla yayılmış ve halkımız tarafından büyük bir coşkuyla karşılanmıştır.
Bin yıllardır yaşadığı kadim Kurdistan topraklarında sömürgeciler tarafından asimilasyon, inkar ve imha saldırıları altında can çekişen halkımızın onurlu ve özgür bir gelecek sahibi olması için en imkansız koşullarda Rêber Apo öncülüğünde gelişen Partimiz PKK, halkımızın özgürlük umudunu yeniden yaratmıştır.
Kürt halkının binlerce yıllık öz yurdu olan Botan coğrafyası, asil, direngen ve yiğit insanları ile tanınmıştır.

Basına ve Kamuoyuna!
Cizîra Botan’ın yiğit evladı, halkımızın özgürlük mücadelesinin fedai militanı ve cesur YJA Star savaşçısı Destan Botan yoldaşımız, 25 Temmuz 2023 günü düşmanla gerçekleşen çatışmada şehadete ulaştı. Nisêbîn’de bir görev için bulunduğu sırada, olduğu yeri kuşatan yüzlerce düşmanla tek başına çatıştı. Büyük bir cesaret ve fedai ruhla, düşman eline sağ geçmeyi büyük bir onursuzluk sayarak sonuna kadar savaştı ve esir düşmemek için fedaice şehadete yürüdü. Destan yoldaşımız, özgür kadın onurunu, Apocu militanlık duruşunu ve YJA Star’ı yaratan Bêrîtanlar’ın teslim alınamaz ruhunu layıkıyla temsil ederek şehadete ulaştı.
Destan yoldaşımızın, adı gibi olan destansı mücadelesi, duruşu, hesapsız katılımı, yiğitliği ve fedaice şehadete yürüyüşü bize her daim yol gösterecek, güç ve moral kaynağımız olacaktır. Halkımızın böylesine yiğit, korkusuz, savaşkan, asil ve özgür ruhlu öncü kadınları oldukça, özgür yaşam umudu hep diri olacak ve soylu mücadelesi mutlaka zafere ulaşacaktır.
Başta Destan yoldaşımızın değerli ailesine, yurtsever Cizîra Botan halkımıza ve tüm Kurdistan halkına başsağlığı diliyoruz.
Destan Botan yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Kod Adı: Destan Botan |
Destan Botan – Kader Acar
Kürt halkının binlerce yıllık öz yurdu olan Botan coğrafyası, asil, direngen ve yiğit insanları ile tanınmıştır. Kürt diline, kimliğine, kültürel değerlerine, gelenek ve göreneklerine en güçlü sahip çıkan Botan halkı, Kürtlüğü ve Kurdistan’ı korumak için çok büyük direnişler sergilemiştir. Bu direnişlerde büyük bedeller vermiş, destansı kahramanlıklar ortaya koymuş, hiçbir zaman işgalcilere yol vermemiş ve zulme boyun eğmemiştir. Botan yöresinin bu kadim direngen geçmişi, Botan halkında bir karakter ve yaşam tarzı haline gelmiştir. Bu anlamda Kürtlük kimliğini en güçlü ve bozulmamış halde koruyabilen bölgelerimizden biri olmuştur.
Apocu hareketin çıkışı ve Botan yöresine geçişi ile birlikte, Botan halkı Apocuları tanır tanımaz bağrına basmıştır. İlk Apocular’ın şahsında gördükleri yüksek insani meziyetler Botan halkını cezbetmiş, Apocular’ın kendisini halkına adamış, çıkarsız ve hesapsız fedailer olduğunu gördüklerinde yüreklerinin ve evlerinin kapılarını sonuna kadar onlara açmışlardır. Fermandar Egîd’den Bedran Gundikremo, Rahime Kahraman, Zelal Botan, Azime, Çiçek Kiçî, Adil Bilikî, Kurtay Feraşîn, Nûda Karker, Delal Amed, Egîd Civyan, Leyla Sorxwin ve binlerce kahramanın destansı yürüyüşüne tanıklık eden Botan halkı da, özgürlük mücadelesine gönülden bağlanmış, başta en değerli varlıkları olan evlatları olmak üzere elinden gelen her türlü desteği vermiştir. Bu yüzden Botan ve Botan’ın asil halkı, özgürlük mücadelemizde ve yurtseverlikte sembolleşmiştir.
Bu kadim kültür ve güçlü yurtseverlik kökleri üzerinde adete birer fidan gibi yeşererek yetişen Botan’ın genç kadın ve erkekleri, Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ni bilerek, tanıyarak, hissederek ve yaşayarak büyüdüler. Birçok yurtsever Kürt çocuğu konuşmayı ilk söktüğünde, her şeyden önce ‘’Apo’’, ‘’Bijî Serok Apo’’ kelimelerini öğrenerek ve söyleyerek yetiştiler. Kurdistan’da çok büyük bir sosyal ve kültürel devrimi gerçekleştirmeyi başaran partimiz PKK, Kurdistan’da boy veren yeni nesillerin güçlü bir yurtseverlik bilinci, kültürü ve kimliği ile yetişmesine imkan ve ortam yarattı. Bu yüzden Botan’ın özünü yitirmemiş soylu gençleri büyüdükleri gibi gerilla saflarına doğru büyük bir aşkla koştular ve mücadeleye katıldılar.
Botan halkının yetiştirdiği asil ve seçkin bir evladı da Destan Botan yoldaşımızdır. Destan yoldaşımız, Botan’ın merkezi konumundaki kadim Cizîra Botan’da yaşama gözlerini açtı. O da her Botan’lı gibi, halkının varlık ve özgürlük mücadelesini tanıyarak büyüdü. Özgürlük mücadelesinin bağlı, dürüst ve yurtsever bir milisi olan amcası Abdullah Acar’ın düşman tarafından şehit edilmesi, Destan yoldaşımızın şehadet gerçeğini erkenden tanımasını sağladı. Bir yandan özgürlük değerlerine bağlılıkla, bir yandan ise şehitler gerçeğinin yarattığı maneviyatla büyüdü. Halkımızın özgürlük mücadelesini zafere ulaştırmanın ne denli zor, zahmetli ve bedel ödemeyi gerektirdiğini ama aynı zamanda bunun dışında başka bir kurtuluş yolu olmadığını da öğrendi. Türk devlet okullarında başarılı bir öğrenci olarak 10 yıl boyunca okuyan Destan yoldaşımız, düşman okullarının asimilasyon ve soykırım merkezleri olmaktan öte bir işlevinin olmadığını erkenden bilince çıkardı. Türk devlet okulunu bırakıp, 2014 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına verdi ve gerilla saflarına büyük bir aşkla yol aldı.
En büyük hayali olan gerilla ile buluşmak, dağlara kavuşmak, çıkarsız ve hesapsız komünal yoldaşlık ortamında yaşamak yüreğinde büyük bir heyecan ve mutluluğa yol açtı. Genç bir kadın olarak, tüm toplumsal zincirleri ardında bırakarak, gerillanın sonsuz gelişme ve özgürleşme ortamına coşkuyla katıldı. Gerillanın ve gerillacılığın sadece savaşan bir ordu olmadığını, gerillanın aynı zamanda özgür insanın prototipi olduğunu, tüm bireyci alışkanlıklardan arınmayı hedefleyen ve dervişane yaşayan yoldaşlar topluluğunu temsil ettiğini gördü. Bu yüzden daha büyük bir istek ve merakla gerillayı, PKK yaşamını ve tüm bu değerleri yaratan Apocu ideolojiyi tanımaya odaklandı. İlk gerilla eğitimini Heftanîn’de aldı ve pratiğe başladı. Bir yandan dağ yaşamına alıştı, gerillacılığı öğrendi, bir yandan da kendisini eğitip geliştirmeye odaklandı.
Yaşamda fedakar, emekçi ve girişken biri olan Destan yoldaşımız, Kürt kadınının toplumsal kökleri ile yeniden buluşarak, binlerce yıldır kadın ulusuna kaybettirilenleri tekrardan kazanarak ve bunları şahsında somutlaştırarak kendisini yeniden yaratmaya çalıştı. Bilincini geliştirdi, doğru tarih anlayışıyla kavrayışını güçlendirdi, özgür kadın tarihini okudu, kadın, halk ve ülke gerçekliğini derinliğine tanıdı. Zihni açık, çalışkan ve zeki bir kadın olan Destan yoldaşımız, büyük bir merakla Apocu felsefeyi ve kadın özgürlük ideolojisini okudu, okuduklarını özümsedi, özümsediklerini de büyük bir tutarlılıkla yaşamsallaştırdı. Bu anlamda özü, sözü ve pratiği bir olan militanlık düzeyine ulaştı.
DAİŞ çeteciliği Şengal’e saldırıp Êzidî halkımızı soykırımdan geçirmeye kalktığında, Destan yoldaşımız da diğer Apocu fedailer gibi silahına davranıp yüzünü Şengal’e verdi. Şengal’de birçok çalışmada yer aldı, soluksuz mücadele etti ve Êzidî halkımızın özgürlüğüne kavuşması için büyük bir emeğin sahibi oldu. Êzidî halkımızın özgür geleceği için büyük değerler yaratırken, oradaki halkımızdan da çok şey öğrendi. Büyük tecrübeler kazanan Destan yoldaşımız, HPG’nin 2018 yılında Şengal’den tümüyle çekilme kararı vermesi temelinde Medya Savunma Alanları’na geçti.
Medya Savunma Alanları’nda ve özelde de Bakurê Kurdistan’da soykırımcı, sömürgeci Türk devletine karşı etkili bir mücadele geliştirebilmek için profesyonel gerilla düzeyine ulaşmayı hedefledi. Bu temelde askeri akademide eğitim sürecine dahil oldu ve suikast taktiğinde uzmanlaştı. Destan yoldaşımız, ideolojik olarak çabuk kavrayan ve kavradıklarını büyük bir tutarlılıkla pratikleştirebilen bir YJA Star militanı olmasının yanı sıra, askeri olarak da öğrendiklerini büyük bir maharetle pratikleştirebildi. Askeri akademiyi iyi bir derece ile bitirdikten sonra, bu sefer de kendisi yoldaşlarına eğitim vermeye, onları geliştirip yetiştirmeye başladı. İki yıl boyunca yoldaşlarının eğitim görüp uzmanlaşması için ter döktü, emek verdi, yaşamın her anında yardımcı olup yol gösterdi. Bu süreçte komutanlık meziyetlerini de öğrenip, kişiliğinde geliştirdi ve öncülük yapmaya başladı.
PKK ve PAJK militanı özgür bir kadın olarak tarihi görevlerinin farkındalığıyla hareket eden Destan yoldaşımız, eğitim sürecinin ardından pratik alanlarda görev almak istedi. Yüzü daima Bakurê Kurdistan ve Botan’a dönüktü. Her anını Botan’a yürüyeceği günün aşk ve heyecanıyla geçirdi. Destan yoldaşımız, kadının öncülük misyonuna yürekten inandı, bu gücü kendinde gördü, ‘’xwebûn’’ hakikatinin bilinciyle kişiliğinde kadın gücünü açığa çıkarıp Apocu ideoloji ile kendisini çok yetkin hale getirdi. Kendisinde yarattığı düzey ile öncülük rolünü yaşamın her anında yerine getirdi. Mevcut olanla yetinmeyen, daima yeniyi yaratmanın, daha güzel, doğru ve iyi olanı bulmanın büyük arayışı içerisinde oldu. Zapt edilemez dinamik bir kişiliği ve güçlü arayışları olan Destan yoldaşımız, Devrimci Halk Savaşı stratejisinde kadınlara ve gençlere düşen sorumluluklar üzerine yoğunlaştı. Bu amaçla YPS çalışmalarında yer aldı, yeni mücadele yol ve yöntemlerini yaratmaya kilitlendi.
Destan yoldaşımız, özgürlüğün asla bedelsiz olmayacağına inandı ve düşmanın bize kırıntısını dahi bırakmadığı özgür yaşam imkanını yaratmak için kendisini fedaice adadı. Önderliğimizin, şehitlerimizin ve halkımızın zafer beklentisine cevap olmak için güçlü bir yürüyüşle cevap olmayı hedefleyen bir nefer oldu. Halkımızın özgürlük mücadelesini kirleten, geriye çeken ve zafere ulaşmasını engelleyen ihanet olgusunu ortadan kaldırmak için mücadele etti. İhanete, ihanetçilere, kontralara, ajanlara ve işbirlikçilere karşı hep öfke duydu. Kürt halkının bedenine yapışmış bu asalaklar temizlenmedikçe özgür geleceğimizin hep tehdit ve tehlike altında olacağını dile getirdi. Bu yüzden yaşamının her anında büyük intikam duygusu ve bilinci ile Kemal Pir ve Zîlanlar gibi hareket etti.
Destan yoldaşımız, özlü yurtseverliğin kenti olan Nisêbîn’de görevi başında iken, işgalci Türk devletinin yüzlerce gücü ve zırhlı araçlarıyla kuşatıldı. Apocu fedailiğin kitabında teslimiyete yer olmadığının bilinciyle hareket etti ve büyük bir cesaretle yüzlerce işgalciye karşı savaştı. Uzun bir süre büyük bir cesaretle fedaice çatışan Destan yoldaşımız, şanına yaraşır şekilde asla teslim olmayı düşünmeden düşmana esir düşmemek için fedaice şehadete yürümeyi seçti. Destan yoldaşımızın, tıpkı adı gibi destansı bir şekilde başladığı, yıllarca büyük bir emek ve özgürlük aşkıyla yürüttüğü mücadelesi, düşman karşısındaki duruşu ve yiğitliği mücadele tarihimize geçti. Destan yoldaşımız, ardılı olduğu binlerce halk kahramanı gibi özgürlük mücadelemizin sembol neferlerinden biri olup, Botan’ın soylu direniş geleneğini layıkıyla sürdürdü.
7 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi
Önder Apo öncülüğünde ve şehitlerin anılarına bağlılığın gereği olan kurulan partimiz PKK zamanla şehitler partisi kimliğine ulaştı.








