
Basına ve Kamuoyuna!
3 Haziran 2021 günü Zap’a bağlı Cîloya Biçûk alanında gerçekleşen düşman saldırısında değerli yoldaşlarımız Andok ve Destan yoldaşlarımız şehadete ulaştı.
2021 yılında Medya Savunma Alanları’na yönelik başlayan işgal saldırılarını Zap alanında fedaice karşılayan ve saldırıların ilk anından itibaren işgalci orduya ağır darbeler vuran Andok ve Destan yoldaşlarımız Bazên Zagrosê Devrimci Hamlesi’nin öncü militanları olarak mücadele tarihimizdeki yerini aldı. Başûrê Kurdistan’ın yiğit evladı, Helebçeya Şehîd’in fedai militanı Andok yoldaşımız ve yurtsever Nisêbîn halkımızın kahraman evladı Destan yoldaşımız savaştaki cesaretleriyle düşmana korku salarak tüm Kürt gençliğinin örnek alması gereken bir duruş sergilediler. Yüreği cesaret dolu, özgürlük ve ülke aşkıyla çarpan halkımızın seçkin ve fedai evlatları olan Andok ve Destan yoldaşlar, birer halk kahramanı ve gençlik öncüleri olarak daima hatırlanacaktır.
Andok ve Destan yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, şehitlerimizin anılarını mücadelemizde yaşatacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
Kod Adı: Andok Axîn |
Andok Axîn – Warzer Yasin
|
Kod Adı: Destan Dêrsîm |
Destan Dêrsîm – Mehmet Sait Acat
Derin bir yurtseverlik bilincinin hakim olduğu Başûrê Kurdistan halkımız yüz yılı aşkın bir süredir ülkemiz Kurdistan’ın özgürlüğü için mücadele etmekte ve bedel ödemekte. Talancı Osmanlı Devleti’nden, İngiliz emperyalizmine ve daha sonra kurulan yapay Irak devletine kadar ne zaman özgürlüğü ve varlığı tehlike altına girmişse bir an bile düşünmeden mücadele etmekten geri durmadı. Özellikle Saddam rejiminin tüm fiziki soykırım saldırılarına karşı her zaman direniş içinde olarak onurlu bir duruşun sahibi oldu. Faşist Saddam rejiminin Helebçe ve Enfal saldırılarıyla yüzbinlerce insanımızı katletmesi Başûrê Kurdistan halkımızı daha direnişçi kılarak, ülkemizin özgürlüğü için durmak bilmeden ve her türlü fedakarlığı göze alarak mücadeleye sevk etti. Yoksulluk, açlık ve sürgün demeden her zaman özgürlüğü ve onuru için mücadele ederek belli kazanımlar elde eden değerli Başûr halkımız, ulusal birliğe önem vermiş ve bu temelde Kurdistan’ın diğer alanlarında yürütülen özgürlük mücadelelerine de gerekli desteği vermekten geri durmadı.
Andok Axîn – Warzer Yasin yoldaşımızın değerli ailesi de Başûrê Kurdistan halkımızın bu genel özelliklerine sahip, yurtsever bir ailedir. Andok yoldaşımızın babası Mam Yasin ömrünü Peşmerge olarak geçirerek, halkımızın özgürlüğü için her türlü fedakarlığı yapmaktan ve bedeli ödemekten geri durmayan değerli bir şahsiyettir. Yine yoldaşımızın değerli annesi Dayê Zohre de terbiyeli, ahlaklı ve ulusal bilince sahip evlatlar yetiştirerek onları halkımızın özgürlük mücadelesine hazırladı. Böylesi değerli bir ailenin ferdi olan Andok yoldaşımız Helebçe ya Şehîd’de doğdu. Doğduğu kentin tarihi öneminin farkında olan ve yurtsever bir bilinçle büyüyen Andok yoldaşımız daha çocukluğundan itibaren özgürlük mücadelemizi tanıdı. Ailesinden özgürlük mücadelemize katılımın olması Andok yoldaşımızı etkileyerek, onun da çalışmalara katılmasını teşvik etti. İlk olarak devrimci, yurtsever gençlik çalışmalarında yer alan Andok yoldaşımız, belli bir süre bu çalışmada kalarak Başûrê Kurdistan gençlerini bilinçlendirme ve örgütleme çalışması yürüttü. Bu çalışmalardayken yaşadığı derin yoğunlaşmalarla Kurdistan’da yürütülen mücadelenin esas olarak ideolojik savaş olduğunu bilince çıkardı. Kurdistan’ın özgürlüğü için yola çıktığını iddia eden kesimlerin belli kazanımlardan sonra nasıl karşıtlarına benzeştiğini gözlemleyen Andok yoldaşımız bunun için esas olanın demokratik ve sosyalist bir anlayışla yürütülen özgürlük mücadelesi olduğunu düşündü. Zihniyet devrimine büyük önem verdi ve kendisinden başlayarak temas ettiği her insandaki iktidarcı zihniyetle mücadele etti. Bu çalışmalarda belli bir düzey kazanan ve büyük bir örgütsel ve ideolojik tecrübe edinen Andok yoldaşımız her zaman kendisini eksik görerek daha fazla mücadele etmenin arayışında oldu. Bunun da ancak gerilla saflarına katılarak mümkün olabileceğini düşünen yoldaşımız 2017 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.
Mücadele tarihimizin en yoğun saldırılarının yaşandığı bir dönemde büyük bir iddia ve kararlılıkla gerilla saflarına katılan Andok yoldaşımız, bu kararlılığına denk bir duruşun sahibi olarak daha gerilla yaşamının ilk günlerinden itibaren kendisine öncülük misyonu biçti. Yaşamın en küçük bir ayrıntısından, eğitime kadar her alanda her zaman en önde olmayı bildi. Duyarlı, disiplinli ve pratik zekasıyla, beraber eğitim gördüğü yoldaşlarına da yardım eden Andok yoldaşımız olgun kişiliği sayesinde tüm yoldaşlarının saygısını kazanmayı başardı. İdeolojik netliği ve Partimize olan derin bağlılığı sayesinde ideolojik, yaşamsal eğitimlerin yanı sıra askeri eğitimlerde de başarılı sonuçlar alarak her türlü görev ve sorumluluğu üstlenmeye aday oldu.
Yeni savaşçılar eğitiminden sonra 2018 yılında Zap alanına geçen yoldaşımız, ilk pratiğini bu alanda yaptı. Pratikçi bir gerilla olmasından kaynaklı Zap alanına uyum sağlamakta herhangi bir zorluk yaşamayan Andok yoldaşımız, birçok çalışmada yer aldı. Özellikle savaş tünellerini yapımında eşsiz bir emeği ve çabası olan yoldaşımız, gerillanın yeniden yapılandırılması projesine tüm benliği ile inandı. Yeniden yapılanma projesinde derinleşmek için derin bir yoğunlaşma yaşayan yoldaşımız, aynı zamanda yoldaşlarını da yoğunlaştırarak öncülük görevini yerine getirdi. Zorlu arazisi ve muhteşem doğası ile bilinen Zap’da birçok alanda görev yürüten yoldaşımız bulunduğu her alanda samimiyeti, mütevazılığı ve yoldaşlarına olan sevgisi ile, yoldaşlarını saygısını kazandı. En temel yoğunlaşmalarından biri Türk soykırımcı sistemine karşı mücadelesini büyütmek ve gelişen saldırılara cevap olmak olan Andok yoldaşımız bu temelde her zaman düşmana karşı gerçekleştirilecek eylemlere dahil olmak istedi. Bunun için kendisini askeri olarak yetkinleştiren yoldaşımız, her an hazır bir şekilde eylemlere katılacağı zamanı bekledi. İşgalci Türk devletinin saldırılarını sıklaştırması, her gün halkımıza yönelik katliamlar gerçekleştirmesi ve Önderliğimiz üzerindeki tecrit sistemini kalıcılaştırması Andok yoldaşımızda büyük öfkeye neden oldu. Bu temelde Zap alanına işgal amaçlı gelen sömürgeci Türk ordusuna karşı her zaman eylem halinde olarak işgalcilere büyük darbeler vurulmasını sağladı. Bu eylemlerde edindiği tecrübelerle, mücadelesini daha da keskinleştiren Andok yoldaşımız öncü bir komutan adayı olarak gelecek vadeden yoldaşlarımızdan oldu.
Sömürgeci Türk devleti 2021 yılında büyük hazırlıklar yaparak ve ihanetçi, işbirlikçi kesimleri de yanına alarak kısa bir sürede Medya Savunma Alanı’nı işgal edebileceğini düşündü. Bunun için Avaşîn, Zap ve Metîna’ya yönelik geniş çaplı saldırılar başlattı. Andok yoldaşımız her zaman hazır ve tetikte bir gerilla olarak bu işgal saldırılarını Zap alanında karşıladı. Özellikle Cîloya Biçûk alanına yönelik gelişen ve yoğun çatışmaların yaşandığı saldırılarda en önde savaşan yoldaşlarımızdan oldu. Düşmana ağır kayıpların verdirildiği Cîloya Biçûk Direniş Alanı’nda fedailik tarzındaki savaşı ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir militan oldu. Savaş sürecinde eylemlere katılımının yanı sıra yaşamda da yoldaşlarına öncülük yapan Andok yoldaşımız tüm yoldaşları için güç ve moral kaynağı olmayı başardı. Düşmanın tüm imkanlarını kullanarak geliştirdiği saldırılara karşı; yoldaşlıktan aldığı güç, Önderliğimiz ve şehitlere olan derin bağlılığı ile fedaice savaşan Andok yoldaşımız Destan Dersîm yoldaşımızla birlikte gerçekleşen bir düşman saldırısında şehadete ulaşarak halkımızın özgürlük tarihindeki onurlu ve şerefli yerini aldı.
Kurdistan Özgürlük Mücadelemize aktif katılımları ve binlerce şehidiyle adını altın harflerle yazan Nisêbîn, serhildan ve direniş kenti olarak onurlu savaşımızda yerini aldı. Soykırımcı ve faşist Türk devletinin ve onun işgalci ordusuna onlarca yenilgi yaşatan, direniş ve serhildan kültürünü çizgi haline getiren bu güzide kentimizin yurtsever halkı nice Egîdler yetiştirdi. Böyle bir direniş geleneğinden gelen Destan yoldaşımız Nisêbîn de yurtsever bir aile doğdu, Kürt ve Kurdistani değerle büyüdü. Sadece ailesinin değil, tüm Nisêbîn halkının yurtseverliği, özgürlük davamıza olan inanç ve bağlılıkları Destan yoldaşımızın kişiliğinin şekillenmesinde belirleyici oldu. 90’lı yıllarda yaşanan serhildanların ve Bagok’un zirvelerinde mücadele eden gerillanın kahramanlık destanlarıyla büyüdü. Destan yoldaşımız daha küçüklüğünden Türk devletinin faşizan politikalarına, katliam ve baskılarına tanıklık etti ve bunları kabul etmeyerek kendisinde bir kine dönüştürdü. Örgütlülüğün ve güç olmanın önemini dinlediği hikayelerde öğrenen Destan yoldaşımız bir arayış içerisine girdi. Ülkemizin parçalanmışlığını, oluşturulan yapay sınırı ve bunun somut örneği olan Nisêbîn-Qamişlo sınırını hiçbir zaman kabullenmedi. Halk gerçekliğimizin farkında olan Destan yoldaşımız arayışları temelinde devrimci gençlik çalışmalarına katıldı. Bilinçli bir şekilde çalışmalarda yer alan Destan yoldaşımız düşünsel ve pratik anlamda kendisini geliştirme fırsatı yakaladı. 2013 yılının başında Mêrdîn’de hem duruşu hem de pratiğiyle müthiş etkiler oluşturan büyük komutanımız Akîf Bagok’un (Mehmet Şirin Cebe) şehadeti herkesi etkilediği gibi Destan yoldaşımızda da intikamının alınması ve silahının yerde bırakılmaması gerektiği bilincini geliştirdi. Yaşanan bu şehadetle çalışmalara daha fazla katılarak rotasını belirledi. Rojava Özgürlük Devrimi’ni yakından takip eden Destan yoldaşımız, devrimi ve açığa çıkan yeni yaşamı büyük bir coşkuyla karşıladı. DAİŞ faşizminin halkımıza yönelik saldırılarına karşı kendini sorumlu gören binlerce Bakur’lu genç gibi Destan yoldaşımız da devrimin kazanımlarını korumak için Rojava özgürlük güçlerine katıldı. Bu alanda gelişen birçok hamlede yer alarak etkili bir şekilde rol oynadı. Bakurê Kurdistan’da 2015 yılından itibaren başlayan soykırım saldırıları ve bunun sonucunda gelişen özyönetim ilan ve direnişiyle, Destan yoldaşımız yüzünü bu sefer doğup büyüdüğü Nisêbîn’e döndü. Destan yoldaşımız, sömürgeci Türk devletinin polisinden, ordusuna büyük hezimetler yaşadığı ve tarihe Nisebîn Sendromu olarak geçen bu destansı direnişte aktif ve ön saflarda yerini aldı. Nisêbîn Özyönetim Direnişi’ndeki destansı mücadelenin ardından hayalini kurduğu dağlara, gerilla saflarına katıldı.
Destan yoldaşımız, devrimci gençlik çalışmalarıyla başlattığı işgal ve soykırıma karşı mücadelesini Kurdistan dağlarına taşırarak taçlandırdı. Gençlik çalışmaları ve Rojava ve Nisêbîn’de edindiği savaş tecrübelerini aldığı temel eğitimlerle derinleştiren Destan yoldaşımız yabancısı olduğu dağ koşullarına adapte olmayı başardı. Özgürlük bilinciyle saflarımıza katılan Destan yoldaşımız, sadece özgür yaşam alanlarına gelmekle özgür olunmayacağını; bunun ancak kendini sürekli eğitmekle ve kesintisiz mücadeleyle gerçekleştirebileceğini söylem ve pratiğiyle kanıtladı. İdeolojik ve örgütsel anlamda belli bir derinliği yakalayan Destan yoldaşımız, Rêber Apo’nun öncü ve fedai bir militanı olmak adına çok çaba sarf etti. Rêber Apo’yu daha iyi anlamak ve ideolojisini yaşamsallaştırmak için azimli ve özverili bir şekilde katılım sağladı. Destan yoldaşımız, Rêber Apo’nun ideolojisiyle kendini var eden ve her boyutuyla öncülük eden Kadın Özgürlük Mücadelesi’nden çok etkilendi. Kadın özgürlük çizgisinde kendini sürekli sorguladı ve kadın yoldaşlarla doğru temelde yoldaşlık etme arayışında oldu. Yine bizleri var eden yoldaşlık ilişkilerine derinden bağlanarak, yaşama komünal-kolektif bir şekilde katıldı ve değerlere değer katmasını bildi. Destan yoldaşımız coşkun bir nehir misali mücadelesini tempolu ve istikrarlı bir şekilde sürekli büyüttü. Demokratik Modernite Gerillacılığı’nın tarz ve taktiğine sahip uzman bir gerilla olmak için askeri akademilere giden Destan yoldaşımız, sadece verili olanla kendisini sınırlamadı ve var olanı yeterli görmedi. Sürekli sorgulayan, araştıran ve geliştiren tarzıyla akademiden başarılı bir şekilde mezun oldu.
Eğitimden sonra Zap alanına geçen Destan yoldaşımız, büyük bir tutku ve coşkuyla pratiğe dahil oldu. Rêber Apo’ya layık olmak, şehitlerimizin intikamını almak ve mücadeleyi büyütmek amacıyla yaşama daha aktif katıldı. Destan yoldaşımız, işgalci Türk ordusuna geçit vermeyen savaş tünellerinin hazırlanmasında büyük emek sahibi oldu. Sömürgeci Türk devleti 2015 yılından itibaren başlattığı topyekûn imha ve soykırım saldırılarını 2021 yılına kadar kesintisiz bir şekilde sürdürerek; 2021 yılının başında bu saldırılarını Garê saldırısıyla sonuca ulaştırmak istedi. Fedai komutanımız Şoreş Beytüşşebap öncülüğünde tarihi hezimete uğrayan Türk ordusu bu yenilgisini örtbas etmek için aynı yıl Medya Savunma Alanları’na yönelik yeni işgal saldırıları başlattı. Destan yoldaşımız işgal operasyonuna karşı en ön cephede yerini alarak, işgalcilere darbe vurulan ilk eylemlerde yerini aldı. Destan yoldaşımız şehit düştüğü ana kadar büyük bir intikam hıncıyla işgalcilerin üzerine yürüdü. Rêber Apo’nun fedaileri olan özgürlük gerillaları; Apocu ideoloji ve iradeyle, yeni tarz ve taktik açılımla 2021 yılından bugüne kadar işgalci Türk ordusunun ahlaksız ve namertçe saldırılarına karşı direnerek Kurdistan tarihinde yeni bir sayfa açtı. Bu tarihin yazılmasında Destan yoldaşımız gibi kahraman şehidimizin emsalsiz direnişleri ve fedai duruşları öncülük etti. Destan yoldaşımızın şehadeti bizi derinden etkilese de Rêber Apo’ya, şehitlere bağlılığı, zafere olan inancı ve mücadele aşkı bizlerin bugüne kadar gelmemizde önümüzü aydınlatan meşale oldu.
31 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi
Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşüne katılarak bedel ödemekten çekinmeyen ve savaşan halk gerçekliğini yaşamsallaştıran yurtsever halkımız, sömürgeciler tarafından tarihin en acımasız saldırılarına maruz kalmıştır.
Mesken yoldaşımız, derin yurtseverliği ve serhildanları ile sembolleşmiş olan Nisêbîn’de yaşama gözlerini açtı.
Rojava Özgürlük Devrimi anlamlı, onurlu ve özgür bir yaşamın olabileceği umudunu verdiği binlerce şehitle insanlığa bir kez daha armağan etmiştir.
Halkımızın özgürlük mücadelesinde öncü rol oynayan Botan alanının direniş merkezlerinden olan Sêrt kentimiz, sömürgecilere karşı boyun eğmeyen güçlü bir geleneğin sahibi olmuştur.

Basına ve Kamuoyuna!
23 Ağustos 2020 günü Serhed alanında gerçekleşen düşman saldırısında değerli yoldaşlarımız Cemil Cîgerxwîn ve Şervan Dirêj yoldaşlarımız şehadete ulaştı.
Gerilla saflarına katıldıkları günden itibaren her anlarını şehit yoldaşlarımızın anılarını yaşatmak ve hayallerini gerçekleştirmek için mücadele ederek geçiren Cemil ve Şervan yoldaşlarımız, örnek birer Apocu militan olmayı başardı. Yeni dönem gerillacılığını pratikleştirmek için büyük bir özveri ve kararlılıkla mücadele eden yoldaşlarımız, hiçbir zaman kendilerini yeterli görmeyerek, sürekli gelişim içerisinde oldular. Bu özellikleriyle her zaman mücadelenin en zorlu yaşandığı alanlara gitmeyi ilke edinen yoldaşlarımız, bu temelde Serhed alanına geçerek halkımızın özgürlük yürüyüşünün öncü militanları olmayı başardılar.
Özgürlük mücadelemizde emekleriyle kendilerini var eden Cemil ve Şervan yoldaşlarımızı şehadet yıldönümlerinde saygı ve minnetle anıyor, başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Kod Adı: Cemil Cîgerxwîn |
Cemil Cîgerxwîn – Şemsettin Delayimilan
![]() |
Kod Adı: Şervan Dirêj |
Şervan Dirêj – Hüseyin Keserci
Şemsettin Delayimilan Parti’deki adıyla Cemil Cîgerxwîn yoldaşımız, Rojhilatê Kurdistan’da yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir. Toplumsal ahlak değerlerine bağlı bir ailede büyüyen yoldaşımız, bu değerleri özünde yaşamasını bilmiştir. Var olan kapitalist sistemin insanlığa dayattığı liberal ve iktidarcı anlayışlara karşı küçük yaşlarda başlayan sorgulamaları yoldaşımızı belli arayışlara yönlendirmiştir. Özelde İran devletinin uyguladığı soykırım politikaları, Kürt halkının bir ekmeğe muhtaç hale getirilerek köle misali çalıştırılması yoldaşımızın sorgulama ve arayışlarını daha derinden yapmasına vesile olmuştur. Beş yıl İran devlet okullarında okuyan yoldaşımız daha sonra kendi isteği ile okuldan ayrılmıştır. Ailesinden ve çevresinden partimiz PKK saflarına olan katılımlar Cemil yoldaşımızın da arayışlarının cevabını bulmasına vesile olmuştur. Küçük yaşlarda duyduğu Rêber Apo’yu, onun yarattığı yeni yaşamda daha iyi tanımak, anlamak ve şehitler çizgisine layık olmak için 2011 yılında partimiz PKK’ye katılma kararı almıştır.
2011 yılında PKK saflarına katılan Cemil yoldaşımız, yeni savaşçı eğitimini Xakûrkê alanında almıştır. Aldığı temel gerilla eğitimi ile askerlikte ve yoldaşlık ilişkilerinde belli bir birikim ve tecrübe kazanmıştır. Yaşama karşı sürekli meraklı ve öğrenme isteği içinde olması yoldaşımızın kısa sürede yetkin bir gerilla olmasını sağlamıştır. 2011 yılında gelişen yoğun savaş sürecinde aktif bir şekilde yer alabilmek için önerilerde bulunmuş ve bu esaslar üzerine kendini yetkinleştirmeye çalışmıştır. Şehîd Reşîd Serdar, Şehîd Çiçek Kurtalan, Şehîd Azad Sîser ve Şehîd Tekoşîn Amanos yoldaşlar şahsında 2012 yılında gelişen Devrimci Halk Savaşı sürecinde, devrimci operasyonlarda yer almıştır. Bu devrimci operasyonlardaki katılımı, cesareti ve kaygısızca düşman üzerine gitmesi yoldaşlarınca örnek alınmıştır. Bu süreçte yer aldığı tüm çalışmalarda ve eylemlerde görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getiren Cemil yoldaşımız, militanca bir duruş içerisinde olmuştur. Gelişen yoğun savaş içerisinde yaralanmasına rağmen, mücadelesini her zaman büyütmeyi esas alan bir yaklaşım içerisinde olmuştur. Yaşanan yoğun bir savaş pratiği içerisinde PKK’nin yoldaşlık gerçeğine sarsılmaz bir inanç ve bağlılıkla sarılmıştır. Rêber Apo’nun yenilmeyen ve hakikatten şaşmayan bir zafer gerillası olabilmek için kendini sürekli eğitmiştir. Şehit yoldaşlarının hayalleri ve intikamları için kendini ve yoldaşlarını eğiten Apocu bir militan olmuştur. Partimiz PKK’nin bir şehitler partisi olduğunun derin bilincine varan yoldaşımız bu esas üzerinde sürekli bir sorgulama ve şehitler gerçekliğine cevap olabilme arayışı içerisinde olmuştur.
Geçirmiş olduğu yoğun pratik ve savaş sürecinden sonra bağlılık, ideolojik netlik ve güven gerektiren çalışmalarda yer alan yoldaşımız 4 yıl boyunca bu çalışmalarda kalarak, yoldaşlarının kendisine olan güvenini boşa çıkarmamıştır. Yer aldığı bu çalışmada halk gerçekliğimizi daha iyi anlama imkanı bulan Cemil yoldaşımız, içinden geldiği halk gerçekliği ve bu gerçekliğin kendisinde yarattığı etkileri daha derinlikli bir şekilde sorgulama imkanı bulmuştur.
2016 yılında Bakurê Kurdistan’ın birçok il ve ilçesinde gelişen Özyönetim Direnişi ve bu direnişlerde hem halkımızdan hem de yoldaşlarımızdan yaşanan şehadetler Cemil yoldaşımızı derinden etkilemiştir. Fedailik çizgisinde yürütülen bu direnişe katılmak isteyen yoldaşımız çok iyi bildiği Şemzînan alanına geçmiştir. Burada düşmana karşı biriktirdiği büyük kin ve öfke ile hemen pratiğe geçmiştir. Düşmana karşı birçok eylem gerçekleştiren Cemil yoldaşımız, yoldaşlarının yükünü hafifletmeyi başarmıştır. Cemil yoldaşımız daha sonra 2017 yılında Parti Merkez Okulumuz olan Mazlum Doğan Akademisi’nde bir devre eğitim görmüştür. Burada aldığı eğitim ile militan kadro duruşunda yaşanan eksikliklerini tek tek analiz etme fırsatı bulmuştur. Partimiz PKK’nin öncü kadrolarından olan Mazlum Doğan yoldaşın adına açılan akademide eğitime katılmanın derin bilincinde olmuştur. Bu temelde kendini örnek bir militan ve zafere kilitlenmiş bir hakikat savaşçısı olma yolunda eğitmiştir. Önder Apo’nun demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmasında kendini derinleştirmiştir. Yaşama karşı kendini sorumlu gören yoldaşımız, gelişimi ile Parti yaşamında yoldaşının yoldaşı, Şehîd Reşîd Serdarların ardılı olarak da büyük bir komutan olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemiştir.
Başarılı bir şekilde eğitim devresini tamamlayan yoldaşımız, bir dönem Parti yönetimindeki arkadaşların yanında güvenlik ve diğer çalışmalarda yerini almıştır. Bu çalışmada Partimizi daha yakında görme ve tanıma fırsatını bulmuştur. Bu çalışmada yanında yer aldığı yoldaşlardan eğitici dersler çıkaran Cemil yoldaşımız bu görevini başarılı bir şekilde yerine getirmiştir. Belirli bir düzey ve pratik sahibi olan Cemil yoldaşımız bu tecrübelerini tekrardan pratiğe yansıtmak üzere Bakurê Kurdistan alanlarında mücadele yürütmek için öneride bulunmuştur.
Önerisi kabul edildikten sonra Serhed alanına düzenlenen yoldaşımız, Devrimci Halk Savaşı’nın geliştirilmesi için yoğun bir çabanın içinde olmuştur. Alanda yürütülen pratiklerde başarılı bir şekilde yer alarak görev ve sorumluluklarını yerine getirmiştir. Cemil yoldaşımız yürüttüğü başarılı pratikle yoldaşları arasında kısa sürede sevilip sayılan bir yoldaş olmayı başarmıştır. Yaşamda çıkan eksikliklere yerinde ve zamanında müdahale ederek eleştirisel ve öz eleştirisel bir tutum sergilemiştir. Önder Apo ve şehitlere olan bağlılığını her çalışmasında titizlikle çalışarak göstermiştir.
23 Ağustos 2020 günü Serhed alanında görevi başındayken Şervan Dirêj yoldaşıyla beraber gerçekleşen bir düşman saldırısında şahadete ulaşan Cemil yoldaşımız; fedakarlığı, yaşamdaki militanca duruşu ve derin yoldaşlığı ile tüm yoldaşlarının örnek aldığı bir devrimci olmayı başarmıştır.
Şervan yoldaşımız Bedlîs’in Adilcewaz ilçesine bağlı Axçira köyünde yurtsever ve toplumsal ahlak değerlerine bağlı bir ailede dünyaya gelmiştir. Bu değerlerle yetişen yoldaşımız sade, mütevazi bir yaşamın sahibi olmuştur. Derin bir yurtseverlik bilinci ile büyüyen yoldaşımız var olan düşman politikalarını ve baskılarını hemen görmüş ve bu duruma karşı bir direniş ve arayış içerisinde olmuştur. Aileden ve yakın çevrelerinde partimiz PKK’ye katılımların ve şehadetlerin olması, Şervan yoldaşımızın Kurdistan Özgürlük Hareketi’ni tanımasına vesile olmuştur. Şervan yoldaşımız 8 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak üzerine düşen görevlerin bilincinde olarak ailesine destek olmuştur. Ailesine maddi açıdan yardımcı olabilmek için Türkiye metropollerinde çeşitli işlerde çalışan yoldaşımızın, metropol ortamlarında bulunduğu süre zarfında çelişkileri artmış ve sisteme karşı olan kin ve öfkesi daha fazla büyümüştür. Kapitalist modernite sisteminin halkları ezen ve emeklerini çalan yapısına karşı her zaman sorgulama ve arayış içinde olmaktan vazgeçmemiştir. Bu süreçte hem arayışlarının cevabını Kurdistan özgürlük gerillasına katılarak bulabileceği hem de yakın akrabalarından yaşanan şehadetlere layık olması gerektiği kanaatine ulaşan yoldaşımız 2012 yılında gerilla saflarına katılma kararı almıştır.
7 yoldaşı ile birlikte örgütlü bir şekilde Wan’ın Çatak alanından gerilla saflarına katılan yoldaşımız, 2004 yılında Muş alanında düşman ile girdikleri çatışmada şehadete ulaşan amcasının oğlu Şervan Delîl (Murat Keserci) yoldaşın ismini alarak özgürlük dağlarındaki amansız yürüyüşüne manevi bir anlam yükleyerek devam etmiştir. Gerilla saflarına katıldığı andan itibaren heyecanlı ve meraklı yapısıyla öne çıkan yoldaşımız, gerillaya katıldığı alanda temel gerillacılık eğitimini tamamlayarak Botan alanında çalışmalara aktif bir şekilde katılmıştır. Ağırlıklı olarak Kato alanında çalışma yürüten yoldaşımız burada başarılı bir pratiğin sahibi olmuştur. Özgürlük savaşçısı olarak mücadele yürüttüğü özgür dağlarda hemen tecrübe kazanmış ve alanda yapılan birçok eylemde görev ve sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerine getirmiştir. Kuzey alanlarındaki kısa ama dolu dolu pratiğinin ardından 2013 yılında Medya Savunma Alanları’na geçmiştir.
Medya Savunma Alanları’nda Şehîd Mahir Akademileri’nde profesyonel gerillacılık üzerine eğitimler alarak var olan sürece kendini hazırlama ve yetkin bir Apocu militan olma yolunda kararlıca katılmıştır. Şehîd Mahir Akademileri’nde yetkin bir gerilla olan Şervan yoldaşımız, burada iki devre boyunca kendisi gibi yoldaşlarını da eğiterek, onların da birer Apocu militan ve Demokratik Modernite Gerillası olması için emek ve çaba sahibi oldu. Bu anlamda görev ve sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerine getirmeyi bilmiştir. Yaşamda sade ve mütevazi bir duruşun sahibi olan yoldaşımız, kendini Partimizin bir fedaisi olarak değerlendirmiş ve bu anlamda görev ve sorumluluklarını layıkıyla yerine getirmekten geri durmamıştır. Şervan yoldaşımız bu eğitim sürecinde askeri olarak yetkinliğe ulaşarak, kendini profesyonel gerillacılık ilke ve yaşamında belli bir düzeye taşımayı başarmıştır.
Şervan yoldaşımız alan içerisinde sergilediği başarılı pratiğinin ardından Bakurê Kurdistan’a geçmek ve mücadelesini bu alanda zirveye ulaştırmak için öneride bulunmuştur. Gerillaya katıldığı ve yaşamındaki en önemli ilkleri yaşadığı Bakurê Kurdistan’da tekrar mücadele yürütme isteği kabul edilen Şervan yoldaşımız kendisini ideolojik anlamda da geliştirmek için Şehîd İbrahim Akademisi’nde eğitime dahil olmuştur. Şehîd İbrahim Akademisi’nde aldığı eğitimle Apocu bir militan olarak görev ve sorumluluklarının daha fazla bilincine varmıştır. Eğitim sürecinde öğrendiklerini hemen yaşama geçirme çabasında olan yoldaşımız, eleştirel ve özeleştirel bir tutum sergileyerek kendini donatmış ve hazırlamıştır. Koşulsuz ve amasız katılımın bir timsali olarak yoldaşları arasında örnek gösterilen bir duruşun sahibi olmuştur. Yaşamda sessiz fakat yüreğinde fırtınalar kopan bir kişilik sahibi olmuştur. Yoldaşlarına karşı olan derin duyguları ve amansız mücadele tarzının yanında; soykırımcı ve işgalcilere olan nefretini, kinini her zaman yerinde ve zamanında dile getirmiştir.
Başarılı bir şekilde tamamladığı eğitim devresinin ardından Serhed alanına düzenlenen Şervan yoldaşımız, burada Parti’nin vereceği görev ve sorumlulukları başarılı bir şekilde yerine getirmenin arayışları ve çabası içerisinde olmuştur. Yaşamın her alanından kendini sorumlu gören Apocu militan kişiliğin sahibi olan Şervan yoldaşımız özgürlük gerillasına katıldığı andan şahadete yürüdüğü ana kadar var olan devrim coşkusunu bir an bile yitirmeyerek bu esaslar üzerinden başarılı bir pratiğin sahibi olmayı başarmıştır. Cemil Cîgerxwîn yoldaşımızla birlikte gerçekleşen düşman pususunda şehadete ulaşan Şervan yoldaşımız, mücadelesiyle olduğu gibi şehadetiyle de her zaman bizlere öncülük yapmaya devam edecektir.
23 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi
Gulbahar yoldaşımız Bedlîs’in Hîzan ilçesinde yurtsever ve Kürtlük değerlerine bağlı bir ailede doğdu.
Çiya yoldaşımız, Rojhilatê Kurdistan’ın Maku şehrinde yurtsever ve özgürlük mücadelemizde bedel veren bir ailede doğdu.

Basına ve Kamuoyuna!
2010 kışında Cîlo alanında görevi başındayken yoğun kar yağışı ve sisli bir gece yürüyüşünde bağlı bulunduğu gruptan kopan Ulaş Pîr yoldaşımızın şehadete ulaştığı netlik kazanmıştır. Rêber Apo felsefesine tanışan ve partimiz PKK’ye ideolojik bir katılım yaparak özgürlükten yana tercih yapan Ulaş yoldaşımız, güçlü kişiliği ve dürüst katılımı ile fedai bir militan olmayı başarmıştır. Soluksuz bir şekilde yürüttüğü mücadelesini her zaman büyüterek Önder Apo ve şehitler gerçekliğine bağlı olan Ulaş yoldaşımız; dervişane yaşamı ve samimi yoldaşlığı ile her zaman örnek alınacak bir militan oldu.
Ulaş Pîr yoldaşımızın başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Koçgirî halkımıza başsağlığı diliyor, şehitlerimizin özlem ve hayallerini mutlaka gerçekleştireceğiz.
Ulaş Pîr yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
![]() |
Kod Adı: Ulaş Pîr |
Ulaş Pîr – Emre Saçlı
Soykırım kıskacında can çekişen bir halkı uçurumun kenarından alarak yeniden var eden Rêber Apo’nun yaşam ve mücadele felsefesi, Kurdistan sınırlarını aşarak Ortadoğu ve dünyada bütün ezilenlerin özgür gelecek umudu haline gelmiştir. Kurulduğu günden itibaren enternasyonal bir çizgide bütün halkların özgür geleceğini hedefleyen mücadelemiz, Haki Karer ve Kemal Pîrlerin mücadele mirasına her zaman sahip çıkarak yükseltmiştir. Rêber Apo’nun ‘’Benim gizli ruhum gibiydi’’ dediği Haki yoldaşımız anısına kurulan partimiz PKK, saflarına farklı uluslardan yüzlerce devrimci katmış ve enternasyonalist çizgisini güçlendirerek büyütmüştür.
Ulaş yoldaşımız, aslen Sêwas’lı olan ve maddi sıkıntılar nedeniyle Türkiye metropollerinden Ankara’ya göç etmek zorunda kalan demokrat bir ailede, Kürt bir anne ve Türkmen bir babanın evladı olarak dünyaya gelmiştir. İnkarcı Türk devletinin Kürt varlığını yok sayan siyasetine karşı ilk mücadele ateşinin yakıldığı Koçgirî’de, zulme boyun eğmeyen halkımızın yarattığı direniş geleneği yoldaşımızın aile hafızasında diri kalmıştır. Kurdistan’dan uzakta büyümesine rağmen annesinden aldığı Kürt-Alevi kültürü Ulaş yoldaşımızın yaşantısı üzerinde her zaman belirleyici olmuş, Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle maruz kaldığı olumsuz yaklaşımlar yoldaşımızın sistemle çelişkiler içine girmesine neden olmuştur. Erken yaştan itibaren haksızlığı karşı duruş sahibi olmayı insan olmanın gereği olarak gören yoldaşımız, karşılaştığı haksızlıklara karşı cevapsız kalmamış, pratik içinde öğrenmeyi esas almıştır. Sürekli okuyup araştırarak kendisini geliştiren yoldaşımız, bir süre sol hareketlere ilgi duymuş ve lise yıllarından itibaren devrimci mücadele saflarında yer almıştır. Bu süreçte faşist Türk devleti somutunda düşman gerçekliğini tanıyan yoldaşımız, geliştirilen şovenist saldırılara, halkların faşizme karşı ortak direnişle cevap vermesi gerektiğine inanmış ve bu çerçevede büyük bir emek vermiştir. Gazi Üniversitesi’nde İşletme Bölümü’nü bitiren yoldaşımız, iki yıl muhasebecilik yapmış ve bu süreçte sistem içinde mücadele ederek sonuç elde edilemeyeceği gerçeğini bilince çıkarmıştır. Yakından takip ettiği Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne karşı hep büyük bir merak duyan yoldaşımız, Rêber Apo’nun kitapları ve çözümlemelerini okuduğunda çok etkilenmiş ve pratik içinde mücadelemizi daha yakından tanıma kararı vermiştir. Gençlik çalışmalarına dahil olan Ulaş yoldaşımız, bu süreçte sömürgeci Türk devleti tarafından birçok kez saldırıya uğramış, 5 kez gözaltına alınmış ve 4 ay sömürgeci zindanlarında kalmıştır. Bütün saldırılara rağmen boyun eğmeyen Ulaş yoldaşımız, her defasında büyük bir irade gücüyle daha fazla çalışmalara katılmıştır. Zindan sürecinde kararlaşma düzeyini en üst noktaya taşıyan yoldaşımız, 2007 yılında özgürlük gerillası saflarına katılarak Kurdistan dağlarında mücadelesini zirveye taşımıştır.
Rêber Apo’nun yeni yaşam felsefesine ideolojik bir katılım yaparak Haki Karer ve Kemal Pîrlerin mücadele geleneğini takip eden Ulaş yoldaşımız, devrimci-militan kişiliğiyle Kurdistan dağlarında kutsal gerilla yaşamıyla bütünleşmiştir. Emekçi ve mütevazi kişiliğiyle yoldaşlarının saygı ve sevgisini kazanan yoldaşımız, Kurdistan dağlarında kendisini yeniden yaratmıştır. Aldığı temel gerillacılık eğitimleriyle yetkinleşen yoldaşımız, mücadeleci ruhuyla zorlu gerillacılık koşullarına hızla uyum sağlamış, karşılaştığı bütün sorunları aşarak güçlü bir katılım sahibi olmayı başarmıştır. Sahip olduğu bilgi birikimini Rêber Apo’nun felsefesiyle bütünleştiren yoldaşımız, büyük bir derinliğe ulaşmış ve bu yoğunlaşmalarını pratiğe aktarmayı temel hedef haline getirmiştir. Halkların birbirine düşman haline getirilmek istendiği bir coğrafyada Rêber Apo’nun geliştirdiği Demokratik Modernite çizgisinde ortak yaşamın militanı olan Ulaş yoldaşımız, emekçi kişiliğiyle durup dinlenmeden mücadele etmiştir. Birçok alan ve çalışmada kalarak dönemin gerektirdiği sorumlulukları başarıyla yerine getiren yoldaşımız, her zaman daha fazla katılmak için yoğunlaşma içerisinde olmuştur. PKK özünün yansıması olan güçlü yoldaşlık ilişkilerinden çok etkilenen ve bu kutsal bağı daha da geliştirmek için çaba sahibi olan Ulaş yoldaşımız, PKK saflarında hakikatle bütünleşmiştir. Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşünün fedai bir militanı olan Ulaş yoldaşımız, her zaman kendisiyle yarış halinde olmuş, sistemin kişiliğinde yarattığı olumsuzlukları aşarak mücadele saflarında öncüleşmiştir.
Devrim görevlerini üstün bir başarıyla tamamlamak için bütün gücüyle çalışmalara sarılan yoldaşımız, Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlamak, daha fazla hizmet etmek ve ölümsüz şehitlerimizin özgür gelecek hayalini gerçekleştirmek hedefiyle Hêzên Taybet’e katılmıştır. Askeri ve ideolojik alanda derinleşmek için sürekli çabalayan ve kısa sürece birçok farklı alanda uzmanlaşan yoldaşımız, fedailer yolunda ilerleyerek güçlü bir katılımın sahibi olmuştur. Devrimci yaşantısı boyunca militanca yaşayan ve militanca katılan Ulaş yoldaşımız, Garê ve Heftanîn alanlarında yürüttüğü başarılı pratiğin ardından Zagroslara geçmiştir. Sömürgeci Türk ordusuna karşı verilen tarihi direnişçe en ön safta yerini alan yoldaşımız, Cîlo alanında işgalcilere ağır darbeler vurulan birçok eylemde öncü düzeyde yerini almıştır.
Ölümsüz fedailerimizin izinde tereddütsüzce yürüyerek Rêber Apo’nun sadık bir militanı olmayı başaran Ulaş yoldaşımız ardından büyük bir mücadele mirası bırakarak şehadete ulaştı. Yoldaşları olarak Ulaş yoldaşımızın şahsında tüm şehitlerimizin anısına layık bir mücadelenin sahibi olacağız.
18 Ağustos 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi








